{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/545 <br>KARAR NO\t\t: 2025/962<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.01.2024<br>NUMARASI\t\t: 2019/278 Esas 2024/34 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>KARAR TARİHİ\t: 20.06.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20.06.2025 <br><br>\tİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.01.2024 tarih 2019/278 Esas 2024/34 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. <br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacılar vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davalı Şirketin 2005 yılında ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi unvanı ile kurulduğunu, kurucu ortaklarının ... ve ....olduğunu, şirkette muhtelif dönemlerde pay devirleri yapılmış olup aynı zamanda unvan değişikliği de yapıldığını, buna göre davalı şirketteki son pay dağılımının; .....: 430.000/34.101 paya sahip %7.9, .... 430.000/34.101 paya sahip % 7.9, .... 430.000/293.596 paya sahip, %68.2, ... 430.000/68.202 paya sahip  % 15.8 şeklinde olduğunu, ...şirketinin öncelikle anne ve kız arasında kurulan ve en başından beri aile şirketi vasfı ağır basan bir şirket olarak süregeldiğini, davacılar... ve .....'nun şirketin büyük ortağı olan ...’nun çocukları olduğunu, zaman içinde şirket hisselerinin .... ve kızı... ve...’na geçtiğini, ...’nun şirkette hissesinin kalmadığını,  davalı ortaklığın 2017-2018 yılı genel kurulunu halihazırda yapmadığını, uzun süreden beri kâr dağıtımı yapmadığını, müvekkilleri adına şirketin diğer müdürleri olan .... ve .....'a şirketle ilgili bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasıyla ilgili .... 27. Noterliği'nin 01.04.2019 tarih 06287 yevmiye numaralı ihtarnameyle, şirkete ilişkin 2017 ve 2018 Olağan Genel Kurul toplantılarının bu toplantılar için kanunda öngörülen yasal süre geçtiği halde neden yapılmadığı ve bazı bilgilendirme talebinin ihtar edildiğini, ihtarnameye verilen cevapta, müvekkillerinin ortaklık sıfatının bulunmadığının iddia edildiğini, davalı şirketin davacı müvekkiller açısından devam etmesinin doğruluk ve güven kurallarına göre kendilerinden beklenememesi nedenine dayalı olarak TTK 636/3 uyarınca haklı nedenle feshedilmesi, TTK 636/3 uyarınca mahkemece bu istemin kabul edilmeyerek yerine müvekkillerin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi halinde ise müvekkil davacıların davalı şirketteki esas sermaye paylarının gerçek değerinin dikkate alınarak karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>\tCEVAP : Davalı vekili,  davalı şirket aile şirketi olup, şirket sermayesi hakim ortak olan ve davacıların babası ... tarafından sermaye konularak kurulmuş olup, şirkette aile dışı hissedar gözüken ...'un ise hakim ortak ...'nun evlilik dışı ilişkiden olan kızları ... ve ...'in anneleri olduğunu, hisse devrinin üzerinden üç yıl geçtiği halde herhangi bir uyuşmazlık olmadığını, davacıların da üye olduğu ve dört kişiden oluşan yönetim kuruluna davacıların katılmaması nedeni ile salt çoğunluk sağlanamadığından, genel kurul çağrısı yapılamadığını, davacıların kâr payı dağılımı talep etmedikleri karın sermayeye eklendiğini, davacıların istedikleri zaman şirket kayıtlarını inceleyebileceklerinin noter marifeti ile bildirildiğini, davacılar şirkete sermaye koymadan, hakim ortak ...'in boşanma aşamasındaki eşi...'nin payını bedelsiz devir aldıklarını, şirketin kuruluşunda tüm sermayenin hakim ortak tarafından karşılandığını, şirketi zarara uğratıcı herhangi bir işlemin bulunmadığını, şirket ve hakim ortak aleyhine açılan tüm davaların davacılar tarafından açılan haksız davalar olduğunu, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile davalı şirketin diğer ortakları arasında ailevi nedenlerden dolayı başlayıp, şirketin işleyişi ve çalışma esaslarına etkili olacak şekilde uyuşmazlık bulunduğu, iş bu uyuşmazlığın, ortaklar ve ortaklığın birlikte çaba gösterme unsurlarına aykırılık taşıyarak çekilmez bir hal aldığı, iş bu nedenle şirketin feshi için haklı sebeplerin bulunduğu, ancak şirketin fesh etmenin ekonomik ve hukuki anlamda bir faydasının bulunmayacağı, şirketin davacılar ve şirketin diğer ortakları tarafından birlikte yürütülemeyeceği tespit edilmekle 6102 sayılı TTK m. 636/3f. gereğince mevcut duruma en uygun çözüm olarak davacılar ... ve...’nun davalı şirketten çıkmalarına karar verilmesi gerektiği, mahkemece ortaklıktan çıkma talepleri  haklı görülen davacıların, ortaklıktan çıkmaları halinde ödenmesi gereken çıkma payının belirlenmesine ilişkin, davalı şirketin hissedarı olduğu dava dışı şirketin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/77 Esas sayılı dava dosyasında tespit edilen ve iş bu dosyada hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu ile mahkemece görevlendirilen ve yerinde inceleme ile değer tespiti yapılan davalı şirkete ait HES'in değeri ve davalı şirketin diğer mal varlığı değeri de dikkate alınarak, bilirkişi heyetince dava dosyasına sunulan 27/11/2023 tarihli ek rapor ve daha önce düzenlenmiş olan kök rapordaki tespitlerin ilme, hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak, iş bu ek raporda tespit edilen değerlere göre, davacıların, davalı şirketteki %7,93 oranındaki paylarına göre, her bir davacıya çıkma karşılığı ödenmesi gereken çıkma payı bedelinin 21.990.660,42-TL olduğu kanaatine varılmakla, davacıların davalı şirketin feshine dair talebinin reddine, davacıların davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Limited Şirketi'nden haklı nedenle çıkmalarına, çıkma karşılığı davacı ...'na 21.990.660,42-TL, davacı...'na 21.990.660,42-TL olmak üzere toplam 43.981.220,84-TL ayrılma akçesinin karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ:Davacılar vekili, yerel mahkemece dava dilekçesinde ileri sürülen haklı sebeplerin yeterince değerlendirilmediğini, özellikle davalı şirketin uzun yıllardır kar payı dağıtmadığı, genel kurulun uzun yıllarca toplanmadığı iddialarının doğru şekilde değerlendirilmediğini, aynı şekilde hakim ortağın evlilik dışı birlikteliği bulunduğu kadını ortak yapmasının ve şirketi şahsi husumetleri doğrultusunda yönetmesinin şirkete zarar verdiği, yapılan genel kurullarda şirketteki hakim hissedarların oy haklarını azınlığın haklarını engellemek amacıyla kullandığı iddialarının değerlendirildiğini, şirket değeri hesaplanırken şirketin iştiraki niteliğinde olan ...... Ticaret San. Ltd. Şti'nin bedelinin de hesaba dahil edilmesi gerektiğini, aynı nitelikteki taleplerle açılan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince 2019/77 E sayılı dosyadaki son bilirkişi raporundaki bedel dikkate alınarak, dava konusu şirketin değerinin ortaya çıktığını, bu davadaki bilirkişi raporuna esas alınan,  İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince 2019/77 E sayılı dosyadaki bilirkişi raporuna da itirazları bulunduğunu, müvekkillerinin çıkma payında artış meydana gelmesi halinde, karşı yan lehine usuli kazanılmış hak oluşmaması için kararda hükmedilen çıkma payına karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere güncel \"DOLAR\" kuru üzerinden davalı şirketin ... Santralinin değerinin güncellenmesi gerektiğini, çıkma payı yönünden davacılar lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. <br>\tDavalı vekili, .... santralinin şirket aktifine eklenerek ayrılma akçesinin hatalı hesaplandığını, davada karar tarihi itibariyle davacıların hisselerine karşılık olacak bedelin yani çıkma payının hesaplanması gerektiğini, işletmenin ileriye dönük faaliyetlerine dayalı bir değerleme yapılmasının hatalı olduğunu,  ilk derece mahkemesi kararı ile belirlenen ayrılma akçesinin henüz muacceliyet kazanmadığını, TTK.m.609/1 uyarınca esas sermayeye faiz işletilmesinin yasaklandığını, ayrılma akçesinin kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, faizin kesinleşme tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, karar tarihi itibariyle hesaplanması gereken şirkete ait ... santrali ileriye dönük olacak ve yanlış bir yöntem ile şirket aktifine eklenerek hisse payları oranında  davacıların her birine haksız olarak 4.353.271,43.TL fazladan ayrılma akçesi tutarı hesaplandığını, davacı başına 17.637.388,99.TL ayrılma akçesi takdir edilmesi gerektiğini, esas sermayeye faiz işletilemeyeceğini, faizin kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE:Dava, davacıların hissedarı bulunduğu davalı limited şirketin haklı sebeple feshi, olmadığı takdirde şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile davacıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, gerçek payının davalı şirtketten tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t492 sayılı Harçlar Yasası'nın 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nisbi esas üzerinden tahsil edileceği, Yasanın 28/a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin alınacağı, Yasanın 30. maddesinde de, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilmeyeceği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece hükmolunan çıkma payı, niteliği gereği nisbi harca tabi olmasına rağmen, mahkemece davacıya eksik peşin harcı ikmal etmek üzere Harçlar Yasası'nın 30. maddesi gereğince süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. ( Yargıtay 11. HD'nin 09.11.2015 tarih ve  2015/9601 E. 2015/11697 K., 11.06.2015 tarih ve 2015/2255 E.  2015/8166 K.)<br>\tKabule göre de;davacılar dava dilekçesi ile haklı nedenle 6102 sayılı TTK'nın TTK 636/3. maddesi gereğince davalı şirketin feshine, fesih talebinin yerinde görülmemesi halinde davacıların ortaklıktan çıkarılmasına ve esas sermaye paylarının gerçek değeri üzerinden çıkma payının ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş olup, şu durumda mahkemece taleple bağlılık ilkesini düzenleneyen 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesindeki hüküm gözetilmek suretiyle davacının dava dilekçesinde çıkma alacağına ilişkin faiz talebinde bulunmadığı dikkate alınarak, talebi aşacak şekilde çıkma alacağına faiz yürtülmemesi gerekirken, aksi şekilde varılan hukuki kabulle verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.   <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 20.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"012081ff9c13ea4d","SID":"95a116f98d89e207"}}