{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1877 Esas<br>KARAR NO:2025/764 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2019/814 Esas - 2022/257 Karar <br>TARİH:13/04/2022<br>DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:08/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 2016 ile Şubat 2019 yılları arasında kardeşi ...'ın da ortağı olduğu .... Tic- ... firması tarafından üretilen cihazların satış, reklam ve pazarlamasını yaptığını, davalı ...'un da bu satış ve pazarlamalar sonucu ürünleri satın alan müşterilerinden olduğunu, davalının daha önceleri müvekkilinden aldığı cihazın parasını ödememesi sebebi ile müvekilleri ile sorun yaşadığını ve bu sorunun sonrasında piyasada ve sosyal medyada müvekkili ve cihazlarını kötüler şekilde müvekkili firmanın itibarını ve marka değerini düşürecek karalayıcı paylaşımlarda bulunduğunu, üstelik davalının bu paylaşımının müvekkilinin iş yaptığı kişilerin de bulunduğu; müvekkilinin satış yaptığı pazarda yer alan müşterilerin grubu olan ... isimli sayfada paylaştığını,  yine davalının müvekkili firmaya ait ürünleri karalamaya yönelik eylemleriyle müvekkilinin cihazlarını yererken müvekkilinin rakiplerine haksız fayda sağladığını, davalının piyasada müvekkillerinin müşterilerine karşı da müvekkillerini kötülediğini, müvekkilleri hakkında afaki, ahlak dışı ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak gerek müvekkillerinin ticari itibarını gerekse de şahsi itibarlarını zedelemeye çalıştığını, davalar karara bağlanmamışken davalı yine müvekkilinin faaliyet gösterdiği konu ile ilgili çeşitli mecralar üzerinden sanki bu davalar sonuca ulaşmış gibi müvekkili ve müvekkilinin firmasını suçlayıcı, karalayıcı paylaşımlar yaptığını, yine davalının sektör içerisinde de müvekkilleri aleyhine pek çok karalayıcı ve asılsız şeyler söylediğini, davalının bu haksız eylemleri sebebi ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespitinin müvekkili tarafından yapılmasının şu aşamada mümkün olmadığını, çünkü müvekkilinin davalının haksız rekabet oluşturan bu davranışları sebebi ile hangi müşterilerinin davalı veya davalının birlikte çalıştığı firmalar ile çalışmaya başladığını belirleyemediğini, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile davalının haksız rekabetinin men’ini; davalının bu haksız rekabet eylemleri nedeni ile müvekkilinin uğramış olduğu zararlar sebebi ile bilirkişi incelemesi neticesinde zararın tespiti ile birlikte arttırılmak üzere şimdilik 1.000- TL maddi, 10.000-TL manevi tazminatın davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle;Cevap dilekçesinde belirttiği adreste güzellik salonu işletmecisi olduğunu, kendisinin güzellik salonlarına cihaz-makine-ekipman vs. satışları yapmadığını, davacı ...'ın açmış olduğu haksız rekabet iddiasını kabul etmediğini, ...-... ile bir arkadaşı vasıtası ile tanıştığını ve kendisinden işletmiş olduğu güzellik salonuna ... model ... cihazı almak amacıyla bir araya geldiklerini, yapmış oldukları karşılıklı görüşmede... modeli lazer epilasyon cihazının Türkiye'de tek üretici ve tek yetkili satıcısı olduğunu beyan ettiğini, İstanbul Anadolu Yakası Kavacık bölgesinde 3 bin dönüm üzerine kurulu cihazları üretmeye yönelik fabrikalarının olduğunu 300 personel ile hizmet ettiklerini tüm kontrollerin ise makine mühendisi olan kardeşi ...'ın sorumluluğunda gerçekleştiğini sözlü olarak beyan ettiğini, cihazın yüzde yüz yerli üretim olduğunu, sadece microbar olarak adlandırılan diot'un Amerika'dan ... firmasından temin ettiklerini, sözlü beyanlarına inanarak anlaşmayı karşılıklı olarak imzaladıklarını senetli ödemelerine başladığını, ancak almış olduğu cihazın ilk haftasında arıza yaptığını ve teknik servis altında müdahele ettiklerini, altı(6)ay içinde toplam 4 ayrı cihazın garanti kapsamında diye değiştirildiğini, davacı ile sorunlar yaşamaya başladıklarını, son getirdikleri cihaza müdahele edemeyeceklerini ve cihazın arkasında bulunan plakada teknik servisin adresi olduğunu bundan sonra sizinle o firma ilgilenecek diyerek yarı yolda bırakıldığını, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesine ticari satımdan kaynaklanan dava açtığını, dosya numarasının 2020/29 olduğunu, açtığı dava sonrası davacının eski eşini arayarak tehditlerde bulunduğunu, davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 13/04/2022 tarih ve 2019/814 Esas - 2022/257 Karar sayılı kararında;\"Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava,  davacı tarafça davalı aleyhine açılan haksız rekabetin tespiti,  haksız rekabetin men'i, davalının haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacı taraf, davalının eski müşterisi olduğunu, davalının piyasada ve sosyal medyada davacının cihazlarını kötüler şekilde itibarını ve marka değerini düşürecek karalayıcı paylaşımlarda bulunduğunu, davalının bu haksız eylemleri sebebi ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespitini, haksız rekabetin men'ini, davalının haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf, davacının sattığı ürünlerin ayıplı olması nedeniyle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/29 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davacının kendisini tehdit ettiğini, davacının yanıltıcı eylemleri nedeniyle davacıdan aldığı cihazlarda sorunlar yaşadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 12/07/2019 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/29 Esas sayılı dosyasının celp edilip incelenmesinde; davacısının huzurdaki davada davalı olan ... olduğu, davalısının huzurdaki davada davacı olan ... olduğu, davanın takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yasal süresi içinde talepte bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın  2019/95590 Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davalının müşteki olarak yer aldığı, davacının şüpheli olarak yer aldığı, soruşturmanın konusunun hakaret ve tehdit hususlarında olduğu, soruşturmanın devam ettiği anlaşılmış, huzurdaki davanın neticesine bir etkisinin bulunmayacağı kanaatine varılarak yargılamaya devam olunmuştur.Davacı tanığı ... mahkememizin 13/01/2021 tarihli duruşmasında;\"Ben Türkiye de güzellik salonlarının clup sisteminin ilk kurucularından bir tanesiyim, ...'ı da bu sektörde olduğundan tanırım, ...'ı da ...'ın abisi olması nedeniyle tanırım, davalı ... ile yüz yüze hiç tanışmadık ancak Şişli de güzellik merkezi olduğunu sosyal medyadan biliyorum, davalıyı da sosyal medyadan tanırım. Davalı ... sosyal medyada bu sektörde ki iş yapan firmalarla talebi doğrultusunda kendisine mal ve hizmet sunulmaması halinde bu firmaların sosyal medya hesaplarına olumsuz yorumlar yazarak daha sonra geri çekilmektedir,  davacı ... Facebook'ta estetisyenler cihaz paylaştı, bu cihazı reklam amaçlı olarak paylaştı, davalı bu paylaşımı üzerine facebook'ta bu kişiden cihaz alınmaz, teknik servis hizmetini sağlamıyor gibi yorumlar yazıyor ayrıca davacının uygun fiyattan sattığı sektörde ki bayanlarla ilgili yine facebook'ta ... bu bayanla yattığı için ona uygun fiyata veriyor, sana pahalı fiyata veriyor diye yorum yaptığını bizzat gördüm ayrıca müşterileri telefonla arayıp olumsuz yorumlarda bulunduğunu biliyorum, davalı iş yaptığı bütün sektörde ki firmalarla davalı olmuştur, almış olduğu cihazın taksidini ödememek için cihazdan memnun olmadığına dair bahaneler uyduruyor, bu konuda da sosyal medya üzerinden dayanağı olmayan haksız ve yanlış bilgiler içeren hakaret içerikli olumsuz yorumlarda bulunuyor,Davalı sektör de kendi lehine fiyat indirimi veya taksit talepleri karşılanmadığı takdirde bu talebi karşılamayan firmalar hakkında sosyal medya da olumsuz yorumlar yapar, kendi menfaati olan firmalar lehine yorumlar yapar ayrıca kendi menfaatine olan firmalara potansiyel müşterileri yönlendirme de bulunur, davacının satmış olduğu cihazlarla ilgili olarak davacının sosyal medyada yaptığı reklam amaçlı paylaşımların altına bu cihazı ... almayın, teknik servisi yok, gibisinden yorumlar yapıyor ayrıca bu cihazı ... almayın diyerek haksız olarak cihazı kötülüyor\" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ...  mahkememizin 13/01/2021 tarihli duruşmasında;\"ben yaklaşık 3 yıldır davacının şirketinde çalışıyorum davalı firmamızın müşterisi idi, bizim cihazımızı kullanıyordu, halada kullanıyor olabilir.Davalı ile yaklaşık 2,5-3 yıldır tanıyorum o tarihten beri davalı müşterimizdir. İlk başlarda herhangi bir sorun çıkarmıyordu ancak bir süre sonra ödeme sıkıntısı yaşamaya başladı, davacı şirket yapılmayan ödemelerle ilgili hukuk departmanını yönlendirme yaptıktan sonra davalının borçları icraya aktarıldı.Davalı bu aşamadan sonra sıkıntılar çıkarmaya başladı.  Davacı şirketi diğer müşterilerine kötülemeye başladı, sosyal medyada reklam amaçı yaptığımız paylaşımların altına bu firmadan almayın, bunlar dolandırıcı, cihazı kendileri üretmiyor gibi kötülemeye yönelik yorumlarda bulunuyor. Ayrıca müşterilermize hizmet vermek için kullandığımız ortak bir watshp grubumuz vardı, bu watshp gurubunda numalarını gördüğü bazı müşterilerimizi arayarak firmamızı kötülemiş bu müşteriler bana dönüş yaparak bu bilgilendirmeyi yaptılar, aynı şekilde benide arayarak çalıştığım firma ile ilgili dolandırıcı, kendileri üretmiyorlar gibi  bazı karalama içeren beyanlarda bulundu, davalının sosyal medya reklamlarımıza yapmış olduğu asılsız ve karalayıcı ithamlar nedeni ile satışlarımız olumsuz etkileniyor bu yorumları gören potansiyel müşteriler firmaya karşı olumsuz kanaat ediniyordavalı çalıştığım şirketi kötülerken yazmış olduğu yorumlarda da,  insanları arayarak bulunduğu beyanlarda cihazı çalıştığım firamadan alamamaları bu cihazın üretenin ...'ın olduğunu ondan  almaları şeklinde yönlendirmelerde bulunuyordu, yakın tarihlerde de bu şekilde beyanlarının devam ettiğine şahid oldum\"şeklinde beyanda bulunmuştur. Mali Müşavir bilirkişi ..., haksız  rekabet  konusunda uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ... tarafından sunulan 07/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\"Davalının sosyal medya paylaşımlarındaki ifadeleri; müşteri eleştirisi, şikayeti olarak değil; TK m. 55/1-a-1'de gösterilen, davacıyı veya davacının mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek olarak değerlendirildiği, Maddi tazminat talebi somutlaştırılmadığı, fiili zarar veya yoksun kalınan kazanç konusunda  açıklamada bulunulmadığı, davalının eylemleri ile bunlar arasındaki uygun illiyet bağı gösterilmediği,Davalının eylemlerinden kaynaklanan davacının uğradığı maddi zarar tespit edilmediği, Davalının fiillerinin haksız olduğu, Haksız rekabetin men’i talebinin şartlarının oluştuğu, Davacı yanın 2019 yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde Net Satışının 68.000,00 TL olduğu, davacının 2019 yılında -60.946,95 TL zarar ettiği, Davacının maddi zararının dosyadaki veriler ile  tespit edilmediği (talep: 1.000 TL),  Davacının manevi tazminat talebinin mahkemenizce değerlendirilebileceği  (talep: 10.000 TL) sonuç ve görüşüne vardığı\"  şeklinde görüş bildirmişlerdir.Mali Müşavir bilirkişi ..., haksız  rekabet  konusunda uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ... tarafından sunulan 03/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; \"Davalının eylemleri nedeniyle yoksun kalınan kazancın belirlenmesinde, davacının müşteri kitlesinin uzmanlık bilgisi gerektiren bir sektörde faaliyet gösteren, alan bilgisine sahip tacir veya esnaf sıfatında oldukları; davalının benzer eylemlerinin sektörde bilinir olduğuna ilişkin tanık ifadesi; davacının ticari defter kayıtları dikkate alındığı, Buna göre, davacının ticari defter kayıtlarındaki, 2018 yılında, Dönem içinde satın alınan emtia, Dönem içinde elde edilen hasılat tutarları dikkate alındığında 2019 yılında Net satışlar, Satışların maliyeti,bilgilerine göre, davalının eylemleri nedeniyle davacının yoksun kaldığı kazanç tutarının NET 1.000 TL olarak belirlenebileceği görüşüne varıldığı,  Davacının maddi zararının, yoksun kaldığı kazanç tutarı kapsamında NET 1.000 TL olarak belirlenebileceği (talep: 1.000 TL) sonuç ve görüşüne vardığı\" şeklinde görüş bildirmişlerdir. 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin hükümlerinin amacının, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğunun ve rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı bulunduğunun açıklandığı, somut olayda haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülen eylemlerin \"davacıya ait cihaz tanıtımlarının yer aldığı içerikler ile faaliyet gösterdiği konu ile ilgili çeşitli mecralar üzerinde ısrarlı şekilde suçlayıcı, karalayıcı paylaşımlarda bulunmak\" şeklinde olduğu, düzenlenen denetime ve kanaat edinmeye elverişli dosya kapsamına uygun bulanan bilirkişi heyet raporu ile davacının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği ve davanın net zararının 1.000,00-TL olarak belirlenebileceğine yönelik raporu doğrultusunda Davalının haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile davalının haksız rekabetinin men’ine, Davalının haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın, davalının haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; Manevi  zarar,  malvarlığında bir azalmayı  değil  ve fakat  kişilik  haklarına  vaki  tecavüz  nedeniyle  bir  kimsenin duyduğu cismani  ve  manevi  acı  ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. TBK'nın 58. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Bu yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın kişilik haklarını ihlal ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalının davacıya ait cihaz tanıtımlarının yer aldığı içerikler ile faaliyet gösterdiği konu ile ilgili çeşitli mecralar üzerinde ısrarlı şekilde suçlayıcı, karalayıcı paylaşımlarda bulunduğu, bu paylaşımlarının içeriğinde davacı hakkında \"sahtekar, dolandırıcı şahıslar\" şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, dinlenen tanık anlatımlarının da bu hususu doğrular mahiyette olduğu anlaşılmıştır. TBK'nın 56 maddesi hükmüne göre zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün niteliği ve bir ceza olmayıp, mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiş olması, zarar görenin zenginleşmemesi ve zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekleri, olayın oluş şekli, kusur durumu, davacının uğradığı zarar ve davalı tarafın fiilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle hak ve nesafet kuralları uyarınca takdiren davacı için 5.000,00-TLmanevi tazminat takdir edilmek suretiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,''1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;a)Davalının haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile davalının haksız rekabetinin men’ine,b)Davalının haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,c)Davalının haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle 5.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı istinaf dilekçesinde özetle; hakkında açılan davayı kesinlikle kabul etmediğini, davacı tarafından şahit gösterilen ...'nun kendisini tanımadığını karşılıklı tanışmadıklarını yazılı olarak beyan ettiğini, ancak şahit ... ile 2016 yılından itibaren tanıştıklarını, kendisi ile büyük bir problem yaşayarak tabiri caizse kanlı bıçaklı hasım durumuna geldiklerini, şahit konumunda bulunan ... kişiliğini, karakterini, şerefini göz ardı ederek bu davada yalancı şahitlik yaparak yalan beyanda bulunduğunu ve adaleti yanıltmak adına asılsız katılım sağladığını,Diğer şahit ... ticari satımdan sebep satış temsilcisi olarak çalıştığı dönemde tanışığını ve sonrasında arkadaşlığının başladığını, uzun süre flört ettiklerini, sevgili olduklarını, hatta bir dönem aynı evde yaşadıklarını, birlikteliğinin sorunlu problemli bir şekilde sona erdiğini ve kendisinden sonra davacı ... ile birlikteliğinin başladığını; ham patronu hem sevgilisi olan davalı tarafa göz göre göre bunu tarafına zarar vermek için yalancı şahitlik yaptığını; hem kendi namusu ve şerefini hiçe sayarak yalan beyanda bulunduğunu hem de adaleti yanıltmak adına yalancı şehitlik yaptığını,İleri sürerek, hakkında açılan davayı ve şahitlerin yalan beyanlarını kabul etmediğini, davanın reddini ve kapatılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; haksız rekabetin tespiti ve men'i, haksız rekabet eylemi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta Mahkemece davalının sosyal medya hesaplarında davacı aleyhine yaptığı paylaşımlar sebebiyle eyleminin TTK'nın 55/1-a maddesinde düzenlenen haksız rekabet haline uyduğu gerekçesi ile haksız rekabetin tespiti ve men'ine, davacı lehine maddi ve manevi tazminat takdirine karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının yalan tanıklık yaptıkları iddiası ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı tarafından davacı tanıklarının yalan tanıklık yaptıkları iddia edilmiş ise de, HMK 255 maddesi uyarınca yargılama sırasında bu yönde bir iddiada bulunmadığı gibi buna ilişkin somut delil sunularak ispat edilmemiş ve yalan tanıklıktan yargılanarak ceza aldıklarına dair kesinleşmiş bir ilam da sunulmamıştır. Bu durumda HMK'nın 357/1 maddesi uyarınca bu iddianın istinaf incelemesi sırasında dinlenmesi mümkün değildir. Kaldı ki Mahkemece de sadece tanık beyanları değil, davalı tarafından yapılan sosyal medya paylaşımları dikkate alınarak değerlendirme yapılmış ve sonucuna göre karar verilmiş olup, davalının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 102,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 512,9‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a89321fe3c48d0aa","SID":"cc35c86f5d8cabf1"}}