{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/282 Esas 2025/449 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/282  <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/449<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 05/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2017/40 Esas 2022/596 Karar<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/01/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/05/2025 <br>\tTaraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ...'in de sözleşmede müteselsil kefil olduğu, kredinin son 3 taksiti hariç tamamının ödendiğini, davalı bankanın müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında yetkili bulunmayan şirket çalışanının imzaladığı bch sebebiyle müvekkiline 199.924,21 TL kredi borcu daha çıkardığını, davalının müvekkili şirket tarafından dava dışı şirkete verilen 200.000,00 TL bedelli teminat mektubunu ilgili firmaya ödediğini, müvekkili şirkete verilen 25 adet çek yaprağının 20 adedinin bankaya iade edildiğini, kalan 5 adedinin ise vadesi geldiğinde bankaya ibraz edileceği bildirilmesine rağmen çekler nedeniyle müvekkiline 26.125,00 TL borç çıkarıldığını, anılan kredileri öne sürerek davalının müvekkillerine hesap kat ihtarnamesi gönderdiğini, müvekkilinin cevabi ihtarname ile borca itiraz ettiğini, davalının müvekkilleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını belirterek bch nedeniyle müvekkillerine çıkarılan 199.924,21 TL'lik kredi borcu ve bankaya iade edilen çeklerle ödenen çekler göz önünde tutularak çek yaprakları nedeniyle müvekkillerine çıkarılan 26.125,00 TL'den müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından keşide edilerek müvekkiline sunulan vekaletnameye göre kredinin yetkili kişi tarafından kullanıldığını, kullanılan kredinin bch kredisi olduğunu, 24/12/2017 tarihinden bu yana farklı tarihlerde kullanılan kredilerin şirketin bilgisi dışında kullanıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iradesi dışında kullanıldığını ileri sürdüğü krediyi bir yıl boyunca harcadığını, kredinin varlığından habersiz olmadığını, dava konusu hesap üzerinde yapılan işlemler karşısında herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, çek sorumluluk bedellerinin sözleşme gereğince müvekkili tarafından talep edilebileceğini, takip tarihinden sonra davacı tarafından bazı çeklerin iade edildiğini, cevap dilekçesi tarihi itibarıyla 7 adet çek yaprağının iade edilmemiş durumda bulunduğunu, 7.840,00 TL bedelin depo edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacıların davalı bankadan kredi kullandıkları, kullanılan kredinin davacı şirket tarafından harcandığı, vekil ...'ın vekaletnamesinde geniş yetkiler yer aldığı, yetki aşımı olmadığı, davalı bankanın herhangi bir kusuru bulunmadığı, takibe konu borçtan sorumluluğu kaldıracak hukuken haklı bir sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketle imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi ile şirkete 100.000,00 TL kredi kullandırdığını, müvekkili ...'in de bu krediye kefil olduğunu, aylık geri ödeme taksitleri 8.990,00 TL olan bu kredinin son üç taksit hariç tamamının davalı bankaya ödendiğini, müvekkili şirketin rızası ve bilgisi dışında ve bu konuda yetkisi bulunmayan şirket çalışanının imzalamış olduğu bch sebebiyle davalının müvekkili şirkete 199.924,21 TL'lik kredi borcu daha çıkardığını, davalı bankanın, dava dışı şirket adına müvekkili şirket tarafından verilen 200.000 TL bedelli teminat mektubunu ilgili firmaya ödediğini, davalı banka tarafından müvekkili şirkete verilen 25 adet çek yaprağının 20 adedinin bankaya iade edildiğini, kalan 5 adedinin ise vadesi geldiğinde bankaya ibraz edileceği bildirilmiş olmasına rağmen bu çeklerden dolayı müvekkiline 26.125,00 TL borç çıkarıldığını, sayılan bu borçlar ile kullandırmış olduğu diğer kredileri öne sürerek davalının ihtarnameyi müvekkillerine keşide ederek mevcut borçların 24 saat içinde ödenmesini talep ettiğini, bu ihtarnameye süresi içerisinde gönderilen cevabi ihtarname ile itiraz edilerek bch kredisinin müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında ve bu konuda yetkisi bulunmayan bir şirket çalışanı tarafından kullanıldığını, ayrıca 25 adet çek yaprağının 20 adedinin bankaya iade edildiğini, kalan 5 adedinin ise vadesi geldiğinde bankaya ibraz edileceğini, bu nedenle çek yaprakları nedeniyle çıkarılan borcu da kabul etmediklerinin davalıya bildirildiğini, bu davada alınan raporda vekaletnamede dava dışı ...’ın, davacı şirket adına kredi kullanma yetkisinin bulunmadığının tespitinin yapıldığını, bu tespit doğrultusunda mahkemenin, dava dışı ...’ın, davaya konu bch kredisini kullanma yetkisi olmadığı halde, nasıl kredi kullandırıldığını ve bu konudaki kredi kullandırım talimatlarının dosyaya sunulmasını istediğini, defalarca tekit etmesine rağmen davalının bu konuda bir cevap vermediğini, dosyaya sunulan ticari defterler üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yapıldığını, alınan raporda davacı taraf vekaletname ile yetkilendirdiği ...’ın, davaya konu bch kullandırma yetkisi olmadığı halde, kredi kullandığını iddia etse de, kredi kullandırım talimatlarının dosyaya sunulmadığını, kredi kullandırım tutarlarının davacı şirketin vadesiz mevduat hesabına aktarıldığını, bu hesaptan şirketin çek, vergi ve diğer ticari faaliyet ödemelerinin yapıldığını, çekilen krediden davacının bilgisinin olmadığı iddiasının bu nedenle yerinde olmadığı görüşüne yer verildiğini, davalı bankanın da basiretli bir tacir gibi davranarak, vekaletnameyi incelemesi ve vekaletnamede verilmeyen bir yetkiye dayanılarak kredi vermemesi gerektiğini, bunu yapmadığı için davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle taraflarınca rapora itiraz edildiğini, ancak bu itirazla ilgili bir rapor alınmadığını, davalı bankanın, müvekkiline vermiş olduğu çekler nedeniyle kendisinden takip dosyasıyla 26.125,00 TL talep ettiğini, oysa bu konuyla ilgili olarak alınan bilirkişi raporunda çekler nedeniyle talep edilebilecek tutarın 7.840,00 TL olduğunun belirtildiğini, bu tespit nedeniyle müvekkilinin davalıdan 18.285,00 TL alacaklı olduğunun ortaya çıkmış olmasına rağmen mahkemece bu husus da dikkate alınmayarak davanın bu yönden de reddedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine konu bch kredisinin yetkisiz vekilin talebi üzerine kullandırılması karşısında bch kredisi ile çek depo bedelleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tYargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 18/09/2018 tarihli birinci ön, 28/02/2020 tarihli ikinci ön rapor, heyete mali müşavir bilirkişi ilavesi ile alınan 17/03/2021 tarihli birinci rapor ile ikinci bilirkişi heyeti olarak bankacı, muhasebeci ve hukukçu bilirkişi heyetinden alınan kök, 13/06/2022 tarihli ek rapor, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2014/3953 sayılı takip dosyası, Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/295 Esas sayılı dosyası, genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarı, davacı şirket tarafından davalıya gönderilen cevabi ihtarname, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, ipotek resmi senedi, vekaletname sureti, davacı şirketin banka hesap hareketleri, banka dekontları dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tAnkara 31. İcra Müdürlüğünün 2014/3953 sayılı takip dosyası ile, davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine toplam 501.976,64 TL nakit alacağın ödenmesi, 26.125,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, yargılamanın devamı aşamasında ipotekli taşınmazın 18/07/2019 tarihinde alacaklı bankaya 400.000,00 TL bedel karşılığında alacağına mahsuben ihale edildiği görülmüştür. <br>\tAnılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, davalı banka ile davacı şirket arasında 15/11/2012 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı ...'in sözleşmede aynı tarihte, 1.250.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefilin eş rızasının alındığı, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki koşullara uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tİcra takip dayanağı ipotek resmi senedinden davacı ...'in taşınmazı üzerinde davalı banka yararına 03/12/2012 tarihinde davacı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 700.000,00 TL limit ile ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır. <br>\tDavalı banka tarafından davacı borçlulara 06/12/2013 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek 257.100,58 TL nakit alacağın ödenmesi, 200.000,00 TL teminat mektubundan ve 26.125,00 TL çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın 24 saat içinde depo edilmesi ihtar edilmiştir. Anılan ihtarname davacılara 07/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. <br>\tDavacı şirket tarafından davalı bankaya gönderilen 16/12/2013 tarihli cevabi ihtarname ile, hesap kat ihtarındaki 199.924,21 TL bch kredisinin kabul edilmediği, bu kredinin şirketin bilgisi ve rızası dışında, bu konuda yetkisi bulunmayan şirket çalışanı tarafından kullanıldığı, 25 adet çekin 23 tanesinin iade edileceği, kalan 2 tanesi ise kullanıldığından vadesi geldiğinde ilgilisi tarafından bankaya ibraz edileceği bildirilmiştir. <br>\tDavacının bch kredisinin kullanımının talep edilmesi sırasında davalı bankaya ibraz edildiğini ileri sürdüğü vekaletnamenin davacı şirketi temsilen şirket müdürü davacı ... tarafından dava dışı ...'a 26/09/2008 tarihinde verildiği, vekaletnamede banka ile ilgili yetkiler arasında vekilin bankalarda davacı şirket adına hesap açmaya, hesaplardan para çekmeye, eft, havale yapmaya, imzalanması gereken evrak ve belgeleri imzalamaya, bilumum banka muamelelerini takip ve neticelendirmeye, bankalara müracaat ederek pos makinesi almaya, mukabilinde imzalanması gereken evrak ve belgeleri imzalamaya yetkili bulunduğu belirtilmiştir. \t<br>\tDavacılar vekili 16/10/2018 tarama tarihli yazılı beyan dilekçesi ile, 26/09/2008 tarihli vekaletname ile yetkilendirilen ...'ın azledilmediği bildirilmiştir. <br>\tAnkara 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/295 Esas 2015/646 Karar (bozma öncesi 2014/236 Esas 2014/640 Karar) sayılı dosyasında, davacılar ... ... Ltd. Şti ve ... tarafından davalı ... Bankası A.Ş. aleyhine davalı banka tarafından aleyhlerine başlatılan Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2014/3953 sayılı icra takip dosyasında hesap kat ihtarnamesine itiraz edildiğini, bch kredisine ilişkin borcun kabul edilmediğini, bu kredinin bilgisi ve rızası dışında kullanıldığını, icra emrine ipotek akit tablosunun eklenmediğini, icra emrindeki alacak miktarının ipoteğin üst sınırını aştığını, takipte talep edilen 25 adet çek yaprağının 20 adedinin bankaya iade edildiğini, kalan 5 adedinin ise vadesi geldiğinde bankaya iade edileceğini, kredinin taksitlerle geri ödendiğini, ödenmeyen son 3 taksit kaldığını, ipoteğin kredi sözleşmesi gereğince bankaya teminat olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, takipte işlemiş faiz kısmının 43.113,33 TL olarak, BSMV kısmının 2.175,90 TL olarak, toplam takip miktarının 500.712,68 TL olarak düzeltilmesine, fazla talep edilen takip kısımlarının iptaline, kalan şikayetlerin reddine karar verilmiş, anılan karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. <br>\tAnılan davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı şirketin verdiği vekaletname ile banka nezdinde işlem yapılıp yapılmadığının icra hukuk mahkemesinin yetkisi dışında olması nedeniyle inceleme dışında tutulduğu, davalının yasa gereği sadece ipotek akitlerine dayalı olarak davacı borçlu hakkında ilamlı icra takibi yapması yasa gereği mümkün değilse de somut olayda kredi sözleşmesinden kaynaklı cari hesap ilişkisi sebebiyle hesap özetini içeren ihtarnamenin davacı borçluya tebliğ edildiği, davacı borçlunun ihtarnameye süresi içinde itiraz ettiği, borcun takip hukuku açısından kesinleşmediği, 11/06/2013 tarihi itibarıyla ödenmeyen ve teslim edilmeyen çek yaprağının 7 adet olduğu, her bir çek bedeli 1.120,00 TL'den olmak üzere toplam 7.840,00 TL çeklerden kaynaklı borç bulunduğu, 200.000,00 TL teminat mektubunun 11/12/2013 tarihide tazmin edildiği, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan bakiye borçların değişmediği, hesap kat ihtarı ile hesap ekstrelerinin uyumlu olduğu, davacının hesap ekstrelerine itirazının tespit edilemediği, davacının %48 temerrüt faiz oranına itirazının bulunmadığı, hesaplamaya göre icra emrinin 455.423,45 TL asıl alacak, 43.113,33 TL işlemiş faiz, 2.175,90 TL BSMV olmak üzere toplam 500.712,68 TL toplam alacak bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi birinci ön raporunda eksik belgeler belirtilmiş, ikinci ön raporda eksik belgelerin bildirildikten sonra davaya konu edilen bch kredisinden yapılan ödemeler ve tahsilat tutarlarının davacı şirketin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmediğinin taraflar arasındaki uyuşmazlık bağlamında incelenmesi gereken hususlar arasında yer aldığı, bu konuda davacı şirketin muhasebe kayıtları ve bu kayıtlara mesnet teşkil eden belgelerin incelenmesiyle kanaate varılabileceği, bu yönde inceleme yapmak için mali müşavir bir bilirkişinin de görevlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. <br>\tAnılan ön rapor üzerine bankacı bilirkişinin yanı sıra mali müşavir bilirkişi heyeti eklenmek suretiyle alınan birinci bilirkişi heyeti raporunda, taraf vekillerinin beyanlarının olumlu olduğu, vekil ...'ın vekaletten azledilmediği, davacının 2012 yılı defterleri ile 2013 yılı gelir gider belgelerini sunduğu, 2013 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin tüm aramalara rağmen bulunamadığının bildirildiği, davacının yetkisiz olarak ... tarafından davaya konu edilen kredinin kullanıldığını iddia etmiş ise de, davacı şirketin tüm finans işlemlerinin ... tarafından yerine getirildiği, çekilen kredinin davacı şirket cari hesabına aktarıldığı, bu hesapta şirketin çek vs. Diğer ödemelerinin yerine getirildiği, çekilen krediden davacının haberinin bulunduğu, bch nedeniyle 199.924,21 TL borçlu bulunduğu, davacı tarafından davalı bankaya iade edilmemiş 7 adet çek nedeniyle 7.840,00 TL gayri nakit risk olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tİtiraz üzerine alınan ikinci bilirkişi heyeti kök raporunda, davacı tarafından davalı bankaya iade edilmemiş çekler dolayısıyla 7.840,00 TL gayri nakit risk bulunduğu, ...'ın vekaletnamede davacı şirket adına kredi kullanım yetkisinin bulunmadığı, ancak davacı şirket hesabından dilediği miktarda para çekme yetkisi bulunduğu, ...'ın azline ilişkin dosyada azilname bulunmadığı, davacının kredi kullandırım talimatlarının dosyaya sunulmadığı, kredi tutarlarının davacının hesabına aktarıldığı, bu hesaptan şirketin ticari faaliyet ödemeleri için kullanıldığı, çekilen krediden davacının bilgisinin olmadığı iddiasının, dava dışı ... tarafından yetkisiz işlemlerin yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını, davacı şirketin bch kredisi nedeniyle 199.924,91 TL borçlu bulunduğu, kredi davacı şirketin ticari faaliyetleri içinde değerlendirildiğinden dava dışı ...'ın yetkisiz işlem yaptığı hususunda bir tespitin bulunmadığı tespit edilmiştir. <br>\tİkinci bilirkişi heyetinden itiraz üzerine alınan ek raporda da kök rapordaki görüş tekrar edilerek takip tarihi itibarıyla iade edilmeyen 7 adet çek sorumluluk bedelinin 7.840,00 TL olduğu, davalı bankanın taleple bağlı kalınarak takip tarihi itibarıyla 455.423,45 TL asıl alacak, 44.336,37 TL işlemiş faiz, 2.216,82 TL BSMV olmak üzere toplam 501.976,64 TL alacaklı bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan davalı tarafından başlatılan icra takibi ile tahsili talep edilen bch kredisinin şirket adına davalı bankadan kredi çekme yetkisi bulunmayan vekil tarafından kullanıldığını, takibe konu 25 adet çekten 20 adedinin bankaya iade edildiğini, kalan 5 adedinin vadesi geldiğinde bankaya ibraz edileceğini, çek yaprakları ve bch kredisi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davalı banka ile davacı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede diğer davacının müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı, kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla davalı bankanın kredi hesabını kat ettiği, davacılar aleyhine davalı tarafından Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2014/3953 sayılı icra takibinin başlatıldığı, davacının takibe konu bch kredisinden kaynaklanan nakit alacak ile çekten kaynaklanan gayri nakit alacağa ilişkin menfi tespit iddiasında bulunduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tUyuşmazlık, dava konusu icra takip dosyasında tahsili talep edilen bch kredisinin kullanılmasını talep eden vekil ...'ın vekaletnamesinde yer alan yetkileri kapsamında şirket adına kredi kullandırımını talep etme yetkisinin bulunup bulunmadığı, anılan vekilin vekaletnamesinde davacı şirket adına davalı bankadan kredi kullandırılmasını talep etme yetkisi yok ise davacıların kullandırılan bch kredisinden kaynaklanan borçtan sorumlu tutulup tutulamayacakları, dava tarihi itibarıyla davalının davacılardan çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davacı asıl borçlu ve davacı kefilin gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu tutulup tutulamayacakları hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>\tDavacılar vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan işbu davada Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2014/3953 sayılı takip dosyası ile tahsili talep edilen kredi borç kalemlerinden bch kredisi ve çeklerden kaynaklanan gayri nakit alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. <br>\tMenfi tespit davasına konu bch kredisi yönünden inceleme yapıldığında, taraflar arasında davalı banka tarafından davacı şirkete 199.924,21 TL bch kredisi kullandırılmıştır. <br>\tDavacılar anılan bch kredisinin yetkisiz temsilci tarafından kullanıldığını, davacı şirketin bu kredinin kullanılmasına ilişkin bilgi ve rızasının bulunmadığını ileri sürmüştür. \tYargılama aşamasında davalı banka tarafından davacı şirkete bch kredisinin kullandırılmasına ilişkin talimatlar sunulmamıştır. Davacı tarafından bch kredisinin kullandırılmasına ilişkin bankaya talimat veren vekil ...'ın vekaletnamesinde bankadan kredi kullandırılmasına ilişkin yetkisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir. Anılan vekilin dosya içerisinde yer alan vekaletnamesinde şirketin bankalarda bulunan her türlü hesapları üzerinde para çekmeye, havale, eft yapmaya, gelen havaleleri tahsil etmeye, banka işlemlerini takip ve neticelendirmeye ilişkin açık yetkisi düzenlenmiş ise de, davacı şirket adına bankalardan kredi kullanılmasına ilişkin yetkisinin bulunduğu açıkça düzenlenmemiştir. <br>\tAlınan bilirkişi raporları ile dava konusu bch kredisinin davacı şirketin hesabına yatırıldığı tespit edildiği gibi, davacı yanın da anılan tespitin aksine bch kredisinin şirket hesabına yatırılmadığına ilişkin bir iddiası bulunmamaktadır. Anılan bilirkişi raporları ile davacı şirket hesabına yatırılan kredinin şirketin ticari iş ve işlemleri için kullanıldığı da açıkça tespit edildiğinden davacılar davalı tarafından şirket hesabına yatırılan bch kredisi nedeniyle sorumludur. <br>\tÖte yandan, davacı yan işbu davada 199.924,21 TL bch kredisinin fer'ilerinin hesabının hatalı yapıldığı, uygulanan temerrüt faiz oranına yönelik bir itirazda bulunmadığından dava konusu icra takibinde bch kredisi yönünden talep edilen fer'ilere ilişkin alacak kalemlerine dair bir inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir. <br>\tBu durumda mahkemece, bch kredisinin davacı şirketin bilgisi ve rızası dışında yetkisi bulunmayan vekilin talimatı ile kullandırıldığı iddia edilmiş ise de, kullandırılan kredinin davacı şirketin hesabına yatırıldığı, şirket hesabına yatan bch kredisinin davacı şirketin ticari iş ve işlemleri için kullanıldığı, davacıların bch kredisinden kaynaklanan borçtan sorumlu bulundukları gözetilerek anılan kaleme ilişkin açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tMenfi tespit davasına konu çekten kaynaklanan gayri nakit alacak yönünden inceleme yapıldığında, dava konusu icra takibi ile 26.125,00 TL çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile ise takip tarihi itibarıyla davalının 7.840,00 TL gayri nakit alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\t5941 sayılı Kanuna 6273 sayılı Kanununun Geçici 3. maddesi uyarınca bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3. maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erecektir.<br>\tHal böyle olunca, mahkemece işbu dava tarihi olan 17/01/2017 tarihinden sonra yargılamanın devamı sırasında davalı bankanın çekten kaynaklanan sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erdiği anlaşıldığından çekten kaynaklanan gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken anılan miktar yönünden de davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. <br>\tGayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davada dava tarihi itibarıyla haklılık durumu incelendiğinde, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin VI/5. maddesinde müşteri olan davacı şirket yönünden gayri nakit alacağın depo edilmesinden müşterinin sorumlu bulunduğuna ilişkin açık hüküm bulunmakta ise de, kefile ilişkin açık bir depo hükmü bulunmamaktadır. Kefil 3. kişinin borcunu teminat altına alarak yükümlülük altına girdiğinden kefile yükümlülük getiren düzenlemelerin sözleşmede açıkça yer alması gerekir. Bu nedenle sözleşmedeki müşteri hakkında yer alan hükümlerin kefil hakkında da uygulanacağına ilişkin hükmün varlığı halinde dahi, kefilin çekten kaynaklanan gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğu sonucuna varılamayacaktır (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/03/2020 tarih ve 2017/11-36 Esas 2020/290 Karar sayılı ilamı). <br>\tYapılan açıklama karşısında davacı kefil ... tarafından gayri nakit alacak yönünden menfi tespit talebiyle açılan ve yargılama aşamasında anılan kısım yönünden konusuz kalan davada, genel kredi sözleşmesinde kefile ilişkin açık depo hükmü bulunmaması nedeniyle davalı bankanın anılan davacıdan çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesini talep edemeyeceği gözetildiğinde,  davalı banka haksız olup, bu kısma ilişkin yargılama giderlerinden sorumlu tutulacaktır. <br>\tDavacı şirket tarafından gayri nakit alacak yönünden menfi tespit talebiyle açılan ve yargılama aşamasında anılan kısım yönünden konusuz kalan davada ise, genel kredi sözleşmesinde müşteri yönünden açık depo hükmü bulunması nedeniyle davalı bankanın anılan davacıdan çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesini talep edebileceği, bilirkişi raporu ile davalının talep edebileceği çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın 7.840,00 TL olduğunun tespit edildiği, tespit edilen bu miktar yönünden davalı banka haklı ise de, anılan miktarı aşan (26.125,00 - 7.840,00 =) 18.285,00 TL gayri nakit alacak talebi yönünden davalı banka dava tarihi itibarıyla haksız olduğundan bu kısma ilişkin yargılama giderlerinden davalı banka, davalı bankanın haklı olduğu 7.840,00 TL yönünden ise bu kısma ilişkin yargılama giderlerinden davacı şirket sorumlu tutulacaktır.<br>\tDavanın konusuz kalan kısmı yönünden davacı şirket dava tarihi itibarıyla 18.285,00 TL yönünden, davacı ... ise 26.125,00 TL yönünden haklı ise de, anılan kısımların gayri nakit alacağa ilişkin bulunduğu, gayri nakit alacakta davacılar yararına kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilerek davacıların kötüniyet tazminat taleplerinin reddine, menfi tespit davasına konu nakit alacak yönünden ise, menfi tespit davası açıldıktan sonra takibin devam ettiği, takibe konu ipoteğin alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edildiği gözetilerek davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında gayri nakit alacağa ilişkin kısım yönünden isabet görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının gayri nakit alacağa ilişkin kısım yönünden kaldırılmasına, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, bch ilişkin nakit alacak yönünden menfi tespit talebinin reddine, gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan menfi tespit davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;\t<br>\tA)1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2022 tarih 2017/40 Esas 2022/596 Karar sayılı kararının gayri nakit alacağa ilişkin kısım yönünden KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,<br>\t3-a)Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2014/3953 sayılı takip dosyasında 199.924,21 TL bch kredisi nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasının REDDİNE, <br>\tb)Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2014/3953 sayılı takip dosyasında 26.125,00 TL gayri nakit alacak nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davası konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t4-Tarafların kötüniyet tazminat taleplerinin reddine, <br>\t5-Nakit alacak yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcı ile gayri nakit alacak yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcının peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 476,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,<br>\t6-Davacı ... tarafından gayri nakit alacak yönünden yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,<br>\t7-Davacılar tarafından yapılan 5.100,00 TL bilirkişi ücreti, 346,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.446,25 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 629,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t9-Nakit alacak yönünden reddedilen tutar dikkate alınarak AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,<br>\t10-Gayri nakit alacak yönünden davadaki haklılık durumu gözetilerek karar tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen 26.125,00 TL vekalet ücretinin (18.285,00 TL'lik kısmının davacılara, fazlaya ilişkin kısmın davacı ...'e ait olmak üzere) davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,<br>\t11-Gayri nakit alacak yönünden davadaki haklılık durumu gözetilerek karar tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen 7.840,00 TL vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,<br>\t12-HMK 333. maddesi gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tC)1-Davacılardan alınan 179,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, <br>\t2-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>\t3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında posta ve tebligat gideri olarak yapılan 171,00 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek 19,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br><br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2025 <br>Başkan -             Üye -                    Üye -               Zabıt Katibi <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22d4a722627cdd0a","SID":"8f06868c34e53f53"}}