{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1607 Esas<br>KARAR NO:2025/755<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/07/2023<br>NUMARASI:2022/59 Esas, 2023/214 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1976 yılından itibaren pamuk, iplik, sentetik vb.tüm tekstil mamullerinin işleme, üretme vb. işlemleri ile ilgili faaliyet gösteren köklü ve tanınmış bir kuruluş olduğunu, belirlenen hizmet ve faaliyet alanlarını kapsamak üzere, ... ve ... başvuru numaralı markalarını grup şirketlerine bağlı birçok markayı tescil ettirerek koruma altına aldığını, müvekkili şirketin \"...\" ibaresini ayriyeten ticaret unvanında uzun senelerdir kullandığını, grup şirketlerinde de \"...\" ibaresini sıkça kullandığını, davalı şirketin, 2020 yılında kurulmuş bir şirket olduğunu, müvekkili ile aynı alanlarda faaliyet gösterdiğini, davalıya ihtarname gönderilmişse de herhangi bir yanıt alınamadığını, müvekkilinin kumaş üretimi yaptığı gibi maske üretiminde kullanılacak kumaş üretimi de yaptığını, dolayısıyla \"...\" ibareli maskeleri gören tüketicinin müvekkili tarafından üretilmiş olduğu kanısına hızlıca varabileceğini, bu hususun, iltibas oluşturarak müvekkilinin markasının ve ticaret unvanının zedelenmesine yol açtığını, davalı tarafın ticari olarak kullandığı \"...\" unvanının \"...\" ibaresini içermesi nedeniyle ve ayırt edici herhangi başka bir unsur içermediğinden müvekkili şirket ile karıştırılabileceğini, ayrıyeten müvekkili şirkete ait grup şirketlerinden bir tanesi olduğu kanısına varılabileceğini, bu hususun yaratacağı karışıklığın müvekkilinin itibarını zedeleyeceğini, müvekkilinin tanınmışlığından haksız kazanç sağlamasına yol açacağını, tüm hakları müvekkiline ait \"...\" markasını kullanarak ticari kazanç elde edilmeye çalışılmasının, iltibasa neden olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, haksız rekabet hükümleri ve marka hakkına tecavüzü gündeme getirdiğini, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı, yanıltıcı ticari faaliyetlerde bulunulmasının hem mevzuata hem de ticari teamüllere aykırı olduğunu, mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden \"...\" ticaret unvanının sicilden terkinine, davalı şirketin piyasaya sürdüğü her nevi eşya, tabela ve internet sitesinden markanın silinmesi veya değiştirilmesine, hükmün ilanına, el konulan ürünlerin imhasına, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2020 yılında kurulmuş olup kurulduğu tarihten itibaren cerrahi maske üretimi yaptığını, cerrahi maske üretimi için Sağlık Bakanlığı dahil ilgili tüm kurumlardan onay, sertifika ve izinleri aldığını, ticaret Unvanında da belirtildiği üzere müvekkil Kumaş alım satımı yapmakta ve Medikal ürünü olarak Maske üretimi yaptığını, kumaş üretimi yapmamakta sadece kumaş alım - satımı yaptığını, iddia edildiği gibi davacı ile davalı müvekkilin hizmet sınıflarının da aynı olmadığını ve faaliyet alanları da farklı olduğunu, tüketicinin yanılması olasılığı mümkün olmadığını, davalının \"...\" markasını ... Başvuru numarası ile tescil başvurusu yaptığını, markanın davacı markalarından farklı olduğunu, \"...\" markası 10, 18, 35 sınıflarda Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde korunduğunu, davalının tescilli tasarımı karşısında davacının mesnetsiz davasının reddi gerektiğini, Davacının markası ile müvekkili şirket markası olan \"...\" arasında ayniyet söz konusu olmadığı gibi sınıflar arasında da bir ayniyet veya benzerlik durumu da söz konusu olmadığını ve SMK. Madde 6/1'de bahsedilen her iki koşul da sağlanmadığını, SMK m. 29/2 uyarınca, tecavüz davasına dayanak markanın - dava tarihi itibarı ile Türkiye’de en az beş senedir tescilli olması şartı ile ve davalı talebi üzerine dava tarihinden önceki beş sene içerisindeki ciddi kullanımının davacı tarafından ispatı gerektiğini, davacının markasını ciddi biçimde tescil kapsamında kullanmadığını, ...'nde \"...\" ismiyle sorgulama yaptığımızda Ticaret Unvanın başında ... ismi bulunan 542 Tane tüzel kişi bulunduğunu, Davacının , müvekkilin Ticaret Unvanın sicilden Terkinine yönelik talebi haksız olup müvekkilin unvanında ...LTD şeklinde unvanın devamında ... ve ... ibareleri kullanıldığını, Davacı şirketin ... ibaresinden sonra gelen unvanında ise ... ve ... ibareleri kullanıldığını, “...” kelimesinin TDK'daki karşılığı\" En az iki farklı bileşenin karışımıyla oluşan, yapay\" şeklinde olduğunu, davalının unvanından da anlaşıldığı üzere müvekkilinin medikal ürünleri üreterek sattığını, \"...\" Markasını da 10,18 ve 35. Sınıfta tescil edilmek üzere başvuru yaptığını, davacı yan \"...\" markasını davacı yanla benzerlik gösteren tek sınıf 10.sınıf olsa da müvekkilinin 10.sınıftan sadece \"Hijyenik Yüz Maskesi'ni\" seçtiğini, davacının ise 10.sınıftan Mal ve Hizmet Bilgileri olarak sadece \"Ameliyathane giysileri ve steril örtüleri\" bildirmiş ve tescil ettirdiğini, diğer sınıflar arasında ise hiçbir benzerlik bulunmadığını, davacının ise maske üretimi bulunmadığını, davalının kurulmasından itibaren maske ürettiğini, haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"...SMK'nun 7/3-e md'sine göre \"işaretin(markanın) tic. Ünvanı ya da işletme adı olarak kullanılması \" marka hakkına tecavüz hallerinden biridir ve marka hakkı sahibine bu fiillerin önlenmesini (terkinini) isteme hakkı doğurur. Somut olayda davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markası ile ... tescil numaralı markası \"... + şekil\" unsurlarından oluşmaktadır. Davalının kullanmama def'i dolayısıyla ... tescil numaralı markasını geriye doğru 5 yıllık süreçte ciddi kullandığını ispat yükü davacıdadır. Ne var ki davacı kullanıma ilişkin bir delil sunmamış, buna göre tescil tarihinden itibaren henüz 5 yılı dolmamış ... tescil numaralı markasını dayanak yapabileceği anlaşılmıştır. Tecavüz iddiasına dayanan taraf bu iddiasını ispat yükü altındadır. Dosyanın yapılan incelemesinde davalının, davacı markasına benzerlik oluşturacak herhangi bir fiili markasal kullanımına ilişkin delil sunmadığından marka hakkına tecavüz iddiasından kaynaklanan dava ve taleplerin reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Ticaret ünvan terkini talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise; Davalı ..., İstanbul Ticaret Sicili'ne 06/11/2020 tarihinde kaydedilmiştir. Buna göre davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markasına nazaran önceki tarihlidir. Ancak ... Şirketi, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 30/10/2009 tarihinde kaydedilmiş olmakla ünvan tescilinde öncelik davacı yana aittir. Davacının faaliyet alanı \"Her türlü tabii suni ve sentetik maddeden dokuma yapmak. Her türlü ambalaj malzemesi üretmek\", davalının faaliyet alanı ise: \" \"a.Yün, pamuk, ipek, suni ve sentetik elyaf ve benzeri maddelerden mamul tekstil ürünlerinin alımı, satımı, imalatı, ithalatı ve ihracatını yapmak. b. Her türlü ipek,pamuk, yün,sentetik tabi elyaflardan ve diğer ipliklerden mamul örme ve dokuma kumaşların imalini, ithalatını, ihracatını, toptan ve perakende dahili ticaretini ve pazarlamasını yapmak.c.Her türlü yün, orlon ve sentetik ipliklerden örülmüş bay, bayan ve çocuk trikolarının imalatı, ithalatı ve ihracatını yapmak. d.Her türlü tıbbi malzeme üretimi, alımı satımı, ithalat ve ihracat, taahhütlere girmek. e.Her türlü tıbbi cam ve plastik malzemelerin üretimi, alımı satımı, ithalat, ihracat, komisyonculuğunu yapmak, taahhütlere girmek. f.Her türlü gıda maddelerinin üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı, dağıtımı, ithalat ve ihracatını yapmak.\" olarak belirlenmiştir. Buna göre şirketlerin faaliyet alanlarında yer alan faaliyet alanlarının \"...\" ile \"...\" olarak tarif edilebileceği, sentetik dokuma ürünlerinin de kumaş cinsi olduğu ve \"...\" faaliyetinin içinde kabul edilmesi gerektiği, dolayısı ile davacının ticari faaliyet alanı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının sınıfsal benzerlik içerdikleri, her iki şirketin de ticaret ünvanının asli ve çekirdek unsurunun \"...\" ibaresi olduğu ve öncelik hakkına sahip davacı yanın TTK'nun haksız rekabet hükümleri çerçevesinde davalının ticaret ünvanının terkinini talep edebileceği sonucuna ulaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle;-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;-Davalının davacıya ait ticari unvanına tecavüz oluşturan ticari unvanındaki \"...\" ibaresinin TERKİNİNE,-Davacının sair dava ve taleplerinin REDDİNE,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>EK KARAR:İlk derece mahkemesinin 04/09/2023 Tarihli ek kararında;\"HMK'nın 305/A maddesine göre; Somut olayın değerlendirilmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde hükmün ilanı talebinde bulunduğu, söz konusu talep hakkında sehven menfi ya da müspet bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Buna göre TTK 52/son maddesi kapsamında talebin kabulü ile hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak üzere ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.1-HMK'nın 305/A maddesi nazara alınarak,  Mahkememizce verilen 12/07/2023 Tarih, 2022/59 Esas ve 2023/214 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasının 1. maddesinin aşağıdaki şekilde tamamlanarak düzeltilmesine; \"-Hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak üzere ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına\" -Hükmün 305/A maddesi uyarınca bu şekilde tamamlanmasına, \" şeklinde karar verilmiş, ek karar taraflara tebliğ edilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili katılma yoluyla istinaf isteminde;Hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar davalının ticaret unvanını ve davacıya ait markalar ile iltibas teşkil edecek markasal kullanımlarının tespit edilemediği yönünde görüş beyan edilmişse de dosyadaki dilekçelerde de beyan edildiği üzere TPMK tarafından davalı marka başvurularının reddedildiğini,YİDK'nın iptali ve \"g ...\" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi talepli açılan davanın Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/240 E. Sayılı dosyasında görülmekte olduğunu, Türk Patent Kurumunun ilgili kararı huzurdaki davada olan haklılığı teyit ettiğini,Davacı ile davalı şirket faaliyet konuları da aynı/benzer nitelikte olduğunu, bütünsel inceleme yapılması gerektiğini, Müvekkilinin unvanı ve markalarının tanınmışlığı ve ayırt ediciliği, ortalama tüketicinin algısı, markaların kullanıldığı mal ve hizmetler, markaların aynı dağıtım kanallarında bulunması gibi hususlar değerlendirme ve inceleme konusu yapılması gerektiğini,Davalının maske ve medikal maskelerde müvekkil ürünlerini kullandığı intibaının oluşturulması, Davalının Davacının iştirakinin olduğunun düşünülmesi, Davalının ... Grubun bir parçası olduğunun değerlendirilmesi, tüketici ve ticari hayatta oluşturmuş olduğu güvenden haksız olarak faydalanması ve Davacının itibarını zedelemesi kuvvetle muhtemel olduğunu, sektör içerisinde ...'ın sentetik kumaş üretiminde haklı ününün bilindiğini, toplumda tanınmış hale geldiğini,Müvekkilinin medikal maske yapımında kullanılan kumaş satışı gerçekleştirdiği istinaf dilekçesi ekinde sunulan faturalarla sabit olduğunu,İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında haksız rekabete ilişkin tüm iddiaların, maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmeksizin, dava konusu olay sadece markaya tecavüz yönüyle değerlendirildiğinini davalının eylemlerinin haksız fiil sorumluluğunun bir türü olan haksız rekabeti oluşturmakta olduğunu,Davalının kasten müvekkilinin markasının aynısını kullanarak bir şirket unvanı tescil ettirdiğini, bu unvan ile medikal maskeler üretmiş veya ürettirilmiş olduğunu,Davalının Müvekkil Şirket itibar, şöhret ve saygınlığından haksız şekilde yararlanan ve bundan kazanç sağlayan fiilleri sebebiyle tazminata hükmedilmesi gerektiğini, belirterek ilk derece mahkemesinin sadece marka hakkı bakımından karar tesis ettiğini, ilk derece mahkemesinin kaldırılarak, davanın haksız rekabet yönünden ileri sürülmüş tazminat taleplerinin karara bağlanmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Müvekkilinin  2020 yılında  kurulmuş olup kurulduğu tarihten itibaren cerrahi  maske üretimi yapmakta olduğunu,  kumaş üretimi yapmamakta sadece kumaş alım - satımı yapmakta olduğunu, hizmet sınıfları aynı olmadığını, tüketicinin yanılmasının mümkün olmadığını, Müvekkilinin \"...\" markasını ... Başvuru numarası ile tescil başvurusu yaptığını, markanın  10, 18, 35  sınıflarda korunmakta olduğunu, tescilli tasarım karşısında davacının mesnetsiz davasının reddi gerektiğini, markaya tecavüz isteminin reddi gerektiğini, Davacının markası ile müvekkili şirket markası olan \"...\"  arasında ayniyet söz konusu olmadığı gibi sınıflar arasında da bir ayniyet veya benzerlik durumu da  olmadığını, SMK 6/1 md koşullarının oluşmadığını,Kullanmam defini ileri sürdüklerini, kullanımın ispat edilemediğini,  davacının markasının bilindiği ve haksız rekabet oluşacağı yönündeki tespitin hatalı olduğunu,  ticari unvanındaki \"...\" ibaresinin terkinine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Ticaret Odalar ve Borsalar Birliği'nde \"...\" ismiyle 542 Tane tüzel kişi  bulunduğunu,müvekkilinin Ticaret Unvanın sicilden Terkinine yönelik talebi haksız olup müvekkilinin unvanının ...LTD şeklinde unvanın devamında kumaşçılık ve  medikal ibareleri kullan, kelimelerin farklı olduğunu,İlk bilirkişi raporu ve ikinci raporun çeliştiğini, aynı bilirkişi(...), ikinci rapordaki heyette olmasına rağmen farklı sonuç ve değerlendirmede bulunduğunu, ancak dosyada yeni hiçbir delil olmaıdğını,Karıştırılma ihtimali olmadığı için TTK m.55/I-a,4 hükmüne göre haksız rekabet oluşmasının söz konusu olmadığını, raporlardaki zıtlıklar  giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni refi, ticaret unvanının terkini ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalı kullanmama defini ileri sürdüğünden markaların tescil sınıflarında kullanıldığını ispat yükü davacıda olup davacı yasal süresi içinde bu yönde delil ibraz etmediğinden ... numaralı markanı dikkate alınmayarak dava tarihi itibarı ile tescilden itibaren 5 yıllık süresi tamamlanmamış olan ... numaralı markaya göre değerlendirme yapılması yerindedir.Davacı markaya tecavüz iddiasını ispatla yükümlü olup davalının markasal kullanımlarına ilişkin herhangi bir delil ibraz etmediği, markanın ticaret unvanı olarak tescil edilmesinin tek başına markaya tecavüz oluşturmayacağı dikkate alındığında davacının markaya tecavüz iddiasına dayalı taleplerin reddi yerindedir.Mahkemece, öncelik hakkına sahip olan davacının TTK haksız rekabet hükümleri çerçevesinde davalının ticaret unvanının terkinini talep edebileceği gerekçesi ile ticaret unvanının terkinine karar verilmiş ise de; ticaret unvanı terkin edilmedikçe tescilli unvanın kullanımı haksız rekabet de oluşturmayacağından bu yöndeki gerekçe yerinde görülmemiştir. Ancak; davacı \"...\" unvanına da dayanmış olmakla neticeten her iki tarafın ticaret unvanının çekirdek unsurunun ... olduğu, davacının tescilinin önceki tarihli olduğu, faaliyet alanlarının da benzer olduğu dikkate alınarak neticeten ticaret unvanının terkini talebinin kabulü gerekir.Davacı vekili istinafında; maddi tazminat isteminin kabulü gerektiğini ileri sürmüş ise de,  tescilli ticaret unvanının kullanımı markaya tecavüz yahut haksız rekabet oluşturmayacağından neticeten maddi tazminat isteminin de reddi gerekmiştir.Mahkemenin ek kararı ile hükmün TTK 52 maddesi gereğince ilanına karar verilmiş, ek karar tebliğ edilmiş, bu hususta taraflar istinaf kanun yoluna başvurmamış olmakla hükmün bu kısmının aynen korunmasına karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm  kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, Bakırköy 2. FSHHM'nin 2022/59 Esas, 2023/214 Karar sayılı, 12/07/2023 Tarihli  kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;-Davalının  ticari unvanındaki \"...\" ibaresinin TERKİNİNE, -Hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak üzere ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,-Davacının sair taleplerinin REDDİNE,4- İlk derece yargılamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 615,40TL ilam harcından, 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile 534,70TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen unvan terkini davası yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen tecavüz davası yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/2 maddesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası yönünden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacı tarafından yapılan 254,00 TL tebligat-tezkere masrafı ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.254,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul-reddi oranında hesaplanan 2.417,76 TL.'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davacı tarafından yapılan  80,70 TL başvuru ve 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,- İstinaf istemi reddedildiğinden davacı taraftan alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin yatırılan 269,85TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınıp davalıya verilmesine,- Davacı tarafından yapılan istinaf masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebf69699b38d0184","SID":"70410abbd37af62c"}}