{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/391 - 2025/657<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/391 <br>KARAR NO\t: 2025/657<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/522 Esas 2024/730 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24/06/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 19/02/2018 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki araç ile ...idaresindeki aracın ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, bu kazada ...'ın eşi, diğer davacılar ... ve ...'in babası olan ...'ın öldüğünü, Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun anlaşıldığını, kusurlu araca ... ... Sigorta A.Ş. tarafından kasko poliçesi düzenlendiğini, davacıların tek desteklerini davalı sürücünün kusurlu davranışları sebebiyle yitirdiklerini belirterek, eş ... için 150.000,00 TL, çocuklar ... için 150.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe ile manevi tazminat dahil 100.000,00 TL limitle sınırlandığını, davalı Şirketin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacıların manevi teminata ilişkin taleplerinin fahiş olduğunu, faizin dava tarihi itibari ile yasal faiz olması gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında müvekkilin asli ve tam kusurlu olarak gösterildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, nihai olarak hangi tarafın yeşil ışıkta geçtiği belirlenemediğinden kusurlama yapılamadığının belirtildiğini, Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/659 Esas sayılı dosyasında kazaya dair kamera görüntülerinin yer aldığını, davalıya yeşil ışık yandığını, karşı yoldan gelen trafiğe o anda kırmızı ışık yandığını, kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, talep edilen miktarın son derece fahiş olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 28/04/2023 tarihli, 2023/100 E. 2023/251 K. sayılı kararın Dairemiz 10/07/2024 Tarihli 2023/1141 E. - 2024/945 K. sayılı kararı ile davalı ... lehine kaldırılması neticesinde yeniden yapılan yargılamada mahkemece; <br>\tDavacıların eşi/babalarının ölümü nedeniyle manevi tazminat talep ettikleri, alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde tarafların eşit kusurlu olduğu, bu nedenle davacıların manevi tazminat talep edebileceği, davalı ..., davacılara 10.000 TL ödemiş ise de, yapılan ödemenin menevi tazminata yönelik olduğunun kanıtlanamadığı, istinaf kaldırma kararında belirtildiği gibi, davacılar manevi zararlarını sigorta şirketi yanı sıra davalı sürücüden talep etmiş olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından İMMS kapsamında sorumlu olunan zararın İMMS limitini aşması halinde sigortanın zarar görenlere karşı sorumlu olduğu miktarların belirlenmesinde KTK'nın 96. maddesinin uygulanacağı, mahkemece verilen karar sonrasında Sigorta Şirketinin limiti kadar, yargılama giderlerini de kapsar şekilde manevi tazminatı ödediğine dair ibraname suretinin dosyaya sunulduğu, söz konusu ibranameye göre davalı Sigorta Şirketinin davacılara 100.000,00 TL manevi tazminat, 13.450,00 TL ilam vekalet ücreti ve 282,00 TL yargılama giderleri ödediğinin anlaşıldığı, diğer davalı ... bundan yararlanacağından takdir edilen davacı ... için 90.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminattan, davalı Sigorta Şirketince sigorta limiti dahilinde ödenen 100.000,00 TL'nin düşülmesi sonucunda kalan toplam 140.000,00 TL manevi tazminat için KTK'nın 96. maddesi uyarınca yapılan hesaplamaya göre davacı ... için 52.500,00 TL, davacı ... için 43.750,00 TL, davacı ... için 43.750,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınması gerektiğinin anlaşıldığı, davalı Sigorta Şirketi tarafından ibranameye göre davacılara yapılan 13.450,00 TL ilam vekalet ücreti ve 282,00 TL'lik yargılama gideri ödemesi davalı ... için vekalet ücreti ve yargılama gideri hesabından düşülerek karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Mahkememizin 28/04/2023 tarih ve 2023/100 Esas - 2023/251 Karar sayılı ilamı davalı ... Sigorta AŞ. vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olmakla davalı ... Sigorta AŞ. yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 52.500,00 TL, davacı ... için 43.750,00 TL, davacı ... için 43.750,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,” karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur kabul etmediklerini, takdir edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafıdan verilen ilk kararda, Sigorta Şirketinin, her bir davacı için 100.000,00 TL limit ile sorumlu olacağı kabul edilerek manevi tazminatın fahiş belirlediğini, ikinci kararda aynı miktarda belirlenen tazminata ilişkin kararın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eksik inceleme ile kaldırılması sonrasında, tarafların sosyal ekonomik durumu araştırılarak, davanın tam kusuru dayalı olarak açıldığı ve yargılama sonucunda tarafların eşit kusurlu olduğu tespit edilmiş olmasına göre, bu çerçevede karar verilmesi gerektiğine ilişkin kaldırma kararına rağmen aynı miktarda tazminata karar verilerek, Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin düşülmesi ile yetinildiğini, takdir edilen manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle 64.000,00 USD ettiğini, bu miktarın TL karşılığının bugün itibariyle 2.326.400,00 TL olduğunu, ayrıca Sigorta tarafından yapılan ödemenin düşülmesine ilişkin olarak ise, Sigorta Şirketi tarafından davacılara yapılan ilk ödemenin ilk karardan sonra olduğunu ve ilk kararda ... için takdir edilen manevi tazminatın 100.000 TL olduğunu, son kararda ise takdir edilen manevi tazminatın 90.000,00 TL olmasına göre, davacılar için ayrı ayrı takdir edilen manevi tazminat miktarının uygun olmadığını, KTK’nın 96. maddesinin kanun normu olduğunu, uygulanması için mahkeme kararına ihtiyaç olmadığını, bu nedenle ilk kararda belirlenen 100.000 ve 75.000'er TL üzerinden ödemenin değerlendimesi gerektiğini, bu durumda sorumlu olunacak miktarlar ve ferilerin değişeceğini, istinaf amaçlarının yargılmayı uzatmaya matuf olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle, ölenin eşi ve çocukları tarafından TBK'nın 56/2 maddesi gereğince araç sürücüsünden ve İMMS kapsamında Sigorta Şirketinden manevi tazminat istemidir. <br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... tarafından, takdir edilen manevi tazminatın, tam kusura dayalı olarak açılan davada, kusur durumuna göre fahiş olduğundan, sigorta yönünden garame hesabının uygun olmadığından bahisle istinaf edilmiştir.<br>\tOlay tarihinde, davacıların desteğinin kırmızı ışık ihlali yaparak, kavşak içerisinden motosikleti ile seyrederek, kavşak çıkışına yaklaştığı bir sırada, karşı yönden gelen ve sola dönüş yapmak isteyen davalının, dönüş yapacağı yerin öncesinde karşı yönden gelen araçların şeridine girmesi nedeniyle, karşıdan gelen davacıların yakınının sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpıştığı,  kaza tespit tutanağı, olay anına ilişkin görüntüler ve tüm dosya kapsamından görülmüştür. Ceza mahkemesince de kazanın bu oluş şekli kabul edilerek, kazanın meydana gelmesinde vefat eden davacıların desteğinin ve davalı/sanığın eşit kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasın karar verildiği, sanık hakkındaki Ankara 57.Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2022 tarihli, 2021/187 (E) ve 2022/96 (K) sayılı kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi 2022/811\tE - 2023/33 K. sayılı kararı ile düzeltilerek onanması neticesinde kesinleştiği, UYAP sisteminden yapılan kontrolde görülmüştür.<br>\tMahkemece, alınan kusur raporunda da, kazanın ceza dosyasında kesinleşen şekilde olduğu değerlendirilerek, her iki araç sürücüsünün eşit kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından kazanın meydan gelmesinde davacının eşit kusurlu olduğu da değerlendirilmek suretiyle, davacı ... için 90.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL tazminatın uygun olduğu, ancak İMMS kapsamında Sigorta Şirketi hakkında da dava açıldığı ve ilk kaldırma kararı ile sigorta limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulan Sigorta Şirketi tarafından sigorta limiti olan 100.000,00 TL'nin zarar görenlere, yargılama giderleri dahil ödenmiş olması nedeniyle bu miktarın toplam tazminattan garame hesabı yapılarak mahsup ediliğinde, davacı ... ... (...)'ın 52.500,00 TL, ...'ın 43.750,00 TL, davacı ...'ın 43.750,00 TL bakiye zararını davalı ...'dan talep edebileceği kabul edilerek, Sigorta Şirketi hakkında daha önce verilen kararın istinaf edilmeden kesinleşmiş olması nedeniyle, ... Sigorta Şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1-Davalı vekili, garame hesabının uygun olmadığını ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan garame hesabında, davalı ...'in sorumlu olduğu manevi tazminat üzerinden, limitin tamamı üzerinden garame uygulaması yapılmış olmasına, sigorta tarafından yapılan ödemenin de davalının sorumlu olduğu zararlara karşılık, davacıların tamamına yapılmış olmasına ve ibranamede davacıların aldığı payların ayrı ayrı gösterilmemiş olmasına, bu hususta davacının da istinafının bulunmamasına göre davalının garame hesabına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>\t1-Davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 6098 sayılı TBK. md. 56/2, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, Kanun'un takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. <br>Bu çerçevede, 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda belirtildiği üzere Ölüm vuku bulmuşsa, sağlığında ölen ile davacı arasındaki münasebetin mahiyeti ve derecesi bu hususun takdirinde büyük rol oynayacağı gibi, olayın oluş şekli de, manevi tazminatın takdirinde nazara alınır. Feci bir olay ile normal şartlar altında meydana gelmiş olan olay bir tutulamaz. Bu durumda dahi manevi tazminatın amacı ve İBK ile oluşturulan ilkeler gözetilerek, ilgililerin yani failin, olaydan başka sorumlu varsa onun, mesela işletenin, istihdam edenin, ölenin, davacıların içtimai vekillerinin, tahsil ve iktisadi durumlarının göz önünde tutulması lazımdır. Olay nedeniyle zarar görenlerin sayısı da önem arz edeceğinden, bu durum da göz önüne alınmalıdır.  <br>Somut olayda, davacılar, eşini/babalarını kaybetmiş olmaları nedeniyle manevi tazminat davası açmışlar, 19/02/2018 tarihinde meydana gelen kazada, taraflar eşit kusurlu ise de, kırmızı ışıkta geçen davacıların desteğinin eylemi ağır kusur oluşturabilecek mahiyette olup, kaza tarihi, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, manevi tazminatın mamelek hukukundan kaynaklanan bir zararı karşılamaya yönelik olmaması, tarafların sosyal ekonomik durumu gözetildiğinde, kaza tarihinde vefat edenin babasının da hayatta olması ve davacının babası tarafından açılan manevi tazminat davasının da Dairemiz 2025/93 E. 2025/484 K. sayılı dosyada karara bağlanmış olması gözetildiğinde, davacı ... için 75.000,00 TL, davalı çocuklar için 65.000,00'er TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, bu durumda Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin ilk derece mahkemesi kararında kabul edilen şekilde garame hesabı (sigorta limiti X kişi başı tazminat/toplam tazminat) çerçevesinde anne yönünden 36.585,36 TL, çocuklar yönünden 31.707,32'şer TL olarak mahsup edildiğinde, davacı ...'nin bakiye 38.414,64 TL, davalı ...'in 33.292,68 TL, davalı ...'ın 33.292,68 TL bakiye manevi tazminatı davalıdan talep edebileceğinden, bu miktarlar üzerinden karar verilmesinin hak ve nesafete uygun olacağının kabulü gerektiğinden, davalının buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, ilk derece mahkemesi kararında yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç durulmasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeninden esas hakkında hüküm tesisine, buna göre, Sigorta Şirketi tarafından davacıların toplam manevi zararları üzerinden limitinin tamamı kadar ödeme yaptığından, davacılara ayrı ayrı ödemeye ilişkin bir ibra olmadığından, yapılan ödemenin, davacıların hüküm altına alınan manevi tazminata yönelik ödeme olduğu kabul edilerek, hüküm altına alınan miktarlar çerçevesinde yapılan garame hesabına göre yapılan ödeme mahsup edilerek, ilk derece mahkemesi kararından, davacının ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin karara yönelik istinafı olmaması nedeniyle kesinleşen yönler korunarak, vekalet ücreti yönünden ise ilk derece mahkemesi kararında verilen karar çerçevesinde (davacı ve davalı Sigorta Şirketinin istinafı bulunmamasına göre, her bir davacının ödeme mahsup edilmemiş olsa dahi alabileceği vekalet ücretleri 30.000,00 TL'yi geçmeyeceği nazara alınarak) Sigorta Şirketi tarafından yapılan 13.450,00 TL vekalet ücreti ödemesi, garame yapılarak davalının sorumlu olduğu vekalet ücretlerinden mahsup edilerek, davacı ...'nin vekalet ücreti alacağından 4.920,74 TL olarak, ... ve ...'in vekalet ücretlerinden 4.264,73 er TL olarak mahsup edilerek, vekalet ücreti Dairemiz karar tarihine göre belirlenerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/12/2024 tarihli, 2024/522 Esas - 2024/730 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-İlk derece mahkemesinin 28/04/2023 tarih ve 2023/100 Esas - 2023/251 Karar sayılı ilamı davalı ... Sigorta AŞ. vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olmakla davalı ... Sigorta AŞ yönünden karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... ... (...) için 38.414,64 TL TL, davacı ... için 33.292,68 TL TL, davacı ... için 33.292,68 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, <br>3-Kabul edilen 105.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 7.172,55 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olmakla, her bir davacı için ayrı vekalet ücreti takdirine, buna göre;<br>A) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, (30.000,00- 4.920,74) 25.079,27 TL vekalet  ücretinin davalı ...'dan alınarak adı geçen davacıya verilmesine; <br>B) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, (30.000,00- 4.264,63 ) 25.735,37 TL vekalet  ücretinin davalı ...'dan alınarak adı geçen davacıya verilmesine; <br>C) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, (30.000,00- 4.264,63 ) 25.735,37 TL vekalet  ücretinin davalı ...'dan alınarak adı geçen davacıya verilmesine; <br>5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her biri yönünden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı lehine ayrı vekalet ücreti takdirine, buna göre;<br>A) Davacı ... yönünden reddedilen tutar üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>B) Davacı ... yönünden reddedilen tutar üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>C) Davacı ... yönünden reddedilen tutar üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>6-Davacıların karşıladığı 349,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinden, davalı Sigorta Şirketi tarafından davacılara ödenen 282,00 TL'nin düşülmesinden sonra kalan 67‬,00 TL yargılama giderinin kabul / talep oranına göre hesaplanan 30,52 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, geri kalan 36,48 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davalı ...'ın karşıladığı 264,50 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin, ret / talep oranına göre hesaplanan 144,01 TL'sinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine, geri kalan 120,49 TL yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,<br>8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>II- Davalı ...  tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine,<br>lll-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ve 350,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 2.033,10 TL'nin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>lV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6228629db30f76c","SID":"ef1ef6a1aa1d4c01"}}