{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2376 Esas<br>KARAR NO: 2025/905 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/317 Esas- 2022/654 Karar<br>TARİHİ: 04/10/2022 <br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden ... Gaz A.Ş. ve ... A.Ş. nin sektörün pek çok alanında faal Türkiye'nin öncü enerji şirketleri olduğunu, Diğer müvekkili ... A.Ş ile davalı arasında ... Mah. ... Cad. No... Gebze/Kocaeli (...  İstasyonu) ve ... Mah. ... Cad. No... Gebze/Kocaeli (... İstasyonu) adreslerinde kurulu bulunan 2 adet akaryakıt istasyonu için 13.03.2018 ve 10.04.2018 tarihlerinde 5 yıl süreli birer Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve onlara ek Çerçeve Protokoller ve Taahhütnamelerin imzalandığını, akabinde BK md.205'e uygun olarak İşbu sözleşmelerin üçlü bir devir mutabakatı İle davalının da İmzalı kabulüyle 22.06.2018 de müvekkili ... Akaryakıt'a devrolduğunu, mezkur sözleşmelere göre ... ve ... n davalıya akaryakıt ve otogaz ürünleri ikmal edeceğini, davalının da sözleşme artlarına göre münhasıran müvekkillerinden aldığı bu ürünleri mezkur iki istasyonda son tüketicilere satacağını, Ne var ki davalının bayilik lisanslarının, 6 aydan fazla gayrifaal olması sebebi iİle Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17/g hükmü gereği EPDK tarafından (... 2 27.02.2020 de, ... | ise 28.08.2020 de ) iptal edildiğini, bu durumun EPPK kayıtları ile sabit olduğunu, Davalının, EPDK nin İisansları iptal etmesi İle bayilik yapmasının hukuken imkansız hale geldiğini, bunun Üzerine Bayilik Sözleşmeleri nin (muaccel borçları da ihtar edilerek) müvekkiller tarafından feshedildiğini, Bayilik Sözleşmesi tahtında davacıya, İmzası karşılığında ... 1 İstasyonu için 13.03.2018 de ve ... 2 İstasyonu için ise 10.04.2018 de “.../...” logosunun ariyet olarak verildiğini, emirbaş teslim belgelerinde de yazdığı Üzere davacının, Bayilik Sözleşmesi ve onun ayrılmaz bir parçası olan Çerçeve Protokol ve diğer taahhüt ve anlaşmaların sona ermesi/fesholması durumunda, ariyet olarak aldığı bu İogoları aynı şekilde iadeyle mükellef olduğunu, Bayilik ilişkisinin sona ermesi Üzerine müvekkillerinin 26.03.2020 de, logoyu teslim almaya gittiğini fakat davalının buna izin vermediğini, ... Teslim Belgelerinde açıkça yazdığı üzere davalının, ariyetleri (logoları) teslimde geciktiği gün başına (her iki istasyon İçin ayrı ayrı) 500,00.- USD cezai şart ödemek zorunda olduğunu, ... ve ... Un müvekkili ... A.Ş. adına tescilli ve akaryakıt piyasasında son derece bilinen bir marka olduğunu, davalının, müvekkilleri ile arasında sözleşmesel bir ilişki kalmadığı halde .../... logolarını istasyonlarında kullanmaya devam ettiğini, kaynağı belirsiz akaryakıtın .../... markası altında satılmasının, tüketicileri yanılttığını, yine müvekkillerinin, tedarikçisi olmadıkları akaryakıt sebebi ile (yasal koşulları sağlamayan, kaçak/sulu akaryakıt sıklıkla yaşandığı Üzere) EPDK nezdinde ağır İdari yaptırımlarla ve tüketiciler nezdinde maddi/manevi tazminat talepleriyle karşılaştığını iddia ederek, davalıya ariyet olarak verilen logoların yerlerinden sökülerek teminatsız olarak tedbiren muhafaza altına alınmasına, akabinde esas hükümle beraber taraflarına teslimine, ariyetler yerinde bulunmadığı takdirde İİK 24 gereği bedellerin taraflarına ödenmesine, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla teslimde gecikilen gün başına her bir istasyon İçin ayrı ayrı 500,00.- er USD cezai şarttan kaynaklı şimdilik 10.000,00 TL nin taraflarına ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar ile Akaryakıt ve Otogaz satışı için bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelerin 13.03.2018 ve 10.04.2018 tarihli olmak üzere 2 adet olduğunu, davacı vekilinin, \"davalı, müvekkillere ait logoları teslim etmemiştir” iddiasının doğru olmadığını, lisans ve sözleşmeler iptal edildikten sonra akaryakıt İstasyonlarının faaliyetlerini durdurduğunu, ayrıca motorlu vasıtaların istasyona girmemeleri için giriş ve çıkışlara bariyerler konduğunu, Davacı şirkete sözlü ve telefonla, kendilerine ait logolar istedikleri zaman alabileceklerinin bildirildiğini, dava dilekçesinde \"26.03.2020 de logoyu teslim almaya gidildiği, davalının buna izin vermediği “ cümlesinin doğru olmadığını, bu konuda bir bilgileri olmadığını, istedikleri zaman logolarını iade alabileceklerini, Dava dilekçesinin ekinde sunulan 26.03.2020 tarihli tutanaktaki imzanın incelenmesi gerektiğini, akaryakıt istasyonundaki yetkisiz. bekçinin imzasının geçersiz olduğunu, şirket yetkililerinin böyle bir talepten haberleri olmadığını, logolarını talep ettikleri zaman iade alabileceklerini, Davacı vekilinin dava dilekçesinde her gün için 500,00.- USD ceza-i şart talep ettiğini, bu talebin TBK md.179 da düzenlenen ceza koşulu maddesine aykırı bir talep olduğunu, madde hükmüne göre; cezai şart alacağının gerçekleşmesi için, sözleşmenin ayakta kaldığı dönemde bayiye noterden İhtarat yapılmış olması gerektiğini, somut olayda noterden böyle bir ihtarat bulunmadığını, bu yüzden ceza-i şart istenemeyeceğini, Ayrıca ceza-i şartın fer'i nitelikte bir talep olduğunu, asıl alacağına bağlı olduğunu, sözleşmelerin feshedildiğini, ceza-i şart talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Logoların kullanılmakta olduğu İddiasının yersiz. bir. iddia olduğunu, akaryakıt istasyonunun kapalı olduğunu, akaryakıt satışı yapılmadığını, logoların yerinden sökülmeyi beklediğini, akaryakıt satışı olmadığından tüketicileri yanıltma diye bir olayın olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap dilekçesi sundukları görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/10/2022 tarih ve 2021/317 Esas- 2022/654 Karar sayılı   kararında; \"....Davacıların cezai şart talebi bakımından yukarıda zikredildiği üzere taraflar arasında imzalanan gerek bayilik sözleşmelerinde gerekse ariyet sözleşmelerinde ariyet malların geç teslim edilmesi halinde günlük 500 USD cezai şart ödeneceği düzenlenmiştir. Davacı tarafça ariyetlerin teslim alınmaya gidildiği fakat teslim edilmediği ileri sürülmüş buna ilişkin de dosyaya Servis bilgi formu sunulmuş ve içeriğinde yetkilinin söküme izin vermediği yazılmış ise de ariyet malzemelerinin davacı adına teslim alınmasına ilişkin  yetki verildiği ya da görevlendirildiğinin  davalıya  bildirdiğine, yani malların tesliminin talep edilmesine rağmen rağmen iade edilmediğini ispata elverişli olmadığı, yine ariyet teslim tutanaklarında davalı adresinin Gebze/Kocaeli yazdığı, davalının Şişli/İstanbul adresine gönderilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediği, hususları hep birlikte gözetildiğinde davacıların geç teslim nedeniyle cezai şartı talep edebilme koşullarının oluşmadığı değerlendirilerek aşıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''1-Davacıların ariyetlerinin iadesine ilişkin taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacıların cezai şart talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerden ... Petrol A.Ş ile davalı arasında \"... Mah. ... Cad. No:..., Gebze/Kocaeli\" (... İstasyonu) ve \"... Mah. ... Cad. No:..., Gebze/Kocaeli\" (... 2 İstasyonu) adreslerinde kurulu bulunan 2 adet akaryakıt istasyonu için 13/03/2018 ve 10/04/2018 tarihlerinde 5 yıl süreli birar Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, akabinde TBK md. 205'e uygun olarak işbu sözleşmelerin üçlü bir Devir Mutabakatı ile 22/06/2018'de müvekkil ... Akaryakıt'a devrolduğunu, mezkur sözleşmelere göre ... Akaryakıt ve ... Gaz'ın davalıya akaryakıt ve otogaz ürünleri ikmel edeceği, davalının da sözleşme şartlarına göre münhasıran müvekkillerden aldığı bu ürünleri mezkur iki istasyonda son tüketicilere satacağını, ancak davalının bayilik lisansları 6 aydan fazla gayrifaal olması sebebiye Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 17/g hükmü gereği EPDK tarafından iptal edildiğini, bu nedenle davalının bayilik yapmasının hukuken imkansız hale geldiğini, bunun üzerine Bayilik Sözleşmelerinin müvekkiller tarafından feshedildiğini, Davalının müvekkillere ait logoları teslim etmediğini, davacıya imzası karşılığında ... 1 İstasyonu için 13/03/2018'de ve ... 2 İstasyonu için ise 10/04/2018'de \".../...\" logosunun ariyet olarak verildiğini, Demirbaş Teslim Belgelerinde de yazıldığı üzere davalının Bayilik Sözleşmesinin ve diğer taahhüt ve anlaşmaların sona ermesi durumunda ariyet olarak aldığı bu logoları aynı şekilde müvekkillere iadeyle mükellef olduğunu, bayilik ilişkisinin sona ermesi üzerine müvekkillerin 26/03/2020'de logoyu teslim almaya gittiğini fakat davalının buna izin vermediğini, Davalı artık müvekkillerin bayisi olmadığı halde müvekkilin logolarını kullanmaya devam ettiğini, ... ve ... logolarının müvekkil ...  Petrol A.Ş adına tescilli ve akaryakıt piyasasında son derece bilinen bir marka olduğunu, davalının müvekkillerle arasında sözleşmesel bir ilişki kalmadığı halde bu logoları istasyonlarında kullanmaya devam ettiğini, kaynağı belirsiz akaryakıtın bu marka adı altında satılmasının tüketicileri yanılttığını, yine müvekkillerin tedarikçisi olmadıkları akaryakıt sebebiyle İPDK nezdinde ağır idari yaptırımlara ve tüketiciler nezdinde maddi/manevi tazminat talepleriyle karşılaştığını, Söküme gidene firmanın müvekkilce görevlendirildiğini, müvekkilin ülke genelinde faal akaryakıt istasyonlarında yapılacak ekipman montaj ve söküm işleri için ... adlı bir firma ile 27/09/2018 tarihinde sözleşme imzaladığını, davalı bayideki işbu davaya konu demirbaşları teslim almaya da müvekkil adına bu firmanın gittiğini, dosyada mevcut delliler  doğrultusunda aksinin iddia edilemeyeceğini, Müvekkil ile davalının sürekli irtibat halinde olduğunu, davalının sözleşmelerin sona erdiğinin ve ariyetleri iade etmesi gerektiğinin farkında olduğunu, davalıya sözlü olarak ve müvekkilin saha yetkilileri tarafından ariyetleri iade etmesinin ikaz edildiğini, müvekkilin 26/03/2020 tarihinde teslim almaya gittiği logoları yaklaşık bir yıl üç ay zaman geçtikten (işbu dava açıldıktan) sonra teslim alabildiğini, Davalının kendisine yapılan tebligatları kasten ve kötü niyetle almadığını, bu durumun arabuluculuk sürecinde de yaşandığını, davalının tescilli adresinin \"... Mah. ... Sk. No:... Şişli/İstanbul\" olduğunu, davalıya gönderilen fesih ve ariyetleri teslim ihtarının birebir bu adrese gönderildiğini, aynı ihtarın davalı şirket sahibi ...'ın kızına ve eşine tebliğ edildiğini, \"haberim yoktu\" savunmasının çürütüldüğünü, davalının fesihten ve ariyetleri iades etmesi gerektiğinden haberdar olduğunu, İhtarname temerrüt tarihi yönünden bir anlam ifade etse de iade için davalıya ihtar yapılmasına gerek olmadığını, davalının demirbaşları uhdesinde tutmasını gerektirecek hukuki dayanak ortadan kalktığında bunları iade etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca talep edilmesine gerek olmadığını, buna rağmen müvekkilce talep de edildiğini, Yerel mahkeme kararının hakkaniyete ve taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye tamamen aykırı olduğunu, davalının iade borcunun farkında olduğunu, durumun kendisine hem sözlü hem de ihtarname yoluyla bildirildiğini,TTK Md. 22'ye göre tacirler arasındaki cezai şartta indirim yapılamayacağını, kaldı ki ortada fahiş denilebilecek bir cezai şart olmadığını, davalının teslimle mükellef olduğu ariyet demirbaşları müvekkile teslim etmeyerek keyfi şekilde cezai şartın doğumuna sebep olduğunu, İpoteğin cezai şartı da kapsadığını, müvekkilin davalı ile aralarındaki yüksek hacimli ve riskli mali ilişki sebebi ile alacaklarının teminatı olarak üçüncü bir kişiden 7.000.000 TL'lik bir ipotek aldığını, ipotek senedinde açıkça yazıldığı üzere merhun, davalının cezai şart borçlarını da kapsadığını, taşınmazın Kocaeli/Gebze'de kain oldukça değerli olduğunu, bu nedenle eldeki davada cezai şart miktarı tespit edilirken sadece davalının mali durumunun göz önüne alınmasının hatalı olacağınıı, bu nedenle cezai şartın 7.000.000 TL'lik ipotek tutarı dikkate alınarak hüküm altına alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmelerinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla ariyetlerin iadesi ile ariyetlerin tesliminde gecikilen gün başına sözleşmeden kaynaklı cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece, 1-Davacıların ariyetlerinin iadesine ilişkin taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacıların cezai şart talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.   Davacılardan ... Petrol A.Ş ile davalı arasında \"... Mah. ... Cad. No:..., Gebze/Kocaeli\" (... 1 İstasyonu) ve \"... Mah. ... Cad. No:..., Gebze/Kocaeli\" (... 2 İstasyonu) adreslerinde kurulu bulunan 2 adet akaryakıt istasyonu için 13/03/2018 ve 10/04/2018 tarihlerinde 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmeleri ve ... Belgelerinin imzalandığı, akabinde işbu sözleşmelerin davacılar ile davalı arasındaki 22/06/2018 tarihli üçlü bir Devir Mutabakatı ile davacı ... Akaryakıt'a devrolduğu, devir sözleşmesinden sonra ... ile davalı arasında 13/03/2018 ve 10/04/2018 tarihli yeni bir bayilik sözleşmelerinin imzalandığının görüldüğü, her iki sözleşmenin sözleşmenin tarafları başlıklı 1. Maddesinde;''....Davalı bayinin ticari ikametgahının  \"... Mah. ... Sk. , ... İşhanı No:... Şişli/İstanbul\" olarak belirtildiği, her iki sözleşmenin 30 maddesinde ise;'' Her türlü tebligat için tarafların yukarıda yazılı adreslerini kanuni ikametgah olarak tayin ve tespit ettikleri ve bu adrese yapılacak tebligatların geçerli olacağını kabul ettiklerinin,'' düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmelerin feshin sonuçları başlıklı 16 /b maddesinde ise;''   BAYİ, ... GAZ'ın feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde ... GAZ'ın kendisine ariyet olarak vermiş olduğu malzemeleri teslim aldığı gibi mükemmel şekilde söküm ve nakliye masrafları BAYİ tarafından karşılanmak suretiyle ... GAZ'a iade ve teslim ile mükelleftir. Teslimin gecikmesi halinde ... GAZ her türlü kanun yollarına başvuracağı gibi, BAYİ gecikilen her gün için ... GAZ'a cezai şart olarak 500-USD (beşyüzAmerikan Doları) ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir....,'' hükmü düzenlenmiştir. Davacı şirketler tarafından davalı bayi ve dava dışı gerçek kişilere Beşiktaş ... Noterliğinden gönderdikleri 29.07.2020 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile;''...Davalı şirkete; sözleşmeleri ve eklerinin taraflarınca işbu fesih ihbarı tarihi itibariyle derhal hüküm doğurmak üzere feshedildiği ve ihtarnamenin 7/b maddesinde ise ; Muhatap ...  ile akdettiği bayilik sözleşmeleri çerçevesinde kendisine ariyeten verilmiş olan kurumsal kimlik ekipmanlarını iş bu ihtarnamenin tebliğini izleyen 3 (üç) gün içinde aynen teslim aldığı sağlam bir şekilde iade ve teslim etmesinin,'' ihbar ve ihtar edildiği, Bahsi geçen fesih ihbar ve ihtarnamesinin,  muhataplardan davalı şirket  ... Tic. Ltd. Şti. ile şirket yetkilisi ...'a tebliğ edilmediği ve bila tebliğ iade edildiği, söz konusu ihtarnamede davalı şirketin adresinin sözleşmede yazılı adres olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamede davalı bayinin sözleşmedeki adresinin yazılı olduğu ve ihtarnamenin davalı bayinin sözleşmedeki adresine tebliğe çıkartıldığı,  çıkartılan tebligatın muhatabın adreste tanınmadığı gerekçesiyle 04/08/2020 tarihinde bila tebliğ iade edilmiş ise de; her iki sözleşmenin 30.maddesine göre yeni adresini yazılı olarak davacıya bildirmeyen davalı bayi yönünden yapılan tebligatın geçerli olduğunun kabulü gerekir. Davalı bayinin ihtarnamede verilen süre içerisinde söz konusu ariyetleri davacı tarafa iade ve teslim etmediği, dosyaya ibraz edilen teslim tutanağına göre dava tarihinden sonra 21/06/2021 tarihinde teslim edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmelerin feshin sonuçları başlıklı 16 /b maddesi uyarınca davacı tarafın ariyetlerin tesliminde gecikilen her gün için belirlenen cezai şartın talep hakkının olduğu gözetilerek davacı tarafın ceza-i şart alacak talebinin 6102 sayılı TTK'nın 22 maddeside gözetilerek değerlendirilip hüküm altına alınması gerekirken yukarıdaki gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK' nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2022 tarih ve  2021/317 Esas - 2022/654 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"365a0f9d23d2f687","SID":"e65095d1258334e5"}}