{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/379 Esas<br>KARAR NO: 2025/830<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/12/2024<br>NUMARASI: 2024/502 Esas, 2024/963 Karar<br>DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan <br>(İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin hidrolik güç ve silindir üniteleri üretimi, mermer ocak makineleri üretimi, mühendislik hizmetleri proje ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, şirketin 10.000.000,00 TL sermayesinin tamamen ödendiğini, ekonomide yaşanan dalgalanmaların etkisiyle alacaklarını tahsil edemeyen ve nakit sıkışıklığı yaşayan müvekkili şirketin icra takipleri ile karşı karşıya kaldığını, konkordato projeleri ile borçların vadelendirileceğini ve yeni alınacak işler ile 45 aylık eşit taksitler ile borçların ödeneceğini, davacı gerçek kişinin şirketin tek yetkilisi ve ortağı olup, şirket borçlarına kefaleti bulunduğunu, davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşması halinde davacı gerçek kişinin de borçlarının sona ereceğini ileri sürerek davacılar lehine geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; borçlu şirketin aktif olarak şirket faaliyetlerine devam ettiği, şirketin gerek kaydı gerekse rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, borçlu şirketin ön projesinin faaliyet karına dayandığı, ancak faaliyet karının da projeye uygun sağlanamadığı, dolayısıyla komiser heyet raporunda da belirtildiği şekilde borçlu şirketin yapısal iyileşmeyi sağlayarak konkordato teklifinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı; konkordato talep eden gerçek kişi Uğur Koşar'ın konkordato ön projesinin ise, davacı şirket faaliyetlerinin olumlu ilerlememesi nedeniyle, alacaklıların zararına olduğu gerekçesiyle davacıların kesin mühlet verilmesi taleplerinin reddine, borca batık olmayan davacı şirket hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; komiser ara raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme esas alınan komiserlerin 11.12.2024 tarihli raporunda şirketin 2024 yılı Ekim ayı itibariyle mali durumunun ele alındığını,  şirketin Kasım ve Aralık aylarındaki işlem hacminin de dikkate alınması gerektiğini, zira  şirketin 120 gün ve üstü vade ile çalıştığını, müvekkilinin aldığı işler dikkate alındığında kesin mühlet içerisinde tahsilat yaparak karlılığa geçeceğini, ancak komiser heyeti raporunda Kasım ve Aralık ayına ilişkin ticari işlerin incelenmediğini, davacı şirketin tüm borçlarının % 55'i oranına karşılık gelen alacaklıların konkordato projesini destekleyeceklerine dair iyiniyet mektubu sunduğunu, davacı gerçek kişinin borçlarının ise şirket borçlarını ödediğinde sona ereceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davacı şirket hakkında kesin mühlet verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde  kesin  mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir. Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu  vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezi ile davacı gerçek kişinin yerleşim yeri Asliye Ticaret Mahkemesinde  açıldığı ve 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacılar vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacılar lehine 19/07/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, 21/10/2024 tarihli duruşmada geçici mühletin 21/10/2024 tarihinden iki ay süre ile uzatılmasına karar verildiği görülmektedir.Mahkemece 20.12.2024 tarihli duruşmada davacıların kesin mühlet verilmesi talebinin reddine, davacı şirket hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacılar vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık; davacılara kesin mühlet verilmesi gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.Komiser Heyeti 11.12.2024 tarihli raporunda;  31.10.2024 inceleme dönemi itibariyle ile rayiç değerlere göre şirketin öz varlığı +13.753.838,85 TL olup, borca batık durumda olmadığı, şirketin ön projesinin temelinin faaliyet kârına ilişkin kaynaklara dayandığı, ancak faaliyet karının projeye uygun olarak ilerlemediği, konkordato ön projesinde 2024 yılının ikinci altı aylık dönemi için 80.453.000,00 TL net satış rakamına karşılık 8.376.000,00 TL net kar hedeflendiği, incelenen Ekim 2024 dönemi itibari ile 386.485,70 TL net satışa karşılık 15.992.603,79 TL zarar edildiği, davacı şirketin davadan önceki dönem aylık ortalama net satış tutarının 13.917.482,78 TL olmasına rağmen geçici mühlet döneminde aylık net satış ortalamasının 96.621.42 TL seviyesinde kaldığı, bu hali ile konkordato talep eden şirketin faaliyetlerinin konkordato projesinde hedeflenen net kâr tutarına uygun ilerlemediği, alacaklılar lehine kaynak yaratılamadığı, aksine alacaklılar aleyhine zarar edildiği, konkordato talep eden şirketten üç aylık geçici mühlet raporunda revize edilmesi istenilen hususların revize edilmediği, şirketin son dört aylık performansı göz önünde bulundurulduğunda, gelecek dönemde olumlu bir tabloyla karşılaşabileceği konusunda bir kanı elde edilemediği bu neden borçlu şirketin yapısal iyileşmeyi sağlayarak konkordato teklifinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı; davacı şahıs tarafından sunulan konkordato ön projesinin; davacı şirket faaliyetlerinin olumlu ilerlememesi, satış hacminin yok denecek seviyede olması ve şirketin alacaklılar aleyhine zarara uğratılması| hususları göz önüne alındığında uygulanabilir olmadığı belirtilmiştir.Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali \"konkordatonun başarı şansı\" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.Somut davada borçlu şirketin konkordato projesinde, faaliyet karı ile kaynak sağlanacağı öngörülmüş, bu kapsamda 2024 yılının ikinci altı aylık dönemi için 80.453.000,00 TL net satış rakamına karşılık 8.376.000,00 TL net kar hedeflenmiştir. Ancak şirketin Ekim 2024 dönemi itibari ile 386.485,70 TL net satışa karşılık 15.992.603,79 TL zarar ettiği, davacı şirketin davadan önceki dönem aylık ortalama net satış tutarının 13.917.482,78 TL olmasına rağmen geçici mühlet döneminde aylık net satış ortalamasının 96.621.42 TL seviyesinde kaldığı, bu haliyle konkordatonun başarıya ulaşma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı gerçek kişinin konkordato projesinin şirketin konkordato projesinin başarısına bağlanıp, kendine özgü konkordato projesi bulunmadığı, davacı şirketin de faaliyetlerinin olumlu ilerlemediği gözetildiğinde Mahkemece davacıların kesin mühlet talebinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi görüşüyle dosya heyetin takdirine sunulur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/502 Esas, 2024/963 Karar sayılı ve 20/12/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ayrı ayrı alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacılar tarafından ayrı ayrı  yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere  oybirliği ile karar verildi.12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"208fc6cc504d1016","SID":"3029f0b76ebf2d9a"}}