{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/853 <br>KARAR NO\t\t: 2025/968<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/28 Esas - 2024/254 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ \t: 23/06/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 23/06/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30/04/2024 gün ve 204/28 E. - 2024/254 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için başkan tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 08/07/2019 tarihinde, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı sigortasız aracın sebebiyet verdiği kaza sonucu malul kalan dava dışı üçüncü kişiye tazminat ödediklerini, davalı sürücünün aynı zamanda alkollü olduğunu, ... Yönetmeliğinin 16. Maddesi gereğince müvekkilinin yaptığı ödemeler için aracın işleteni ve sürücüsüne rücu  etme hakkı doğduğunu, bu hakkın tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini, ileri sürerek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalılar vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, ikametgahlarının ... ilçesi olması nedeniyle bu yer Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, zamanaşımına uğradığını ileri sürerek hem bu yönlerden hem de esasa ilişkin olmak üzere davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma  ve tüm dosya kapsamına göre; eldeki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesi gereğince mutad ve ticari dava niteliği taşımadığı, davacı ve davalı malikler arasında sigorta ilişkisinden bahsedilemeyeceği, davacının tacir ve ticari şirketi olmadığı, görevli mahkemesinin haksız fiil hükümleri gereğince Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.  <br>\tKarara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, dava dilekçesi içeriğini aynen tekrar ederek müvekkilinin ... Yönetmeliği'nin 16. Maddesine gereğince karşı tarafa rücu etme hakkı doğduğunu, görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu davalı şirketin tüzel kişiliğe haiz tacir sıfatı bulunduğundan nisbi ticari dava olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. <br>\tGEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın dava şartı yoklundan usulden reddine  karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\tDava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari   davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.<br>\tYargıtay 17.Hukuk Dairesi ilamlarında, zarar görenin davalı ...' na açtığı davada,...'nın sorumluluğunun sigortacılık yasasından kaynaklanması ve Sigorta Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6.kitabında 1401 ile devamı maddelerinde düzenlenmesi nedeniyle, dava ticari dava olduğundan, ticaret mahkemelerinin davaya bakmakla görevli olduğu, ...'nın hak sahibine ödeme yapması nedeniyle, ... Yönetmeliğin 16. maddesine dayanarak,zarara neden olan davalılara karşı yönelttiği rücu davasının, mutlak ticari dava olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle, genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmektedir.<br>\tSomut olayda, ... Yönetmeliğin 16. Maddesine dayanarak, davacı taraf hak sahibine ödediği paranın haksız fiil nedeniyle zararının davalılardan tahsiline yönelik icra takip dosyasındaki itirazın iptalini istemektedir. Bu bakımdan davacı ödeme yaptığı gerçek kişi olan üçüncü kişinin halefi olarak eldeki davayı açmış olup halefi olan kişi tacir değil gerçek kişi şahıstır. Bu bakımdan mutlak ticari ticari dava niteliği bulunmaktadır. Zarar gören üçüncü kişinin halefi olarak dava açıldığına göre her ne kadar davalılardan biri şirket olsa da yerine geçecek dava açılan üçüncü kişi tacir olmadığından taraflar arasında nisbi ticari dava niteliğini de bulunmamaktadır. Bu halde mahkemece hem talep üzerine hem de resen gözetilmesi gereken göreve ilişkin hususlar dikkate alınarak görevsiz olunması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak görevsizlik kararı veren mahkemece davada görevliymiş gibi görevli mahkemenin yerine geçilerek ... Asliye Hukuk Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır. Başka bir anlatımla davalı tarafın yetkiye ilişkin itiraz konusunda karar verme yetkisi Aydın Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu halde o mahkemenin yerine geçerek görevsizlik kararı verilmesi usule uygun bulunmamıştır. <br>\tYukarıda yapılan açıklamalara göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının esasa ilişkin istinaf istemleri incelenmeksizin resen kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/04/2024 tarih 2024/28 Esas 2024/254 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kaldırma kararına uygun bir şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"671d78be3782901a","SID":"10fc11da4b77892c"}}