{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ..... - .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/09/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: .....<br>VEKİLİ\t: Av......<br>DAVALILAR\t:1-........ <br>\t 2-........    <br>\t 3-.....<br>DAVA\t : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 18/06/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 19/06/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 05/09/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ....... . Şti.'nden aralarındaki ticari ilişki nedeniyle 190.091.38-TL, diğer davalı ......... Şti.'nden 10.620,00-TL alacaklı olduğunu, davalıların borçlarını ikrar etmelerine rağmen Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Yeni esas Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı dosyasında müvekkiline borçlarını ödediklerini iddia ettiklerini, ancak icra dosyasına yapılan ödemenin muvazaalı olduğundan müvekkilinin alacağına halen kavuşamadığını, dava dışı davalı şirketlerin ödeme tarihinde ortağı olan ........ tarafından, haksız ve kötüniyetli olarak imzası müvekkiline ait olmayan çek kullanılmak suretiyle müvekkili aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Yeni esas Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından takibe konu edilen çek üzerindeki imzaya itiraz edildiğini ve Konya.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar Sayılı dosyasından takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava dışı ........ tarafından haksız ve kötüniyetli olarak durdurulmasına karar verilen Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takip dosyasından, davalı şirketlere yazılan haciz ihbarnameleri neticesinde; ....... . Şti. tarafından; 05.04.2017 tarihinde 45.000,00-TL, 07.04.2017 tarihinde 55.000,00-TL, 03.04.2017 tarihinde 90.091,38-TL olmak üzere toplam 190.091.38-TL, diğer davalı ......... ve Tic Ltd. Şti. tarafından; 04.04.2017 tarihinde 10.620,00-TL olmak üzere toplam 200.711,38-TL icra dosyasına ödendiğini ve dava dışı ........ tarafından muvazaalı olarak dosyaya yatan bu paraların haksız ve kötüniyetli olarak çekildiğini, bu bedelin tahsili bakımından Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ve dosyada hiçbir tahsilat yapılamadığını, dava dışı ........’in davalı şirketlerde bulunan hisselerini muvazaalı olarak kardeşine ve amcasının oğluna devrettiğini, hisse devirlerine ilişkin yapılan tasarrufun iptali hususunda Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, davalılar tarafından dava dışı ........’e yapılan ödemeler yönüyle borçlu olduklarının tespiti için dava açıldığını, mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketlerin icra dosyasına yapmış oldukları ödemelerin TBK.m.19 kapsamında muvazaalı olup hükümsüz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü hakları, talep, şikayet ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan ....... . Şti.'nin Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Eski Esas Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas) sayılı dosyasına yapmış olduğu toplam 190.091.38-TL ödemenin muvazaalı olması nedeniyle davalılardan ....... . Şti.'nden davalının ödeme yaptığı tarihlerden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davalılardan ......... Şti.'nin aynı dosyaya yapmış olduğu toplam 10.620,00-TL ödemenin muvazaalı olması nedeniyle ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ........ Şirketi yetkilisi cevap dilekçesinde ve davalı ..... Şti. yetkilisi beyan dilekçesinde özetle; söz konusu ödemelerin, icra dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesine istinaden yapılmış olduğunu, davacı tarafın iddialarının muhatabının şirketleri olmadığını, ayrıca davacının dava dışı ........’e karşı icra takibi de başlattığını,  hatta Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açtığını, bu dava dosyası sonuçlanmadan açılan bu davada da davacının hukuki yararının  bulunmadığını, davacının, müvekkili şirket aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... Esas ... K. sayılı dosya ile aynı konuda dava açtığını ve davanın reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ........ davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 06/04/2023 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; davanın temelinin Konya....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip dayanağı olan çek yaprağındaki davacı adına bulunan kaşe ve imzaların sahte olduğu iddiasına dayanmakta olduğu, Konya....İcra  Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülen imzaya itiraz davasında imzaların davalı şirket yetkililerine ait olup olmadığının tespit edilememesi nedeniyle imzaya itirazın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre  çek üzerindeki imzanın borçlu şirket yetkilisi ..... tarafından verilen vekaletle yetkilendirilen ........'na ait olduğu, bu nedenle dava dışı ........ tarafından başlatılan takibin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>DAİREMİZİN  01/03/2024 TARİHLİ, ...  ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI :<br>İlk derece mahkemesinin 05/09/2024 tarihli kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 01/03/2024 tarihli, ...  Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davanın muvazaa iddiasına dayalı olduğu, bu nedenle muvazaalı işlemin tarafı olduğu iddia edilen ........'in davaya dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU  05/09/2024 TARİHLİ  KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...her ne kadar davacı vekili taleplerinde Konya.... İcra Müdürlüğünün (Eski Esas; Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas) ... Esas sayılı takibe dayanak çek üzerindeki imzaların taklit edildiğini ve bu dosyaya davalılar tarafından yapılan ödemelerin muvazaalı olduğunu iddia ederek alacak talebinde bulunmuş ise de, yapılan araştırmalar ve yargılamaya esas alınan bilirkişi raporuna göre ilgili takibe dayanak ........ Bankası A.Ş. ... Konya İhsaniye Şubesi’nin ... çek nolu, <br>keşide yeri Konya, keşide tarihi 06.09.2016, miktarı 1.000.000-TL olan çek üzerindeki imzalar davacı şirket yetkilisi tarafından vekil tayin edilen ........'na ait olduğu anlaşılmakla, dava dışı ........ tarafından başlatılan takibin yerinde olduğu takdir ve kanaatine varılarak, bu tespitler sonrası yapılan ödemelere dair muvazaa iddiasında bulunulamayacağından haksız açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, çek üzerindeki imzaya ilişkin herhangi bir talep olmadan imza incelemesi ve bilirkişi raporu alınmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme, genel hukuk prensiplerini hiçe sayarak imza incelemesi ile ilgili bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesis etmiş olduğunu, bu durumun hukuka açıkça aykırı olduğunu, ayrıca dosya içindeki tüm delillerin  de davanın kabulünü gerektirdiğini, müvekkilinin davalı şirketlerden alacaklı olduğunu, dava dışı ........’in, müvekkilin alacağına ulaşmasını engellemek için hukuka aykırı bir şekilde Konya.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını ve haciz müzekkeresi gönderdiğini, dava dışı ........'in, bu icra takibini kötüniyetli olarak başlattığını amacı şirketlerin borcunu ödenmiş gibi göstermek olduğunu, icra dosyasına yapılan ödemelerin, ........ tarafından davalı şirketlerin hesaplarına aktarıldığını ve bir kısmını da şirketin ödemelerinde kullanıldığını, davalı şirketler tarafından icra dosyasına yapılan tahsilat ve reddiyat tarihleri ile dava dışı ........’in hesap hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, şirketler tarafından ........’e hukuki kılıfına uydurularak ödenen paraların tekrar davalı şirketlere gönderildiği ve onlar adına kullanıldığının açıkça anlaşıldığını, dava dışı ........’in hesap hareketleri incelendiğinde, davalı şirket ile arasında yoğun parasal işlemler olduğunu, ........’in şirketin faturalarını ödediğini, şirketin ise ........’in kredi borcunu ödediğinin anlaşıldığını ayrıca ........’in davalı şirketlerdeki hisselerini muvazaalı olarak akrabalarına devrettiği ve bu devrin mahkeme kararıyla iptal edildiğinin anlaşıldığını, davalı şirketlerin Konya.... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından gönderilen haciz müzekkerelerine istinaden yaptığı ödeme, yetkilileri olan ........’e yapıldığından gerçekte tahsil edilmiş bir alacak bulunmadığını, bu durum TMK md. 2’deki dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu ayrıca ödeme yapılan çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığının Yargıtay kararıyla onandığını,  dolayısıyla ........’e yapılan ödemenin hukuki dayanağının bulunmadığının anlaşıldığını netice olarak, davalı şirketler, borçlarını ödemiş gibi görünmek için muvazaalı işlem yaptıklarını ve  hâlen müvekkiline  borçlu olduklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>      Dava, Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesine dayalı muvazaa nedeniyle alacak talebine ilişkindir.  <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı taraf, davalı ........'in davacıdan hiçbir alacağı olmamasına rağmen sahte imzalı çeke dayalı olarak davacı şirket aleyhine icra takibi yaptığını, davacı şirketin davalı şirketlerden olan toplam 200.711,38 TL alacağının da icra dosyasından gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerine istinaden icra dosyasına yatırıldığını ve dosya alacaklısı ........ tarafından tahsil edildiğini, ancak tahsil edilen paranın ........ tarafından adı geçen şirketlere iade edildiğini, sahte imzalı çeke dayalı olarak  icra takibi  başlatılması nedeniyle Konya....İcra  Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını, mahkemece davanın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra dosyasından 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi ve ihbarnameye istinaden icra dosyasına para yatırılması işlemlerinin davalılar tarafından muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek 200.711,38 TL alacağın davalı şirketlerden tahsilini talep etmekte, davalılar ise davacının alacağının İcra Müdürlüğü ihbarnamesi nedeniyle icra dosyasına yatırıldığını, davacının herhangi bir alacağı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.  <br>Kural olarak üçüncü kişiler, danışıklı işlem nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilir. Çünkü danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak üçüncü kişinin danışıklı işlem ile haklarının zarar uğratıldığının benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan alacaklı olması ve danışıklı işlemin  alacağının ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış bulunması gerekir. <br>Dava konusu somut olayda davalı ........ tarafından davacı şirket aleyhine  Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 06.09.2016 keşide tarihli   1.000.000-TL bedelli çeke dayalı olarak davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacının  Konya....İcra  Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığı,  mahkemece davanın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği ve kararın en 07/07/2020 tarihinde kesinleştiği, davacının, davalı ........ tarafından icra dosyasından tahsil edilen paraların tahsili için Konya....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, başlatılan takibin itiraza uğramadan kesinleştiği, takibin halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.  İcra ve İflas Kanunu'nun 170 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince imzaya itirazın kabulü kararından sonra alacaklının genel mahkemede dava açma hakkı bulunmakta ise de davalı ........ tarafından böyle bir dava açıldığı iddia ve ispat edilmemiştir. Ayrıca davalı ........ tarafından Konya....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yürütülen icra takibine karşı da herhangi bir dava açılmamıştır. Bu durumda davacının davalı ........'den alacaklı olduğunun kabulü gerekmekte olup mahkemece davalılarca herhangi bir şekilde talep edilmediği halde   06.09.2016 keşide tarihli 1.000.000-TL bedelli çek üzerinde bilirkişi  inceleme yaptırılması ve alınan rapor doğrultusunda davalı ........'in yapmış olduğu icra takibinin haklı olduğunun kabul edilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece,  taraflarca gösterilen deliller eksiksiz olarak toplanıp  davalı şirketlere ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı ........ tarafından davacıdan tahsil edilen paraların davalı şirkete iade edilip edilmediği, davalılar arasında muvazaalı işlem yapılıp yapılmadığı hususunun tespitinden sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2024 tarih, ... Esas -  ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi. <br> <br>            Başkan ...                 Üye ...           \t       Üye ...                 Katip ...            \t\t\t\t\t\t\t\t\t e-imzalıdır              e-imzalıdır                  e-imzalıdır             e-imzalıdır<br>\t\t    \t\t (Muhalif)<br><br><br><br>.....<br><br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Davalı şirketlerin dahili davalı ........ tarafından davacı şirket hakkında Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (eski esası: Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı dosyasında gönderilen haciz ihbarnamesine istinaden ödeme yaptıkları, ilk derece mahkemesince yapılan incelemede  dahili davalı ........'in davacıdan alacaklı göründüğü çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi tarafından vekil (ticari mümessil) tayin edilen ........ tarafından atıldığının tespit edildiği, bu nedenle muvazaadan söz edilemeyeceği,  ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğundan  davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. <br><br>                                                                                                                    Üye ...<br>                                                                                                                    e-imzalıdır \t\t\t\t \t\t\t\t\t\t      \t     <br>\t\t\t\t\t      <br><br> <br>\t\t <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffc6c49a05c165ca","SID":"0f4a737c1fe0b1d7"}}