{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/650 <br>KARAR NO: 2025/890<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİH: 25/03/2025 (Tarihli Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/5 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili 06/01/2025 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; Karar kesinleşinceye kadar tecavüze konu \"...\" isminin davalı tarafından kullanılmamasına dair teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu tedbir kapsamında davalı tarafından \"...\" adı altında ürün satışının ve devrinin durdurulmasına, davanın kabulü ile \"...\" adının kullanımının engellenmesine/müdahalenin men'ine, Maddi tazminat yönünden fazlaya dair dava açma ve/veya tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine, Davalının kötü niyetli olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermesinden ötürü HMK 329/1 ve 329/2 maddelerinin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Hakları Hukuk Mahkemesi'nin 11/03/2025  Tarihli 2024/5 Esas Sayılı Ara Kararı İle ; İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,Davalının, ihtiyati tedbir kararının tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 6769 sayılı SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca toplam 50.000,00 TL (ellibintürklirası) nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu Mahkememize depo etmelerine,Kesin süre içerisinde teminatın depo edilmemesi halinde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılabileceğinin ihtarına,Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, \"kararı verilmiştir.Davalı vekilinin 14/03/2025 tarihli itiraz dilekçesinde;  ihtiyati tedbir tatbiki sebebiyle davalı nezdinde doğabilecek maddi ve manevi zararların tazminini talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla; 11.03.2025 tarihli ara karara itirazlar doğrultusunda koşulları oluşmadığından koyulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına; aksi kanaatte teminat tutarının azaltılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Hakları Hukuk Mahkemesi'nin 25/03/2025  Tarihli 2024/5 Esas Sayılı Ara Kararı İle ; \" davanın markaya tecavüz davası niteliğinde olduğu ; yargılamanın devam ettiği, taraflar arasındaki menfaat dengesi ve somut olayın özellikleri dikkate alındığında; bilirkişi raporuna göre inceleme yapıldığında, karşılıklı sunulan deliller kapsamında ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, davacının muhtemel zararlarını karşılamak üzere  uygun görülen teminatın yatırtılmasına karar verilmesi  dosya ve delil kapsamına uygun görülmekle, davacının sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilerek SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca ters teminat tedbirine hükmedilmesi gerektiği (İstanbul BAM 16.HD  2023/146 Esas,  2023/486 Karar sayılı ilamı, İstanbul 44. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin 21/12/2023 tarih, 2023/1763 esas, 2023/1703 karar sayılı kararı) dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ihtiyati tedbir kararının kapsamının  dosya kapsamına uygun olduğu, yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak davalı vekilinin tedbirin kaldırılmasına yönelik talebinin ve dosya kapsamında hükmedilen teminat miktarının da bu aşamada uygun olduğu\"  gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine, karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının haklılığının yaklaşık olarak dahi ispat edilemediğinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ve tedbire itiraz dilekçeleri ile beyan ettikleri üzere raporun hatalı tespitler içerdiğini,  ayırt ediciliği olmayan zayıf markaların koruma düzeylerinin düşük olduğunu, pil ve site şeklindeki zayıf işaretleri marka olarak seçen davacının sonuçlarına katlanması ve benzerlerinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmesi gerektiğini,  taraf markalarının farklı renklerden oluştuğunu,  davacı markasında şekil unsurları da bulunduğunu, müvekkilinin kullandığı ibarenin ayırt edici olduğunu,  karıştırılma ihtimali bulunmadığını, satın alma esnasında nihai tüketicinin ... ibaresinin gördüğünde karıştırılma ihtimalinin olmadığını, müvekkilinin sattığı ürünlerin ağırlıklı olarak inşaat ve ulaşım sektörüne  hitap ettiğini, nadiren de olsa robot süpürge, dikey süpürge, telsiz, masaj aletlerine uygun destek sağlıyorsa da nihai tüketicinin bilinçli olduğunu,  yalnızca İTO da yer alan faaliyet alanlarının göz önünde bulundurulduğunu, itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiğini, davacının zarara uğradığını ispatlayamadığını, zararı ihtimali bulunmadığını, SMK 159/2-c maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını beyanla itirazın reddi kararı ile tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t\t<br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 2010/18512 başvuru numaralı \"...com\" markası 35. nice sınıflamada 22.03.2010 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendiğini, bilirkişi raporunda da \"...\" ibaresi ve \"..\" ibaresi bir araya geldiğinde ayırt edici bir nitelik kazandığı ve zayıf marka olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacağının tespit edildiğini, davalı savunmalarının yerinde olmadığını, tedbir koşullarının oluştuğunu beyanla  istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava: Tescilli markadan kaynaklanan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin meni, refi, maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Davacı tarafça davalının \"...\" ibareli markasal kullanımının davacı adına tescilli \"...com\" ibareli 35. Sınıfta tescilli markasına tecavüz edildiğinin ileri sürüldüğü, mahkemece tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilerek 6769 yasanın 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedildiği, davalı tarafça 17/03/2025 tarihinde 50.000 TL teminatın yatırıldığı aynı zamanda tedbire de itiraz edildiği,  itirazın reddi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece 3. Kişilik bilirkişi raporundan alınan 13/12/2024 tarihli heyet raporunda;  davacı yana ait markanın asli unsurunun şekil unsurunda büyük harflerle yer alan “...” ibaresi olduğu, davacı yan markasında yer alan üst düzey alan adı “.com” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı, tali unsur mahiyetinde olduğu, davalı yana ait olduğu iddia edilen kullanımlarının asli unsurunun “...” olduğu, davaya dayanak markanın ihtiva ettiği “...” ibaresinin ilgili hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük olacağı düşünülebilecek ise de, “...” ibaresi ile markanın ayırt ediciliğinin artırıldığı, markanın bütün halinde zayıf marka muhteviyatında değerlendirilemeyeceği,  karşılaştırmaya tabi markanın dava konusu kullanım olan davalı yana ait ... isimli web site adresindeki “...” isimli satış hesabı ile işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği, dayanak marka ve davalı yana ait olduğu tespit edilen kullanımlarda yer alan şekil /renk farklılıklarının dava konusu marka ve markasal kullanımları birbirinden yeterince uzaklaştırmadığı, davacı yanın markasının tanınmış marka muhteviyatında olduğunun tespit edilemediği, davacı yanın markasının 35. sınıfta “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” hizmetleri bakımından tescilli olması nedeniyle davacı yanın ilgili tesciline dayanarak hangi malların satışını gerçekleştirdiğinin ortaya konulması gerektiği, davacı yana ait “...com” alan adı üzerinde 35. Sınıfta “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (pil, şarj aleti, akü vb.) malların bir araya getirilmesi hizmetleri” kapsamında kullanımlar gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, - davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yanın markasının tescilli olduğu ve kullanımlarının gerçekleştirildiğinin tespit edildiği “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (pil, şarj aleti, akü vb.) malların bir araya getirilmesi hizmetleri” kapsamında olduğu, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile davalı yana ait olduğu tespit edilen kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu beyan edilmiştir.Davacı adına 35. Sınıfta \"...com\" ibareli markanın tescilli olduğu, davalının ... da \"...\" isimli E- Ticaret satış hesabı üzerinden ürün satışı yaptığı,  davalı tarafın davacı markasının zayıf marka olduğunu,  davalı tarafça yapılan kullanımların karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da  bu aşamada davalı kullanımlarının 35. Sınıfta olduğu ve bilirkişi raporundaki iltibasa ilişkin görüşler dikkate alındığında yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu mahkemece rapora itiraz edildiği   ve yargılamayı gerektiren hususlar gözetilerek,  SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedildiği anlaşılmakla verilen tedbir kararı dosya kapsamına uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin   25/03/2025 tarih ve 2024/5 E.  Sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  19/06/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34da7e79bddb72e9","SID":"7959128a87f4af9c"}}