{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1602 Esas<br>KARAR NO:2025/747<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/07/2023<br>NUMARASI:2023/21 Esas, 2023/228 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 12/07/2011 tarihinden beri faaliyetini sürdüren, uzun yıllardır kadın tesettür giyim üzerine ticari faaliyetlerini sürdüren, 2016 yılında ... numaralı \"...\" markasını devralarak faaliyetlerine devam eden, Instagram, e-ticaret siteleri ile kendi internet sitesinden de hizmet verdiğini, markanın önceki sahibinin de şirket yetkilisi ...'nın kardeşi olduğunu, firma çalışanı olduğunu, internet üzerinden ürün aldığını belirten müşterilerden gelen şikayetler üzerine \"...\" ismiyle sosyal platformlarda yer alan, aynı sektörde bulunan, kadın tesettür giyimi üzerine çalışan bir firmadan kaynaklandığını öğrendiklerini, \"...\" isimli markanın... numara ile 25. sınıfta 03/11/2021 tarihinde tescil edildiğini öğrendiklerini, davacının markasının iltibas edilmesi müşteri çevresinde büyük karışıklığa neden olduğunu, davalı hakkında, İTO ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden yapılan araştırmalarda, ... isminin yalnızca marka olarak değil davalıya ait işletmenin ticaret unvanında da kullanıldığını ve işletmenin \"... ...\" şeklinde tescil ettirildiğinin tespit edildiğini, davalının aynı zamanda davacıya ait www.....com isimli internet adresini kendisine uyarlayarak, www...com isimli internet sitesi üzerinden faaliyette bulunmaya başladığını, iki internet adresini birbirinden ayırt edebilmenin son derece güç olduğunu, karıştırılmaya müsait olduğunu, \"Google\" arama motoruna davalının markası yazıldığında, ilk iki sırada müvekkiline ait internet adresi yer alsa da, üçüncü sırada davalının internet adresi bulunduğunu, bu durumun, internet üzerinden alışveriş yapan tüketicilerin yanıltılmasına ve haksız rekabete yol açacağını, davacıya ait internet adresinin 20/04/2016 tarihinde; davalıya ait internet adresinin ise 19/10/2021 tarihinden itibaren kullanılmaya başladığını, davalıya ait tescilli markanın müvekkilinin daha önceki tarihte koruma altına alınmış \"...\" markasıyla iltibas yarattığını, davacının markasının, 25. ve 35. sınıf emtia için tescilli iken; davalının markasının sadece 25. sınıf emtia bakımından tescilli olduğunu, her iki marka sahibi işletmenin/şirketin ticari faaliyetinin konusu, kadın tesettür giyim ürünlerinin toptan veya perakende satışına ilişkin olduğunu, davalının, kendi alanında uzun zamandır faaliyet sürdüren müvekkiline ait markanın tanınırlığından yararlanmak amacıyla tek harf değişikliğiyle oluşturduğu markası yanaşma niteliğinde olduğunu ve kötüniyetli tescil edildiğini, ticaret unvanının fonksiyonu tacirin tanınmasını ve diğer tacirlerden ayrılmasını sağlamak iken, markanın fonksiyonu mal veya hizmetlerin kökenini göstermek olduğunu, davalıya ait \"... ...\" isimli ticaret unvanında yer alan \"...\" ibaresinin, müvekkiline ait markaya ileri derecede benzeyen ve hükümsüzlüğü talep edilen marka işareti ile aynı olması ve davanın taraflarının ticari faaliyetlerinin konusunun aynı olması sebebiyle sadece davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi yeterli olmayacağı gibi tüketiciler nezdinde yanıltıcı niteliğinin devam edeceğini, davalının ticaret unvanının, 22/03/2022 tarihinde tescil edilmesine rağmen markasının 03/11/2021 tarihinde tescil edildiğini ve henüz tacir sıfatını kazanmadan önce marka sahibi olduğunu, davalıya ait markanın ise müvekkiline ait markayla iltibaslı olması ve unvanda yer alan ibarenin taciri diğerlerinden ayırt etmekten ziyade taklitli markayı ön plana çıkarması sebebiyle \"...\" ibaresinin, ticaret unvanından çıkarılmasının gerektiğini, davalıya ait ....com isimli internet adresinde belirtilen ticaret unvanı incelendiğinde, ad-soyad kısmı ile markasal ekin ayrılarak ön plana çıkarıldığını, davacının tesettür giyimi konusunda uzun yıllardır faaliyette bulunduğunu ve alanında tanınır hale geldiğini, müvekkilinin tanınırlığı sayesinde, iki markayı ayırt edemeyen tüketicilerin yanılgısından yararlanarak hiçbir ticari emek sarf etmeden haksız kazanç elde ettiğini, sebebiyet verdiği müşteri memnuniyetsizlikleri dahi iki marka karıştırılarak müvekkiline yöneltilmekte ve ..., ... gibi e-ticaret mecralarında itibarını zedeleyebildiğini, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 03/11/2021 tarih ve ... no ile tescilli bulunan \"...\" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine, davalıya ait \"... ...\" unvanlı işletmenin, ticaret unvanından \"...\" ibaresinin çıkartılmasına, davalının eylemlerinin, müvekkiline ait markaya tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ve durdurulmasına, bu kapsamda davalının ürünlerinden, tanıtım araç ve gereçlerinden ve e-ticaret profillerinden markasının arındırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı süresi içinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"...SMK'nun 7/3-e md'sine göre \"işaretin(markanın) ticaret ünvanı ya da işletme adı olarak kullanılması\" marka hakkına tecavüz hallerinden biridir ve marka hakkı sahibine bu fiillerin önlenmesini (terkinini) isteme hakkı doğurur.Somut olayda, davacı markasının davalıya ait ticaret unvanında esas unsur olarak yer aldığı, bu hali ile tecavüz oluşturduğu ve terkin koşullarının bulunduğu anlaşılmış; bu yönden de davanın kabulüne karar verilmiştir. ...Davacının davaya dayanak markası \"...\", davalının hükümsüzlüğe konu... tescil numaralı markası \"...\" ve fiili markasal kullanımları \"...\" ile \"... tesettür dünyası\" unsurlarından oluşmaktadır.Davacı ve davalı markalarındaki \"...\" ve markada görece küçük ve geri planda konumlandırılmış \"tesettür dünyası\" kelime unsurları sektörel tanımlayıcılık içerdiklerinden ayırdediciliğe etkileri bulunmamaktadır. Bu durumda taraf markalarının asli ve ayırdedici unsuru \"...\" ve \"...\" kelimeleridir. Söz konusu kelimeler arasındaki yüksek orandaki işitsel ve görsel benzerlik, sınıfsal ayniyet ile birlikte değerlendirildiğinde, özel bir bilgi ve dikkat seviyesi bulunmayan ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimalini doğurduğu, marka hakkına tecavüz için ayrıca davalının davacı markasından fiili olarak haberdar olarak kusurlu hareket etmesi şartının bulunmadığı gibi davalının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu, bu itibarla marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği kanaatine ulaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle;1-Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalıya ait ... tescil numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,-Davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün ref  ve men'ine;  bu kapsamda davalı yana ait \"www...com\" alan adına erişimin engellenmesine, davalının \"www....com\", \"www....com\" ve \"www.....com\" adreslerinde tecavüz oluşturan markasal kullanımlarının ve tanıtımlarının durdurulmasına, -Davalıya ait her türlü basılı tanıtım evrakındaki tecavüz oluşturan ve görsellerinde bilirkişi raporunda yer verilen markasal kullanımlarının çıkarılmasına,-Davalıya ait ticaret işletmesindeki \"...\" ibaresinin terkinine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde;müvekkili tarafından marka patenti almak için yapılan başvuruda  benzer bir ünvan olduğuna dair hiçbir bildirim yapılmadığını,müvekkilinin böyle bir unvandan haberdar olmadığını,Mahkemece sadece ... ve... kelimeleri arasındaki benzerlik nazara alınarak karar tesis edilmişse de dosyadaki internet sitesi görsellerine bakıldığında her iki firmanın logosunun farklı olduğu, davacının markasının başında büyük çiçek görseli bulunduğu, müvekkilinin son iki harfi üzerinde yuvarlak şekilde yazı görseli bulunduğu,  internet sitelerinin arka görselinin de renk, biçim ve düzen bakımından çok farklı olduğu, her iki firmanın farklılığının çok açık şekilde ortada olduğunu,Müvekkilinin davacı firmadan daha tanınır olduğunu, davacı tarafça iş bu dava ikame edildikten sonra müvekkili tarafından ...sitesinde unvan değişikliğine gidildiğini ve unvan ...1 olarak kullanıldığını, raporda görüleceği üzere müvekkiline ait ismi çok farklı olan ilan hakkında 186 değerlendirme, 113 soru&cevap değerlendirmesi bulunduğunu, raporda müvekkilinin unvan değişikliği olmadan önceki ilanında 177 değerlendirme, 106 soru&cevap değerlendirmesinin bulunduğunu, davacı markasının ekte sunduğumuz ilan görselinde 55 değerlendirme, 35 soru&cevap değerlendirmesi bulunduğunu, tanınırlığı daha az olan bir şirketin unvanının müvekkili tarafından kullanılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, marka hakkına tecavüzün bulunmadığını,Müvekkili firmanın davacı yanın tanınırlığından faydalanma amacı taşımadığını,  davacı yanın unvanını kullanmadığını,müvekkili şirketin marka isminin bir anlam ifade ettiğini, davacının firmasının  kelime anlamı olmadığını, dolayısıyla işitsel farklılık bulunduğunu, her iki firmanın logosunun çok farklı olduğunu, görsel ve biçimsel olarak farklılık bulunduğunu, ürünlerin farklı olduğunu, hitap edilen kesimin farklı olduğunu,müvekkilin firmanın tanınması için reklamlar verdiğini, haksız kazanç söz konusu olmadığını, bu hususlar değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, ticaret unvanının terkini ve \"...\" markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının önceki tarihli \"...\" ibareli markasının 25. ve 35.sınıflarda, davalının \"...\" ibareli markasının 25.sınıfta tescilli olduğu, markaların emtia sınıflarının aynı olduğu, markalar bütünsel olarak karşılaştırıldığında markalar arasında benzerlik olduğu dikkate alındığında mahkemece hükümsüzlük talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür.Davalının internet sitelerindeki markasal kullanımları davacının markasının tescilli olduğu 25.sınıf kapsamında olup davalı vekili istinafında fiili kullanımda markanın \"... ...\"  ibareli logo ile kullanıldığını ileri sürmüş ise de, davalının rapora yansıyan kullanımının davacı markası ile iltibas teşkil ettiğinin sabit olduğu, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin kullanılmasının markaya tecavüz oluşmasını engellemeyeceği, \"... ...\" unvanlı işletmenin kuruluş tarihinin davacının tescilli markasından sonraki tarihli olduğu da dikkate alındığında davalı vekilinin bu yönlerdeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89d1bcfbfa05fb19","SID":"22950aa35612e8d4"}}