{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/677 <br>KARAR NO: 2025/649<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  04/04/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2025/260 Esas<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Dava konusu malın davalı tarafından kullanımının engellenmesi yönünden ayrıca ihtiyati tedbir talepleri bulunduğunu, malın müvekkiline ait olduğunu, kendilerine teslim edilmemesi ve kira sözleşmesinin sona ermesi bahane edilerek malın tesliminden kaçınılmasının  kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmenin 25. Maddesi ile malın devrinin şarta bağlanmış olduğu, söz konusu şartın süresinde yerine getirilmediğini, bu nedenle mülkiyeti müvekkile ait olan 3.800,00 mt  saf amonyak ürününün öncelikle davalı tarafından kullanımının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı vekilinin davaya konu saf amonyak gübresinin davalı tarafça kullanımının engellenmesi talebinin yargılamayı gerektirmesi ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanamaması sebebiyle davacı vekilinin talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kira sözleşmesine istinaden müvekkil kendine ait malı davalının sözleşme gereği kiralanan tankından sözleşme süresi içerinde de malın nakliyesinde araç ve şoförler sahaya alınmayarak sıkıntı çıkardığını, davacının firma kendi malını çıkartmakta güçlük yaşadığını, dava konusu mal davalı tarafın tanklarında bulunmakta olup davacı şirket davalının dava konusu malı kullandığı yönünde çok ciddi duyumlar almış akabinde davalı taraf a söz konusu malın kullanıldığı takdirde ayrıca suç duyurusunda bulunulacağına dair ihtarname gönderildiğini, davalı kurumun ihtarnameye herhangi bir cevap vermediğini, davalının malın kendisine ait olduğunu bedelin davacı şirket tarafından iade edildiğini iddiasıyla İstanbul Anadolu 33. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/11 D.İş numarası verilen dosyası ile davacının malın bedelini almaktan kaçındığı iddiası ile tevdi mahallinin belirlenmesi istemli tespit dosyası açıldığını, söz konusu tevdi mahallinin belirlenmesi talebine red kararı verildiğini, davalının dava konusu malın kullanımı yönünde ciddi duyumlar almış olduğumuzda ve tedbir kararı istenilen malın da dava konusu olması hasebiyle HMK 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, HMK 390/2 maddesi göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebileceğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  tank kiralama sözleşmesine konu malın teslimine ilişkin davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 15/10/2024 tarihinde amonyak tankı kira sözleşmesi imzalanmıştır. İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, tank kiralama sözleşmesine konu amonyağın kendilerine ait olduğu ve bu nedenle söz konusu malın teslimine ilişkin davada, malın davalı tarafından kullanımının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.  6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, sözleşmenin 1. maddesine göre, kiralayan'a ait ... Mah. ... Sk. No.... Körfez Kocaeli adresindeki amonyak tankının 15.10.2024 tarihinden itibaren 3 (üç) ay süreyle kiralanması ve gelen saf amonyak ürününün amonyak tankında saklanması ve sonra Kiracı tarafından yapılacak yazılı bildirim ile ADR yönetmeliklerine uygun Kiracı tarafından temin edilecek araçlara yüklenmesi işini kapsar, şeklinde ifade edilmiştir. Sözleşmenin 24. Maddesinde, tankların kapasitesinden dolayı kiralayan amonyak kullanmaya ihtiyaç duyarsa 380 USD/Ton birim fiyattan kiracı'ya ait amonyak'ı KİRACI'ya bilgi vererek her zaman üretimde kullanabileceği, 25. maddesinde ise, sözleşme bitim tarihinde kiracı tahliyeyi tamamlayamaz ise kalan tonaj 380 USD/TON birim fiyattan bedeli 7 iş günü içinde ödenmek şartı ile kiralayan'a devrolunacağı, eğer uluslararası amonyak fiyatlarında düşüş meydana gelir ise kalan tonaj en son yayınlanan ... Bültenine göre en düşük ... fiyatından %20 indirimli olarak kiralayan'a devredileceği, düzenlenmiştir. Sözleşmenin süresinin 14/01/2025 tarihinde bittiği davacının da kabulündedir. Bu tarih itibariyle tank kiralama sözleşmesine konu amonyağın tahliye edilmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle talep edilen ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat oluşmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı  tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdad0f83a2a39069","SID":"1a644c054c346254"}}