{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/756 Esas<br>KARAR NO\t:2025/399<br><br>DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ:19/12/2024<br>KARAR TARİHİ:03/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;  davalı ... Müdürlüğü tarafından üçüncü kişilere verilen Ticaret Tasdiknamesinde müvekkili şirketin sahipliği üzerinde haciz olduğuna dair gerçek dışı beyanların yer aldığını, bu beyanlar nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, ticari faaliyetinin zarar gördüğünü,  resmi taleplerinin reddedildiğini,  ticari anlaşmaları iptal edilme riski ile karşı karşıya geldiğini, hatalı olan bu kaydın silinmesi gerektiğini, Ticaret Sicil sayfasında ve Ticaret Sicil tasdiknamesinde hatalı olarak müvekkili şirketin ortaklık yapısı üzerinde haciz \"kısıtlama\" olduğuna dair yazı nedeniyle müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğradığını, bu nedenle yargılama sonuna kadar ... kayıtlarında yer alan bu hukuka aykırı ibarenin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini,  davalı Kurum kayıtlarında şirketlerin ortaklık yapısına dair bilgi bulunmadığını, bu nedenle şirket ortakları için gelen haciz yazısına \"dosyanız borçlusunun ortak olup olmadığı ticaret Sicil kayıtları ile bilinmediğinden işlem yapılamamıştır\" diye cevap vermesi gerekirken, İcra dairesi tarafından gönderilen müzekkere de belirtilen talepleri de aşar şekilde olmayan ortaklık yapısı için haciz uygulanmış olması tümü ile hatalı olup, müvekkili şirketin zararına neden olduğunu, haksız olan kaydın kaldırılması için Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden 06.11.2024 tarihinde taraflarından yapılan talebin reddedildiğini, davalı kurumunun cevabi yazısında \"Müdürlüğümüzün icra dairesi tarafından konulmuş bulunan haczi kaldırma yetkisi bulunmamaktadır.\" şeklindeki denildiğini, beyanın hatalı olduğunu,  İcra Müdürlüğü'nün \" borçlu görülen şahısların, ... Holding A.Ş.’de ortak olması halinde,\" ortaklık yapısı üzerine haczin konulmasını belirttiğini, haciz müzekkeresinde belirtilen borçluların müvekkili şirketin ortağı olmadığını,  Hal böyle iken İcra Müdürlüğü'nün müzekkeresine de aykırı olarak haciz uygulanmasının hukuka ve yazı içeriğine aykırı olduğunu beyanlarla öncelikle tedbir kararı verilerek dava sonuna kadar Ticaret sicil kayıtlarında ve Ticaret Sicil Tasdiknamesinde yer alan kaydın silinmesine, müvekkili şirketin ortağı olmayan gerçek ve tüzel kişilerin borçları nedeniyle müvekkili şirkte pay sahipliği üzerinde haciz olduğuna dair hukuka aykırı kaydın silinmesine, masraf ve ücreti vekaletin de davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;davaya konu şirket hakkında, ilgili mevzuat hükümlerinde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmamış olup; bu bakımdan davanın usûlden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili Müdürlük tarafından, dava konusu tescil talebinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu  m. 32 ve ... Yönetmeliği m.34 kapsamında incelendiğini ve tescil başvurusunun da, saptanan eksikliklerin giderilerek tamamlanması için  iade edilmiş olup; dava konusu tescil talebinin reddine dair verilmiş bir red kararı bulunmadığını,  davaya konu tescili geri çevrilen/iade edilen başvuruya ilişkin olarak, ... Yönetmeliği m. 35 gereğince ve bu hükümde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmadığını, nitekim, ticaret sicil müdürlüklerinin, ancak açık bir şekilde red kararı yazılması talep edildiğinde, red kararı yazmakta ve verdiği  red kararlarını da posta yolu ile veyahut da elden ilgiliye tebliğ etmekte ve tescil başvuru evrakı ile birlikte, söz konusu red kararı da ilgili şirketin sicil dosyasına kaydedildiğini,bu bağlamda; dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, herhangi bir red kararı yazılmadığı ve yalnızca, evrakın iade edildiği anlaşılmış olmakla; iade ile red kararının da aynı hukuki niteliğinin haiz bulunmadığının ifade edilmesi gerektiğini, sonuç olarak; dava konusu tescil başvurusuna ilişkin mevzuata uygun bir “red kararı” bulunmadığı açık olduğundan, huzurdaki davanın usûlden reddinin gerektiğini, somut olayda her ne kadar davacı tarafça henüz dava konusu tescil işlemi yapılmadan Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılmış ise de bu başvuru tescilin yapılmamasına yönelik olup tescil işleminden sonra yapılması gereken tescilin terkin edilmesi istemiyle aynı mahiyette olmadığını, bu nedenle ticaret sicil müdürlüğünün tescil işleminin iptali için itiraz dava yoluna başvurulabilmesi için gerekli olan dava şartının gerçekleşmediğini,  ... Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK. m.32 ve ... Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını,  müvekkili, ... Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, Müvekkiline bildirilen ilk haczin ... ...  Müdürlüğünden geldiği ve yine, buna müteakip de ... ... Müdürlüğü ile ... 10. İcra Müdürlüğünden haciz bildirimlerinde bulunulduğu tespit edilmiş olup; bu bakımdan da, işlemlerin yapıldığı tarihteki uygulama gereği, yalnızca bildirici mahiyette kaydını yapan Müvekkiline, hacze ilişkin kurucu işlemi yapan ve bunu da Müdürlüklerine bildiren ilgili İcra Müdürlükleri tarafından, konulduğu bildirilen hacizlerin  kaldırıldığının da bildirilmesi gerektiğini,müvekkili müdürlüğün icra dairesi tarafından konulmuş bulunan haczi kaldırma yetkisi  bulunmadığını, davacının iddialarına ilişkin tespiti ve yorumu yapması gereken ilgili icra daireleri olup; yalnızca bildirici mahiyette işlem yapan Müvekkilinin, kurucu mahiyette haciz işlemini yapan ilgili icra daireleri tarafından haczin kaldırıldığına ilişkin bir bildirim olmadan işlem tesis etmesi gerek hukuken gerekse fiilen mümkün olmadığını,   davanın muhatabının ilgili icra daireleri olmakla; müvekkili Müdürlüğe husumet yöneltilmesinin dahi mümkün olmadığını beyanlarla  haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, celp edilen cevabi yazılar ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.<br>... Müdürlüğü'nden  ... Holding Anonim Şirketi'nin tüm sicil dosyasının celp edildiği anlaşılmıştır. <br>... ... E., ... ... E.,... ... ... E., ... ...  ... E., ... ... ... E., ... ... ... E., ... ... ... E., ... ... ...E., ... ... ... E. Sayılı dosya örneklerinin UYAP üzerinden celp edildiği görülmüştür. <br>Dava konusu uyuşmazlığın, davacı şirketin kayıtlarında görülen haciz kısıtlamalarının hatalı kayıt olup olmadığı, davacının başvurusuna karşı verilen kararın doğru olup olmadığı ve davacı şirket sicil kayıtlarının düzeltilmesi gerekip gerekmediği hususların toplandığı tespit edilmiştir. <br>Davacı vekili 30/05/2025 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Müdürlüğü vekilince sunulan 29/05/2025 tarihli dilekçe ile davacıdan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.  <br>Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden, davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu görülmüştür. <br>Feragat, HMK md. 307 vd. maddeleri uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi anlamında olup, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat kayıtsız ve şartsız olarak yapılmalıdır. <br>Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının feragatinin usul ve yasaya uygun olması sebebiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; <br>1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60.-TL'den mahsubu ile 187,8‬0.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına<br>3-Davacı tarafça bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı  vekili tarafından talep edilmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,    <br>5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.03/06/2025<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1650160f06b18c5","SID":"aa7594415fe02772"}}