{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/678 Esas - 2025/556<br><br>T.C.<br>Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/678 <br>KARAR NO\t: 2025/556<br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t: <br>İFLAS İDARE MEMURU:1-<br>\t  2-<br>\t  3-<br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: Kayıt Kabul<br>DAVA TARİHİ\t: 18/08/2015<br>KARAR TARİHİ: 21/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2025<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>TALEP\t:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; mahkememizin ...E., ...K. sayılı ilamı ile davalı kooperatifin iflasına  karar verildiğini, davalıdan 237.811,83TL alacaklarının bulunduğunu, bu miktarın iflas masasına kaydı için yaptıkları başvurunun reddedildiğini, davalıya ait inşaatların sıva, şap, alçı, fayans ve duvar işlerinin davacı tarafından ikmali için taraflar arasında üç adet sözleşme imzalandığını, toplam ... dairenin sözleşmede yazılı işlerinin ikmal edildiğini, yapılan işlerin bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, toplam 237.811,83TL alacaklarının davalı/müflis kooperatifin iflas masasına kaydına karar verilmesini istemiştir.  <br>CEVAP\t:Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif kayıtlarında üye olarak gözüktüğünü, kayıtlarında yapılan işler karşılığında davacıya daire verildiği ve fazlaya ilişkin imalatlar için nakden ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davanın haksız olduğunu ve reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>DELİLLER\t:Davalı kooperatif hakkında iflasın açılmasına hükmeden mahkememizin ...E., ...K. sayılı (kesinleşmiş) ilamı, ikinci alacaklılar toplantısı tutanağı, sıra cetveli, taraflar arasında akdedilen 09.04.2011, 30.05.2007 ve 10.11.2006 tarihli adi yazılı inşaat sözleşmeleri, mahallinde 21.09.2016 tarihinde icra edilen keşif, bilirkişi heyetinin 12.02.2017 tarihli raporu, 11.07.2017 tarihli 1. ek rapor, 09.04.2018 tarihli 2. ek rapor, 25/04/2025 tarihli 3. ek rapor, Yargıtay ilamı, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, mahkememizin 16/05/2018 tarihli ve ... esas,  ...   karar  sayılı  ilamı  ile;  \"Davanın   kısmen  kabulüne,  buna  göre .../...<br>e-imza           e-imza<br><br>.../...110.093,00TL davacı alacağının davalı müflis kooperatifin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir.<br>Mahkememizden verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Ankara BAM 23. Hukuk Dairesi 15/12/2021 tarihli ve 2018/2251 esas, 2021/1941 karar sayılı ilamı ile; \"İstinaf başvurusun esastan reddine\" karar vermiştir.<br>Verilen kararın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 02/05/2023 tarihli ve 2022/687 esas, 2023/1559 karar sayılı ilamı ile; \"Dava iflas sıra cetvelinde kayıt kabul istemine ilişkindir. İİK'nın 235/1. maddesinin 1. cümlesi \"Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar\" hükmünü içermektedir. Anılan yasa hükmüne göre, kayıt kabul davaları on beş günlük yasal süre içinde açılması gereken davalardan olup, iflas idaresi yazı cevabında sıra cetveli ve ek sıra cetvelinin kooperatife tebliğ edilmediği bildirilmiştir. Mahkemece, sıra cetveli tebliğ edilmediğine göre, ilan edilip edilmediği üzerinde durulmalı, öncelikle ilan tarihleri sorularak davanın süresinde olup olmadığı tespit edilmeli ve davanın süresinde olduğunun anlaşılması halinde yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davanın süresinde olduğu anlaşılması halinde ise; 1163 sayılı Kanun’un 98 inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanacağından, TTK'nın 329'uncu maddesinde; belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini   temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK'nın 196'ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılmasının mümkün olabileceği hususları gözetilmelidir. Diğer yandan davacı kooperatif üyesi olmadığını belirterek yüklenici olarak davalıya ait inşaatlarda yaptığı imalat bedelininin iflas masasına kayıt ve kabulünü talep etmiş, davalı ise davacının kooperatif üyesi olduğunu ve alacağını masaya kayıt hakkı olmadığını savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda kooperatif kayıtlarında davacının kooperatif üyesi olarak yer aldığı belirtilmiş ise de bu konudaki araştırma yeterli değildir. Bu durumda mahkemece kooperatifin tüm defter ve kayıtları, hazirun cetvelleri, banka kayıtları üzerinde araştırma yapılarak davacının kooperatif üyesi olup olmadığı tespit edilmeli, kooperatif üyesi olduğunun tespiti halinde ise  yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda  ortağın ödediği sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmeli, üye olmadığının tespiti halinde ise şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş\" denilmek suretiyle mahkememiz kararının bozulmasına karar vermiştir. <br>GEREKÇE\t\t:Talep, taraflar arasında akdedilen inşaat sözleşmelerine istinaden yapıldığı bildirilen işlerin (eserin) bedelinin sıra cetveline kayıt ve kabulüne ilişkindir.<br>Taraflar arasında 09.04.2011 tarihli \"sıva, şap, alçı, fayans işleri sözleşmesi\", 30.05.2007 tarihli \"sıva, şap, alçı işleri sözleşmesi\" ve 10.11.2006 tarihli \"duvar işleri sözleşmesi\" imzalanmıştır. 09.04.2011 tarihli sözleşme ile davacı taşeron olarak davalıya ait inşaatların ... bloğunda yer alan kısımlarının, sıva, alçı, şap, dış sıva, fayans, boya işçiliğini yapmayı taahhüt etmiştir. İş bedelinin nasıl hesaplanacağı ve ödeneceği sözleşmede yazılıdır. İş bedelinin senetlerle ödeneceği kararlaştırılmıştır. 30.05.2007 tarihli sözleşmede ise davalıya ait inşaatların ... bloklarındaki sıva, alçı, şap, dış sıva, küpeşte vb. işlerin davacı tarafından yapılması kararlaştırılmış, bedel olarakda ... bloktaki ... nolu dairenin 86.350,00TL karşılığı verileceği belirlenmiş, 10.11.2006 tarihli sözleşme ile de, ... bloklardaki bodrum kat+katlar+çatı katlarında yapılacak olan duvar ve baca işlerinin yapımı üstlenilmiş, bedel olarakta ... bloktaki .../...<br>e-imza           e-imza<br><br>.../... nolu dairelerin verileceği kararlaştırılmıştır. Dosyaya getirtilen tapu kayıtlarının tetkikinde, 30.05.2007 tarihli sözleşmede iş bedeli olarak davacıya verileceği yazılı olan ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada ... parsel üzerindeki ... blok ... nolu dairenin tapusunun davacıya verildiği belirlenmiş, Mahallinde bilirkişi kurulunca yapılan inceleme neticesinde davacının ödenmeyen alacağı olarak belirlenen 196.443,00TL'den anılan dairenin bedeli olarak sözleşmede yazılı olan 86.350,00TL düşülmüş (194.443,00 - 86.350,00) bakiye ödenmeyen 110.093,00TL alacağının kaldığı anlaşılmıştır.<br> '1163 sayılı Kanun’un 98. maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. Anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için ödediği paylar ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK.nun 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür.'<br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 02/05/2023 günlü 2022/687 E., 2023/1559 K. sayılı kararında;\"... Bu durumda mahkemece kooperelifin tüm defter ve kayıtları, hazirun cetvelleri, banka kayıtları üzerinde araştırma yapılarak davacının kooperatif üyesi olup olmadığı tespit edilmeli, kooperatif üyesi olduğunun tespiti halinde ise yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda ortağın ödediği sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmeli, üye olmadığının tespili halinde ise şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi ...\"denilmektedir. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama  ile hükme esas alınan bilirkişi ek raporu ile Her ne kadar davacı kooperatif ortağı olmadığını ileri sürse de dosyaya kazandırılan hazirun cetvellerine, çağrı yazılarına ve tutanaklara göre ...'nin kooperatif ortağıdır. Kooperatifçe genel kurullara çağrılmış ve kendisi de bu toplantılara asaleten katılmıştır. Dolayısıyla taraflarca kooperatif ortaklığı benimsenmiş bulunmaktadır.Hiçbir sözleşmede, verilmesi kararlaştırılan daireler için bu dairelerin ortaklık şeklinde verileceği açıklanmamakla birlikte, davalı yüklenici kooperatif tarafından ortaklığa alınmış, genel kurul toplantılarına çağrılmış ve kendisi de genel kurul toplantılarına katılarak ortak gibi davranmıştır. İş bu sebeple davacının kooperatif üyesi olduğu kabul edilerek ortağın ödediği sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği gözetilerek davanın reddine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70TL harcın mahsubu ile bakiye  587,70TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.21/05/2025<br><br>Katip\tBaşkan<br>e-imza         \te-imza<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3f93a14bcf75040","SID":"16f4c36fc043e0b7"}}