{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/877 <br>KARAR NO: 2025/1019<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/03/2025<br>NUMARASI: 2024/432 Esas - 2025/356 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalıya bir kısım enerji içeceği sattığını ve karşılığında da 05.07.2023 tarih ve ... seri nolu faturayı tanzim ederek davalıya gönderdiğini, davalının fatura içeriğinde belirtilen malları teslim almasına rağmen fatura içeriği malların  bedelini ödemediğini, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile davalı borçlu şirket aleyhine icra takibi yapıp ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlunun borcunu ödediğini ispat etmesi gerektiğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline,icra takibinin  devamına, asıl alacağın %20′ sinden aşağı olmamak üzere  borçlunun tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; Davaya bakmaya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davacının davalıya bir kısım enerji içeceği sattığını ve buna dair fatura düzenlediğini, müvekkilinin ise hiçbir sipariş vermediğini, malları teslim almadığını, faturaya itiraz ettiğini, davacının başlattığı takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu ve vergi dairesine de itiraz edildiğini, ve faturanın sehven kayıtlara alındığının bildirildiğini belirterek davanın usulden reddini, davacı aleyhine davanın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 259.462,08-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının davaya konu faturaları kendi ticari defterlerine kaydettiği ve BA olarak bildirildiğinin belirtildiği ancak 4 ay sonra vergi dairesinden silinmesini talep ettiğinin tespit edildiğini, bu durumun ticari hayatın olağan düzenine aykırı olduğunun değerlendirildiği, bu sebeple davaya konu faturayı davalının BA olarak bildirmesi sebebiyle davacı tarafından faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiği kabul edilerek ve davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davalının 259.200-TL üzerinden itirazının iptaline %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; davacı taraf müvekkiline fatura dayanağı olarak gösterilen enerji içeceklerini teslim ettiğine dair sevk irsaliyesi, kargo makbuzu, teslim tutanağı vb herhangi bir belge sunmadığı tespiti yapıldığını, davacının icra takibine konu faturayı ve faturaya konu ürünleri müvekkiline hiç göndermediğini, müvekkili vergi borcunu öderken ilgili faturadan bilgi sahibi olduğunu ve 09/11/2023 tarihinde Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnameyi davalı tarafa gönderdiğini, faturaya itiraz edilmemesi içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu anlamı doğduğunu, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapıldığının kabulü anlamına gelmediğini, uyuşmazlık halinde, malın teslim edildiğinin kanıtlanması gerektiğini, teslimin hukuki bir işlem olması ve bu işlemin ancak yazılı delille ispat edilebildiğini, fatura sözleşmenin ifa safhası ile ilgili olup mutlaka bir sözleşmeye dayanması gerektiğini, sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını, akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerektiğini dahi ticari hayatta kendisine düzenlenen faturayı ticari defterine sehven işleyen herkesin borçlu olacağı anlamı çıkacağını, faturada yer alan mal veya hizmetin ifasının yapılıp yapılmadığının da araştırılması gerektiğini, Yargıtay uygulamasının bu yönde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen bir adet fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Dava konusu faturanın, 5.7.2023 tarihli kdv dahil 259.200-TL bedel ile enerji içeceği içerikli düzenlendiği, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davacı defterlerinin yasal koşulları taşıdığı, davalı defterlerinde kaydı olmadığı, faturanın davalı tarafça Temmuz 2023 döneminde BA formu ile Vergi Dairesi'ne bildirildiği, 9.11.2023 tarihinde BA formunda düzeltme yapılarak faturanın kayıtlarından çıkartılması talep edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı, ticari ilişkiyi ve ticari mal satışını, dolayısıyla borcun varlığını inkar etmektedir. Davacı taraf;  şifahi anlaşma nedeniyle yapılan satım karşılığı faturanın düzenlendiğini ileri sürmüştür. Davalı faturadan vergi ödemesi sırasında durumun fark edilip faturanın iade edilip BA formunda düzeltme yapıldığını savunmuştur. Faturanın davalı tarafça BA formu ile bildirilmiş olması faturaya konu malın teslim edildiğine ve faturanın tebliğ edildiğine karine teşkil etmektedir. Aksini davalının ispat etmesi gerekir. (Yargıtay kapatılan 19 HD'nin Esas No:2017/4759 Karar No:2018/1961 Esas No:2016/19734 Karar No:2017/7709 Esas No:2016/14549 Karar No:2017/7702 Karar sayılı ilamları vd. bu yöndedir.) 9.11.2023 tarihli ihtarname ile  faturaya itiraz edilip BA formu düzelttirilmiş ise de; fatura ile mal alımı yapıldığı vergi dairesine bildirildikten sonra 4 ay sonra yapılan düzeltmenin, süresinden sonra yapılan itirazın borçtan kurtulma amacı ile yapıldığının kabulü gerekir. Karine davacı lehine olduğundan davalı tarafça aksi yönde delil gösterilmediğinden davalı vekilinin alacağının doğduğunu, mal teslimi yapıldığının ispat edilemediğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davaya konu faturanın davalıya tebliğ edildiği, süresinde itiraz edilmeden Vergi Dairesi'ne bildirim yapıldığı, davalı tarafın ticari defterlerine kayıt edilmemesinin sonuca etkisi bulunmadığı, davanın kabulüne ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 17.705,95-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.427-TL harcın mahsubu ile kalan 13.278,95-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 490-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3af4e9021b117a30","SID":"a33ecd8440e38bbf"}}