{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/840 <br>KARAR NO: 2025/968<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/04/2025<br>NUMARASI: 2025/251 Esas - 2025/425 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 10/05/2024<br>Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında cari hesap ekstresine konu 1.061.859,58-TL tutarındaki borcun davalı tarafından ödenmediğini, ödenmeyen borcun tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olamamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. 29/04/2025 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin takip ve dava tarihi itibariyle adresinin Bolu olduğu, icra takibinde yetki itirazında bulunduklarını,yetkili icra dairesinde takip yapılmasının dava şartı olduğunu, davacının talebinin para alacağına ilişkin olup, HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğunu, bu kapsamda 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu, tarafların adresleri ve uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında İstanbul icra dairelerinin yetkili olmadığını beyanla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesi; İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirleneceği, itirazın iptali davalarında takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması dava şartı olduğundan, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz HMK'nın 117/2 fıkrası uyarınca öncelikle incelenmesi gerektiğini, sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu, bu kapsamda 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu, davacının adresinin Esenyurt ilçesi, davalının adresinin Bolu olduğu, tarafların adresi ve uyuşmazlığın niteliğine göre İstanbul icra dairelerinin yetkili olmadığı, seçimlik hakkın davalı borçluya geçtiği,icra dairesinin yetkisine itirazın haklı olduğu, gerekçesiyle yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; dosya alacaklısı müvekkil ...Şirketi'nin adresinin \"...  Mah... Sok. ... N.... Esenyurt/İstanbul\", müvekkil şirketin Beyoğlu Şubesi'nin adresinin de  ... Mah.... Sk.... Beyoğlu/İstanbul\" olduğu, borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresi ise \"... Sok. No:... Bolu/Merkez\" adresi olduğu,alacağın müvekkilin davalıya sattığı malların bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle doğan bakiye cari hesap alacağı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, bedeli ödenmeyen faturalar bedeli açık hesap alacağının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından bir tanesi de takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır. Yetkili icra dairesi; İİK’nun 50/1 maddesi yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. HMK 19/2 maddesi “...yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü haiz olup, İİK'nın 50. maddesinin 1/1. cümlesinde icra dairelerinin yetkisinin tayininde HMK'daki yetki kurallarının kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından talep olunan alacak faturaya dayalı para alacağı olup TBK 89/1 hükmü gereği davacının yerleşim yeri Bakırköy İcra Dairesi, davalının ikametgahı Bolu İcra Dairesinde yapılabilir. Davacı vekili,istinaf başvuru dilekçesinde şirketin Beyoğlu ilçesinde şubesi bulunduğunu ileri sürmüştür. HMK'nın 14(1)maddesinde \"bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu \"düzenlenmiştir. Ne var ki; dava dilekçesi ekinde yer alan faturalarda şube bilgisi yer almadığı gibi; alacağın şube işlemlerinden doğduğuna ilişkin davacı vekilinin istinaf dilekçesi dışında beyanı dahi olmayıp bu iddiasını doğrular bir belge sunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle, icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.16/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7969ead547f4ffe8","SID":"1b1ec8e923359175"}}