{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/27 Esas<br>KARAR NO: 2025/695<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/09/2022<br>NUMARASI: 2021/107 E. - 2022/108 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türkiye ve yurt dışında turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde A sınıfı seyahat acentesi olarak hizmet verdiğini, ... tescil numaralı “...COM” markasını kendi adına tescil ettirdiğini, ayrıca www...com.tr isimli alan adının sahibi olduğunu, faaliyetinin büyük kısmını internet aracılığıyla yürüttüğünü, davalı şirketin de kendisine ait www...com alan adlı internet sitesi üzerinden davacı ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, arama motorlarında “....com” ibaresi arandığında davalıya ait sponsorlu içeriklerin ve reklamların verildiğinin görüldüğünü, arama motoru olan Google’un tıklanma sayısına göre ücretlendirme yapan bir reklam yayınlama programı olduğunu, davalının davacıya ait “...com” markasına ait alan adını ve muadil kelimeleri reklam kombinasyonlarında kullandığının davacının sistemlerince tespit edildiğini, davalı tarafından, davacının “....com” alan adını içeren keyword (anahtar kelime) kombinasyonlarıyla reklam yapıldığı, hatta bazı zaman dilimlerinde arama sonuçlarında birinci sırayı zorlayacak kadar agresif bir bidding (teklif-fiyat verme) gerçekleştirdiğinin açık olduğunu, bu konuda İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin 2019/100 D.İş, 2019/102 Karar sayılı delil tespitinin yapıldığını, alınan bilirkişi raporu ile davalının “....com” ibaresini anahtar kelime olarak kullandığı, reklam vermiş olabileceğinin tespit edildiğini, bu durumun TTK’nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabet ve SMK’nun 29. ve 7/3-d maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının davacıya ait markanın gücünden ve tanınmışlığından haksız şekilde yaralandığını, bu durumdan ötürü müvekkilinin, müşteri ve maddi kayba uğradığını, çünkü davalı firmanın, müvekkilinin markası üzerinden reklam vermesi sebebiyle kullanıcıların müvekkilinin internet sitesine girmeleri gerekirken davalının internet sitesine girdiklerini belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı şirkete ait ''...com'' marka kelimeleri kullanılarak haksız rekabet teşkil eden eylemlerden ötürü; fiilin haksız olup olmadığının tespitine, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün menine, Google ve davalıya müzekkere yazılması, haksız rekabete konu Google Adwords hesabından kendi sitelerine ne kadarlık bir trafik yaratıldığının ve bu trafik sonucunda ne kadarlık gelir elde ettiğinin sorulması, ayrıca bilirkişilerce müvekkil şirketin markasının kullanılması sebebiyle davalının ne kadar gelir elde ettiğinin ve müvekkilin ne kadar zarar ettiğinin tespiti yapılana kadar şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine, 10.000,00 TL tutarında manevi tazminata hükmedilmesine, dava tarihinden itibaren yasal ticari faiz yürütülmesine, kararın Türkiye çapında yayın yapan gazetelerde yayınlanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkil firmanın resmi olarak 1997 yılında ticari hayatına başlamış olup, \"...\" markası ve www...com alan adıyla 2006 yılından bu yana binlerce otel ve seyahat acentesini aynı ağda buluşturan bir platform olarak hizmet verdiğini, müvekkili firmanın “...” ve “...” markalarını Türk Patent ve Marka Kurumu'nda tescil ettirerek ilgili markalarını koruma altına aldığını, aynı zamanda ticari faaliyetlerini tescilli markasına ait alan adı olan www...com adresli web sitesi üzerinden sürdürmekte olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/100 D. İş 2019/102 Karar sayılı kararında alınan bilirkişi raporunda müvekkili firma aleyhine herhangi bir tespit yapılamadığını, müvekkil firmanın “....com” şeklinde ne Google Adwords’e ne de Yandex’e reklam vermediğini, müvekkili firmanın sadece kendi markası ve haksız rekabet teşkil etmeyecek şekilde ..., otel, konaklama vb. gibi kendi faaliyet konusu ile ilgili olarak anahtar kelime şeklinde reklam verdiğini, “....com” şeklinde herhangi bir reklam vermemiş olduğunu, davacı tarafın kendi sistemlerinden müvekkili firmanın \"....com\" kelimesini kullanarak reklam verdiğini tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili firmanın davacı firmanın iddia ettiği gibi \"....com\" anahtar kelimeleriyle reklam vermemiş olup, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin  13/09/2022 tarihli 2021/107 E. 2022/108 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; \"Davanın REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ... Turizm ve Tic. A.Ş.,nin “....COM” markasının sahibi olup, markayı ... tescil numarasıyla tescil ettirdiğini , davacının  aynı zamanda www...com.tr alan adına sahip olduğunu  ve turizm sektöründeki faaliyetlerinin büyük bir kısmını bu web sitesi üzerinden yürüttüğünü, marka değerini artırmak amacıyla ciddi miktarlarda reklam ve kampanya harcaması yapılarak  markanın , bilinir ve güvenilir hale getirildiğini, davalıya ait www...com sitesinin , aynı sektörde, aynı hedef kitleye hitap ettiğini,  arama motorlarında “....com” şeklinde arama yapıldığında davalıya ait sponsor reklamların üst sıralarda çıktığını, agresif reklam teklifleriyle bu sıraların elde edildiğini, İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin 2019/100 D.İş. 2019/102 K. sayılı delil tespiti dosyasında, “....com” anahtar kelimesi üzerinden yüksek bütçeli reklam verildiği, ....com markasının reklam anahtar kelimesi olarak kullanıldığı, benzer kelimelerle reklam verilmiş olabileceği, ve davalının Google Ads kayıtlarının incelenmesine izin vermemesi nedeniyle daha kapsamlı bilirkişi incelemesi yapılamadığının tespit edildiğini, davalı şirketin, marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüz ettiğini, arama motorları üzerinde haksız rekabet oluşturacak şekilde yönlendirme yaptığını ve davacının ticari kazancına zarar verdiğini, davanın reddine ilişkin gerekçenin yalnızca bilirkişi ücretinin yatırılmamasına bağlanmasının hukuka uygun olmadığını, delil tespitiyle belirtilen hususların zaten sabit olduğunu, davalının Google Ads hesaplarının sunulmaması nedeniyle bilirkişi incelemesinin yapılamamasının da kendi sorumluluğu kapsamında kaldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini yada dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından davacı firmanın markası olan “....com” kelimesinin reklam olarak verildiği, bu hususun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/100 D. İş 2019/102 Karar sayılı kararıyla yaptırılan delil tespiti ile ispatlandığı ve bu sebeple davacı firmanın zarara uğradığından bahisle haksız rekabetin tespiti, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün meni ve maddi-manevi tazminata hükmedilmesi talep edildiği, ilk derece mahkemesi tarafından bahse konu dava reddedildiğini, dosyanın yargılama sırasındaki mevcut durumunda müvekkili firmanın iddia edildiği şekilde bir reklam vermediği açıkça belli olduğundan ilk derece mahkemesinin davanın reddi ve davacının bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş sayıldığı yönündeki gerekçesi ve hukuki tanısının yerinde olduğunu, ilk derece mahkemesince isabetli bir hukuki değerlendirmeyle gerekçelendirilerek davacı tarafın davasının reddine karar verildiğini beyan ederek,  davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, marka hakkına  tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile  maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin  “....com” markasını 2007 yılında tescil ettirdiğini ve www...com.tr alan adının sahibi olduğunu , davalının www...com adresli internet sitesi üzerinden aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, Google arama motorunda “....com” arandığında davalıya ait sponsorlu reklamların göründüğünü, bu durumun haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini beyanla  markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti , men’i, 5.000,00 TL maddi,( haksız rekabet için 2.500,00 TL  marka tecavüzü nedeniyle 2.500,00 TL)  ve 10.000,00 TL manevi tazminat  ile kararın  ilan edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin  2006 yılından beri “... Budur” markası ve www...com alan adıyla hizmet verdiğini, Google veya Yandex üzerinden “....com” ibaresiyle reklam vermediğini,  “...”, “otel”, “konaklama” gibi sektörel anahtar kelimeler kullandığını, davanın reddini talep etmiştir.  -... tescil numaralı \"....COM+Şekil\" markasının 39. ve 43. sınıflarda, 12/09/2008 tarihinde tescil edildiği,  markanın dava dışı ... Com Ltd şirketi adına tescilli olduğu, Eyüpsultan ... Noterliği’nin 22 Nisan 2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı Markalar İçin Devir Senedi sözleşmesi ile davacı şirket tarafından ... Com Ltd. şirketine  devredildiği, TPMK’na devrin 29/04/2021 tarihinde  bildirildiği, mahkemece  marka hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat talepleri yönünden davacının marka sahibi olduğu devir tarihine kadar olan süre için inceleme yapılması gerektiğinden, dava konusu dönem 01/08/2018-22/04/2021 tarihleri arasındaki döneme olarak tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/100 D.İş sayılı dosyasında;  davacı tarafça davalı şirket aleyhine 23/07/2019 tarihinde delil tespiti talep edildiği, alınan bilirkişi raporunda; talep eden tarafın Google Ads ekranında \"....com\" anahtar kelimesi girilerek yüksek bütçeli çoklu kulanım istatistiği bulunduğu, ....com anahtar kelimesinin marka olarak kullanıldığının anlaşıldığı, \"....com\" anahtar kelimesi kullanılarak yapılan reklam istatistiklerinin senelik ve aylık periyotlarda incelendiğinde, gösterim payının, daha üst konum oranı, sayfa üst kısım oranı, çakışma oranı vb. istatistiklerin değerlendirildiği, talep eden tarafın karşı tarafın markasına benzer kelimeler için reklam vermiş olabileceğinin anlaşıldığı, tarafların reklam kelimesi olarak benzer kelimeleri kullanması hususunun  kesin değerlendirilmesi için karşı tarafın kullanımında olan Google Ads istatistik kullanım ekranı üzerinde inceleme yapılması gerektiğine  bildirilmiştir. İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/04/2021 tarihli  2017/578 Esas -  2021/197 Karar sayılı dosyasında, ... Seyahat Acenteliği ve Turizm A.Ş. tarafından 25/08/2017 tarihinde ... Turizm ve Ticaret A.Ş. Aleyhine kendi markalarının davalı tarafça Google Adwords üzerinden anahtar kelime olarak kullanılarak reklam verildiği iddiasıyla dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, davalı kullanımlarının (davacıya ait tescilli markaların Google Adwords'te anahtar kelime olarak kullanılmak sureti ile ) markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; takdiren 50.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile; 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine  İstanbul BAM 16. H.D'nin  2021/2047 Esas- 2023/1355 Karar sayılı kararı ile  başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından tazminatlar yönünden temyiz üzerine Yargıtay 11. H.D'nin 11.12.2023 tarihli, 2023/6462-2023/7221 sayılı kararı ile; temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmek suretiyle  kesinleştiği anlaşılmıştır. Google Reklamcılık Ve Pazarlama Ltd. Şirketi'nden davalının kullanımlarına ilişkin verilen cevapta; ... Pazarlama Ltd. Şirketi'nin (... Reklamcılık”)  Google Ads hizmetinin sahibi ya da sağlayıcısı olmadığı, Google Ads hizmetinin Türkiye'deki kullanıcılara ... Limited şirketi tarafından sağlandığı, ... Limited ile aralarındaki sözleşme kapsamında Google Reklamcılık şirketinin, 01/04/2021 tarihi itibariyle Türkiye'de bulunan sınırlı sayıdaki bazı müşteriler için Google Ads hizmetlerinin yeniden satıcısı sıfatıyla hareket etmeye başladığı, ancak davalı şirketin Google Ads müşterisinin/reklamının kayıtlarında tespit edilemediği bildirilmiştir. Mahkemece \"davalı vekiline müvekkiline ait Google Ads istatistik ekranının ve ticari kayıtlarının bilirkişi incelemesine sunulup sunulmayacağı konusunda beyanda bulunması için 29/03/2022 tarihli duruşmada iki haftalık kesin süre verildiği,  ayrıca davalının ticari kayıtları ile Google Ads İstatistik ekranının incelenerek davacıya ait www...com alan adı ve \"...\" markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler için anahtar kelime olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu ibareler ile reklam verilip verilmediği, verilmişse arama yapanların davalının www...com internet sitesi ile ilgili kaç adet reklam gördükleri, davalı şirket için kaç adet tıklama yapıldığı, online-off line tıklama başına satış tutarlarının bu dönem için ne kadar olduğuna dair rapor alınmasına, bilirkişi ücretinin iki haftalık kesin süre içinde davacı tarafça yatırılmasına dair karar verildiği,  davalı vekilinin  12/04/2022 tarihli dilekçesi ile bu kayıtların incelenmesine muvafakat etmediklerini beyan ettiği ,  davacı tarafça süresinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yapılamadığı,her ne kadar davacı vekili davalı tarafın kayıtlarının incelenmesine muvafakat etmediği için ücreti yatırmadıklarını beyan etmişse de, davalı tarafın kayıtları sunulmasa bile mevcut dosya kapsamına göre bilirkişi incelemesi yapılacağından, davacının bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bu hali ile tecavüz iddiasının ispatlanamadığı\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi için oluşturulan 29.03.2022 tarihli ara kararlar ; 2-Davalı vekiline müvekkiline ait Google Ads istatistik ekranının ve ticari kayıtlarının bilirkişi incelemesine sunulup sunulmayacağı konusunda iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu konularda davacı tarafın beyanlarına itibar edilebileceğinin ihtarına, (ihtar yapıldı) 3-Davalı tarafça bu kayıtların incelenmesine muvafakat edildiği takdirde mahkememiz duruşma salonunda 10.05.2022 günü saat 14:30'da inceleme tutanağı düzenlenerek; - 1 BİLİŞİM UZMANI, 1 MARKA UZMANI ve 1 MUHASİPTEN oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden davalıya ait 01.08.2018 - 22.04.2021 tarihleri arasındaki ticari kayıtları ile Google Ads İstatistik ekranının incelenerek davacıya ait www...com alan adı ve \"...\" markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler için anahtar kelime olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu ibareler ile reklam verilip verilmediği, verilmişse arama yapanların davalının www...com internet sitesi ile ilgili kaç adet reklam gördükleri, davalı şirket için kaç adet tıklama yapıldığı, online-off line tıklama başına satış tutarlarının bu dönem için ne kadar olduğuna dair rapor istenilmesine, inceleme tutanağı düzenlendikten sonra bilirkişilere YERİNDE İNCELEME YETKİSİ VERİLMESİNE, bilirkişilere 1.300,00'er TL ücret taktirine, takdir edilen toplam 3.900,00 TL masrafın davacı tarafından iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına, bu süre içerisinde gider avansı yatırılmadığı takdirde, bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek dosyanın mevcut duruma göre yargılamaya devam edileceğinin kendisine ihtarına (ihtar yapıldı)\" şeklindedir. Öncelikle 3 nolu bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin ara kararın 2 nolu ara karar gereği davalı tarafından  kayıtların incelenmesine muvafakat edilmesi koşuluna bağlandığı, nitekim incelemenin sunulacak Google Ads istatistik ekranı  ve ticari kayıtlar üzerinde yapılmasına karar verildiği, davalı vekilinin ise  12/04/2022 tarihli dilekçesi ile bu kayıtların incelenmesine muvafakat etmediklerini beyan ettiği , bu durumda belge ve kayıtlar ibraz edilmediğinden 3 nolu ara karar gereği bilirkişi  incelemesi yapılamayacağından  davacı vekiline bilirkişi ücreti yatırması yönünde verilen  kesin sürenin   bir geçerliliğinin kalmadığı anlaşılmıştır.  6100 sayılı  HMK  219/1 maddesi gereği , taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.  Tarafın belgeyi ibraz etmemesi durumunda,  HMK Madde 220- (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Şeklinde yasal düzenleme getirilmiştir. Mahkemece davalı yana uyuşmazlığın çözümünde delil olan kayıtları sunması için HMK 220/1 maddesine uygun kesin süre ve 220/3 maddesine göre ihtar verilmiş ise de , ibraz edilmeme gerekçesine göre ve  belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının  kabul edebilir olup olmadığına dair değerlendirme  yapmadan doğrudan kesin sürenin amacına uygun kullanılması gerektiği gözden uzak tutularak  davacının bilirkişi incelemesinden vazgeçtiği, davanın ispatlanamadığı  kabulü ile karar verilmesi doğru  görülmemiştir. Ayrıca,  HMK  266/1  maddesi gereğince , Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Aynı yasanın devam eden maddelerinden; 278/4 maddesi gereğince ,Bilirkişinin oy ve görüşünü açıklayabilmesi için bir şey üzerinde inceleme yapması zorunlu ise mahkeme kararı ile gerekli incelemeyi yapabilir. Bu işlemin icrası sırasında taraflar da hazır bulunabilir. 291 maddesi gereğince, taraflar ve üçüncü kişiler keşif kararının gereğine uymak ve engelleyici tutum ve davranışlardan kaçınmak zorundadırlar. Keşif yapılmasına taraflardan birinin karşı koyması hâlinde, o kimse ispat yükü kendisine düşen taraf ise bu delilden vazgeçmiş; diğer taraf ise iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır. Şu kadar ki, hâkim duruma ve karşı koyma sebebine göre bu hükmü uygulamayabilir. Hükümleri ile uyuşmazlık hakkında keşif suretiyle  inceleme yapılarak yada bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek  uzmanlık gerektiren konuda rapor alınabileceği, mahkemenin ara kararında  inceleme yapılmasını  davalının belge ibrazına muvafakatine  bağlı oluşturmasının usule uygun olmadığı, somut olayda ispat yükü bulunmayan davalı tarafın diğer tarafın ispatı hakkının gerçekleşmesi için, elindeki  belgeler üzerinde inceleme ve  keşif yapılmasına katlanma zorunluluğu bulunduğu ,  bu usul hükümleri işletilerek davacının delilleri toplandıktan ve bu şekilde HMK 27 . Maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde  davasını ispat hakkı ve olanağı tanındıktan sonra esas hakkında hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı yargılama usulü ve eksik inceleme ile karar verilmiş olduğu anlaşıldığından davacının istinaf talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/09/2022 tarih, 2021/107 E. 2022/108 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd43562b356ecf2d","SID":"fd39e3f3bd641a39"}}