{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2024/924 Esas<br>KARAR NO:2025/369<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>DAVA TARİHİ: 31/10/2016<br>KARAR TARİHİ: 27/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil banka ile ----- arasında kredi sözleşmesine istinaden borçluya kredi verildiğini, ----- kredi sözleşmesini imzalayarak borçtan müşterek ve müteselsilen mesul olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ------ tutarındaki borcun fer'ileriyle birlikte ödenmesi hususunun borçlulara ihbar ve ihtar edildiğini, ihtarname neticesinde ödemenin yapılmadığını,------üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini bu nedenle borca haksız itirazın iptal edilerek takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından dayanılan kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uyulmadığından geçersiz olduğunu, ----- sözleşmede imza attığı görülse de sözleşmede kefilin sorumlu azami miktarın ve müteselsil kefaletin kendi el yazısı ile yazılmadığının görüldüğünü, kefalet sözleşmesinin TBK'nun 583/1'de aranan şekle uyulmadan akdedilmesinin hukuki yaptırımının kesin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin 31/10/2016 tarihinde ------- Esas sayılı dosyasında açtığı dava ile icra dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, --- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın halen derdest olduğunu, HMK'nun 166. Maddesi uyarınca birleştirilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkememizin ------ kararı, ---  karar sayılı ve --- tarihli ilamı ile \" Davalı tarafından davacı banka hakkında ---- sayılı dosyası ile; Dava konusu --------esas sayılı dosyasından davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali talebiyle İİK. 72 Madde uyarınca menfi tespit davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda  ------  Karar sayılı kararı ile; Davanın kısmen kabulü ile;Davacının ---- sayılı takip dosyasında ------- toplam 831,05 TL borçlu olmadığının tespitine, aşan istemin reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi -----Tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucu ------- Karar sayılı kararı ile; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda kesinleşen menfi tespit davası ile, eldeki davanın davalısının davaya konu icra takibinden kaynaklı davacı bankaya  (---- nolu kredi yönünden 692,33 TL , -------- nolu şirket kredi kartı yönünden 138,72 TL) toplam 831,05 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilip bu karar istinafa konu karar tarihinden önce kesinleştiğinden mahkemece, konusuz kalan davada davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olduğu gözetilerek HMK’nın 331/1 maddesi kapsamında kesinleşen menfi tespit davasında verilen hüküm gözetilerek dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, menfi tespit davasında verilen ve kesinleşen hüküm gözetilmeksizin yukarıdaki şekilde yargılama giderlerine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. \" gerekçesi ile kaldırılmış ve dava Mahkememizin işbu esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.-----sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmiştir.Davaya konu -------- Esas sayılı dosyası ile; davacı banka tarafından davalı ile birlikte dava dışı borçlular hakkında 103.876,48TL asıl alacak, <br>32.699,86TL temerrüt faizi, <br>1.634,98TL faizin % 5 gider vergisi, <br>142,59TL  masraf olmak üzere toplam: <br>138.353,91 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. İşbu dava önce ------esas sayılı dosyası üzerinden görülmüş ve ------esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, yine o dosya üzerinden verilen tefrik kararı ile Mahkememizin  -----sırasına kaydedilmiş, yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmiştir. Mahkememizin ---- esas sayılı dosyasında davalı --- tarafından davalı bankaya --------esas sayılı dosya nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitinin talep edildiği, menfi tespit davasının işbu dava açısından bekletici mesele yapıldığı, ilgili dosyada Mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği, işbu kararın istinaf incelemesi sonucu davacı tarafın istinaf isteminin kesin olarak esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı banka vekilince ----- tarihli beyan dilekçesinde ---- esas sayılı dosya alacağının--- tarihinde borçlu firma ---- Tarafından haricen yapılan 143.182,00 TL ödemeye istinaden faiz indirimi yapılarak tahsil ve tasfiye edildiğinin bildirildiği, yine son celse duruşmada davacı vekilince ödeme ve tasfiye hususunun tekrar edildiği, asıl borçlu tarafından borcun ödenmesi ve tasfiye edildiğinin alacaklı tarafından bildirilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, kesinleşen menfi tespit davası kararına göre ise davacı alacaklının takibinde haklı olduğu, itirazın haksız olduğu ve alacağın likit olduğu hususları gözetildiğinde davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair karar verilmiştir. <br> 6100 sayılı HMK 331. Madde hükmünce davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve eldeki davanın açıldığı tarihte davalının kısmen haksız olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği (dava harca esas değeri 138.353,91 TL olup, davalının 831,05 TL yönünden borçlu olmadığı kesinleşen karar ile ortaya çıktığından davacı bankanın başlangıçtaki haklılık oranı %99,39 olup bu oran üzerinden yargılama giderleri kısmında değerlendirme yapılmıştır.) kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 137.522,86 TL nin %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Alınması gerekli 615,40 TL harcının peşin alınan 1.642,99 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.027,59 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine, <br>4-Davacı tarafından yatırılan 36,00 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harcı toplamı: 463,60 TL ile 34,00 TL yargılama gideri toplamı 497,60 TLnin haklılık oranına göre 494,56 TLsinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, arta kalanın dava üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca hesaplanan 831,50 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7-Davalı tarafın avans olarak 400,00 TL yatırdığı, 162,00 TL nin iade edildiği, yapılan 238,00 TL masrafın kabul ve red oranına göre (%99,39 kabul-%0,61 ret) 1,45 TL yargılama giderinin  davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinden bırakılmasına, <br>8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3524db2175ac3415","SID":"baadb29bdaa3f786"}}