{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/799 - 2025/737<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/799 <br>KARAR NO\t: 2025/737<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br> <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07.07.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/579 Esas 2023/490 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 29.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03.06.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 24.11.2021 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olup davacının kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle sol kalça kemiği ve sol uyluk kemiği kırılan davacının geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek,\tfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında bakıcı gideri talebini 13.257,41 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 32.798,63 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 243.389,91 TL olarak artırmıştır.<br><br>\tDavalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça sunulan maluliyete ilişkin raporu kabul etmediklerini, maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, tazminat hesabının Genel Şartlar hükümlerine uygun olarak yapılmasını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini  belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, 24.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.02.2023 tarihli raporda olay nedeniyle davacının engel oranının % 32 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacının 3 ay olduğunun belirtildiği, 24.05.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne, 243.389,91 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 32.798,63 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 13.257,41 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 289.445,95 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 02.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın kabulüne ilişkin kararda cevap dilekçesindeki savunmalarının yok sayıldığını, mahkemece hükme esas alınan maluliyete ilişkin raporun gerçek durumu yansıtmadığını, ekte sundukları medikal inceleme raporunda davacının % 31 oranında malul olacağının belirtildiğini ve çelişkinin giderilmesi gerektiğini, maluliyete ilişkin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması gerektiğini, somut olayda davacının yaşı nazara alındığında davacının çalışma gücü kaybı olmayacağından geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, tespit edilen geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı süresinin gerçeği yansıtmadığını, tazminat hesabının Genel Şartlar hükümlerine göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve buna bağlı taleplerin poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 24.11.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.02.2023 tarihli rapor uyarınca olay nedeniyle davacının engel oranının % 32 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacının 3 ay olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tMahkemece davacının maluliyeti yönünden hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.02.2023 tarihli raporda, hastanın yapılan fizik muayenesinde sol kalçasının lateralinde vertikal seyirli 9x2 cm boyutunda hipopigmente insizyon skarı olduğu, sağ omuz fleksiyonunun 110, ekstansiyonunun 70, abduksiyonunun 100, adduksiyonunun 40, iç rotasyonunun 60, dış rotasyonunun 50 derece olduğu, sol kalça fleksiyonunun 90, ekstansiyonunun 30, abduksiyonunun 40, adduksiyonunun 20, iç rotasyonunun 20, dış rotasyonunun 30 derece olduğu, yürüyüşünün antaljik olduğu, yürürken 2-3 metrede bir dengesini kaybettiği ve tutunma ihtiyacı olduğunun değerlendirildiği belirtilerek sağ üst ekstremite engelliliğinin Tablo 2.3'e göre kişi engellilik oranına dünüştürülmesi sonucu kişinin engel oranının % 7 olduğu, alt ekstremiteye ait sorunlarda yürüyüş bozukluğuna göre engellilik oranları için Hasta (a) ve (b) şıklarını taşıyor ve bazen uzun yürüyüşlerde koltuk değneği veya baston kullanıyor(ancak evde ve iş yerinde genellikle kulanmıyor) maddesi uyarınca kişinin engel oranının % 18 olduğu, Balthazar formulü uygulanarak toplandığında % 24 (%18 ve %7) olduğu, hastanın kaza zamanında 65 yaşın üzerinde olması nedeniyle Yönetmeliğin 10 (4) maddesine göre hesaplanan engellilik oranına Bahthazard formulü ile % 10 eklendiğinde 24.11.2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının % 32 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğunun belirtildiği, bakıcı ihtiyacı süresinin 3 ay olduğu ve iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirtildiği, davacı hakkında Sağlık Bakanlığı Ankara Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 13.05.2022 Erişkinler için Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporunda 24.11.2021 tarihli kaza nedeniyle kişinin engel oranının % 5 olduğunun belirtildiği, bu rapordaki tespitler ve engel oranı ile mahkemece hükme esas alınan rapordaki tespit ve engel oranı arasında farklılıklar bulunduğu, ayrıca hükme esas alınan raporda davacının kaza zamanında 65 yaşın üzerinde olması nedeniyle Yönetmeliğin 10(4) maddesi uyarınca % 10 oranında eklendiğinin belirtildiği, tanzim edilen raporun kazaya bağlı maluliyete ilişkin olması, genel vücut özürüne yönelik olmamasına rağmen, söz konusu %10 oranında yaştan kaynaklanan özür oranının  tazminat belirlenmesi açısından nazara alınıp alınmayacağı, alınacak ise gerekçesinin raporda açıklanmadığı, maluliyete ilişkin araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır.<br>\t Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\t  Bu durumda mahkemece, öncelikle davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirtilerek davacının kaza nedeniyle iyileşmesinin ve tedavi sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı, maluliyetin kalıcı hale gelip gelmediği buna göre maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin belirlenmesi, tüm engel oranına ilave edilen yaştan kaynaklanan %10 engelin, kazaya bağlı yaralanması ile oluşan engeline ilave edilip edilmeyeceğinin değerlendirildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kaza nedeniyle oluşan her bir araz yönünden denetime elverişli oranlama yapılmak suretiyle davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak maluliyet durumunun açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. Mahkemece maluliyet durumunun açıklığa kavuşturulmasından sonra kazanılmış haklar nazara alınarak hükme esas rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve  dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>  <br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7538ebe3a454a165","SID":"4cdaf718ea044204"}}