{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/41 - 2025/926<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/41 <br>KARAR NO\t: 2025/926<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t               :04/10/2023<br>NUMARASI\t:2021/1051 Esas - 2023/538 Karar<br><br>DAVACI\t:MAYA SAAT VE AKSESUAR TİC. LTD. ŞTİ. - 0613073242071321 - Gayrettepe Mah. Yıldız Posta Cad. Emel Sitesi A Blok No:14 K:4/401 Beşiktaş/İSTANBUL<br>VEKİLLERİ\t:Av...<br>\t:Av...<br>DAVALI\t:TRANS AVUSTURYA ULUSLAR ARASI NAKLİYAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ -0859053356300018 - Yeni Cami  Adnan Menderes No:33/101 Adapazarı/SAKARYA<br>VEKİLLERİ\t:Av...<br>\t:Av...<br>DAVA\t:İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t:06/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t:15/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :20/05/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile yurt dışından satın alınan saatlerin Türkiye'ye taşınması hususunda anlaşmaya varıldığını, gümrük işlemleri sırasında yapılan incelemede bu anlaşma kapsamında taşınan ürünlerin bir kısmının mevcut olmadığının tespit edildiğinin ve bu sebeple davacı aleyhine Gümrük Kanunu uyarınca idari para cezaları uygulandığını, idari para cezalarına karşı yargı nezdinde yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının ve idari para cezalarının ödendiğini, davalının kusurundan kaynaklı bu idari para cezalarından sorumlu olduğunu, yapmış oldukları ödemelerin rücuen davalıdan tahsili talepli icra takibine giriştiklerini, takibin itiraz üzerinden durduğunu belirterek itirazın iptalini ve takibin devamını  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, taşıma sürecinde kolilere kendilerinin ya da çalışanlarının müdahil edenin olmadığını, kolilerin kapatılmasının ve bantlanmasının tedarikçi firma tarafından yapıldığını, kendilerine kusur isnat edilemeyeceğini, sorumluluk kabul edilse dahi CMR hükümleri gereğince sorumluluğun belirli bir miktar ile sınırlı olduğunu, Gümrük İdaresince kesilen cezalar sebebi ile kendilerine rücu edilemeyeceğini, bu cezalar sebebi ile yapılmış yargılamanın kendilerine ihbar edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşıyıcı sınırlı sorumluluktan yararlandırılamayacağı, huzurdaki uyuşmazlık taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağına ilişkin olmadığını, davalı taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, azami özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, transit rejiminin taşıyıcının sorumluluğuna etkisi değerlendirilmediğini, yerel mahkemece yapılan değerlendirme eksik ve hatalı olup bu sebeple, hükmolunan yargılama giderleri ve vekalet ücreti de hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın tümüyle kabulü ile yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete kusur izafe edilemeyeceğini, davalı şirketin taşıma işinden doğan sorumluluğu sınırlı sorumluluk niteliğinde bulunduğunu, somut olayda davalı müvekkil sadece taşıyıcı sıfatını haiz olup taşınan malın tedarikçi ile kendi aralarındaki anlaşmaya uygun olup olmadığını denetlemek sorumluluğu kapsamında bulunmadığını, davalı müvekkil şirket, taşıma konusu emtiayı usulüne uygun şekilde ve güvenlik mührü ve streci tamamlanmış haliyle teslim almış olup güvenlik aparatlarında herhangi bir tahribat meydana gelmeden de teslim etmiş, dolayısıyla bu durum karşısında davacı yanın söz konusu talebini davalı müvekkil şirkete değil, tedarikçi şirkete yöneltmesi gerektiği sabit olup davalı müvekkil şirketin, davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yanın davası sebepsiz zenginleşmeye ve mükerrer tahsilatlar yapmaya matuf olup ilk derece mahkemesince verilen karar usule ve yasaya uygun bulunduğunu beyan ederek, davacı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2023 tarih, 2021/1051 Esas - 2023/538 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı, davalı şirket ile yurt dışından satın alınan saatlerin Türkiye'ye taşınması hususunda anlaşmaya varıldığını, gümrük işlemleri sırasında yapılan incelemede bu anlaşma kapsamında taşınan ürünlerin bir kısmının mevcut olmadığının tespit edildiğinin ve bu sebeple davacı aleyhine Gümrük Kanunu uyarınca idari para cezaları uygulandığını, idari para cezalarına karşı yargı nezdinde yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının ve idari para cezalarının ödendiğini, davalının kusurundan kaynaklı bu idari para cezalarından sorumlu olduğunu, yapmış oldukları ödemelerin rücuen davalıdan tahsili talepli icra takibine giriştiklerini, takibin itiraz üzerinden durduğunu belirterek itirazın iptalini ve takibin devamını  talep  etmiş, davalı davanın reddini savunmuştur.<br>İlk derece mahkemesi tarafından CMR Konvansiyonunun 23. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi gereğince taşıyıcının malın zayi olması halinde sorumluluğu zayi olan gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlı olduğu, sevk mektubunda emtianın brüt ağırlığının 97,60 kg değeri ise 10.486,80 Euro olarak belirtildiği, bu haliyle brüt kilogram başına sorumluluk sınırının 107,44 Euro olduğu, taşıma konusu olan 166 adet saatten 149 adeti zayi olduğuna göre toplam brüt ağırlık esas alınarak yapılan oranlamaya göre davalının sorumluluk sınırının sigorta şirketi aleyhinde hükmolunan ve kesinleşen  9.102,49 Euro tazminat ile dolduğu, sigorta şirketinin davalının halefi olarak sorumluluk yüklendiği nazara alındığında davalıdan talep edilebilecek tazminat limiti dolmuş durumda olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak yapılan bu değerlendirme idari para cezası yönünden yerinde görülmemiştir.<br>CMR Konvansiyonu 23-(3) maddesinde; \"Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır.\" düzenlemesinin bulunduğu, <br>CMR Konvansiyonu 24. maddesinde; \"Gönderici anlaşmaya varılacak belirli bir ücret karşılığında, sevk mektubunda madde 23. paragraf 3 te belirtilen sınırı geçen bir değer beyan edebilir. Bu takdirde, beyan edilen değer bu sınırın yerine geçer.\" düzenlemesine yer verildiği,<br>CMR Konvansiyonu 23-(3) maddesinden hemen sonra maddenin 4. fıkrasında \"Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez.<br>\" düzenlemesinin bulunduğu, düzenlemenin amacının CMR Konvansiyonu 23-(3) maddesi ve CMR Konvansiyonu 24. maddesi gereğince belirlenen tazminat miktarından sonra, CMR Konvansiyonu 23-(4) maddesi gereğince \"Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde ödenir,\" düzenlemesi ile bu kalemlerin yükün belirlenen tazminat bedelinden ayrı tutulduğu olarak yorumlanmalıdır. <br>6102 sayılı TTK'daki, CMR Konvansiyonuna benzer ve paralel düzenlemeler incelendiğinde, 6102 sayılı TTK'nın 880. maddesinde tazminatın nasıl hesaplanacağının düzenlendiği, 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesinde sorumluluk sınırlarının düzenlendiği, 6102 sayılı TTK'nın 883. maddesinde ise; \"Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880 inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>CMR Konvansiyonu ve 6102 sayılı TTK'daki hükümler birlikte ele alındığında vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderlerin tazminat ödendikten sonra, tazminattan bağımsız olarak ödeneceği anlaşılmaktadır.<br>Eldeki davada, davacının 4458 sayılı Gümrük Kanunu 236-(1) maddesi gereğine ödemek zorunda kaldığı para cezasının, davalının ihmali nedeniyle davalıdan rücuen tazminine ilişkindir. CMR Konvansiyonu'nu 23. ve 6102 sayılı TTK'nın 883. maddesinde idari para cezaları ile ilgili direkt bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak ödenen idari para cezasının malın kendisinden kaynaklı bir kalem olmadığı, bu nedenle taşıma işi nedeniyle doğan diğer gider olarak kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının talebi doğrultusunda, ödenen idari para cezası belirli olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.  <br>Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2023 tarih, 2021/1051 Esas - 2023/538 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın KABULÜ ile davalının Sakarya 2. İcra Dairesi'nin 2021/9574 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, <br>b-Hükmedilen alacağın (142.598,26 TL) %20'si oranında hesaplanan 28.520,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine<br>c-Alınması gerekli 9.740,89-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.769,54-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.971,35-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>ç-Davacının yaptığı toplam 66,60-TL yargılama giderinin 1.769,54-TL peşin harç ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>d-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>f-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın kabul edilmesi nedeniyle davalıdan tahsili için hazineye müzekkere yazılmasına, <br>g-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,<br>b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>c-Davacı tarafından yapılan 738,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 162,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 900,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, <br>e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>15/05/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f48517c859e69a28","SID":"cde330d0eb9a8648"}}