{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1764 Esas<br>KARAR NO:2025/860 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/543 Esas-  2022/231 Karar<br>TARİH:25/03/2022<br>DAVA:Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:22/05/2025<br> İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı borçlu ... Şirketi arasındaki ticari işlemlerden dolayı davalıya 17/02/2021 tarih ve ... nolu, 26.121,96 TL bedelli fatura konusu mallar ile faturanın davalıya teslim edilmiş olduğunu, 02/04/2021 tarihinde ... Bankası A.Ş.'ye gelen havaleyle 10.000 TL alacağın ödendiğini, ödenen kısım alacaktan mahsup edildiğinde bakiye 15.944,96 TL alacak kaldığını, davalının gönderilen faturalara kanuni süresi içeresinde itirazda bulunmamış olduğunu, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıdan ödeme yapmasının istendiğini, davalı tarafından açılan icra takibine kötü niyetli bir şekilde itiraz edilmiş olduğunu, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep ettiklerini, davalı borçlunun sorumluluktan kaçmak ve davacıyı zor durumda bırakmak amacıyla yapmış olduğu söz konusu itirazların haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, kesilen e-fatura ekte sunulmuş olup TTK madde 21 gereğince 8 gün içinde itiraz edilmezse kabul edilmiş sayılacağını beyanla davalı borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket maske imalat işiyle iştigal etmekte olup 02/02/2021 tarihinde göndermesi gereken ürün için davacı şirketle kutu üretim noktasında anlaşmış olduklarını, e-mail aracılığıyla 30.000 adet kutu imalatı için taraflar anlaşmış olup 20 Ocak 2021 tarihinde davacı yanın üretime geçeceği ve ürünü en geç 30 Ocak 2021 tarihinde teslim edeceklerinin kabul edildiğini, davalı şirket yetkilisi ile davacı şirket yetkilisi yapılan yazışmalarda siparişlerin zamanında yetişmemesi halinde ürününün davacı şirket tarafından iade alınacağının ve iade alınmaması halinde aynı barkodda farklı bir müşterinin sipariş vermesi halinde, teslimattan itibaren 90 gün içinde ödemenin yapılabileceğinin de aynı anlaşmada kararlaştırılmış olduğunu, sözleşmeye konu ürünlerin belirtilen sürede teslim edilmemiş olduğunu, davalının taahhüt ettiği ürünleri zamanında teslim etmediğinden siparişin iptal edilmiş olduğunu, 17.02.2021 tarihinde müvekkili şirket yetkililerinin iş yerinde olmadığı bir zaman diliminde bir kısım malların getirilip dükkana bırakıldığını, müvekkili şirket yetkilileri davacıdan, bu malların artık işe yaramayacağını belirterek iade almalarını talep etmişlerse de, davacının müvekkili şirket yetkililerine aynı kod barkodda farklı müşteri siparişi alınması halinde faturaya konu malların kullanılabileceğini belirterek kullanılan ürünün parasının ödenmesini talep ettiğini ve müvekkili şirket yetkililerinin bunu kabul etmiş olduğunu, bu tarihten sonra aynı kod barkoda gelen ürün siparişleri için kullanılan kutuların değeri 10.000 TL olup, bu miktarın da karşı tarafa ödendiğini, kalan kutular davalı şirketin iş yeri deposunda olup hiç bir değer ifade etmediklerini, söz konusu ürünlerin bilirkişi tarafından incelenmesi halinde belirtilen barkod numaraların yanlış basıldığının da görüleceğini, anlaşmaya uygun olarak aynı barkodda sipariş gelmesi halinde işbu siparişin teslim tarihinden itibaren kullanılan kutuların bedelinin davacıya ödeneceğini, siparişin süresinde yetişmemesi halinde bir bedel talebinde bulunulmayacağının açık olduğunu beyanla davanın reddine haksız ve kötü niyetle başlatılan takip nedeniyle %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 25/03/2022 tarih 2021/543 Esas- 2022/231 Karar sayılı kararında;\"Dava, davacı tarafından başlatılan ... sayılı takip dosyasına davalı yanca yapılan itirazın İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi isteminine ilişkindir. ...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında ticari ürün alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının bu ticari ilişki ve ... dosyası nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarındadır. Bunun tespiti için bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiş, bilirkişi raporu ile davacı ve davalının ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, buna göre davacının davalıdan 15.959,96 TL alacaklı olduğu raporlanmıştır. Davalı, taraflar arasında ürün teslimi hususunda süre koşulu olduğunu ve davacının buna uymadığını söylemiştir. Taraflar arasındaki mail yazışmalarında da bu durumun davacı kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşın davalı yanca sipariş edilen ürünler süresinden sonra da olsa davalıya teslim edilmiştir. Keza taraflar arasındaki sözleşmeye göre ürünler süresinden sonra da teslim edilse davalı sipariş gelmesi durumunda ürünleri satıp bundan sonra bedelini davacıya ödeyebilecektir. Davalının bu minvalde faturalara konu ürünleri davacıdan teslim aldığı ortadadır. Nitekim teslim olgusu davalının da kabulündedir. Buna karşın davalı ürünleri teslim alırken ihtirazi kayıt koymamış, davalıya bu hususta bir ihtar veya ihbarda bulunmamıştır. İcra takibine konu edilen faturalara da 6102 Sayılı TTK da aranan şekilde veya başkaca şekilde itirazda bulunmamış, iade faturası tanzim etmemiştir. Buna göre artık davacı faturaya konu emtiayı davalıya teslim hususunu ispat etmiş olmakla birlikte; davalı ise iddialarını ispat edememiştir. Açıklanan nedenlerle her ne kadar bilirkişi raporunda 15.959,96 TL alacak tespit edilmiş ise de taleple bağlılık kuralı gereği mahkememizce talep edilen tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı takip öncesi işlemiş faiz talebinde de bulunmuşsa da takip öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belge ibraz edilmediğinden bu istemin reddi cihetine gidilmiştir. Ayrıca  İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davasında alacaklı-davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın da likit olması, borçlu-davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibe geçmede haksız ve kötü niyetli olması zorunludur. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçlunun itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına; davacının ise kötü niyeti sabit olmadığından davalının bu isteminin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile,''Davacının davasının kısmen kabul kısmen Reddi ile; Davalının ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 15.944,96 TL asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin reddine\" karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/543 Esas  sayılı dosyası ile verilen kararda, malların müvekkili şirket yedinde olması sebebiyle bedelinin ödenmesi gerektiğine karar verildiğini, söz konusu karar ile taraflar arasında kararlaştırılan hususların bir kısmının kabul gördüğünü ama müvekkili şirket lehine olan kısmının ise neden değerlendirilmediğinin gerekçelendirilmediğini, Yerel mahkemece de gerekçeli karara esas alınan taraflar arasındaki sözleşmesel şartları gösterir e-mail yazışmalarının;\"... bey merhaba, 30 bin adet baskı için pdf içerikli grafik onaylanmıştır. Engeç 30 Ocak tarihli teslimatınız önem arzetmektedir.2 şubatta 27 bin paket müşteri teslimatı yapılacak olup, paketlerden kaynaklı bir sorun yaşanması durumunda mağduriyetimiz oluşacaktır. Bu durumda baskı yapılan ambalajların iadesi ile mağduriyetimizin tazmini talep edilebileceği gibi iyimser olarak aynı kod barkodla başka bir müşterimizden sipariş alınması beklenecek ve olası müşteriye teslimatı takiben 90 gün sonrasında ambalaj ödemeniz yapılabilecektir. Yukarıda teslimat esaslı şartları kabul etmeniz durumunda telefonda anlaşılan 0.73TL +KDV den fatura ederek teslimat yapabilirsiniz\" Bu e maile cevaben davacı tarafça;... bey merhaba, siparişinizi onaylıyor ve 0.73 TL +KDV adet fiyattan 30.000 adet üretime geçiyoruz. Belirtilen tarihte teslimat yapılacak olup cezai maddeler tarafımızca kabul edilmiştir. Hayırlı olsun diyerek iyi çalışmalar diliyor ve değerli yeni siparişlerinizi bekliyoruz.\" şeklinde olduğunu;Hal böyle iken Yerel mahkemece taraflar arasında e-mail yazışmaları ile düzenlenen sözleşmeye istinaden malların geç teslim edildiği kabul edilip devamında ise müvekkili şirketin iade faturası veya ihtirazi kayıt ileri sürmeden malları teslim almış olmasından dolayı bedelden sorumlu tutulmasının sözleşme serbestisine ve ilkelerine aykırı olduğunu çünkü e-maillerde teslimatın zamanında yapılmaması hali düzenlenerek, davacının mağduriyetten sorumlu tutulacağı ve malları başka bir müşteriye satma imkanı olduğu halde satış yapılabileceği ve bu satıştan 90 gün sonra bedelinin ödeneceğinin bildirildiğini, ancak taraflar arasında kararlaştırılıan bu hususlara Yerel mahkemece hiç değinilmediğini, davacının geç teslimatının adeta müvekkilinin ihtirazi kayıt öne sürmeksizin teslimi ile kapatıldığını, ancak geç teslimat hali de taraflarca kararlaştırılmış olduğundan ayrıca bir ihtirazi kayıt gerekmediğini, Mahkemece malların başka bir müşteriye satılıp satılamadığı dahi araştırılmaksızın ve geç teslime bir sonuç bağlanmaksızın karar verildiğini, bu yönüyle kararın hukuka aykırı olduğunu;Ayrıca söz konusu mallar müvekkili şirkete geç teslim edilmesine rağmen bu tarihten sonra aynı kod barkoda gelen ürün sparişleri için kullanılan kutuların değeri 10.000 TL olup, bu paranın da karşı tarafa ödendiğini, kalan kutular müvekkili şirketin iş yeri deposunda olup hiçbir değer ifade etmediğini, ayrıca söz konusu ürünlerin bilirkişi tarafından incelenmesi halinde belirtilen barkod numaraların yanlış basıldığının da görüleceğini;Tüm bu hususlar dikkate alındığında müvekkili şirkete geç teslim edilerek şirketin zararına neden olan malların bedelinin ödenmesine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, çünkü sözleşmeyi ihlal eden tarafın sonuçlarına katlanması gerekirken tüm sonuçların müvekkili aleyhine olmasının kabul edilir bir tarafı bulunmadığını beyanla İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/543 Esas - 2022/231 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı tarafından sipariş edilen maske kutularının üretilerek davalıya faturası ile birlikte teslim edildiğini, davalı tarafından faturaya karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş olmasına rağmen alacağın yalnızca 10.000 TL'lik kısmının ödendiğini, kalan kısım için başlatılan icra takibine ise haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacının aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak kutuları süresinde teslim etmediğini, bu nedenle müşterisinden gelen siparişin iptal edildiğini, davacı tarafından işyerine kutular getirilmiş ise de ancak bir kısmının başka bir müşteriye satılabildiğini ve satılan kutular için davacıya 10.000 TL ödendiğini, kalan kutuların yanlış barkod ile basıldığını, işe yaramaz nitelikte olduklarını, davacıya borçlu olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda; taraflar arasında, davacı yanca 30.000 adet maske kutusunun üretilerek 30/01/2021 tarihinde davalıya teslim edileceği konusunda anlaşma sağlandığı, davacı tarafından 17/02/2021 tarihli faturaya konu maskelerin aynı tarihli irsaliye ile davalıya teslim edildiği, davalı tarafından 26.121,96 TL fatura bedelinin 10.000 TL'sinin ödendiği, kalan kısmın ödenmediği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacı tarafından düzenlenen fatura her iki tarafın usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerine kaydedilmiş olup, takip tarihi itibariyle davacı her iki tarafın kayıtlarına göre davalıdan 15.959,56 TL alacaklıdır. Her ne kadar taraflar arasında teslimatın süresinde yapılmaması halinde maskelerin iade edileceği veya aynı barkodla sipariş gelmesi ve satışının yapılması halinde teslimattan itibaren 90 gün içerisinde ödeme yapılacağı kabul edilmiş ise de, teslimat sırasında davalı tarafından teslimatın geç yapıldığına, kutuların yanlış barkod ile basıldığına yönelik bir ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş, kutular davacıya iade edilmemiş, bir kısmının bedeli ödenmiş, kalan kısım yönünden ayıp ihbarında bulunulmamış, kutuların siparişinin iptal edildiği, başka bir müşteriden de sipariş gelmediği, bu şekilde kullanılamaz olduklarına dair bir beyanla davacıya iadesi yapılmamıştır. Buna göre davalı tarafından, geç yapılmış olmasına rağmen mal teslimatı ve fatura bedeli kabul edilmiş olduğundan Mahkemece takipte talep edilen asıl alacak miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.089,20 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 272,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 816,90 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f26cbf26e889c359","SID":"da3530fe07053f23"}}