{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/780 <br>KARAR NO: 2025/942<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/03/2025<br>NUMARASI: 2025/187 E. -2025/159 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı  şirket arasında 03.09.2019 tarihli alım-satım sözleşmesinin imzalandığını, ...'ın ise iş bu sözleşmeyi garantör sıfatı ile imzaladığını, sözleşme gereğince davalı şirkete satılarak teslimi yapılan bir kısım ürünlere ilişkin müvekkili şirket tarafından 12.08.2024 tarih ... numaralı 236.837,99 EURO bedelli fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, bu faturanın davalı şirket kayıtlarına alındığını, faturaya ilişkin ödemenin vadesinin 10.12.2024 olmasına rağmen davalı şirketin bu tarihte  fatura tutarına mahsuben  125.109,28 EURO ödeme yaptığını, müvekkili şirketin işbu fatura nedeniyle 111.728,71 EURO bakiye alacağı bulunduğunu, bu alacağın ödenmesi için davalı şirket ve alım satım sözleşmesini davalı şirket yanında garantör sıfatı ile imzalayan diğer davalı ...'a Beyoğlu ... Noterliği'nin 16.12.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı gönderildiğini, verilen süreye rağmen davalılar tarafından müvekkili şirketin 12.08.2024 tarihli faturanın bakiye alacağının ödenmediğini, bunun üzerine taraflarınca İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) maddesinin birinci fıkrası \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmünü düzenlemiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Dava şartı olarak arabuluculuk ana ve alt başlıklı 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) maddesinin ikinci fıkrası \"(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" hükmünü düzenlemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Dava Şartları Dava şartları ana ve alt başlıklı 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası \"(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" ve Dava şartlarının incelenmesi başlıklı 115 nci maddesinin ikinci fıkrası \"(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.\" hükmünü düzenlemiştir. Davacı tarafın itirazın iptali davası açtığı görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi kapsamında, itirazın iptali davasında davacı tarafça dava şartı arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \"  gerekçesiyle, itirazın iptali davasının dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olup arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.   Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın 03.03.2025 tarihinde açıldığını, dava açılmadan önce  zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, ... dosya numarası ile anlaşmama olarak sürecin tamamlandığını,  dava dilekçesi ekinde arabuluculuk evrakının olmaması nedeniyle yerel mahkeme tarafından davanın tensip zaptı ile usulden reddedildiğini, UYAP'tan dava açılırken arabuluculuk dosyası bilgilerinin girilmesi zorunlu olduğunu, mahkeme tarafından gerekli inceleme yapılmadan ya da içtihatlarla da düzenlendiği şekli ile taraflarına  eksikliğin tamamlanması için süre verilmeden davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın arabuluculuk dava şartının yerine getirmemesi sebebiyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesine göre; bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı HUAK'ın \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi getirilmiştir.Bu yasal düzenlemeler gereğince 01.01.2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılama sağlanamaması hâlinde, son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Son tutanağın sunulmasına dair  zorunluluğa uyulmaması hâlinde, mahkemece davacıya son tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesi gerekir. Somut olayda, davanın 03.03.2025 tarihinde açıldığı,  Mahkemece 04.03.2025 tarihli tensip zaptı ile arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, mahkemece yukarıda yer verilen yasal düzenleme uyarınca davacıya son tutanağı sunması için kesin süre verilmediği gibi UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede de  İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru ve ... dosya numaralı arabuluculuk dosyasının kayıtlı olduğu, davacının 10.02.2025 tarihinde arabulucuya başvurduğu, 21.02.2025 tarihinde son tutanağın düzenlediği ve sürecin anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, son tutanağın sunulması için kesin süre verilmeden davanın usulden reddine dair verilen karar, usule ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden yapılacak yargılama sonunda verilecek nihai kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.29.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41f713d271bcb1a1","SID":"a8a96a60e7886891"}}