{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2025/844<br>KARAR NO \t: 2025/782<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t  <br>ESAS NO \t\t: 2025/82 D.iş<br>KARAR NO\t\t: 2025/84 D.iş<br>İSTEM TARİHİ\t: 07.04.2025<br>KARAR TARİHİ\t: 10.04.2025<br>İSTEM\t\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 28.05.2025<br>KARARIN YAZ. TARİHİ: 28.05.2025<br><br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.04.2025 tarih ve 2025/82 D.İş Esas, 2025/84 D.İş Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin talep eden vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Talep eden vekili tarafından verilen ihtiyati haciz istemli dilekçede özetle; Müvekkili ile karşı taraf borçlu şirket arasında 2023/555502 ihale kayıt numaralı \" Bergama ilçesi, Kaplama Yapılması İşi\" için sözleşme imzalandığını, müvekkilinin verilen süre içerisinde işi gereken nitelikte tamamladığını ve yapılan işlere ilişkin farklı tarihlerde hak edişlerin düzenlenerek karşı taraf borçlu şirkete faturaların kesildiğini, işin 27/11/2024 tarihinde bitirildiğini ve geçici kabulün 04/03/2025 tarihinde karşı taraf borçlu tarafından onaylandığını, geçici kabul yapılmasına rağmen hak edişe bağlanan imalat bedeli ödemelerinin yapılmadığını, 2024 yılında toplam 6 adet hak ediş raporunun düzenlendiğini, bu hak edişlere dayalı olarak düzenlenen son faturanın 24/01/2025 tarihli olduğunu, karşı taraf borçlunun mal kaçırma şüphesinin bulunduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşamaması durumunda ticari faaliyetinin durma noktasına geleceğini, karşı taraf borçlunun mallarını kaçırarak müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olabileceğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla karşı taraf borçlunun 45.000.000,00 TL borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3 kişilerdeki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığında kısmen ihtiyaten haczine (taşınırların ve taşınmazların muhafazası için), yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 10.04.2025 tarih ve 2025/82 D.İş Esas, 2025/84 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Alacaklı vekili dilekçesi ekinde taraflar arasına imzalanan 2023/555502 ihale kayıt numaralı sözleşme ile 22/01/2025 tarihli geçici kabul tutanağı ve E fatura örneklerini sunmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşme niteliği itibariyle bir eser sözleşmesi olup, sözleşme konusu işin sözleşmeye uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda alacağa hak kazanılıp kazanılmadığı, varsa alacak miktarının ne olduğu gibi hususlar yargılamayı gerektirdiğinden, alacaklı tarafça sunulan belgelerden yukarıda yazılı yasal düzenlemeler çerçevesinde İİK'nın 257. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu yönünde kanaate ulaşılamadığından, ihtiyati haciz isteğinin reddine'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Talep eden vekili tarafından verilen 22.04.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Taraflar arasında, 2023/555502 ihale kayıt numarası ile gerçekleştirilen ihale kapsamında akdedilen sözleşmeye istinaden, “ Bergama İlçesi Sathi Kaplama Yapılması İşi”ne ilişkin olarak anlaşma sağlandığını, ihale ve sözleşme konusu işin, müvekkili tarafından, idarece öngörülen süre ve teknik şartlar dahilinde, usulüne uygun şekilde ifa edildiğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen iş kapsamında, sözleşme süresince farklı tarihlerde hakediş raporları düzenlendiğini ve bu raporlara istinaden düzenlenen faturalandırmaların davalı/borçlu tarafa iletildiğini, müvekkilinin, borçluya defalarca ödeme için süre tanıdığını ancak borcun ödenmediğini, <br>-Müvekkili ile davalı/borçlu arasında imzalanan sözleşme uyarınca taahhüt edilen “ Bergama  İlçesi Sathi Kaplama  Yapılması İşi”, müvekkil tarafından 27.11.2024 tarihi itibarıyla eksiksiz şekilde tamamlandığını, söz konusu işin geçici kabulünün 04.03.2025 tarihinde idare tarafından gerçekleştirilerek onaylandığını, ancak, geçici kabulün yapılmış olmasına rağmen, hakedişe bağlanan imalat bedellerinin ödemesinin müvekkiline henüz yapılmadığını, 2024 yılı çalışmaları kapsamında ilk hakediş (3 No'lu) 04.07.2024 tarihinde düzenlenmiş ve faturasının 05.09.2024 tarihinde kesildiğini, 2024 yılı içerisinde toplam 6 adet hakediş raporu düzenlendiğini, bu hakedişlere istinaden kesilen son faturanın 24.01.2025 tarihine ait olduğunu, <br>-Müvekkili şirket tarafından, sözleşme ve ihale kapsamında ifa edilen işlere ilişkin olarak düzenlenen hakedişler doğrultusunda kesilen faturaların, davalı/borçlu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı/borçlu şirketin, bu faturalardan ve dolayısıyla müvekkili şirkete olan borcundan haberdar olmasına rağmen, bugüne kadar herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, ödeme yapılmadığı gibi, borcun nasıl ve ne şekilde ödeneceğine ilişkin herhangi bir ödeme planının da taraflarına sunulmadığını, <br>-Tüm bu gelişmeler ışığında, davalı/borçlu şirketin borcunu ödemeye dair iyi niyetli bir irade taşımadığının açıkça ortada olduğunu, bilakis, müvekkili şirketin tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen davalı tarafın sergilediği sessizlik ve kayıtsızlık, borcun inkârına ve ödemeden kaçınma iradesine işaret ettiğini, ayrıca, müvekkili tarafça yapılan araştırmalar ve piyasadan edinilen bilgiler doğrultusunda, davalı/borçlu şirketin mal varlığını elden çıkarma, devretme veya gizleme suretiyle alacaklılardan mal kaçırma yönünde fiili teşebbüslerde bulunduğuna dair ciddi ve güçlü emareler mevcut olduğunu, bu durum karşısında, alacağın tahsilini teminat altına almak amacıyla ihtiyati haciz yoluna başvurulmasının zorunlu hale geldiğini, zira müvekkili şirketin, hak ettiği alacaklarına kavuşamadığı takdirde, ticari faaliyetlerini devam ettirme imkânı ciddi biçimde zora gireceğini, nakit akışı bozularak şirketin mali dengesi sarsılacak ve ticari varlığını sürdürebilmesi tehlikeye düşeceğini, akabinde borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan taraflarınca ilk derece mahkemesinden, 07.04.2025 tarihinde ihtiyati haciz talep edildiğini, İİK 257 gereğince ihtiyati haciz talep etmek için gereken yaklaşık ispatın, taraflarınca sunulan deliller doğrultusunda sağlandığını, <br>-Sonuç olarak işbu davada da ihtiyati haczin gerekliliği ve haklılığının ortada olduğunu, ilk derece mahkemesinin 10.04.2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi şeklinde hukuka aykırı bir karar verdiğini, söz konusu bu kararın, usule ve yasaya aykırı olup ivedilikle kaldırılmasının gerektiğini, ilk derece mahkemesi işbu usul ve yasaya aykırı kararı verilirken geçici kabulün göz ardı edildiğini ve bu konuda değerlendirilme yapılmadığını, işbu geçici kabulün 04.03.2025 tarihinde imzalandığını, işin eksiksiz tamamlandığınn borçlu firma tarafından onaylandığını, \"Yapılan işin sözleşmeye ve eklerine uygun olduğu ve geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığı görülmüştür.\" denildiğini, bahsi geçen kabul tutanağıyla bizzat borçlu tarafından onaylanan, alacağa konu işin, ilk derece mahkemesince; \"sözleşme konusu işin sözleşmeye uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda alacağa hak kazanılıp kazanılmadığı\" şeklinde değerlendirmesinin şüphesiz ki eksik inceleme yapıldığını gösterdiğini, kaldı ki böylesine bir değerlendirmenin usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte borçlu tarafa borçtan kaçmak için yeni bir yol gösterdiğini, şöyle ki borçlunun kesin kabulü yapmayı geciktirip hukuken var olan doğmuş alacaklarına kavuşmalarına engel teşkil edecek hukuka aykırı davranışlarda bulunabileceğini, neticede borçlu şirketin, borcu kabul ettiği halde faturalardan ve borcundan haberdar olsa da müvekkili şirkete olan borçlarını hiçbir şekilde ödemediğini, <br>-İlk Derece Mahkemesi'nin bu karar sonrasında vermiş olduğu ihtiyati haczin reddine yönelik kararın ise dosyaya sunulu deliller ve tüm dosya kapsamında kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle işbu kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, zira müvekkilinin haklı alacağına kavuşması için tedbir alınması gerektiğini, ihtiyati haczin de bu tedbirlerden biri olduğunu, ihtiyati haczin verilmesi için gereken tüm koşulların sağlanmış olmasına rağmen ilk derece mahkemesi yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından bahisle taleplerinin reddedildiğini, ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde faturalar, hakedişler, ihale sözleşmesi, işin eksiksiz yapıldığı üzerinde mutabık kalındığına dair geçici kabul tunağı sunulsa da mahkemece taleplerinin reddedildiğini, işbu hukuka aykırı kararın kaldırılarak, uygun görülecek teminat karşılığı, borçlu şirketin, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin menkullerin muhafazası için ihtiyaten haciz yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, <br>Belirterek istinaf başvurularının kabulüne, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/82 D.İş, 2025/84 Karar ve 10/04/2025 tarihli usule ve yasaya aykırı ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının tümden kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkidir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, verilen kararın talep eden vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;<br>258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.<br>İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.<br>İhtiyati haciz talep eden yüklenici, taraflar arasında yapılan \" Bergama ilçesi Sathi Kaplama  Yapılması İşi\" isimli eser sözleşmesi kapsamında süresi içinde işi tamamladığını ve yapılan işlere ilişkin hak edişleri düzenleyip faturaları kestiğini, işi 27/11/2024 tarihinde bitirip geçici kabulün 04/03/2025 tarihinde yapıldığını, geçici kabul yapılmasına rağmen hak edişe bağlanan imalat bedeli ödemelerinin yapılmadığını belirterek karşı taraf borçlunun mal kaçırma şüphesinin bulunduğunu davalının mal kaçırma ihtimaline binaen davalının taşınır, taşınmaz ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş ise de, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında talep eden vekili tarafından sunulan faturalar ve geçici kabul tutanağının İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince muaccel bir alacağın varlığına ilişkin \"yaklaşık ispat\" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı, talep eden yüklenicinin imalat bedeli alacağının olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği; ayrıca İİK 257/2 maddesine göre karşı tarafın mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğu iddiasıyla ilgili olarak da yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin talep eden vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından talep eden vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, talep eden vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.04.2025 tarih ve 2025/82 D.İş Esas, 2025/84 D.İş Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, talep eden vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL ihtiyati haciz harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin talep edenden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,  <br>3-Talep eden tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 28.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"808ae815371fbbc3","SID":"8bee329675408b68"}}