{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/208 \t\t   ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS <br>KARAR NO\t: 2025/715\t\t              HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: DR....  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2022<br>ESAS NO\t\t: 2021/230 E 2022/769 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 13/06/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/06/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu 24/09/2018 tanzim ve 01/10/2018 vade tarihli 85.000,00 TL bedelli senet borcunun ödenmemesi üzerine Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2018/14700 E. sayılı dosyası ile davalı borçlu ... ve borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2018/14700 E. sayılı dosyasından haciz yoluyla borçluya ait araçların, Elmadağ İcra Müdürlüğü 2018/415 Tal. Sayılı dosyası satış sonrası 21.550,00 TL tahsilat yapıldığını, müvekkilinin talebi üzerine Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14700 E. sayılı dosyasına 07/10/2019 tarihli dilekçe ile ''dosya borçlusu ... hakkındaki alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla ve yeniden icra takibi yapma haklarını saklı tutarak mevcut icra takibinden vazgeçtiğini'' içeren dilekçe yolladığını, bu kapsamda borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından alacağının tahsili amacıyla Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13868 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine önceden ödenen bir kısım alacağın mahsubu ile icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalı vekili, davacı yanca yasal süresi içerisinde dava açılmadığını, müvekkili tarafından ödeme yapılarak icra dosyasının kapatıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ödeme iddiasının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf eden-davalı vekili tarafından;<br>Mahkemece iş bu davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı hususunun gözden kaçırıldığını, icra dosyasının ödeme ile kapatıldığını, feragat harçlarının yatırıldığını, takipten önce müvekkili tarafından bir kısım ödemeler yapıldığı da gözetilerek bu hususun yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık dinlenmemesinin doğru olmadığını, ayrıca Ankara CBS’nin 2019/186539 soruşturma sayılı dosyası kapsamında düzenlenen iddianamede davacı hakkında tefecilik suçu ile ilgili kamu davasu açıldığını, yargılamanın Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1082 E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, iş bu dava konusu senedin de soruşturma kapsamında olduğundan bu dosyanın sonucunun beklenmemesinin de hatalı olduğunu bildirerek başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık taraflar arasındaki bono nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, bonodan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2019/13868 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinden, alacaklısının ..., borçlusunun ... olup takip miktarının 72.994,74 TL olduğu, takip dayanağının 01.10.2018 tarihli 85.000,00 TL bedelli bono olduğu, ödeme emrinin borçluya 23/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 28/12/2019 tarihinde borca ve ferilerine süresinde itiraz edildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı yanca iş bu davadan önce Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin  2020/270 Esas sayılı dosyası üzerinden 16/03/2020 tarihinde vaki itirazın kaldırılması talepli dava açıldığı, bu davanın Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/270 Esas 2020/552 Karar sayılı kararıyla reddedildiği, davacı yanca red kararından sonra iş bu itirazın iptali davasının 05/04/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Uyuşmazlığa konu dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, bu davalar yönünden hak düşürücü sürenin başlangıcı, kanun lafzına göre ödeme emrine itirazın alacaklı veya vekiline “tebliğ\"dir.<br>Takip konusu alacak İİK’nın 68.ve 68-a maddelerindeki belgelerden birine dayanmaktaysa, alacaklı dilerse icra mahkemesinde itirazın kaldırılması, dilerse mahkemede itirazın iptali davası açma (m.67) yoluna gidebilir. Ancak yeri gelmişken belirtmek gerekir ki, alacaklı seçim hakkını mahkemede dava açmak suretiyle kullanmışsa, bu defa dava derdest iken bunu olduğu gibi bırakarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılması yoluna başvuramaz. Hatta evvelce icra mahkemesine başvuran alacaklı, sonra mahkemeye başvurarak itirazın iptali davası açmışsa, bu davanın derdest olduğu sırada, tekrar icra mahkemesine dönerek ilk müracaatını yineleyemez. Bununla beraber önce itirazın kaldırılmasını talep eden alacaklı, bu yolu bırakarak itirazın mahkemede iptalini isteyebilecektir (Değnekli, A.: İtirazın İptali Davası, Ankara 2013, s.79).<br>Hem itirazın iptali davası, hem de itirazın kaldırılmasında kanun koyucu hak düşürücü süreler öngörmüş olup, bu süre itirazın kaldırılması için altı ay (m.68, 68-a), itirazın iptali davası için bir yıldır (m. 67). Her ikisinde de süre ödeme emrine itirazın alacaklıya veya vekiline Kanun’un 62/2. maddesi çerçevesinde tebliğinden itibaren başlar ve tebliğ yukarıda açıklandığı üzere Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde sağlanır. Yerleşik uygulamada da bu sebeple ödeme emrine itiraz Tebligat Kanunu’nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2015 tarihli, 2013/19-2415 E., 2015/2335 K. sayılı kararı).<br>Ne var ki, bu yönde tebligat kendisine yapılmamış olsa bile alacaklının ödeme emrine itirazın hükümden düşürülmesi için öngörülen kanuni yollara başvurabilir ve bu hâlde salt ödeme emrine itiraz alacaklıya henüz tebliğ edilmediği gerekçesiyle erken dava açıldığından bahsedilemeyeceği açıktır. Alacaklı, bu şekilde itirazın kaldırılması yönünde icra hukuk mahkemesine başvurduğunda, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından, itirazın kaldırılması dilekçesinin verilmesi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmelidir (Yargıtay HGK’nın 28/02/2019 tarih 2018/13-602 E. 2019/218 K., Yargıtay 11. HD.’nin 07/03/2022 tarih  2020/7345 E. 2022/1585 K. sayılı kararları da benzer yöndedir).<br>Somut olayda davacı yanca Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi’ne 16/03/2020 tarihinde dava açılmış olup, iş bu itirazın iptali davasının ise hak düşürücü süre geçtikten sonra 05/04/2021 tarihinde açıldığı anlaşıldığından mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır. <br>Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/230 Esas 2022/769 Karar sayılı 20/12/2022 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/i ve 115.maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br> b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40TL harcın peşin alınan 881,60TL harçtan mahsubu ile bakiye 266,20TL harcın davacıya iadesine,<br>c)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>d)Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>e)HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran  davalı yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Davalı tarafından yapılan 91,00TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>8-Karar tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin  olmak üzere 13/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  \t\t <br> <br>Başkan...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye... e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0caafdecbf425aa0","SID":"c360b1c0c3e53b20"}}