{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR <br>ESAS NO\t: 2024/661 <br>KARAR NO\t: 2025/519<br><br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 16/09/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin konut yapımı/edinimi için kurulduğu, faaliyette bulunduğu, bu amaçla arsa aldığı, alınan arsa üzerine üyelerine tahsis için binalar yaptırdığı, kooperatife ait arsa üzerindeki binaların ruhsatsız olduğundan binaları üyelerine fiili tahsis/teslim yaptığı, kooperatifin kuruluş sözleşmesinde yazılı faaliyet süresinin geçtiği  ancak süre uzatımı kararı alarak faaliyetlerine devam ettiği, müvekkilinin de üyesi olduğu kooperatife üyesi olduğu kooperatife ait arsada fiili tahsis ve teslimden sonra binalarla ilgili riskli yapı kararı alındığından mevcut durumda binaların tahliye edildiği ve şuan boş olarak durduğu, müvekkilinin kooperatif üyesi olmasına rağmen, yapılan genel kurullar için müvekkiline davet mektubu gönderilmediği sorulduğunda ise, üye olmadıkları bildirildiği, müvekkiline bu konuda bir ihtar gönderilmediği, yazılı bir tebligatın da yapılmadığını, bilgi verilmediği ve belgelerin de incelettirilmediğini; davalı kooperatifin müvekkilini üyeliğine kabul ettiği, 30.06.2007, 21.06.2008, 06.06.2009, 06.06.2010, 19.06.2011, 24.06.2012, 22.06.2013, 21.09.2014, 14.06.2015 tarihli genel kurullara müvekkilini davet ettiklerini, genel kurul hazurun listelerinde müvekkilinin de isminin olduğunun görüleceğini, davalı kooperatif yönetimi hakkında açılan davalar, devam eden savcılık soruşturması nedeniyle kooperatif yönetiminin güven vermeyen işlemler yaptığı ve yapmasının muhtemel olduğu nazara alınarak davaya  konu üyeliğin yerine başkaca üyeler kaydedememesi ve tahsis bedeli ödenmiş olan konutları 3.şahıslara tahsis etmemesi ve keza satmaması zımnında dava sonuna kadar tespit talebine konu üyelikle ilgili ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulünü, müvekkili şirket hakkında alınmış bir ihraç kararı var ise kararın usul ve yasaya uygun olmadığı e usulüne uygun olarak da müvekkiline tebliğ edilmediği yönleriyle ihraç kararının iptalini, müvekkiliin kooperatif üyesi olduğunun tespitini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalı kooperatife yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP   \t      : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kooperatif ortaklığına dair Kooperatifler Kanunu'nun 8. maddesi açık hükümler taşıdığı, ortaklık başvurusu için yazılı başvuru ile kooperatif yönetim kurulunun kabul kararı ve anasözleşmede belirtilen giriş aidatlarının ödenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu, davacı vekilince belirtilen katılım ve hazirun listelerinde yer alma iddialarının bir kimsenin kooperatif ortağı olmasını sağlamayacağı, bu belgelerin, ortaklığa kabul sürecine dair eksiksiz bir yazılı beyanda bulunulmadığı ve aidatların düzenli olarak yatırılmadığı gerekçesiyle davacının ortaklık vasfına haiz olmadığını teyit ettiğini, kooperatif defter ve kayıtlarında davacı adına herhangi bir kabul kararı veya aidat ödemesine rastlanmadığı, davacının iddialarının dayanaktan yoksun olduğu, iddiaların ispatı bakımından davacının ortaklığa dair geçerli bir karar ya da yazılı bir belge ibraz etme zorunluluğu bulunduğu, bunun yokluğunda davacının üyelik iddiaları soyut ve mesnetsiz kaldığı, kooperatif kayıtları ile desteklenen savunmalarının kabul edilmesi gerektiğini; kooperatifin bilgi ve belgelerden sakınması iddiasının gerçeği yansıtmadığını, hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, davacının üye olduğuna dair kooperatif kayıtlarında bir delil var ise verilmiş bir ihraç kararı olup olmadığı, şayet davacının geçerli bir üyeliği kooperatif kayıtlarında tespit edilirse davacı hakkında verilen ihraç kararının  usul ve yasaya ve kooperatif ana sözleşmesine uygun olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce taraf delilleri toplanmış davalı kooperatif kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. <br>Kooperatif uzmanı bilirkişi 14/03/2025 tarihli raporunda özetle; ''...Davacı ...'in davalı ----- Kooperatifi Üye Kayıt Defteri'ne ----- üye no.su açıklamasından 20.09.2006 tarih ve ----- sayılı yönetim kurulu kararıyla ortaklığa kabul edildiği anlaşıldığı, ------dükkanın tahsis edildiği, 2006 yılına ilişkin 30.06.2007 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulundan itibaren ana sözleşme 32. Maddesi kapsamında yönetim kurulu tarafından düzenlenen Ortaklar Cetveli'nde adına yer verildiği, genel kurula çağrı yapıldığı, 2010 yılı(19.06.2010), 2013 yılı(15.12.2013), 2015 yılı (22.05.2016) genel kurullarına imzası görüldüğünden üye sıfatıyla katıldığı,<br>6.2) Davacı ...'in kooperatif üyeliğinden bir ihraç kararı olmadığı, 16.05.2013 tarihli Kooperatif Ortaklık Devir Sözleşmesi ile dava dışı ---- uyuşmazlık konusu kooperatif ortaklığını -----devrettiğinde mevcut kooperatif üyesi ...'in imzası görülemediğinden Kooperatif Ortaklık Devir Sözleşmesinin Kooperatifler Kanunu(14.md) ve ana sözleşmesine(17.md.) göre yeterli asgari şartları taşımadığından geçerli olmadığı bir durumda üyeliğinin devam edeceği, üye ...'in ---- yükümlülüklerini yerine getirmediğinden kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin kanun(16 ve 27 md.) ve ana sözleşmeye(14 md) göre noter ihtarnamesi gönderilmesi içerikli herhangi yönetim kurulu kararına, ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin mevcut bir genel kurul kararına ve buna bağlı bir yönetim kurulu kararına rastlanılmadığı, üye ...'i muhatap alarak düzenlenmiş herhangi bir noter ihtarnamesi ve tebliğ şerhleri dosyaya ibraz edilmediğinden ortaklıktan çıkarılma için yeterli, kesin ve tereddütsüz asgari koşullar yerine getirilmediğinden üyeliğinin devam ettiğinin anlaşıldığı...\" şeklinde görüş bildirmiştir. <br>Dava yukarıda yazıldığı gibi kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin olup davacı kooperatif üyesi olduğunu iddia etmiş davalı ise cevabında davacıya ait kooperatif defter ve kayıtlarında ortak olduğuna dair delil olmadığı gerekçesi ile davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının davalı kooperatife 2006 yılında ortak olduğu, kooperatif  defter ve kayıtlarında 20.09.2006 tarih ------ sayılı yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, ortak olarak kabul edildiği tarihten sonra genel kurullara davet edildiği, 2010 yılında gerçekleştirilen genel kurulda asaleten katılıp hazirun cetvelini imzaladığı,2013 yılında yine genel kurula iştirak edip asaleten hazirun cetvelini imzaladığı, 2015 yılında icra edilen genel kurula da katıldığı, bu tarihten sonra icra edilen genel kurul hazirun cetvellerinde davacıya yer verilmediği görülmüştür. Raporun 8. Sayfasında belirtildiği üzere davacının kooperatife borcu olduğu görülmekle birlikte davalı kooperatifin kayıtlarının karışık torba şeklinde tutuluyor olması ve bilgisayar ortamında tutulmaması kaynaklı olarak kesin borç bakiyesinin belirlenemediği görülmüştür.  Yargıtay -----HD. 15.11.2013 T.----- sayılı ilamında  \"....Kooperatif ortaklığı kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacakları açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi bu hususta açık bir karar olmasa dahi bu kişi ile üye sıfatı ile yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belli miktarda ödeme kabul etmesi, veya konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin vermesi gibi zımni eylemlerle de gerçekleşebilir....\" belirtmiştir. ( Aynı gerekçeler için bkz. Yargıtay ----- HD. 20.10.2011 T. ---- , Yargıtay ----HD. 28.04.2008 T.------ Sayılı ilamları, bu yönde bir çok karar olup sadece bir tanesi alıntılanmıştır.  ) <br>Davalı kooperatif defter ve kayıtlarından davacının davalı kooperatif üyesi olduğu zaten açıkça görülmüştür. Davalı kooperatif 2015 yılına kadar davacıyı icra ettiği tüm genel kurul toplantılarına davet etmiş davacı bazılarına asaleten iştirak etmiş bazılarına ise katılmamıştır. Kooperatif üyesinin tüm genel kurul toplantılarına iştirak etmek gibi yasal bir mecburiyeti yoktur.Üye ...'in ----- yükümlülüklerini yerine getirmediğinden kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin kanun(16 ve 27 md.) ve ana sözleşmeye(14 md) göre noter   ihtarnamesi gönderilmesi içerikli herhangi yönetim kurulu kararına, ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin mevcut bir genel kurul kararına ve buna bağlı bir yönetim kurulu kararına rastlanmamıştır. Her ne kadar davacının kooperatife borçlu olduğu görülmüş ise de kesin miktarın belirlenemediği, kaldı ki parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ortaklıktan ihracına dair sürecin gerek kooperatifler kanunu ve gerekse de davalı kooperatif ana sözleşmesinde açıkça yazıldığı, davalı yanca bu yola müracaat edilmeden bir anda davacının ortaklık haklarının elinde alındığı, genel kurullara davet edilmemeye başlandığı görülmektedir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davacının davasında haklı olduğu kanaati sabit olmuş davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM:  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>1-Davanın KABULÜNE, Davacının davalı ...'nin üyesi olduğunun TESPİTİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harcın peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine<br>3- Davacı tarafından yapılan 427,60  TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 541,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 9.396,70‬ TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, <br>4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına<br>5-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine, <br>6- Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın  tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak  (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin  yüzüne karşı,  oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a610eea12f77ffe","SID":"c8be470069ff2881"}}