{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/05/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas- ... Karar<br>İSTİNAF EDEN <br>DAVACILAR\t: 1-...<br>\t\t2-... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALILAR: 1-...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>\t\t: 2-...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 09/05/2025<br>Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA:  Davacılar vekili, müvekkili ... ile davalılardan ... ortak oldukları şirketteki ortaklıklarını 10.10.2015 tarihinde yapılan protokol ile tasfiye ettiklerini, bu sırada henüz sonuçlamamış iki adet icra dosyasından şirket malı olduğu halde ipoteği ile birlikte dava dışı şirketin borcu nedeniyle alacak yerine alınırken tapu kaydının müvekkili ... adına yapıldığını, bu taşınmazların ipotek alacaklıları olan bankaların alacaklarını almasından sonra bakiye para kalması halinde bu paranın davalı ...'ya teslim edilmesinin garantisi olarak dava konusu senedin imzalanıp yediemine teslim edildiğini, diğer müvekkilinin de senedi kefil olarak imzaladığını, taşınmazların satışından arta kalan bir bedel olmadığından senedin iade edilmesi gerekirken iade edilmediğini ve diğer davalı ... tarafından kötüniyetli olarak takibe konulduğunu ileri sürerek, dava konusu senedin teminat senedi olduğu, bedelsiz kaldığı ve müvekkillerinin senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili, müvekkilinin senetten kaynaklı mevcut alacağının tahsili için takip başlattığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilinin davacı tarafça iddia edilen sözleşmenin tarafı olmadığı gibi, yasal hamil olarak senedi elinde bulunduran iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu kambiyo senetlerinin sebepten mücerret  olduğunu, üçüncü kişilerle yapılan sözleşme ile dava konusu senet arasında hiçbir hukuki bağ bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili,  müvekkili ile davacı ...'ın şirket ortaklıklarını sona erdirirken kararlaştırılan tasfiye onucu davacının müvekkiline 95.000,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu borcun karşılığı olarak da dava konusu senedin verildiğini, davacıların iddia ettiği gibi senedin taşımazların satışından artacak paranın müvekkiline ödenmesi için teminat olarak düzenlenmesinin söz konusu olmadığını senedin ödenebileceğine olan güveni artırmak amacıyla teminat ibaresinin protokole düşüldüğünü, davacıların ipotekli taşınmazlara ilişkin beyanlarının da asılsız olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olup, iddiaların yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kambiyo senedi vasfına haiz bonoyu ciro ederek borcunu ödeme maksadı ile diğer davalıya devir ve temlik ettiğini savunarak, davanın reddi ile davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, \"...Somut olayda; ... ile davalılardan ...'nın sahibi olduğu şirkete yarı yarıya ortak olduğu, şirketin batmasından dolayı protokol başlıklı belge düzenlenerek aralarındaki ortaklık ilişkisinin tasfiye edildiği,  aralarındaki tasfiye işlemlerine ilişkin olarak davacı adına kayıtlı ipotekli taşınmazlardan artan paranın olması düşünülerek davacıların davalıya teminat senedi düzenleyerek verdiği, ancak teminat şartlarının gerçekleşmediğinden bahisle davacılar tarafından mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, davaya konu 95.000 TL'lik bonoya ait olduğu iddia olunan protokol incelendiğinde; 95.000 TL'lik bononun neyin teminatı olduğunun anlaşılmadığı, senet hakkında 'ticari ve hukuksal anlamda kullanılamayacaktır' şeklinde anlaşmaya varılmasının, bononun etkisini ortadan kaldırmayacağı, bononun kambiyo senedi olması nedeniyle illetten mücerret olduğu, davacı tarafından bononun neyin teminatı olduğuna ilişkin, taraflar arasında düzenlenmiş açık ve yazılı bir delilin dosyaya kazandırılmadığı, mevcut protokolün teminat hususunda mahkememizde yeterli kanaat oluşturmadığı, bononun karşılığının davalılara ödendiğine ilişkin bir belgenin de dosyaya sunulmadığı, davalı ...'un bonoda üçüncü iyi niyetli kişi konumunda da olduğu birlikte değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş...\" gerekçesiyle, davanın reddine, şartları oluşmadığından davacı ve davalı tarafın tazminat taleplerinin de  reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ :  Davacılar vekili, dava dilekçesini tekrarla, mahkemece  delillerin değerlendirilmesinin yasaya uygun yapılmadığını, davalılar tarafından hileli şekilde ciro edilerek senet lehtarı haline getirilen davalı ...'un, protokol metnini bilerek, yediemini ikna ederek hileli şekilde ele geçirdiği senedi takibe koyduğunu ispata yönelik delillerin mahkemece toplanmadığını, diğer davalı ...'nın senedin teminat olarak verildiğini kabul etmesine rağmen mahkemece bu kabul beyanının da nazara alınmadığını, protokolde teminat senedinin hangi amaçla verildiğinin açık bir şekilde yazıldığını, ipotekli taşınmazların satışından para kalmadığı için bedelsiz kalan senedin iade edilmesi gerekirken hile ile kambiyo senedi gibi ciro edilerek tahsile kalkışıldığını, senedin teminat senedi olduğunun en önemli delillerinden birinin de senedin lehtarına değil yediemine teslim edilmesi olduğunu, hile iddialarının mahkemece araştırılmadığını, davalıların anlaşarak protokol tarihinden önceki şirket borçlarının yükünü şirket ile bağı kalmayan müvekkiline yüklemeye çalıştıklarını, kefaletin geçerliliği için TBK'nın 584. madde şartları da oluşmamasına rağmen mahkemece bu hususun da nazara alınmadığını, senedin teminat senedi olup, bedelsiz kaldığını ve davalıların birlikte  kötüniyetli hareket ederek kambiyo senedi vasfında olmayan işbu senedi takibe koyduklarını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''....Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 58 inci maddesi gereğince  ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olup dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder. Bu nedenle ihtiyari dava arkadaşlarının birlikte dava açması halinde her bir davacının ayrı başvurma harcı ve peşin harç ödemesi gerekir. Harçlar Kanunu'nun 30. Maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunamaz. Harç hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gibi istinaf incelenmesinde de resen dikkate alınır.<br>Dosyanın incelenmesinde; dava açılırken yatırılması gereken peşin ve başvuru harcının davacı ... tarafından yatırıldığı, diğer davacı ...'ın da başvurma harcı ve dava değeri 95.000,00 TL üzerinden peşin harç yatırması gerekirken herhangi bir harç yatırmadığı anlaşıldığından, mahkemece davacı tarafa eksik harçları tamamlamak üzere kesin süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla karar verilmesi usule aykırı olmuştur. Bu nedenlerle şimdilik davacıların istinaf talepleri ile davalı ...'un katılma yoluyla istinaf talebi incelenmeksizin, kamu düzenine aykırılık nedeniyle HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına...'' gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Dairemiz kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile  davanın reddine karar verilmiştir. <br>Somut olayda, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı ... tarafından, 08.01.2016 düzenleme, 31.12.22016 vade tarihli, 95.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak  kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı,  takip konusu bonoda davacı ...'ın keşideci, davacı ...'ın avalist, dava dışı ......  Ür. Gıda Nak. Hiz. Taah. Tic. Ltd. Şti.'nin lehtar ve davalı ...'un, bonoyu lehtardan ciro yoluyla devralan hamil olarak yer aldığı,  davalı ... 'nın ise,  takip konusu bonoda herhangi bir sıfatının bulunmadığı tespit edilmiştir.<br>Davacı tarafça, davalılardan ...... ile davacı ...'ın dava dışı  ...... Ltd. Şti.'nin ortağı iken, aralarındaki ortaklık ilişkisini tasfiye ettikleri, şirketin alacaklı olduğu bir yemek şirketinden alacaklarına mahsuben üzerlerinde banka ipoteği bulunan iki adet taşınmazın davacı ...'a devredildiği, ipotekli taşınmazların icra satışı sonrasında, kendilerine de para artacağının öngörüldüğü, gelecek paranın ortaklığın tasfiyesinde paylaşıma konu edileceği,  bononun da bu kapsamda teminat olarak davacılarca verildiği, bu konuda taraflar arasında protokol düzenlendiği ancak, taşınmazların icra kanalıyla satışından para gelmediği, senedin bedelsiz kaldığı ve takip konusu senet nedeniyle borçlu olunmadığının iddia edildiği anlaşılmıştır. <br>Davacı tarafça ibraz edilen  ''Protokol'' başlıklı belgede tarafların ... ve ....  olduğu ve ''... 10.10.2015 tarihinde yapılan hesaba dayalı olarak .... ...'ın hisselerini ...... 'nın devralması kararına varıldığı, 95.000,00 TL'lik, 31.12.2016 tarihli teminat senedi verilecektir. (teminat senedi ... tarafından borçlu sıfatıyla verilecek, kefil olarak babası ... imzalayacaktır.) Senet ticari ve hukuki anlamda kullanılmayacaktır....'' hükümlerini içerdiği tespit edilmiştir. <br>Öncelikle; Taraf sıfatı, bir başka ifadeyle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı da pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddi hukuka göre tespit edilir. <br>Sıfat dava şartı değil, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen ilk itiraz ya da davalı tarafından ortaya konulması gereken def’i niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur (Hukuk Genel Kurulu'nun 02.11.2022 tarihli ve 2020/(15)6-609 Esas,  2022/1424 Karar sayılı kararı).  <br>Bu kapsamda, Yargıtay  11. HD'nin  2020/4628 E.- 2021/3191 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalı ... 'nın dava konusu bonoda bir sıfatı bulunmadığından somut uyuşmazlıkta  işbu davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden, anılan davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken mahkemece re'sen nazara alınması gereken bu husus göz önünde bulundurulmaksızın karar verilmesi yerinde görülmemiştir. <br>Diğer davalı ...'un yönünden yapılan incelemede ise; Takip konusu bonoda, bonoyu lehtardan  ciro yoluyla devralan hamil konumunda olduğu, senette tahrifat bulunmadığından senedi ciro yoluyla devralan hamilin iyiniyetli üçüncü kişi olup, davalının kötüniyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği ancak, davacı tarafça bu hususun ispat edilemediği, davacıların davalıya yemin teklifinde de bulunmadığı ve bu itibarla, mahkemece anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, davalı ...'a yönelik istinaf istemlerinin reddine,  davalı ... 'ya yönelik istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının işbu davalı yönünden HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca re'sen kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Davacılar vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yatırılan 855,20 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davacıya iadesine, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davacıya iadesine, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile yapılan 50,00 TL  tebligat gideri olmak üzere toplam 1.219,40 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın; davalı ...... yönünden HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, <br>-Davalı ... yönünden REDDİNE,<br>2-Şartları oluşmadığından davacı ve davalı tarafın tazminat taleplerinin REDDİNE,<br>3-Davacı ... tarafından dava açılırken yatırılan 1.622,37 TL peşin harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.006,97‬ TL harcın talep halinde bu davacıya iadesine,<br>4-Davacı ... adına yatırılan 1.622,36 TL peşin harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.006,96‬ TL harcın talep halinde bu davacıya iadesine,<br>5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı ... tarafından ilk istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca takdir edilen 15.200,00 TL ücret-i vekaletin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine<br>8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL ücret-i vekaletin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>9-Arabuluculuk dosyası için mevcut suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan  tahsili ile Hazineye irad kaydına, <br>10-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>C)İlk derece mahkemesince yazılan 31/07/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/05/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbde13078d23f4e0","SID":"bf05102d6a9c4689"}}