{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1201 <br>KARAR NO: 2025/492<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/05/2021<br>NUMARASI: 2020/460 Esas, 2021/521 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY  3.  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN <br>2021/227  ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/06/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava, taraflar arasındaki \"Türbe Restorasyonuna\" ilişkin 18/05/2018 tarihli sözleşmeye dayalı olarak bakiye 106.000,00 TL iş bedeli ve 2.954,93 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 108.954,93 TL'nin davalı yükleniciden (iş sahibinden) tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Birleşen dava, aynı sözleşmeye konu işin süresinde bitirilip teslim edilemediği, 488 gün gecikmeli olarak bitirilebildiği iddiasıyla, bu geç teslimden kaynaklanan zararın tespiti ve bu kapsamda şimdilik 100,00 TL tazminatın davalı taşerondan (yükleniciden) tahsili talebine ilişkin olup, dava dilekçesinde zarar kalemleri olarak; 1-)144.000,00-TL'lik teminat mektubunun İBB bünyesinde bekletilmesi dönemi maliyeti, 2-)yine bu teminat mektubunun ticari faaliyet kazancından mahrum bırakılma bedeli, 3-)207.423,98-TL'lik kaynağın ikmali için işletme ihtiyaç kredisine ödenen faiz tutarı, 4-)mali kaynağın değer kaybı olarak belirtilmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki 18/05/2018 tarihli taşeron sözleşmesinin 4.maddesinde sözleşme bedeli 531.008,30 TL olarak kararlaştırılmış olup, yine sözleşmenin 5. maddesindeki ödeme planına göre; iş başlangıcında 200.000,00 TL, 31.08.2018 vadeli çek ile 75.000,00 TL, 30.09.2018 vadeli çek ile 75.000,00 TL, 31.10.2018 vadeli çek ile 75.000,00 TL, 31.10.2018 tarihinde kalan tutar için de 31.12.2018 vadeli çek verileceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından ödenen toplam 424.994,70 TL'lik kısma karşılık olarak 30/06/2018 ve 19/07/2018 tarihli 2 adet fatura düzenlenmiş, icra takibi talebine konu edilen bakiye 106.000,00 TL alacağa ilişkin bir fatura düzenlenmemiş ise de bu durumun davacının bakiye alacağını tahsil talebine engel olmadığı, davalı her ne kadar cevap dilekçesi ile sözleşmenin 4. Maddesi gereği işin tamamının 30/11/2018 tarihinde bitirilip teslim edilmesi gerektiğinden bahisle itirazda bulunmuş ise de, davalının, davacıya göndermiş olduğu İstanbul ... Noterliği'nin 18/02/2020 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamede eksik imalatların 31/03/2020 tarihine kadar tamamlanması için süre verildiği, bu ihtarname öncesinde davalının işin tamamlanmadığı ya da eksik yapıldığıyla ilgili herhangi bir ihtarı ya da ispat vasıtasının bulunmadığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi cevabına göre davaya konu işin 16/11/2020 tarihi itibariyle kesin kabulünün yapıldığı, Sözleşmenin 6.maddesine göre işin kabulünün taşeronun iş tesliminin kesin kabul ile sona ereceği kararlaştırılmış olduğundan iş tesliminin takip tarihi itibariyle gerçekleşmediği sonucuna varılmış ise de, sözleşmenin ödemeye ilişkin 5.maddesindeki düzenlemede, 31.10.2018 tarihinde kalan tutar için 31.12.2018 vadeli çekin verileceği belirtilmiş olup, bu düzenlemeye göre, kalan bedelin ödenmesinin işin bitirilmesi koşuluna bağlanmadığı, buna göre söz konusu çeki vermeyen davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmemiş olduğu, İBB’nin cevabi yazısında ücretin hesaplamasının halen devam ettiği belirtilmişse de, kesin kabul tutanağında “Yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabulde tespit edilen noksanlıkların tamamlandığı ve teminat süresinde gerektiği gibi korunduğu, işin kesin kabule engel eksik, kusur ve arızalarının bulunmadığı görülmüştür” dendiği görülmekle, teminat süresi içinde işin tamamlandığının ve kesin kabulünün yapıldığının sabit olduğu, sözleşme ücret ödenme şartı, idarenin davalı yükleniciye ödeme yapma şartına bağlanmadığından, davalının davacıya ödeme yapması için, idarenin davalıya ödeme yapma şartı aranmayacağı, davacı, taraflarca feshedilmemiş ve ayakta olan 18/05/2018 tarihli sözleşmenin 5.maddesi gereğince takibe konu alacağa hak kazanmış olup, ihtarname ile davalıyı temerrüde düşürdüğü dikkate alındığında işlemiş faiz talebinin ve alacak sözleşme ile belirlenmiş olup, likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olduğu, birleşen dava yönünden ise, İBB yazı cevabı doğrultusunda, işin eksik, kusur ve arıza bulunmaksızın tamamlandığı belirtilmiş olup, gecikmeyle ilgili birleşen dosya davacısı tarafından davalıya herhangi bir ihtar gönderilmediği, sözleşmenin bu nedenle de feshedilmeyip halen ayakta olduğu, dosya kapsamı itibariyle de birleşen dosya davacısının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kabulü ile 106.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş faiz olan 2.954,93 TL olmak üzere toplam 108.954,93 TL yönünden davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 21.790,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine, karar verilmiştir.Davalı-birleşen davacı vekili istinafında, Mahkemenin ödeme süresinin önceden taahhüt edildiği gerekçesinin yerinde olmadığını, sözleşmenin 5. Maddesinde ödeme planı düzenlenmekte olup, bu maddeden ve 8. Madde cezai şartlar maddesinde belirtildiği üzere 450.000 TL'lik kısımdan idarece kesilebilecek %20'lik bir kesintiyi davacının kabul ettiğinin açık olduğunu, ayrıca icra müdürlüğüne verdikleri itiraz dilekçesinde davacıya borçlu olmadıkları şeklinde değil, henüz kesin kabuller yapılmadığından alacaklıya vadesi gelmiş borçlarının olmadığı şeklinde itiraz ettiklerini, davacının 425.000,00 TL ödeme haricinde kalan bedelinin son ödeme miktarı nesafet kesintisine göre değişeceği için boş bırakıldığını, davacının iş bitirme vaadine göre tarih yazıldığını, bu tarihe davacının riayet etmediğini, sözleşme bütünlüğü içerisinde yorumlanması halinde işin bakiye kısmının 31.12.2018 tarihinde değil, işin kesin hakediş tarihinde ödeneceği kararlaştırıldığını, bu şekilde yorumlanmaması halinde sözleşmenin 8. Maddesinin bir anlamı olmayacağını, Mahkemece iş tesliminin takip tarihi itibarı ile gerçekleşmediği tespit edilmesine rağmen, sözleşmenin 5. Maddesinde kalan ödemenin 31.12.2018'de ödeneceği hükmüne dayanarak vadesi gelmemiş borçtan dolayı müvekkilini sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, takibe yaptıkları vadesi gelmeyen borç itirazlarına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme alacağın likit olduğu gerekçesine dayanmışsa da, takip tarihinde dava dışı idarenin ne kadar kesinti yapacağı, ne kadar eksik iş bulacağı, ne kadar nesafet kesintisi yapacağı belli olmadığından likit olmadığının ve vadesi gelmediğinin açık olduğunu, sözleşmeye göre 90.000 TL + KDV şeklinde borç bulunduğunu, Mahkemenin KDV'ye ilişkin fatura kesilmeden fatura KDV borcunu ilave etmesinin hukuka aykırı olduğunu, birleşen dava yönünden eksik inceleme yapıldığını, dava ile ilgili deliller araştırılıp tespit edilmeden karar verildiğini, Mahkemenin, esas davadan alınan bilirkişi raporuna göre başkaca rapor alınmasına ve incelemede bulunulmasına gerek olmadan hükme yeteceği gerekçesine dayandığını ve davalarını reddettiğini, davalarının, geç teslim nedeni ile müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların tazminine ilişkin olduğu gözetildiğinde, davacı-birleşen davalının sözleşmeyi 500 gün geç teslim ettiği sabit olduğundan, davalarının gerekçesiz şekilde reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın her iki dava bakımından da kaldırılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-birleşen davalı taşeron (yüklenici), davalı-birleşen davacı yüklenicidir (iş sahibidir).HMK'nın 341/2 maddesi hükmüne göre karar tarihi (2021) itibarıyla kesinlik sınırı 5.880,00 TL'dir. Birleşen davada talep edilen miktar 100,00 TL olup, dava dilekçesinde belirtilen daha fazla miktarda bir tazminat bedeli bulunmadığı gibi yargılama sorasında bilirkişi raporuyla belirlenmiş daha fazla miktarda bir tazminat bedeli de bulunmamaktadır. Buna göre, birleşen davada mahkemece reddine karar verilen miktar karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı altında kaldığından davalı-birleşen davacı tarafın istinafa başvurmasına olanak bulunmamaktadır.Asıl davaya yönelik istinaf başvurusu değerlendirildiğinde;Dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davacı yüklenicinin, davacı-birleşen davacı taşerona, davaya konu sözleşme ilişkisi kapsamında, asıl davaya konu takipte talep edilen asıl alacak miktarı kadar borçlu bulunduğu sabit olup, bu husus davalı-birleşen davacının da kabulündendir. Mahkemece gerekçeli kararda açıklandığı üzere, kesin kabul belgesine göre takip tarihi (18/06/2020) itibariyle işin tesliminin gerçekleşmediği sabit ise de sözleşmenin 5. Maddesindeki aşamalı ödeme planında takibe konu alacağın dayanağı olan 31/12/2018 vadeli çekin verilmesi için teslim hususu şart koşulmadığı gibi, asıl iş sahibi idarenin geçici ve kesin kabul vs işlemleri de davacı-birleşen davalının ödemeleri için sözleşmede bir şart olarak öngörülmemiştir. Ayrıca, sözleşme bedeline dahil olan KDV'nin talep edilebilmesi için fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Buna göre, Mahkemece asıl davaya konu takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmiş olması dosya kapsamına uygun olduğu gibi, takibe konu bakiye asıl alacak miktarının mevcudiyeti dosya kapsamına göre sabit olduğundan alacağın likit kabul edilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulünün de yerinde olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, asıl davaya yönelik mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-birleşen davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine, birleşen davaya yönelik istinaf talebinin ise mahkemece reddine karar verilen miktar karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı altında kaldığından 341/2, 346. ve 352/1-b maddeleri gereğince  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı-birleşen davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf talebinin 341/2, 346. ve 352/1-b maddeleri uyarınca miktar yönünden kesinlik sınırının altında kaldığından REDDİNE,2-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/05/2021 tarih ve 2020/460 Esas, 2021/521 Karar sayılı asıl daya ilişkin kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı-birleşen davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,3-Asıl dava yönünden; Alınması gereken 7.442,71-TL nisbi istinaf karar harcından davalı-birleşen davacı tarafından peşin olarak yatırılan (1.860,00+59,30=)1.919,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.523,41-TL harcın davalı-birleşen davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Birleşen dava yönünden; İstinaf yoluna başvuru harcı ile peşin istinaf karar harcının davalı-birleşen davacı tarafa istek halinde  İADESİNE,5-Davalı-birleşen davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef8a85cc11ec27fd","SID":"66ff127e84089e17"}}