{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/985 Esas<br>KARAR NO: 2025/935 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2025/67 D.İş -  2025/75 Karar <br>TARİH: 13/03/2025<br>TALEP : İhtiyati Hacze İtiraz <br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ile davalı ... Anonim Şirketi arasında ticari ilişki olduğunu, işbu ticari ilişkiye istinaden ihtiyati haciz talep eden vekil şirketin borçlu ... Anonim Şirketi'nden toplam 122.125,00 Euro muaccel alacağı bulunduğunu, vekil eden şirketin ihtiyati haciz başvurusuna esas alacağının, \"18.07.2024 tarihli 18.600,00 Euro\" bedelli, \"02.08.2024 tarihli 30.660,00 Euro bedelli\", \"28.08.2024 tarihli 2.484,00 Buro bedelli\", \"29.08.2024 tarihli 18.600,00 Euro bedelli\", \"16.09.2024 tarihli 30.384,00 Euro\", \"11 102024 tarihli 27.900,00 Euro\", \"26.11.2024 tarihli 2.484,00 Euro bedelli\" faturalardan kaynaklandığını, karşı yanın faturaları vekil eden şirkete ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını, borçlunun mal kaçırdığı duyumunu almaları neticesinde ise işbu ihtiyati haciz talebinde bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, izah edilen ve mahkemece resen göz önüne alınacak sebeplerle ihtiyati haciz talep eden müvekkilinin, 122.125,00 Euro tutarlı alacağı yönünden (Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının 04.02.2025 tarihli Efektif Satış Kuru uyarınca 1 Euro = 37.2047 TL olduğundan, 122.125,00 Euro x 37.2047 =4.543.623,9875 TL) yönünden İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında borçlu ... Anonim Şirketi'nin borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçlu davalılar tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 10/02/2025 tarihli kararı ile; \"Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, 122.125,00-EUROx37,2047=4.543.623,98-TL alacağı karşılayacak şekilde  %15'ine tekabül eden 681.543,59-TL teminat karşılığında İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek kadar miktarda İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde (Tahsilde tekerrür olmamak üzere) ihtiyati haciz konulmasına,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı aleyhine ihtiyat haciz talep edilen vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine ihtiyat haciz talep edilen vekili dilekçesinde özetle;  alacaklı ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından müvekkili şirket aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak başlatmış olduğu icra takibinin, taraflarınca süresi içerisinde borca itiraz edilmesi üzerine durdurulduğunu, daha sonra karşı taraf ... Anonim Şirketi'nin, müvekkili şirket aleyhine mahkemenin  2025/67 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararı ile 12.02.2025 tarihinde müvekkilinin ... Mah. ... Sk. ... Kapı No: ... Daire No: ... - Kağıthane/İstanbul adresinde haciz işlemlerine girişildiğini, haciz tutanağının taraflarınca UYAP üzerinden görülmüş olup dilekçe ekinde de sunduklarını, bununla birlikte karşı tarafın hacze kolluk kuvveti eşliğinde katıldığını, somut olayda yargılama ile müvekkilinin borçlu sıfatı kesinleşmediğinden ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını, ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin dosyada olmadığını, karşı tarafın sevk irsaliyesi olarak dosyaya ibraz ettiği evraklardaki imzanın kime ait olduğunun belli olmadığını, müvekkili şirkete malların teslim edildiğine ilişkin herhangi bir somut belge olmadığını, hem fatura hem cari hesap belgesinın karşı tarafın kendi kendine düzenleyebileceği evraklar olup borç muhteviyatını içermediğini, İİK 257. madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması ya da hileli işlemlerde bulunması gerektiğini, müvekkilinin ise faaliyet yerinin belirli, mal gizleme tehlikesi olmayan hileli herhangi bir işlemi olmayan bir firma olduğunu, neticeten; açıklanan nedenler ile duruşmasız ve ivedi olarak dosya üzerinden yapılacak inceleme ile itirazlarının kabul edilerek kanuna aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının iptalini, yapılan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını, inceleme sırasında telafisi güç ve imkansız zararların oluşmasının önüne geçilmesi maksadıyla ihtiyati haczin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, yargılama giderlerinin karşı tarafa  yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/03/2025 tarih ve 2025/67 D.İş -  2025/75 Karar sayılı ek kararı ile: \" Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden itiraz üzerine yapılan duruşmada dayanak faturaların düzenlenme tarihlerinden sonra ödemelerin yapılmasına yönelik değişik tarihlerde e-posta yazışmalarını sunduğu, e-posta yazışmalarında hatta borçlu adına gönderilebilecek para miktarlarının dahi açıklandığı, malların teslim edilmiş olmasına rağmen ödemelerin yapılması noktasında vatsap yazışmalarına göre sıkıntıların yaşanmakta olduğu, hatta kısmen ödeme yapılacağının açıklandığı, alacaklının dayanmış olduğu fatura tarihleri dikkate alındığında en son fatura tarihlerinden itibaren bu yazışmaların başladığı, Yargıtay kararları gereği vatsap yazışmalarının belge niteliğinde olduğu ilk bakışta anlaşılmaktadır. Ayrıca gerek talep dilekçesi eki gerekse itiraza cevap dilekçesi dikkate alındığında e-faturaların düzenlendiği tarihten hemen sonraki döneme ait e-posta yazışmaları ve fatura tarihlerinin birbiri ile uyumlu olduğu gibi esasen talep eden alacaklının muhasebe kayıtlarını gösterir cari hesap ekstresinde yer aldığı açıktır. Böylelikle e-posta yazışmalarında, ihtiyati haciz talebine konu olan faturaların düzenlenmesinden hemen sonra ödeme yapılması taleplerinin tam ve eksiksiz karşılanamadığı, bu yönde cevaplar verildiği görülmektedir. Yine ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulmuş cari hesap ekstresi ile uyumlu olan alacak talebine esas olan tüm faturaların e-fatura olarak düzenlendiği, faturalarda malzeme kodu, malzeme miktarı, birim fiyatların tek tek yer aldığı, tüm faturaların satış amaçlı olmak üzere ve borçlunun alıcı olarak gösterilmek suretiyle alacaklı olduğunu beyan eden ihtiyati haciz talep eden tarafından düzenlendiği, ödemenin peşin ve havale olarak ve Avro üzerinden yapılması gerektiği belirgindir. Daha da önemlisi bu e-faturaların içeriği ile uyumlu, irsaliye tarihi, irsaliye zamanı, sevk tarihi ile malzeme kodu ve miktarının yer aldığı e-irsaliye belgelerinin dahi tek tek düzenlendiği, uyumlu olduğu, bu belgelerde taşıyıcı firmanın isminin, vergi kimlik numarasının açıkça yer aldığı, yine taşıyıcı firma adına nitelikleri açık ve belirli olan malın taşıyıcıya teslimine dair imzaların ve teslim alan şoför isminin, araç plakalarının dahi tek tek belirtildiği anlaşılmaktadır. Böylelikle e-fatura ve e-irsaliyesinin dahi eşleşmiş olduğu görülmektedir. Kaldı ki talep eden taraf, dayanmış olduğu e-faturaların ve e-irsaliye belgelerinin ilgili sistem üzerinden karşı tarafça kabul olunduğunu iddia etmiştir. Bu e-faturaların ve e-irsaliyelerin niteliği karşısında kesin olarak anlaşılamasa da hayatın olağan akışı dikkate alındığında karşı tarafa gönderilmiş olması beklenmelidir. Zaten ihtiyati hacze itiraz eden, 13/02/2025 tarihli dilekçesinde de bu e-fatura ve e-irsaliye içeriklerinin mevcut iddiaya rağmen kendilerine sistem üzerinden gönderilmediğini ve ayrıca bu e-faturalar ile e-irsaliye belgelerinin içeriklerine 6102 sayılı TTK m.21 hükmü çerçevesinde ve sekiz gün içinde itirazda bulunduklarını dahi itirazlarında belirtmemişlerdir. Ayrıca borçlunun, fatura alacağı olarak e-fatura uygulamasına kayıtlı olmadığı ve uygulamaya kayıtlı olmadığı bir döneme ilişkin fatura kesildiği yönünde itirazı da yoktur.Diğer yandan fatura konusu malların bedelinin peşin olarak ödeneceği yönündeki faturanın karşı tarafa bildirildiği noktasında kanaat verici durum vardır. İhtiyati haciz talep edenin e-fatura konusu malların satışı noktasında da akdi ilişki olduğu inkar edilmemiş, e-faturaların ve e-irsaliyerin içeriği yönünde de itiraz ve inkârda dahi bulunulmamıştır. Böylelikle ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulmuş olan diğer belgelerin incelenmesinde ise talebe konu faturaların e-fatura olduğu, ayrıca e-irsaliyelerin mevcut olduğu, malların miktarının uyumlu olduğu, e- irsaliyelerde taşıyıcı araç plaka numarası ve şoför bilgilerinin yazılı olduğu, altında isim ve imza olduğu, vatsap yazışmalarının dahi bu noktada içerik olarak uyum arzettiği, yukarıda açıklanan diğer husus ve delil durumu dikkate alındığında alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispatın mevcut olduğu  ve İİK'nın 257. Maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. (İstanbul BAM 43. HD. 2024/1552 E. 2024/1654 K. sayılı kararı, İstanbul BAM 14. HD. 2024/138 E. 2024/234 K. sayılı, İstanbul BAM 15. HD. 2019/1737 E. 2019/1317 K. sayılı karardan hareket edilmiştir.) Kaldı ki açıklanan belge içerikleri ve gerekçe karşısında, alacaklının alacağını  tam olarak ispat etmesi şartı ile ihtiyati haciz talebinin kabulü beklenmemelidir; aksi düşünce kişilerin etkin hukuki koruma önlemleriden mahrum kalmasına yol açacaktır. Bu nedenle İİK m.258/f.1 hükmü uyarınca \"alacaklının mahkememizce kabul olunan miktarla sınırlı olmak üzere bu miktar ve sebepleri noktasında kanaat gösterecek delilleri sunduğu hususu, emsal  ilâm dahi gözetildiğinde kabul edilmelidir. (Yargıtay 19. H.D. 2015/1906 E. 2015/14536 K. sayılı kararı) Sonuç olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun uygulamaları ve bu uygulamaları benimseyen Yargıtay ilam içerikleri karşısında talebe esas belge içerikleri dahi dikkate alınarak 4.543.623,98-TL ile sınırlı olarak verilen ihtiyati haciz kararına yönelik itiraz edenin tüm itirazlarının red olunması gerekmiştir.(Yargıtay HGK 2015/21-3372 E.2018/766 K. sayılı ilamdan hareket edilmiştir.) İhtiyati haczin, alacağın rehin ile teminat altına alınmaması ve alacağın muaccel olmasına dair şartlar çerçevesinde kabul olunması karşısında İİK m. 257/f.2 bend 2'de düzenlenen borçlunun mallarını gizleme, kaçırma ve benzeri vakıaların mevcut olup olmaması ise hukuken önem taşımamaktadır. Yukarıda açıklanan gerekçeler karşısında itiraz eden ... Anonim Şirketi'nin itirazlarının tümden reddine dair karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile, \"1-İtiraz edenin tüm itirazlarının reddine,\"karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle, İhtiyati Haciz kurumunun alacaklı bakımından aranan şartlarından biri ihtiyati haciz isteyen tarafın alacaklı sıfatını taşıması gerektiği olduğunu; İhtiyati haciz talebine dayanak olan cari hesap ekstresi incelendiğinde var olduğu iddia edilen borcun aranılacak borçlardan olduğu, herhangi bir sözleşmenin var olmadığının görüleceğini; oysa ki müvekkilinin ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne talep edilen tutarda bir borcu bulunmadığını; bununla birlikte ilk derece mahkemesi yapmış olduğu yargılamada mükerrer  olarak sevk irsaliyesinden bahsettiğini ve sevk irsaliyesi olmasının malların teslimine karine teşkil ettiğini belirtmişse de sevk irsaliyelerinde  müvekkili şirketin yetkili veya çalışanlarının imzaları bulunmamakta olduğunu; hal böyle iken bunların karşı tarafça düzenlenen belgeler olduğunun izahtan vareste olduğunu,Müvekkili firmanın ticari bir firma olduğunu ve kredili işlemler yapmakta olduğunu; sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmüş olduğundan müvekkili şirketin kredi işlemlerinin durduğunu ve ticaretinin sekteye uğradığını; bununla birlikte karşı taraf müvekkili şirketi sürekli haksız ve iddia ettiği alacağı aşacak şekilde haciz ile karşı karşıya bırakarak zor durumda bırakmakta olduğunu; ayrıca ihtiyati haciz kararının işleme konması dolayısı ile müvekkilin banka hesaplarına bloke konulması husunda yazılar bankalara tebliğ edildiğinden müvekkili firmanın ticareti haksız şekilde sekteye uğradığını, Somut olayda yargılama ile müvekkilin borçlu sıfatı kesinleşmediğinden ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını; ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin dosyada olmadığını; İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerektiğini; davalı müvekkilinin ise faaliyet yeri belirli, mal gizleme tehlikesi olmayan hileli herhangi bir işlemi olmayan bir firma olduğunu, Bununla birlikte karşı tarafın ihtiyati haciz talebinin yalnızca kendi düzenlemiş olduğu belgelere dayanmakta olduğunu; sevk irsaliyesinin, fatura ve cari hesap ekstresi alacaklı olduğunu iddia eden karşı tarafın kendi düzenlediği belgeler olduğunu ve kendi beyanı niteliğinde olduğunu; itiraz dosyasına bakıldığında karşı tarafça borca dayanak gösterilen belgeler üzerinde müvekkilinin mutabakatı bulunmadığının, bu hususta aksi delil de sunulmadığnın görülmekte olduğunu; dosyada mübrez sevk irsaliyeleri üzerindeki imzaların kim tarafından atıldığının belirli  olmadığını, bilirkişi incelemesi ile karşı tarafça düzenlenen belgelerin müvekkilinin ticari defter ve kayıtları ile uyuşup uyuşmadığının incelenmediğini, müvekkilin borçlu sıfatı kesinleşmeden karşı tarafın düzenlediği belgelere ve hatta faturaya dayanarak, müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini ve haciz işlemi yapıldığını; her ne kadar ilk derece mahkemesi kararına gerekçe olarak karşı tarafça kesilen faturalara müvekkil şirket tarafından itiraz edilmemesini göstermekteyse de karşı tarafça tanzim edilen faturanın ödenip ödenmediğinin, kısmi ödeme olup olmadığının hiçbir surette kesin olmadığını, Bu hususta Yargıtay 19. HD. 09.10.2012 Tarih, E:10039, K:14687 sayılı kararında;\"..İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin alacağının ispatı bakımından sunduğu faturaların alacağın varlığı konusunda mahkemede yeterli kanaat oluşturmadığı, karşı tarafça borca itiraz edildiği gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş olmasının yerinde olduğunu..\", Yargıtay 19. HD. 18.09.2012 Tarih,  E:5779, K:13069 sayılı kararında;\"İhtiyati haczin faturalara istinaden talep edildiği, oysa faturaların alacağın varlığım, gösteren kesin delil olmadığı, ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini\", Yargıtay 19. HD. 25.09.2012 Tarih, E:9509, K:13520 sayılı kararında;\"İhtiyati haciz talebine dayanak faturanın, muaccel bir alacağın varlığını göstermeye yeterli olmadığını” içtihat ettiğini; faturanın ve cari hesap ekstresinin tek taraflı düzenlenen bir belge olduğu düşünüldüğünde ihtiyati haciz için karşı tarafın inisiyatifi ile düzenlenen belgelerin ispat hususunda kabul görmesinin hak kaybına yol açtğını ve yaklaşık ispat koşulu hiçe sayılarak müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verildiğini,  cari hesap ve faturanın tek başına herhangi bir sözleşmesel ilişkinin varlığına kanıt teşkil etmeyeceği gibi alacağın varlığına delil de olamayacağını; karşı tarafın iddia ettiği alacak miktarı yargılamaya muhtaç olup, almış olduğu ihtiyati haciz kararının da belirtildiği üzere kanuni şartları sağlamadığını,  Yargıtay içtihatlarından da açık olduğu üzere salt cari hesap ekstresi veya faturaya dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini; bu sebeple ilk derece mahkemesi tarafından verilen 13.03.2025 tarihli kararın yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep ettiklerini, İleri sürerek, arz ve izahına çalışılan nedenler ve dairemizce re’sen nazara alınacak sebeplere istinaf sebepleri doğrultusunda istinaf başvurularının kabulü ile, tedbiren ihtiyati haciz kararının dururulmasına ve akabinde kanuna aykırı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; açık hesaba dayalı yürütülen ticari satış ilişkisinde, açık hesaba konu  satış faturalarından doğan bakiye alacağın tahsilini temin için ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece talebin teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, karara karşı ileri sürülen itiraz ise reddedilmiştir. İtiraz eden tarafından ek karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Somut olayda, talep dayanağı 18/07/2024 tarihli 18.600,00-Eurobedelli, 02/08/2024 tarihli 30.660,00-Euro bedelli, 28/08/2024 tarihli 2.484,00-Euro bedelli, 29/08/2024 tarihli 18.600,00-Euro bedelli, 16/09/2024 tarihli 30.384,00-Euro, bedelli, 11/10/2024 tarihli 27.900,00 Euro bedelli ve  26/11/2024 tarihli 2.484,00-Euro bedelli satış faturaları, bu faturaların bağlı bulunduğu sevk irsaliyeleri, ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan cari hesap ekstresi ile ihtiyati haciz talep eden vekilince, ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesine cevap dilekçesi ekinde sunulan ve itiraz eden tarafından inkar edilmeyen whatsapp yazışmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz talep edenin karşı taraftan ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle, talebe konu satış  faturalarına dayalı muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı hususunda yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluştuğu, mahkemece İİK'nun 265 maddesi kapsamında itirazın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf049cc9f51a8ce0","SID":"c2cacdc6ead34bc8"}}