{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/664 Esas<br>KARAR NO: 2025/813 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25.03.2025<br>NUMARASI: 2025/18 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 18/06/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde; müvekkili şirketin, TPMK nezdinde ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkili şirket ile davalının Tuzla, Pendik ve Kartal ilçelerinde aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davalının müvekkili şirkete ait olan \"...\" markasını hukuka aykırı olarak kullandığını, davalı kullanımlarının SMK hükümlerine aykırı olduğunu ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı şirkete hukuka aykırı kullanımlarına son vermesi için Kartal ...Noterliğinin 18.07.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak herhangi bir cevap verilmediğini beyanla;  müvekkilinin marka hakkına haksız ve usule aykırı olarak tecavüz eden karşı tarafın delilleri karartması ihtimali kuvvetle muhtemel olduğundan, talepleriyle ilgili  davalının faaliyet gösterdiği tespit edilen; A) ... Mh. ... Sk.N:... İç kapı No:... Tuzla / İSTANBUL, B) ... mahallesi ... Caddesi No: ... 34940 Tuzla/ İSTANBUL, C) ... Mahallesi ... Sokak No:... Pendik / İSTANBUL  adreslerinde tespit yapılmasını ve müvekkili şirket adına tescilli bulunan \"...\" markasına vaki tecavüzün tedbiren durdurulması ile tescilli bulunan markaya tecavüz teşkil eden tabela, broşür, ilan vb emtianın kaldırılmasına ve muhafaza altına alınmasına, tedbiren muhafaza altına alınacak tabela, broşür, ilan vb emtia ve ürünlerde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve dava sürecinde bu emtianın kullanımının tedbiren durdurulmasına, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün tespiti, meni ve son verilmesine, davalının haksız rekabetinin tespitine, menine ve son verilmesine, müvekkilinin markası olan \"...\" ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne,  \"...\" marka ve logosunun ve \"...\" ibaresinin davalının ticari unvanından, işyeri tabelasından, davalının iş yerindeki tüm ürün mal ve hizmetlerden, tüm tanıtım ve reklam ürünlerinden, her türlü yazılı belge ve materyalden (broşür, katalog, kutu ilan v.s), internet ortamı ve tüm sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına, kaldırıldıktan sonra ise \"...\" marka ve logosu ile hiçbir biçimde iltibas oluşturmayacak isim, tabela ve konsept konulmasına karar verilmesini,  HMK 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığından müvekkilinin maddi ve tazminat alacağının miktarının tespiti ile -müvekkilin tazminat alacağının tam olarak belirlendiği tarihte arttırılmak üzere- şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 40.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsil ve tazmini ile müvekkiline ödenmesine,  davanın kabulü ile mahkeme kararının, masrafı davalıdan alınmak üzere tirajı en yüksek 5 ulusal gazetede ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>TEDBİR KARARI:İstanbul Anadolu 1.FSHHM'nin 04/03/2025 tarihli 2025/18 E.sayılı ara kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı ile davalının markasal kullanımlarının olduğu, söz konusu kullanımların ve davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin, davacının ... tescil numaralı markası yönünden davalı kullanımlarının SMK’nun 7/2-b maddesi hükümlerine göre ve markanın asli unsurunun ticaret unvanında kullanılması nedeniyle SMK’nun 7/3-e maddesi hükümlerine göre marka hakkına tecavüz oluşturabileceği anlaşılmış olup, bu haliyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, yargılama süresince her iki tarafın da haklarının zarar görmemesi için SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça uygun bir teminat yatırılması karşılığında hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenle; Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, SMK' nun 152/2 c maddesi uyarınca davalının kararının tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 500.000,00 TL (Beşyüzbin Türk Lirası) nakdi ya da gayri nakdi tazminatın mahkememize depo etmesine, aksi takdirde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılabileceğinin ihtarına, HMK' nun 393/1 maddesi gereğince kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun davacı tarafa ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağına...\" karar verilmiştir.<br>İTİRAZ:  İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili; davacının müvekkilinin kullanımlarına 9 yıl boyunca sessiz kalındığını, müvekkilinin 2012 yılından bu yana kullanımının devam ettiğini, müvekkili şirketin yetkilisi ve ortağının soyadı Yanık olduğundan kısaltmasının ticaret unvanı olarak kullanıldığını, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin kullanımının SMK'nın 7/5-a maddesi uyarınca dürüst kullanım olduğunu belirterek, tüm itirazları dikkate alınarak, tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI:Mahkeme, 25.03.2025 tarihli ara kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı ile davalının bu kullanımlarının davacıyı zarara uğratma ihtimalinin mevcut olduğu, HMK'nun 390/son maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun marka hakkına tecavüz yönünden gerçekleştiği, ancak taraflar arasındaki öncelikli kullanım ve diğer hususların yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle davacının olası zararlarının teminat altına alınması için SMK'nın 159/1. Maddesi gereği davalının teminat yatırması yönündeki tedbir kararının yerinde olduğu  anlaşılmakla, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine...\"  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı tarafın müvekkilinin markaya tecavüz ettiğini yaklaşık olarak ispat edemediğini, Müvekkilinin uzun yıllardır \"...\" ibaresini kullandığını, şirket kurucularının \"...\" olan soyadlarının kısaltması olduğunu,Müvekkilinin kullanımının SMK'nın 7/5-a maddesi uyarınca dürüst kullanım olduğunu, Müvekkilinin kullanımının davacının marka tescil başvurusundan önce başladığını, Davacının markası ile müvekkilinin markası arasında benzerlik dahi bulunmadığını, Müvekkilinin \"...\" ibaresini müvekkili şirketin ticaret unvanı  ve logosu ile birlikte kullandığını, davacının markasının ise ayırt edici bir şekil ve tasarım içermediğini, Kabul anlamına gelmemek üzere, markaların benzer olduğu kabul edilse bile, davacının uzun süredir müvekkilinin kullanımlarına sessiz kaldığını, İhtiyati tedbir kararının müvekkilinin ticari itibarına ve ekonomik sürekliliği açısından telafisi güç zararlara yol açtığını belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25/03/2025 tarihli, 2025/18 Esas sayılı ihtiyati tedbire itirazın reddi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararına yaptıkları itirazın kabul edilerek, 04/03/2025 tarihli ara kararla verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; ... tescil numaralı \"...\" markasının tüm sınıflarda davacı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece delil tespiti yaptırılarak alınan bilirkişi heyet raporunda; \"...sayın Mahkemenizin 27.01.2025 tarihli tensip tutanağı ara kararları kapsamında, “... Mah. ... Sok. No:... Pendik İSTANBUL” adresinde, tespit isteyen vekilinin de katılımı sağlanarak 18.02.2025 tarihinde yerinde inceleme işlemleri yapılmış olup, davalının ... ibareli herhangi bir kullanımına rastlanmadığı,  Sayın Mahkemenizin 27.01.2025 tarihli tensip tutanağı ara kararları kapsamında, “... Mah. ... Cad. No:... 34940 Tuzla İSTANBUL” adresinde tespit isteyen vekilinin de katılımı sağlanarak 18.02.2025 tarihinde yerinde inceleme işlemleri yapılmış olup, söz konusu incelemelerde davalının “...” şeklinde markasal kullanımlarının olduğu, Sayın Mahkemenizin 27.01.2025 tarihli tensip tutanağı ara kararları kapsamında, “... Mah. ... Sok. No:... İç Kapı No:... Tuzla İSTANBUL” adresinde tespit isteyen vekilinin de katılımı sağlanarak 18.02.2025 tarihinde yerinde inceleme işlemleri yapılmış olup, davalının   ŞEKİL  şeklinde markasal kullanımlarının olduğu, söz konusu kullanımların ve davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin, davacının ... tescil numaralı markası yönünden davalı kullanımlarının SMK’nun 7/2-b maddesi hükümlerine göre ve markanın asli unsurunun ticaret unvanında kullanılması nedeniyle SMK’nun 7/3-e maddesi hükümlerine göre marka hakkına tecavüz oluşturabileceği, Söz konusu kullanımlarla ilgili olarak, davalının kuruluş tarihinin 2015 yılı olduğu, tarafların birbirine yakın (Pendik ve Tuzla) ilçelerde faaliyet gösteriyor olmaları, aynı sektörde bulunmaları nedenlerinden dolayı, 9 yıldan uzun bir süre söz konusu kullanımlara sessiz kaldığı değerlendirilerek sessiz kalma yoluyla hak kaybı hükümlerinin uygulanabileceği, Davalı şirket yetkilisinin yerinde inceleme işlemleri esnasında belirtmiş olduğu, soyadı kullanımı nedeniyle hukuka uygun kullanım savunmasının, SMK’nun 7/5-a maddesi hükümlerinin gerçek kişiler açısından uygulanabileceği nedeniyle uygulanamayacağına...\" dair görüş bildirmişlerdir. <br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası olup, davacı tarafça davalının marka kullanımlarının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.Mahkemece, SMK’nın 159/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça teminat yatırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı tarafça karara yapılan itirazın ise reddine karar verildiğinden, davalı vekili karara karşı istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya üzerinde yapılan incelemede; ihtiyati tedbir kararının taraf vekillerine 10/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça bir haftalık yasal süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının talep edilmediği, davalı tarafça hükmedilen teminatın da yatırılmadığı anlaşılmıştır.HMK’nun 393/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde tedbir kararının uygulanması talep edilmezse ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış sayılacağı düzenlenmiş olduğundan, davalının ihtiyati tedbir kararına yaptığı itiraz konusuz kalmış olup, Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi usule uygun olmamıştır.Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin resen yapılan inceleme sonucunda kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar saklı tutularak yeniden hüküm kurulmasına, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yaptığı itiraz konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 25/03/2025 ve  2025/18 E.sayılı ara kararının  KALDIRILMASINA, İstanbul Anadolu 1.FSHHM'nin 04/03/2025 tarihli 2025/18 E.sayılı kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış olmakla, davalının bu karara yaptığı itiraz konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 18/06/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fff89f666e032233","SID":"4d3090f4214a9ab8"}}