{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1751 Esas<br>KARAR NO: 2025/852<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/05/2023<br>NUMARASI: 2022/150 Esas, 2023/106 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1998 yılında kurulduğunu, abiye giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı tarafından müvekkilinin ... (35 ve 38) numaralı tasarımına iltibas yaratacak derecede benzer ürünlerin izinsiz ve haksız olarak kullanılıp satıldığını, İzmir FSHHM 2022/39 D. İş sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını belirterek, müvekkilinin tescilli tasarımından doğan haklarına tecavüzün Tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İzmir FSHHM olduğunu, D. İş dosyasından alınan bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, ihlal koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti için tüketici kriterlerinin esas alınması gerektiğini, müvekkiline ait tespit edilen ürünlerin taklit niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, D. İş dosyası ve itirazları karşılar nitelikte mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacı tarafa ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde ... ve ... nolu tescilli tasarımların aynısının tasarım sahibinin izni olmaksızın satışa sunulması nedeniyle SMK 81/1-a maddesi gereğince tasarım hakkına tecavüz olduğu, tasarım hakkı sahibinin SMK 149/1 maddesi kapsamındaki talepleri ileri sürebileceği, dolayısı ile davalı tarafından iş yerinde ve İnstagram hesabında gerçekleştirilen kullanımların,  davacıya ait TPMK nezdinde ... ve ... numara ile tescilli tasarım haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu  bağlamda tecavüze konu ürünlerin kararın kesinleşmesine müteakip imhasına, davalı eylemi aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğinden hükmün ilanına dair karar vermek gerekmiş; -Davanın KABULÜ İLE; davalı kullanımlarının davacıya ait TPMK nezdinde ... ve ... numara ile tescilli tasarım haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu  bağlamda tecavüze konu ürünlerin kararın kesinleşmesine müteakip imhasına, -Hüküm özetinin kararın kesinleşmesi halinde Türkiye de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde; Denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, her ne kadar bilirkişi raporunda \"bilgilenmiş kullanıcı\" bakış açısına göre karşılaştırma ve değerlendirme yapıldığı ifade edilmiş ise de, müvekkil firmanın ürünleri ile davacıya ait ürünler bilgilenmiş kullanıcı nezdinde iltibas yaratmayacak kadar ayrı tasarım özelliklerine sahip olduğunu, değişik iş dosyasına itirazlarını tekrarladıklarını, bilgilenmiş kullanıcı söz konusu ürün hakkında belli bir bilgisi olan kullanıcıysa da uzman da olmadığını, Raporda yer alan \"benzerlik / iltibas\" tespitinin objektif ve somut olgulara istinat etmeyip salt bilirkişilerin göz kararlarına göre ortaya koyulduğunu, Sektöründe saygın bir konumda bulunan müvekkili firmanın geniş bir ürün yelpazesi ve müşteri portföyü mevcut olduğunu haksız rekabet oluşturacak şekilde farklı firmalara ait olan tasarımları taklit etmeye şeklinde bir eylemi söz konusu olmadığını,  taklit ve haksız rekabet iddialarının aksi iddia edilemez delillerle ispatlanması gerektiğini,Elbiseler arasında aşağıdaki teknik tasarımsal farklılıklar olmasına rağmen davanın kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE Dava, tasarıma tecavüzün tespiti, meni ve refi istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; mahkemece alınan tasarım uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi raporunda usulüne uygun karşılaştırılmasının yapılarak davalı ürünlerinin davacı tasarımları arasında genel izlenimde farklılıklar olmadığı, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer tasarım algısı oluşturacağı tespit edilmiş olmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2babf906363f927","SID":"e88a32343bcdf948"}}