{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/874 <br>KARAR NO: 2025/1020<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2024<br>NUMARASI: 2023/500 Esas 2024/34 Karar <br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 10/07/2023<br>Davanın reddine ilişkin  kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili: davalı alacaklının müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile aslen hakkı olmadığı bir alacağı, müvekkili zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davanın taraflarının Mecidiyeköy ... Sanayi Tic Ltd Şti'nin ortakları olduğunu, şirkete mal almak için icra takibinin dayanağı olan senedin tanzim edildiğini, şirkete mal alınmadığını, senedin tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra takibinin dayanağı olan 88.000-TL tutarlı 04/06/2018 tanzim tarihli, 30/12/2018 vade tarihli senet üzerinde malen kaydı bulunduğunu,  sözde alacağı için kötü niyetle 27/12/2021 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin dosya borcunu haciz tehdidi altında mecburen ödediğini, davalının sözde alacağını bu yolla 21/10/2022 tarihinde tahsil ettiğini, icra dosyasına konu senedin unsurlarını taşımadığını borç niteliği kazanmadığını, müvekkili davacının davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 179.783,51-TL’nin ödeme tarihi olan 21/10/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen 17/05/2018 tarihli taraflar arasında imzalanan ortaklık sözleşmesi  uyarınca davacının ... San.Tic.Ltd.Şti'nin Mecidiyeköy ilçesinde kurulumu şirketin %25 hissesine 125.000-TL karşılığında ortak olduğunu, davacının 125.000-TL'nin, 37.000-TL'sini nakit geri kalan 88.000-TL'si içinde senet vermeyi taahhüt ettiğini, ibraz edilen 31/05/2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinden de görüleceği üzere şirketin 25/05/2018 tarihinde tescil edildiğini ve ortaklarından birinin davacı olduğunu, takip dayanağı olan 04/06/2018 tanzim tarihli, 30/12/2018 vade tarihli 88.000-TL miktarlı senedin bu ortaklık sözleşmesine istinaden verildiğini, senedin  vadesi geldiği halde davacının ödeme yapmadığını senedi takibe koyarak tahsil edildiğini ileri sürerek davanın reddini, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Dava, davanın İİK 72.maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davası olduğu, menfi tespit davasına konu  bononun \"...\" şeklinde bedel kaydı içerdiği, davacının söz konusu bonolardaki bu kayıtlardaki malın teslim edildiğini ikrar etmiş sayıldığı, davalının bonolardaki bedel kaydını ta'lil etmediği, davacı tarafın ileri sürdüğü bedelsizlik iddiasını senede karşı senetle ispat kuralı gereği ispat etmesi gerektiği,  davacının yemin deliline başvurmadığı, davada senede karşı tanıkla ispat yasağı kuralı gereği tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın bonodan dolayı borçlu olmadığı iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; tarafların ...Ltd Şti'nin (VKN: ...) ortakları olup,şirkete lazer makinesi alınacağı için hisse oranınca müvekkilden senet aldığı ancak makine almadığı,senedi icra takibine koyduğunu, şirketin faaliyete geçmediğini, tek bir fatura kaydı bulunmadığını, senet üzerinde malen yazdığını, davalı alacaklıdan söz konusu senet karşılığı hiçbir mal teslim almadığını, müvekkilinin borcu bulunmadığı halde ödediği miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiği açık olup, bu durumun tespit edilerek müvekkilin haksız yere uğradığı zararın giderilmesinin talep edildiğini, kararının eksik yargılama neticesinde verilip müvekkilinin hak kaybına yol  açtığını, davanın kabulü gerekirken yasaya ve usule aykırı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; kambiyo senedine dayalı başlatılan takipde ödenen bedelin davalıdan İİK nın 72/7 maddesi uyarınca  istirdadına ilişkindir. Genel olarak menfi tespit(istirdat) davalarında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Ancak genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükü senet borçlusundadır.  TTK'nın 776/1-b maddesi uyarınca bono kayıtsız ve şartsız bir bedel ödemek vaadini içerir. Bonoda yer alan taahhüdün herhangi bir kayda ve şarta bağlanamaması nedeniyle bono, temel olarak TBK'nın 18. maddesi anlamında soyut borç tanıması (ikrarı) içeren bir kambiyo senedidir. Bono senedine karşı ileri sürülecek bedelsizlik iddiasında bulunan borçlu senedin bedelsiz kaldığını ispat etmek zorundadır. İspat yükü borçludadır. Ancak, senede “...” v.eya “..” kaydı yazılmışsa bu kayıtların aksinin savunulması  senedin  talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlamak yükümlülüğü  altına girer. (YHGK'nın 17.12.2003 gün 2003/19-781 esas, 2003/768 karar sayılı ilamı)  Senette malen kaydı bulunmaktadır.Davacı ,senette malen kaydı bulunmasına rağmen  davalının kendisine mal teslimi yapmadığını,davalı da ortaklık sözleşmesi gereği hissesine karşılık verildiğini ileri sürerek 88.000-TL bedelli senedin hisseye karşılık verileceğine ilişkin bir adet protokol ibraz etmiştir.Borçlusu davacı, lehdarı davalı olan  88.000-TL miktarlı 04/06/2018 tanzim tarihli, 30/12/2018 vade tarihli senet ile davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi ile tahsil edilmiştir.Keşideci davacı senedin bir makine alımı için davalıya verildiği ileri sürülmüş ise de; davacı senede karşı bu iddiasını aynı nitelikte kesin delil ile ispatlamak zorundadır. Açıklanan nedenlerle; ispat yükü kendisinde olan davacı iddialarını ispatlayan delil sunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d75a07604aee0b57","SID":"2b1adf6dc04a791a"}}