{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/881 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1233<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/87 D.İş Esas 2025/81 D.İş Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br>İhtiyati haciz isteyen vekili vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: İhtiyati haciz isteyen vekili dava dilekçesinde özetle;  iştigal ettiği inşaat ve demir doğrama işlerinde kullanılmak üzere müvekkili şirketin 22.02.2023 tarihinde ... ili ... ilçesinde faaliyet gösteren ... A.Ş.den farklı vasıf ve mahiyette toplam 27 ton köşebent demir sipariş ettiği, demirin piyasada işlem gören emtialardan olduğunu ton fiyatının döviz (USD) endeksli belirlendiğini ve sipariş tarihine göre TL cinsine çevrildiğini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de (Tebliğ No: 2008-32/34) taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının mümkün olduğu, ancak sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesinin zorunlu olduğunun düzenlendiği, sipariş edilen 27 ton köşebent demirin bedeli olarak müvekkili tarafından 22.02.2023 tarihinde KDV dahil 426.341,08 TL ödeme yapıldığını,  TCMB verilerine göre ilgili tarihte USD/TL kurunun 18,8906 TL olduğunu, sipariş edilen demirin döviz karşılığının 22.568,95 USD olduğunu, faturanın %50 tevkifatlı olduğunu ödeme dekontuyla faturada yazılı tutarlar arasındaki farkın müvekkili şirket tarafından vergi olarak ödendiğini, müvekkilinin sipariş edilen ürünlerin nakliyesi için bu tür işlerde yaygın olarak kullanılan ... sitesindeki bir nakliyeceler grubuna ilan verdiğini, ilanla ilgili olarak dava dışı ...'ın müvekkiline dönüş yaparak nakliye işini ayarlayabileceğini belirttiğini, dava dışı ... ile daha önce taşıma komisyonculuğu faaliyeti gerçekleştiren müvekkili şirketin taşıma işini kendisine verdiğini, taşıma komisyonculuğu sözleşmesi şekle bağlı sözleşmelerden olmadığından müvekkili ile komisyoncu arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, ancak ilgili kişinin şüpheli sıfatıyla alınan 18.04.2023 tarihli ifadesinde bu hususun doğrulandığını, komisyoncu ...'ın fiili taşıma işini gerçekleştirmek üzere davalılardan ... ile anlaşarak müvekkiline ilgili kişinin bilgi ve belgelerini gönderdiğini, bunun üzerine müvekkilinin de bildirilen telefon numarasından davalı ... ile iletişime geçerek teslim alınacak mallar hakkında kendisine bilgi ve talimat verdiğini, müvekkili ile davalı ... arasında yazılı sözleşmenin bulunmadığını, davalının şüpheli sıfatıyla alınan 27.02.2023 tarihli ifadesinde eşyayı taşımak üzere teslim aldığını ve diğer hususları kabul ettiğini, davalı ...'ın müvekkilinin sipariş ettiği ürünleri 25.02.2023 tarihinde kendisine ait ... çekici plakalı ve ... dorse plakalı tıra yükleyerek yola çıktığını, yol boyunca müvekkilinin ara ara davalıyı arayarak konumu hakkında bilgi aldığını, taşınan malların 26.02.2023 tarihinde müvekkiline ait iş yerine teslim edilmesi gerekirken bu tarihte veya daha sonra malların teslim edilmediğini, 26.02.2023 tarihinde dava dışı bir kişinin müvekkilini arayarak ürünlerinin ... adlı bir firmaya satıldığına dair fatura olduğunu, bu nedenle Adana'ya indirildiğini beyan ettiğini, müvekkilinin böyle bir şey olmadığını, malların Ereğli'deki kendi iş yerine teslim edileceğini belirttiğini ancak olumlu bir dönüş alamadığını, arayan kişinin müvekkiline sözünü ettiği sözde faturanın fotoğrafını gönderdiğini, dava konusu olayla ilgili olarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/89279 Soruşturma dosyasıyla soruşturma yürütüldüğünü, ayrıca dava konusu alacakla ilgili olarak Aliağa İcra Dairesinin 2024/2462 Esas sayılı dosyasıyla tarafımızca 31.05.2024 tarihinde davalılara ve dava dışı kişilere karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin davalının haksız itirazları nedeniyle durdurulduğunu, davalı, taşımak üzere teslim aldığı müvekkiline ait malı, faturada ve irsaliyede yazılı teslimat adresi olan ... Mah. .... Cad. No: ... .../... yerine .../...'da bir ara sokağa indirip üçüncü kişilere teslim ettiğini, davalının bu davranışı sonrasında müvekkiline ait eşyanın üçüncü kişiler tarafından çalınmak suretiyle zayi edildiğini, söz konusu demirlerin henüz ele geçirilememiş olduğunu bundan sonra da ele geçirilmesinin mümkün görülmediğini, irsaliyede ve faturada teslimat adresi ve iletişim numarası açıkça yazmasına rağmen taşınan malı dikkatsiz, özensiz, pervasızca ve ağır kusurlu davranarak üçüncü kişilere teslim eden davalının, malın ziyaı nedeniyle müvekkilinin zararından taşıyıcı ve haksız fiil faili sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalının mal kaçıracağına dair kuvvetli şüphenin mevcut olduğunu beyanla, müvekkilinin 22.568,95 USD'nin işbu başvuru tarihindeki TL karşılığı olan 870.707,83 TL tutarındaki asıl alacağının 26.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte  tahsili amacıyla borçlunun üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları da dahil olmak üzere tüm malvarlığına teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, bu talebin uygun görülmemesi halinde cüzi bir miktar teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, davalıya önceden ihtarda bulunulmaksızın karar verilmesini,  davalıya ait ... çekici plakalı ve ... dorse plakalı tıra devir önleyici şerh konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Talep İİK'nun 257 vd.maddelerine göre yapılmış ihtiyati hacze ilişkindir.  <br>Anılan maddeye göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile diğer haklarını haczettirebilir. Buradan anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verebilmenin şartlarından birisi alacağın varlığıdır. Alacaklının alacağı hakkında mahkemeye kanat verecek deliller göstermesi gerekir; mahkemenin ispat sınırını aşan bir alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verebilmesi için  alacaklı, alacağının yaklaşık ispat seviyesinde ispatlamalıdır.<br>Yapılan açıklamalar ışığında talep eden vekilinin karşı taraf ... ile yapılan taşıma sözleşmesi kapsamında taşıma sözleşmesine konu emtiaların karşı tarafça hırsızlık eylemine konu olması nedeniyle emtiaların değeri tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş olup, talebinin dayanağının hırsızlık eylemine konu Adana Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasına ve taraflar arasındaki yazışmalara dayandırmıştır. Anılan savcılık dosyasının incelenmesinde talebe konu emtiaların karşı taraf ... tarafından teslim alınarak nakliye hizmetinden sonra teslim edildiği, ancak teslim alan kişinin emtiaların sahibi talep eden şirket olmadığı ancak talep eden ile ... arasında doğrudan yazılı ya da sözlü bir nakliye sözleşmesi bulunmadığı, taşınan malların dolandırıcılık eylemine konu olduğu eylemin ... tarafından gerçekleştirildiğine dair henüz savcılık tarafından tespiti net bir şekilde yapılmamış olduğu, soruşturmanın devam ettiği,  savcılık dosyası içeriği ile talep eden tarafça sunulan belgelerin bir bütün halinde incelenmesinde ...'ın sanık mı yoksa mağdur mu olduğu ve dolandırıcılık/hırsızlık/güveni kötüye kullanma eylemini gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin anlaşılamadığı bu itibarla talebe konu alacaktan sorumlu olduğuna dair yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı görüş ve kanaatine varılarak yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir,\" gerekçesiyle; \"İhtiyati haciz isteyen vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,\"  şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>İhtiyati haciz isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatiyle ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılmasının gerektiğini,  mahkemece dava dilekçesi ekinde sunulan savcılık dosyasının incelenmesinden, hırsızlık/dolandırıcılık suçunun davalı ... tarafından işlenip işlenmediğinin net olarak tespit edilemediği gerekçesiyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varıldığını, davalı ...'ın suçun faili olup olmadığı belirsiz olmakla birlikte dava konusu alacağın taşıma sözleşmesine konu malın zayi edilmesinden kaynaklı olduğunu,  taşıma sözleşmesinin varlığının ispatı için taşıyıcının bu yöndeki beyanı veya malın fiilen teslim alınmış olduğunun anlaşılmasının yeterli olduğunu,  eşyanın davalı tarafından 25.02.2023 tarihinde teslim alınarak davalının kendisine ait olan ... çekici plakalı ve ... dorse plakalı tıra yüklendiğini,  malın zayi edilmek üzere müvekkiline teslim edilmediğinin de soruşturma dosyasında bilgi, belge ve ifadelerle sabit olduğunu,  taşınan malın zayi edildiği hususunun da ispatlandığını, irsaliyede ve faturada teslimat adresi ve iletişim numarası açıkça yazmasına rağmen taşınan malı dikkatsiz, özensiz, pervasızca ve ağır kusurlu davranarak üçüncü kişilere teslim eden davalının malın ziyaı nedeniyle müvekkilinin zararından taşıyıcı ve haksız fiil faili sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalının sorumluluğunun doğması için hırsızlık suçunun faili olmasına gerek olmadığını,  açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz kararı için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatinin yerinde olmadığını,  İcra ve İflas Kanunu m. 257 vd.nda belli şartların varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin düzenlendiğini,  davalının mal kaçıracağına dair kuvvetli şüphenin mevcut olduğunu,  öncelikle haklılıklarının soruşturma dosyası kapsamında alınan ifadelerle ve belgelerle yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini  istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Talep,  taşıma sözleşmesi  kaynaklı  ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince,   savcılık dosyası içeriği ile talep eden tarafça sunulan belgelere göre talebe konu alacaktan sorumlu olduğuna dair yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığından ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı  talep eden vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İİK.'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\"<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.<br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.   <br>Dosyadaki belgelere,  kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, talep eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/05/2025 tarih, 2025/87 D.İş Esas ve 2025/81 D.İş Karar sayılı dosyasında ihtiyati haciz isteyen vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 06/05/2025 tarihli DEĞİŞİK İŞ KARARI, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz isteyen davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi.  19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5196b66220488f0","SID":"f39b4e8439c54706"}}