{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1780 Esas<br>KARAR NO: 2025/840<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2022<br>NUMARASI: 2022/73 Esas, 2022/200 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;    müvekkilinin \"...\" markasının yüksek bir kullanıcı kitlesine sahip geniş bir kitle tarafından tanınan ve bilinen bir marka olduğunu, davalı arafça https://www...com/ ibareli internet sitesi ve https://www.../, https://www.instagram.com/.../, ibareli sosyal medya hesapları ile https://www...., https://www.... ibareli online pazaryeri satış platformu aracılığıyla aktif olarak müvekkilinin tescilli hak sahibi olduğu ve ayırt edicilik kazandırdığı \"...\" markaları ve müvekkilinin ticari faaliyetleri haksız bir şekilde birebir taklit edilerek kullanıldığını, davalının kullanımlarına ek olarak \"...\" esas unsurlu marka başvurularında bulunduğunu,  bu kullanımların  SMK ve TTK hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının, davacı markasından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;   müvekkilinin ticari hayatına son verdiğini, online satış yaptığı bütün platformlardaki hesaplarını kapattığını, bu sebeple davacının huzurdaki davaya devam etmesinde herhangi bir hukuki yararının kalmadığını, müvekkilinin ilk kullanıma başladığı 2019 yılı dikkate alındığında henüz davacının markasının \"tanınır marka\" statüsünde olmadığından davacının marka hakkından bir yarar sağlamasının olanaksız olduğunu, ayrıca müvekkilinin kullanmış olduğu logo ve marka incelendiğinde davacının markasıyla aralarında bir benzerlik olmadığını, özellikle logo yönüyle ayırt edicilik özelliğini taşıdığını, müvekkilinin kullanmış olduğu markanın tescili için 2020 yılında gerekli başvuruları yaptığını ve \"... \" markasını kısmi olarak tescil ettirdiğini, davacının itirazları neticesinde tescile ilişkin başvuru sürecinin halen devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraf markalarında aynıyet taşıyan \"...\" kelimesi ayırt edici unsur mahiyetinde olduğu, aynı ve benzer emtia ve hizmetlerde tescilli taraf markaları arasında tüketici nezdinde karıştırma ihtimali doğurduğu, celbedilen deliller ve Mahkemenin 2022/18 D.İk iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davalı markasının bu karıştırma ihtimali ile davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, tespiti yapılan tecavüz fiilinin gerçekleştirildiği internet adreslerinin ise tecavüzün devam ve tekrarını önlemek amacıyla erişimlerinin engellenmesine karar vermek gerektiği, davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 E. ve 2022/1852 K. sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalıların, davacıya ait \"...\" esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzlerinin tespiti ile, bu tecavüzün men ve ref'ine, davalıların \"...\" ibaresini markasal olarak kullanmalarının men'ine, -https://www...com/-https://www.facebook.com/h.../-www.instagram.com/ .../-https://www....com/... -https://www...com/... ibareli adreslere erişimin engellenmesine, tecavüz oluşturan \"...\" ibaresine havi basılı malzemeleri, tabela, bayrak, broşür ve tanıtım malzemelerini kullanmalarının men'ine ve ref'ine, davacının haksız rekabet davasının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet taleplerinin kümülatif olarak talep edilmekte olduğunu, haksız rekabete yönelik taleplerinin de kabulü  gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t <br>GEREKÇE:Dava, tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i  talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'ine dair talepler yönünden ret kararı verilmesinin yerinde olduğu, (Yargıtay 11.HD'nin 2024/2085 E- 2025/416 K.,  2024/1738 E- 2025/58 K.,2024/1482 E- 2025/38 K., 2019/5189-1852 E-K, 2021/89-3054 E-K sayılı kararları) anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9edc38d5213be43d","SID":"97e628b6e1d0f8ac"}}