{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1919 Esas<br>KARAR NO:2025/799<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/06/2021<br>NUMARASI:2018/620 Esas, 2021/503 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 03.05.2015 ve 15.01.2017 tarihlerinde ...online rezervasyon sistemleri kullanım sözleşmesi ve 16.06.2015 ve 15.07.2017 tarihlerinde... Kanal Yönetim programı kullanım taahhütnamesi yapıldığı, müvekkilin sözleşmeye uygun yükümlülüklerini yerine getirdiği ancak davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve hizmet bedellerini ödemediğini, faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalıya 27.08.2018 tarihinde iadeli taahhütlü ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamede sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin ve fatura bedelleri ile cezai şartın ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, davalı aleyhine iki tane icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takiplerin durdurulduğunu, davalı itirazında, sözleşmenin yetkili kişi tarafından imzalanmadığını belirttiği,  ancak sözleşmedeki imzaların davalı şirket yetkilisi tarafından imzalandığını, davalı şirketin yetki itirazında bulunduğunu ancak sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun düzenlendiğini, yine cezai şartın da sözleşmelerde düzenlendiğini belirterek ... Sayılı dosyalarındaki takiplere yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ürgüp Mahkemelerinin yetkili olduğunu bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davacının talep ettiği hakların zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin icra takibine itiraz dilekçesi sunan davalı şirket vekiline tebliğ edilmesinin gerektiğini, taraflar arasında imzalanmış ve geçerli bir sözleşmenin olmadığını, davacının otel yetkilisi olarak iddia ettiği ...'in davalı şirkette temsil ilzama (borçlandırmaya) yetkili olmadığını, davacı şirketin 2.390 Euro bedelli bir fatura alacağının olmadığını, davacının iddia ettiği programın tek program olduğu, davacı tarafından icra dosyasına sunulan 2 sayfalık program sözleşmesinde cezai şart düzenlenmesinin olmadığını, davacının iddia ettiği tüm ceza şartların yasal olmadığını, davacının iddia ettiği faturalar, sözleşmeye dair herhangi bir yazının davalı şirkete tebliğ edilmediğini vc davalı şirket kayıtlarına işlenmediğini, sözleşmenin davacı tarafça feshedildiğini, bakiye geçerlilik süresi 16 ay iken, davacının 3 yıllık süre yönünden cezai şart talebinde bulunmasının haksız bir talep olduğunu, talep edilen cezai şart ile sözleşme edimi arasında fahiş oranda bir fark olduğunu belirterek davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, davacı şirketin %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacı şirket yetkilisi tarafından ... adına düzenlenen vekaletnamede resmi kamu kurum ve kuruluşlardaki işletme adına başvuru, itiraz dilekçelerini vermeye ve abonelik sözleşmelerini imzalamaya yönelik yetkiler verdiği başkaca verilen yetkisinin olmadığı hali hazırdaki davaya konu sözleşmelerin imzalanmasında vekaletnamedeki verilen yetkiler dışında otelin genel müdürü olduğu ve ticari vekil sıfatıyla hareket ettiği şirket yetkilisinin sözleşme imzalanması sonrası otelin bir kısım hizmetleri almaya başlamış olması nedeniyle dava dışı otelin genel müdürü konumundaki ...'in işletmeye müşteri bulma faaliyetleri kapsamında şirketin olağan işlerini yürütmeye yetkili olduğu değerlendirilerek sözleşmenin geçersiz olduğuna yönelik davalı itirazlarına itibar edilmediği, davacı şirkete ait 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerin usulüne uygun düzenlendiği mali müşavir incelemesi ile tespit edildiği, davacı şirketin 12 adet e-arşiv fatura düzenlediği, mali kayıtlardan davacı tarafından kurulan sistemin çalıştırıldığı, rezervasyon yaptırılması üzerine gerçekleşen komisyon bedellerinin tamamının ödendiği, davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair yıllık kullanım bedellerine yönelik; 13.06.2016 tarihli 885 Euro ve 13/06/2017 tarihli 750 Euro ile 13/06/2018 tarihli 750 Euro tarihli ve bedelli (... Dinamik Fiyatlama Opsiyonu Senelik Bedel açıklamalı fatura) faturaların davalı şirkete kesildiği, dava konusu yapılan faturaların davalı tarafından alındığının bir göstergesi olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin varolduğu, davacı şirketin toplam 2.775,18 Euro fatura düzenlediği ve davalı şirketin ise 384,38 Euro ödeme yaptığı ve takip tarihi itibarıyla davacının kaydi olarak 2.390,80 Euro alacağının olduğu, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturalara itiraz edildiğine dair bir bilgi yada belgenin dava dosyasında mevcut olmadığı, otel rezervasyon motoru ile otel kanal yönetimine yönelik iki yazılımın birbirlerini tamamlayan ancak ayrı ayrı da çalışabilen yazılımlar olduğu, 30.05.2015 tarih ve 15.01.2017 tarihli ...Online Rezervasyon Sistemleri kullanım sözleşmelerinin de kurulum ve senelik ücretlerinin alınmayacağının kararlaştırıldığı,...'lerde listelenmesi için yıllık 150 Euro ödeme yapacağının ilk sözleşmede yer almadığı, 16.06.2015 tarih ve 15.07.2017 tarihli ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesine yönelik sözleşmelerin ...Online Rezervasyon Sistemleri kullanım sözleşmelerinin eki ve ayrılmaz parçası olduğunun kararlaştırıldığı, 16.06.2015 tarihli sözleşmede 750 Euro yıllık ücret ve erken fesihte herhangi bir cezai şartın öngörülmediği kararlaştırılmasına karşılık 15.07.2017 tarihli sözleşmede ise online kanallardan gelen tüm rezervasyonlar için %1 komisyon oranının ve erken fesihte senelik 3.000 Euro ödemenin yapılmasının kararlaştırıldığı, ilk iki sözleşme incelendiğinde servis sağlayıcısının aracılığıyla gerçekleştirilecek rezervasyon ve konaklamalar üzerinden ücretin ödemesi ana husus olup doğrudan otelin arama motorlarına ilan düşülmesini sağlayan sistemin kullanılması asıl işin bir parçası olan tali nitelikteki bir işlem olduğu ve sözleşmelerin hukuki bir bütünlük oluşturduğu, taraflar arasında yıllık kullanım bedeline ilişkin sözleşme ve faturalar karşılaştırıldığında 16.06.2016 tarihli fatura ile bu tarihten itibaren 16.06.2017 tarihine kadarki dönem için yıllık ücret talep edilebileceği, bir sonraki dönem dikkate alındığında 17.07.2017 tarihinden itibaren davacının yıllık ücret talebinde bulunamayacağı davacının talep edebileceği ücretler 16.06.2015 tarihli cezai şart öngörülmeyen ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesinden kaynaklandığından ve cezai şartın kararlaştırıldığı sözleşme yönüyle de sadece 09.06.2016 tarih ve 5,80 EURO bedelli fatura karşılığının ödenmemesinin de sözleşmenin haklı sebeple feshine olanak sağlamayacağından cezai şart talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne,... Sayılı takip dosyası açısından yapılan itirazın kısmen iptali ile  takibin 818,30-EURO asıl alacak ve 32,73-EURO işlemiş faiz üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek aylık %5 akdi faizi oranı üzerinden takibin devamına, Cezai şart alacakları taleplerinin reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, ... Sayılı takip dosyası açısından Cezai şart alacak şartları oluşmadığından taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin yaptığı hesabın neye göre yapıldığının açık olmadığını ve taraflar arasındaki sözleşmeler ile verilen hizmetlere ilişkin fiili duruma da uygun olmadığını, bu nedenle fatura alacağı yönünden verilen kararın yerinde olmadığını, müvekkili şirketin defterlerine göre davalının müvekkiline 2.390,80 Euro borçlu olduğunu, davalıya ulaşan faturalara ilişkin davalı şirketin iade veya itirazının da bulunmadığını, senelik üyelik nedeniyle düzenlenen fatura alacaklarının aylık olarak hesaplamasının sözleşmeye aykırı olduğunu, fatura alacakları yönünden kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, davalının sözleşmelerdeki hizmete karşılık ödemesi gereken ücret edimini yerine getirmemesi üzerine müvekkili yönünden haklı fesih sebebi oluşturacağını, taraflar arasındaki alacağın likit olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, taraflar arasında imzalanan 03.05.2015 tarihli ...online rezervasyon sistemleri kullanım sözleşmesinin 10. Maddesinde açıkca cezai şartın düzenlendiğini, davalının sözlemedeki ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, Mahkemenin cezai şart alacakları yönünden red kararı vermesinin kanuna, mevcut delil durumuna ve içtihatlara aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın süresinde açılmadığını, süre yönünden reddi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin haklılığının dava dosyasında alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, ortada müvekkili şirketi bağlayan bir imzanın bulunmadığını, müvekkili şirketin borca ve ilzama yetkili kişilerinin ticaret sicil kayıtları ve imza sirküleri ile belli olduğu, iddia edilen sözleşme ya da belgelerde müvekkili şirketin temsile, ilzama yetkili kişilerin imzasının bulunmadığını, Mahkemece Euro üzerinden hüküm kurulmasına rağmen ayrıca aylık %5 akdi faize hükmedilmesinin yasal olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava İİK 67. Maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Sayılı dosyası ile, davacı tarafından davalı aleyhine 2.390,80 Euro Fatura alacağı + 1,880.76 Euro İslemiş Faiz + 3.000 Euro Cezai Şart alacağı olmak üzere toplam 7.271.56 Euro üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı vekiline tebliğine ilişkin evraka dosyada rastlanmadığından davanın İİK 67/1 maddesinde yazılı bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 6,000 Euro Cezai Şart Alacağı ( 15.01.2017 tarihli ...Online Rezervasyon sistemleri kullanım sözleşmesinden kaynaklanan 2. Ve 3. Yıla ilişkin cezai şart) ile 9.000.- Euro Cezai Şart (15.07.2017 tarihli... Hotel Kanal Yönetimi programı kullanım taahhütnamesinden kaynaklanan) alacağı olmak üzere toplam 15,000 Euro üzerinden icra takibinin başlatıldığı,  davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı vekiline tebliğine ilişkin evraka dosyada rastlanmadığından davanın İİK 67/1 maddesinde yazılı bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinafa konu uyuşmazlığın; sözleşmedeki imzaların davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, sözleşme çerçevesinde belirlenmiş hizmetlerin verilip verilmediği, alacak hakkının doğup doğmadığı, temerrüd şartlarının bulunup bulunmadığı sözleşme fesih şartlarının oluşup oluşmadığı, fatura bedellerinin ne kadar olduğu, cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı var ise cezai şart miktarının ne kadar olduğu, Mahkemece verilen kararın yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu görülmüştür.1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davalı vekili istinaf dilekçesinde, sözleşme ya da belgelerde müvekkili şirketin temsile ve ilzama yetkili kişilerin imzasının bulunmadığını ileri sürmüştür.6098 sayılı TBK'nun 40. maddesinin \"Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.Diğer durumlarda alacağın devri veya borcun üstlenilmesine ilişkin hükümler uygulanır.\"; aynı kanunun yetkisiz temsil üst başlığı altında onama haline ilişkin 46. maddesinin \"Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur.\" ve onamama haline ilişkin 47. maddesinde ise \"Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Ancak, yetkisiz temsilci, işlemin yapıldığı sırada karşı tarafın, kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, kendisinden zararın giderilmesi istenemez. Hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar saklıdır.\" düzenlemesi yer almaktadır.\"...Borçlandırıcı işlemin temsilci aracılığı ile yapılabilmesi de mümkündür. Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar (6098 s. TBK m. 40/1). Bir kişi temsil yetkisi olmadığı halde başka bir kişi adına bir hukuki işlem veya sözleşme yaparsa yetkisiz temsil söz konusu olur. Böyle bir durumda yapılan işlemin hüküm ve sonuçları temsil olunanı bağlamaz. Bu işlemin temsil olunanı bağlaması için onun tarafından onanmış olması gerekir( TBK m.46/1). Onama temsilciye veya 3. kişiye varması gerekli tek taraflı bir irade beyanı ile yapılır. Asıl işlem bir şekle bağlı olsa dahi onama şekle bağlı değildir. Dürüstlük kuralları gerektirdiğinde hareketsizlik ve susma da onama olarak kabul edilmelidir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2015, s.456)...\" (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/5025 Esas 2021/2396 Karar sayılı ilamı).Yasal düzenleme dikkate alındığında, sözleşmeden doğan alacak ve borçlar, ancak yetkili temsilci tarafından yapılması halinde temsil olunana ait olacaktır.Eğer temsilci yetkili değil ise, kendisi sözleşmeden şahsen sorumlu olur. Ayrıca bu durumda temsil olunan, icazet vermedikçe alacaklı veya borçlu kabul edilemez. Ancak temsil olunan, sonradan icazet verir yahut kendi adına yapılan hukuki işlemi benimser ise baştan itibaren hukuki işlem geçerli ve temsil olunanı bağlar.Somut davada, teknik bilirkişi tarafından yapılan tespit uyarınca da davacının sözleşmeye göre yüklendiği edimini vermeye başladığı ve davalının da hizmetten faydalandığı, davacıya bir kısım ödemelerde bulunduğu dikkate alındığında, sözleşme yetkisiz temsilci tarafından yapılmış olsa dahi,  sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nın 46. maddesi uyarınca davalı şirketçe benimsendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı vekili Mahkemece Euro üzerinden hüküm kurulmasına rağmen ayrıca aylık %5 akdi faize hükmedilmesinin yasal olmadığını ileri sürmüştür.Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile zamanında ödenmeyen faturalara aylık % 5 gecikme faizi uygulanacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre Euro borcuna aylık % 5 oranında faiz kararlaştırıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Davacı vekili istinaf dilekçesinde,  mahkemenin yaptığı hesabın neye göre yapıldığının açık olmadığını ve taraflar arasındaki sözleşmeler ile verilen hizmetlere ilişkin fiili duruma da uygun olmadığını, bu nedenle fatura alacağı yönünden verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürmüştür.Mahkemece uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporu alınmıştır.17/12/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2016, 2017 ve 2018 yılına ilişkin ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapıldığı ve defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı,  davalının defterini sunmadığı, davacı şirketin defter ve dayanaklarına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, davacı şirketin, davalıya toplam 2.775,18 Euro fatura düzenlediği, karşılığında davalının davacı şirkete 384,38 Euro karşılığı ödeme yaptığı, iade faturası düzenlemediği, davacı şirketin takip tarihi itibariyle kaydi olarak 2.390,80 Euro alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeler dikkate alındığında, davacının defter kayıtlarında bulunan rakamın değil, 818,30 Euro alacaklı bulunduğu, bunun sebebinin yıllık kullanım ücretinin sonraki sözleşme ile kaldırılmasına rağmen fatura kesilmesi olduğu, davacı defter kayıtlarına göre davalının borçlu bulunduğu ve fesih sebebi olarak görülen faturaların dayanağını oluşturan sözleşmede cezai şart kararlaştırılmamış olduğu, cezai şart kararlaştırılan sözleşmeden kaynaklanan  5.80 Euro alacağın, sözleşmenin haklı sebeple feshine olanak sağlamayacağından cezai şart talebine olanak tanımadığı, ... sayılı dosyası bakımından;818,30 Euro asıl alacak,32,73 Euro faiz olmak üzere;851,03Euro alacaklı olduğu, cezai  şart alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.23/03/2021 tarihli ek raporda, kök raporda varılan sonuçlarda bir değişiklik ortaya çıkmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Taraflar arasında 30.05.2015 ve 15.01.2017 tarihli iki adet ...Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve 16.06.2015 ile 15.07.2017 tarihli ... Hotel Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi imzalandığı, imzalanan Taahhütnamelerin İlave Bilgiler ve Şartlar başlığı altında, iş bu taahhütnamenin, Otel ile Servis Sağlayıcı arasındaki \"...Online Rezervasyon Sistemleri Sözleşmesi'nin eki ve ayrılmaz parçası olduğu belirtilmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda 16.06.2015 tarihli  ... Hotel Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesinde 750 Euro yıllık kullanım bedelinin öngörüldüğü, 15.07.2017 tarihli olanda  ise böylesi bir yıllık kullanım bedeli içermediği, gerçekleşen rezervasyonların % 1 oranında bir ücret kararlaştırıldığını, Hotel ... programının hukuki olarak bağlı olduğu ...Online Rezervasyon Sistemi Sözleşmesi ile öngörülen komisyon faturası bulunmadığı dikkate alındığında, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 30.05.2015 ve 16.06.2016 tarihli sözleşmelere dayalı olarak gerçekleşse bile 13.06.2016 tarihinden önce uygulanmadığının görüldüğünü, bu durumda taraflar arasında yıllık kullanım bedeline ilişkin sözleşme ve faturaların karşılaştırılması halinde, 16.06.2016 tarihli fatura ile bu tarihten itibaren 16.06.2017 tarihine kadarki dönem için yıllık ücret talep edebileceği, bir sonraki dönem dikkate alındığında, 17.07.2017 tarihinden itibaren davacının yıllık ücret talebinde bulanamayacağı, 16.06.2017 ile 17.07.2017 tarihleri arasında bir aylık dönem için ise 750 Euro/12  = 62.50 Euro talepte bulunabileceği, belirtilen sebeplerle davacının 13.06.2017 tarihli fatura ve 885 Euro miktarlı fatura için 750 Euro, 13.06.2017 tarihli, 750 Euro bedelli faturadan sadece 62.50 Euro borç bulunduğu, 13.06.2018 tarihli faturadan dolayı davalının borcunun bulunmadığı, sözleşme kapsamında davacının talep edebileceği tutarın 818,30 Euro olduğu hesap edilmiştir.  Bilirkişi raporunun ayrıntılı, teknik açıdan yeterli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış, Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınarak verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekili senelik üyelik sözleşmeleri için düzenlenen fatura bedelinin aylık olarak hesaplamasının sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Bilirkişi tarafından 16.06.2016-16.06.2017 tarihleri arasında sözleşmeye göre yıllık ücret bedeli hesap edilmiştir.Taraflar arasında 17.07.2017 tarihinde yeni bir sözleşme imzalanmış ve bu sözleşmede yıllık kullanım bedeli öngörülmemiştir. Dolayısıyla davacı 17.07.2017 tarihinden sonra yıllık kullanım bedeli talep edemeyecektir. Bu nedenle taraflar arasında, yeni sözleşme imzalanana kadar geçen  bir aylık dönem için (16.06.2017 ile 17.07.2017 tarihleri arasındaki) yapılan hesaplamanın yerinde olduğu değerlendirilerek davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı vekili taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde cezai şartın düzenlendiğini, davalının sözlemedeki ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, Mahkemenin cezai şart alacakları yönünden red kararı vermesinin kanuna, mevcut delil durumuna ve içtihatlara aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Davacının talep edebileceği bedellerin, 16.06.2015 tarihli ... Hotel Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesinden kaynaklandığı bilirkişi raporunda belirtilmiş olup,  bu sözleşmede cezai şart öngörülmemiştir. Cezai şartın kararlaştırıldığı sözleşmeye göre de, davacının sadece 09.06.2016 tarih 5.80 Euro bedelli fatura alacağı bulunduğu belirlenmiştir.Bahse konu faturanın bedeli dikkate alındığında, Mahkemece, bu fatura karşılığının ödenmemesinin, sözleşmenin haklı feshine olanak sağlamayacağından cezai şart talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.Davacı vekili, taraflar arasındaki alacağın likit olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece hüküm altına alınan  alacak sözleşmeye dayalı, likit bir alacak olduğundan İİK 67/2 maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece kabul edilen kısım yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile icra inkar tazminatı yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/620 Esas, 2021/503 Karar sayılı ve 22/06/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın  KISMEN KABULÜNE,b)... Sayılı  takip dosyası açısından  yapılan itirazın kısmen iptali ile   takibin  818,30-EURO  asıl alacak ve 32,73-EURO işlemiş faiz üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek aylık %5 akdi faizi oranı üzerinden takibin  DEVAMINA,c)Cezai şart alacakları taleplerinin REDDİNE, d)Kabul edilen 818,30-EURO asıl alacak ve 32,73-EURO işlemiş faiz alacağı toplamı olan 851,03 EURO'nun takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan (851,03 EURO * 7,3476 =) 6.253,03 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 1.250,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)... Sayılı  takip dosyası açısından  Cezai şart alacak şartları oluşmadığından taleplerin REDDİNE, f)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.775,37 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.159,97 TL harcın  karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE,g)Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı ile 5,20 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,ğ)Davacı tarafından yapılan posta-tebligat gideri toplamı 393,89 TL ile bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak  üzere toplam 3.393,89 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 129,68 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,h)Davalı tarafından yapılan posta-tebligat gideri toplamı 94,80  TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 91,48 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,ı)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.158,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, i)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf Giderleri Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 88,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 527,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 444,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 171,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davacı tarafından karşılanan 250,10 TL istinaf harçları ile 44,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 294,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74f12b21cd0b18cb","SID":"48bea1398a2f73cd"}}