{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/494 Esas 2025/442 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/494 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/442<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 11/11/2021<br>NUMARASI\t\t:  2015/218 Esas 2021/745 Karar<br><br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/03/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 25/04/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 23/05/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA <br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... İnşaat...AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takibe konu edilmeye elverişli bir alacağı bulunmadığını, alacaklı bankalar, TMSF ile müvekkili ve  ... Grup şirketleri arasında 25/10/2002 tarihli FYYS akdedildiğini, anılan sözleşme ile müvekkili ve grup şirketlerin alacaklı bankalara olan nakdi ve gayri nakdi bütün kredi borçlarının belirlendiğini, Usd'ye çevrildiğini, işleyecek faiz oranı ve temerrüt faizi oranlarının basit olarak hüküm altına alındığını, borçların yapılandırılarak ödemelerin düzenlendiğini, davacının sözleşme hilafına teminat mektubu bedellerinden ve işlemiş faizinden bahisle alacak talebinde bulunamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tDiğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu alacağın hangi sözleşmeden kaynaklandığının kalem kalem açıklanmadığını, fahiş miktarda faiz alacağı talep edildiğini, müvekkillerinin sorumluluğunun kefalet limitiyle sınırlı olduğunu, FYYS ve ek FYYS'Ler akdedildiğini, bu sözleşmelerin halen mer'i olduğunu, taraflar arasında olası alacak talebinin bu sözleşme hükümlerine tabi bulunduğunu, davacının FYYS uyarınca tahsilat yapmaya devam ettiğini, alacağın likit olmadığını, tazmin edilmemiş teminat mektubu nedeniyle davacının alacak talep etmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; 25.10.2002 tarihli sözleşmenin 26. maddesi uyarınca 2004, 2005, 2006, 2007 yıllarına ait tüm taksitler ile 2008 yılına ait ilk üç taksitin ... İnş. Tur. Tic. ve San. A.Ş. ile ... Gıda Üretim Paz. San. ve Tic. AŞ'nin davacı bankanın garame oranına isabet eden kısımlarının ödendiği, 31.12.2018 tarihinden itibaren davalıların temerrüte düştükleri, temerrüt ve muacceliyeti düzenlenen sözleşmenin XI.5. maddesinin 4. fıkrasında \"Ancak, iş bu sözleşmenin ödeme tablosunda gösterilmiş olan 2004 ve 2005 yılı taksit ödemelerinin sözleşmeye uygun olarak yapılmış olması halinde, muaccel olacak bakiye borç, temerrüt tarihindeki sözleşmede belirlenmiş olan bakiye miktar olarak kabul edilecek, bu borca sözleşmede tespit edilmiş olan faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanacak ve yapılan ödemeler anaparadan mahsup edilecektir\" hükmü uyarınca, davacı Bankanın kredi genel sözleşmelerine göre değil iş bu madde çerçevesinde alacak talep edebileceği, bu doğrultuda yapılan hesaplamalara göre, davacı bankanın takip tarihi itibariyle nakdi alacağının bulunmadığı, 25.10.2002 ve 27.03.2003 tarihli sözleşmelerde açık bir hüküm bulunmadığından teminat mektupları bedelleri için depo talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlular ile müvekkilinin de bulunduğu alacaklı bankalar konsorsiyumu arasında 25.10.2002 tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi ile 27/03/2003 ve 12/01/2005 tarihli ek finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeler doğrultusunda ödeme yapılmaması sebebi ile davalılar hakkında temerrüt kararı alındığını, ilamsız icra takibi başlatıldığını, alınan bilirkişi raporlarının hiçbirinin diğeriyle alakalı olmadığını, aralarında bariz farklılıklar bulunduğunu, gerçeğin ortaya konulamadığını, bilirkişi raporlarında hesaplama yerine hukuki yorum yapıldığını, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında esaslı hatalar yapıldığını, bu hatalı raporların değerlendirilmek sureti ile karar verildiğini, raporların tamamında yapılan hatanın, asıl borçlu lehine verilen teminat mektubu bedellerinin depo edilmesinin kefillerden talep edilemeyeceğini, temerrüt tarihi ve temerrüt halinde uygulanacak faiz oranı hususunda olduğunu, taraflar arasında imzalanan gerek kredi genel sözleşmelerinde ve gerekse FYYS'de kefillerin asıl borçlunun tüm borçlarından sorumlu olduğunun belirtildiğini, kefaletin asıl borçlu lehine verilen teminat mektuplarının depo edilmesi talebini de içerdiğini, hukuki bir mevzuda yorum yapılarak tanzim edilen raporlara istinaden verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, mahkemece temerrüt hali ve uygulanacak temerrüt faiz oranı hususunda hataya düşüldüğünü, dava dayanağı olarak dosyaya ibraz edilen FYYS'nin xl-5. Temerrüt ve muacceliyet başlıklı maddesi 4.fıkrası ve kredi genel sözleşmeleri hükümleri göz önüne alındığında müvekkili banka bakiye alacağını dilediği borçlular için, kredi sözleşmelerine veya alacağın dayandığı belgelere göre belirlemeye ve/veya mevcut takiplerine devam etmeye yetkili olduğunu, ... İnşaat A.Ş firmasından olan bakiye alacağın tespitinde ... İnşaat A.Ş. ve kefillerle akdedilen genel kredi sözleşmesinde yer alan temerrüt faizinin belirlenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağını, buna göre %97,5 temerrüt faizi ile alacaklarının hesaplanması gerektiğini, bu hükmün kabul görmemesi sebebiyle kararın hatalı olduğunu, ... Grubunun FYYS'de kabul ettiği borç tutarını 25/10/2002 tarihinde imzalanın FYYS'nin XI.5 temerrüt ve muacceliyet başlıklı maddesinin 2. Ve 3. fıkrasında belirtildiği şekilde 2004 ve 2005 yılı taksit ödemelerinin yapılmaması nedeniyle FYYS'nin temerrüt hükümlerinin uygulandığını, bankanın bakiye alacağını kredi sözleşmelerine veya alacağın dayandığı belgelere göre belirleyerek icra takibi başlattığını, yapılan diğer hesaplamaların kabul edilemeyeceğini, icra takip dosyasında talep edilen 3.485.927,45 TL alacağın nakde dönen teminat mektubu bedeli, faizi ve komisyonlarından kaynaklanan alacak olup, 20/09/2002 itibarıyla TL bakiyesi olduğunu, ... İnşaat A.Ş. Lehine Pakistan işi için mal ve hizmet alımlarında kullanılmak üzere düzenlenen 3.000.000,00 Usd'lik teminat mektubunun 14.05.2001 tarihinde 2.241.175. USD'lik kısmı nakde dönüştüğünü, tazmin talebi ve ödeme dekontunun dosyaya sunulduğunu, işbu alacağın 25.10.2002 tarihli FYYS'nin sözleşme ile tespit edilen nakdi kredi borcunun birinci grup borçlu firmalara göre dağılımı başlıklı bölümde yer aldığını, borçlu firma ve kefilleri tarafında da kabul edildiğini, ... İnşaat A.Ş firmasından olan ve banka kayıtlarında yer alan 20/09/2002 tarihli 3.485.927,45 TL alacağa o dönem geçerli olan %97,50 temerrüt faizi ile hesaplama yapılması gerektiğini, mahkemece uygulanacak sözleşme, temerrüt hali, temerrüt tarihi ve uygulanacak faiz oranında hataya düşüldüğünü, diğer yandan takip tarihi itibarıyla müvekkili banka alacağı bulunmadığı belirtilmiş ve devamında da kefillerin teminat mektubu bedellerinin depo edilmesinden sorumlu olamayacağının belirtildiğini, hem dosyaya ibraz olunan<br>belgeler hemde kredi genel sözleşmesi ve FYYS incelendiğinde müvekkilinin bakiye alacağını dilediği borçlular için, kredi sözleşmelerine veya alacağın dayandığı belgelere göre belirlemeye ve/veya mevcut takiplerine devam etmeye yetkili olduğuna dair düzenlemesi bulunduğunun görüleceğini, kefillerin borçlu lehine verilen teminat mektubu bedellerinin depo edilmesinden sorumlu olduğunu, asıl borçlu ile birlikte kredi sözleşmesini imza ederek asıl borçlunun tüm sorumluluklarını üstlenen kefillerin teminat mektubu bedelinin depo edilmesinden sorumlu olmayacağı hususunun genel hukuk ilkeleri ile bağdaşmadığını, kredi genel sözleşmesinde açıkça teminatların bankanın her türlü alacağının karşılığını oluşturduğu belirtildiğini, kefaletin de bir teminat olduğunu, kefalet borcunun anapara ile birlikte asıl borçlunun sorumlusu olduğu her türlü borcu da ödemeyi taahhüt etmeyi karşıladığından mahkeme kararının kefilin teminat mektubu bedelinin depo edilmesinden sorumlu tutulamayacağı yönündeki kararı doğru olmayıp bu yönü ile de kararın kaldırılması gerektiğini, yargılama sırasında dosyaya delil olarak ibraz edilen belgelerin incelenmediğini, hiçbir şekilde bilirkişiler tarafından banka şubesinde hesaplar üzerinde yerinde inceleme yapılmadığını, kredi sözleşmesinin asılları dosyaya ibraz edilmiş olup, hesap ekstreleri ve belgelerin bilirkişilerce incelenmesi istenmişse de dosyada mevcut bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere gerek belgeler üzerinde gerekse banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmadığını, vekalet ücreti rakamının hatalı olduğunu, davada toplam 5 ayrı davalı bulunmasına rağmen vekalet ücretinin ne şekilde pay edileceğinin belirtilmediğini, vekalet ücreti icrasında tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini, HMK'nun 340. maddesi gereği vekil ile takip edilen işlerde vekalet ücretinin taraf lehine hükmolunması gerektiğini, dosyada 5 taraf ve iki vekil bulunduğundan bu hususun tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanması gerekirken kararda herhangi bir açıklama yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi  kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br> <br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 2. İcra Müdürlüğünün 2013/10082 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, yargılama aşamasında birinci bilirkişi raporu olarak bankacı bilirkişiden alınan 22/01/2018 tarihli kök, 12/10/2018 tarihli ek rapor, ikinci bilirkişi raporu olarak 3 kişilik bankacı bilirkişi heyetinden alınan 26/06/2019 tarihli kök, 19/01/2020 tarihli birinci ek, 19/06/2020 tarihli ikinci ek rapor, üçüncü bilirkişi raporu olarak 3 kişilik bankacı bilirkişi heyetinden alınan 01/01/2020 tarihli birinci ön, 31/03/2021 tarihli ikinci ön, 14/10/2021 tarihli rapor, 17/12/2012 tarihli ... Grubu Alacaklı Bankalar Konsorsiyumu 60. ABK toplantı tutanağı, 12/01/2005 tarihli ... Grubu FYY ek sözleşme, 27/03/2003 tarihli ... Grubu FYY ek sözleşme, 25/10/2002 tarihli ... Grubu FYYS, TMSF yazı cevapları, davacı bankanın FYYS tahsilat belgelerinin yer aldığı 18/05/2016 tarihli yazı sureti dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2013/10082 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 25.446.159,57 TL nakit alacağın tahsili, 3.000,00 TL ve 16.292.706,00 Usd teminat mektubu bedelinin depo edilmesi istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ...'a 06/03/2014 tarihinde tebliğ edildiği, diğer borçlulara bila tebliğ edildiği, 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde davalıların 11/03/2014 tarihinde borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 09/03/2015 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacı banka ile davalı ... İnşaat ...  A.Ş. arasında 28/05/2002 tarihli 4.212.000,00 Usd limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede kefil sıfatıyla imzalarının olmadığı, 17/11/2000 tarihli 13.000.000,00 Usd limitli, 06/07/2001 tarihli 5.362.500,00 Usd limitli, 28/07/2000 tarihli 13.000.000,00 Usd limitli, 14/07/2000 tarihli 17.550.000,00 Usd limitli, 05/07/2000 tarihli 3.900.000,00 Usd limitli, 23/06/2000 tarihli 4.786.946,00 Usd limitli, 23/05/2000 tarihli 2.762.500,00 Usd limitli, 15/11/1999 tarihli 2.600.000,00 Usd limitli, 30/06/1999 tarihli 5.850.000,00 Usd limitli, 08/09/1998 tarihli 14.400.000,00 Usd limitli, 13/08/1998 tarihli 6.500.000,00 Usd limitli, 16/06/1998 tarihli 18.460.000,00 Usd limitli, 10/06/1998 tarihli 13.000.000,00 Dem limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların anılan sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, 12/01/1998 tarihli 45.500.000,00 Usd limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılar ..., ... ve ...'ün anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, 14/12/1998 tarihli 4.940.000,00 Usd limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılar ... ve ... Gıda ... A.Ş.'nin anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, sözleşmelerde yer alan kefaletlerin anılan sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan mülga BK'nun 484 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun bulunduğu dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tDavacı bankanın da aralarında bulunduğu bankalar konsorsiyumu ile 25/10/2002 tarihli davalı asıl borçlu ... İnşaat ... A.Ş.'nin de aralarında bulunduğu ... Grubu arasında, diğer davalıların da imzasının bulunduğu finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi (FYYS) imzalanarak davacının da aralarında bulunduğu bankaların alacaklı olduğu nakit ve gayri nakit alacak miktarları arasında borç miktarı tespit edilerek alacaklara uygulanacak faiz ve temerrüt faizi miktarları tespit edilmiştir. <br>\t27/03/2003 tarihli ... Grubu FYY ek sözleşmesi de, anılan taraflar arasında  25/10/2002 tarihli FYYS'nin bazı maddelerinin uygulama şartları ve içeriğinin değiştirilmesine ilişkin olarak imzalanmıştır. <br>\tAnılan taraflar arasında akdedilen 12/01/2005 tarihli ... Grubu FYY ek sözleşme ile de, 25/10/2002 tarihli FYYS'nin VII.6.4 maddesinde yer alan tablo 5 itfa tablosunda belirtilen bazı taksit ödemelerinin tarihinin değiştirilmesine ilişkin olarak düzenlendiği hükme bağlanmak suretiyle 30/09/2004 tarihli ödemenin 30/09/2006 tarihine, 31/12/2004 tarihli ödemenin 31/12/2006 tarihine ertelenmesi kabul edilerek diğer hükümlerin aynen devam ettiği belirtilmiştir. <br>\tDavacı bankanın da aralarında yer aldığı alacaklı bankalar konsorsiyumunu oluşturan bankaların imzalarının yer aldığı 17/12/2012 tarihli ... Grubu Alacaklı Bankalar Konsorsiyumu 60. ABK toplantı tutanağında, ABK üyelerinin ... Grubunun FYYS'de kabul ettiği borç tutarının 25/10/2002 tarihinde imzalanan FYYS'nin temerrüt ve muacceliyet başlıklı maddesinin 2 ve 3. fıkralarında belirtildiği şekilde ödememesi nedeniyle FYYS'nin temerrüt hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği görülmüştür.<br>\tTMSF 03/12/2015 tarihli yazı cevabıyla, davalı ... İnşaat ... Aş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetiminin kurum tarafından devir alındığını, yapılan işlemin mevcut yönetim kurulu üyelerinin azli ile yerlerine yeni yönetim kurulu üyeleri atanmasından ibaret olduğunu, borçlu şirketin özel hukuk tüzel kişiliği vasfının devam ettiğini bildirmiştir. <br>\tTMSF'nin 12/05/2016 tarihli yazı cevabından, ... ihale bedelinin sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeden 58. ABK toplantısında alınan karar gereğince 30/11/2012 tarihinde davacı bankaya 10.616.044,09 Usd gönderildiği anlaşılmıştır. <br>\tDavacı banka18/05/2016 tarihli yazı cevabı ekinde yer alan listelerler de ayrıntısı belirtilmek suretiyle FYYS nedeniyle 05/06/2010-28/04/2015 tarihleri arasında ... İnşaat ... A.Ş. tarafından davacı bankaya 33.539.927,24, ... Gıda ... A.Ş. tarafından 05/06/2010-29/03/2011 tarihleri arasında davacı bankaya 24.186.838,37 ödendiği bildirilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi kök raporda, davacı bankanın 13 alacaklı kuruluş ile birlikte içerisinde davalılarında bulunduğu 11 borçlu arasında 4743 sayılı Yasa ve bu Yasa kapsamındaki Yönetmelikler ve Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması hükümleri doğrultusunda 25.10.2002 tarihinde Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ile 27.03.2003 ve 12.01.2005 tarihlerinde Finansal Yeniden Yapılandırma Ek Sözleşmeleri imzalandığı, 25.10.2002 tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi'nin 26. Maddesi ile kabul edilen itfa (ödeme) tablosu'nda öngörülen 2004, 2005, 2006, 2007 yıllarında ödenecek tüm taksitleri ile 2008 yıllına ait ilk üç taksit ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile ... Gıda Üretim Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin davacı bankanın garame oranına isabet eden kısımlarının ödendiği, 31.12.2008 tarihindeki taksidin kısmen ödenmemesiyle 31.12.2008 tarihinden itibaren davalıların temerrüde düştüğü, temerrüt ve muacceliyeti düzenleyen 25.10.2002 tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi'nin XI.5. maddesinin 4. fıkrası hükmü uyarınca davacı bankanın kredi genel sözleşmelerine göre değil işbu madde çerçevesinde alacak talep edebileceği, işbu hükme göre yapılan ödemeler ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. İle ... Gıda Üretim Paz. San. ve Tic. A.Ş. ödemeleri şeklinde ayrıştırılmadan 30.09.2002 tarihi itibariyle taraflar arasında mutabık kalan bakiye miktar 16.928.984,00 Usd borç ve ilave kredilerden doğan borçlara bu sözleşmede tespit edilmiş olan faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp, yapılan ödemeler anaparadan mahsup edilmesi suretiyle, davacının bankanın alacağının belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda yapılan hesaplamada davacı bankanın ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile ... Gıda Üretim Paz. San. ve<br>Tic. A.Ş.'den takip tarihi 01.07.2003 tarihi itibariyle nakdi bir alacağının bulunmadığı, davacı Bankanın ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş.'den takip tarihinde mer'i olan harici garanti tutarı 21.967.536,58 Usd, ancak talebiyle bağlı olarak (16.292.706,00 Usd - 3.263.584,30 Usd =) 13.029.121,70 Usd'nin ve teminat mektubu tutarı 3.000,00 TL'nin bankaya depo edilmesini talep hakkına sahip olduğu, takipten sonra davacı bankaya yapılan 4.495.969,31 Usd'lik ödeme de gözetildiğinde (13.029.121,70 - 4.495.969,31 Usd =) 8.533.152,39 Usd'nin <br>ve 3.000,00 TL'nin depo edilmesinin gerektiği tespit edilmiştir.<br>\tİtiraz üzerine alınan ek raporda, ... İnşaat Tur. Tic. ve San. A.Ş.'nin depoya konu edilen 17.10.1994 tarihli teminat mektubunun ve 09.01.1998 tarihli harici garantinin verilişine dayanak kredi genel sözleşmelerinin dava dosyası muhteviyatı kredi genel sözleşmeleri içerisinde bulunmadığı, keza akdedilen FYYS'lerde de depo konusunda bedellerinin depo edileceği yönünde açık bir hüküm de bulunmadığı, davacı bankanın davalı kredi lehtarı şirket ve davalı kefillerden depo talep edemeyeceği, davacının genel kredi sözleşmelerine göre değil 25/10/2002 tarihli FYYS'nin XI.5.4 madde hükümleri çerçevesinde alacak talep edebileceği 30/09/2002 tarihi itibarıyla taraflar arasında mutabık kalınan bakiye miktar ve ilave kredilerden doğan borçların bu sözleşmede tespit edilen faizin %50 fazlası temerrüt faizi uygulanacağı, yapılan ödemelerin anaparadan mahsup edilmesi suretiyle davacı banka alacağının belirleneceği, davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibariyle nakdi alacağının bulunmadığı, kök rapordaki gayri nakdi alacağın depo edilmesi ile ilgili yapılan ... İnşaat Turizm ve Sanayi A.Ş.'den depo talep edilebileceği yönündeki hatalı değerlendirmenin düzeltilerek, yeniden yapılan değerlendirme uyarınca ... İnşaat Turizm ve Sanayi A.Ş.'den depo talep edilemeyeceği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tBanka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan ikinci bilirkişi heyeti raporunda, davacı banka ile davalılar arasında 25.10.2002 tarihinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi akdedildiği ve davalı şirketin de içinde bulunduğu ... Grubunun davacı bankaya olan borçlarının bu sözleşme ile yeniden yapılandırılıp itfa planına bağlandığı, davalıların yeniden yapılandırılan borçlarına ilişkin taksit ödemelerin FYYS hükümlerine uygun<br>olarak yerine getirmemeleri nedeniyle anılan sözleşmenin XI. maddesi uyarınca davacı bankaya olan borçlarının muacceliyet kespettiği, davacı tarafça davalılara gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığı için davalıların temerrütünün takip tarihi itibariyle oluştuğu, diğer yandan alacağa muacceliyet verildiği alacaklı bankalar konsorsiyum toplantısının yapıldığı tarihe kadar FYYS'nin geçerli olduğu, borç miktarının tespitinde de FYYS ile düzenlenmiş faiz oranlarının esas alınması gerektiği, dosya kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde davacının takip tarihine göre davalılardan talep edebileceği anapara alacağı bulunmadığı, bununla birlikte davacının davalılardan takip tarihine göre talep edebileceği faiz tutarının 3.789.403,78 Usd olduğu, takip tarihi 01.07.2013 itibariyle Merkez Bankası döviz satış kuru 1,9269 üzerinden ödenmesi gereken faizin TL karşılığının 7.301.802,14 TL'ye tekabül ettiği, davacının takip tarihinde davalılardan talep edebileceği tutarın 7.301 802,14 TL olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, takip tarihi itibariyle mer'i olduğu anlaşılan 16.292.706 Usd'lik teminat mektubunun depo talebinden davalıların FYYS hükümlerine göre sorumlu tutulamayacağı açık olmakla birlikte, söz konusu teminat mektubundan kaynaklanan riskin takip tarihinden sonra olmak üzere 30.01.2015 tarihinde 39.754.200,20 TL ve 02.02.2015 tarihinde 1.743.063,47 TL ödeme yapılmak suretiyle nakde dönüştüğü dikkate alınarak, bu tutarların tazmin tarihlerinden itibaren davacı bankanın tazmin tarihinde geçerli TL temerrüt faizi oranları üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan talep edebileceği, takip tarihine göre hesaplamaların ... İnşaat A.Ş. ve ... Gıda A.Ş. yönünden ayrı ayrı yapılmasını talep eden davacı vekilinin önceki bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar dikkate alınarak heyetçe kredilerin kullandırıldığı Kızılay Şubesinde yerinde yapılan incelemede her iki firmaya ait takip hesabı ekstrelerinin sunulması istenmiş ise de, adı geçen şube yetkililerince heyete tevdii edilen takip hesabı dökümlerinde de borç ve alacak kayıtlarının ... İnşaat A.Ş. ve ... Gıda A.Ş. bazında ayrı ayrı izlenmediğinin görüldüğü, bu nedenle takip tarihine göre borç miktarının ... İnşaat A.Ş. ve ... Gıda A.Ş. yönünden ayrıştırma olanağı bulunmadığı, davacı vekilinin her iki firmanın kredilerinin takip hesaplarına aktarıldığı tarihlerden icra takibinin başlatıldığı 01.07.2013 tarihine kadar ki tasfiye olunacak alacaklar hesabı hareketlerini dosyaya sunması halinde firma bazında ayrı ayrı hesaplama yapılabileceği tespit edilmiştir. <br>\tİtirazın üzerine alınan bilirkişi birinci ek raporunda, faiz tutarının 730.428,43 TL olarak dikkate alınması gerektiği belirtildikten sonra kök rapordaki görüş tekrar edilmiştir. <br>\tAlınan bilirkişi ikinci ek raporunda ise davalı şirket hakkında muacceliyet hükümlerinin uygulanması gerektiği karar verildiği tarihe kadarki süreçte protokol hükümlerinin geçerli olduğu, dolayısıyla borç alacak durumunun protokol hükümlerine göre tespiti gerektiği, asıl borçlu ve kefillerin ek raporda yapılan hesaplamalar sonucu tespit edilen tutardan sorumlu olduğu, bu görüşe itibar edilmezse bankanın takip hesap ekstresinde kayıtlı bulunan borç ve alacak rakamları üzerinden %97,50 oranında hesaplanacak faizi ile birlikte davalıların sorumlu olacağına kanaat getirilmesi halinde takip tarihinde davacının davalılardan 2.044.749,13 TL asıl, 21.960.232,12 TL işlemiş faiz olmak üzere 24.004.981,25 TL talep edebileceği tespit edilmiştir. <br>\tAlınan üçüncü bilirkişi heyeti birinci ve ikinci ön raporlarda eksik belgeler belirtilmiş, belirtilen belgelerin dosyaya eklenmesinden sonra alınan raporda ise, dosya kapsamında daha önce düzenlenen bilirkişi raporlarında yer alan görüşe iştirak edilmekle davacı bankanın alacağını genel kredi sözleşmelerine göre değil, taraflar arasında imzalanmış olan 25/10/2002 tarihli FYYS hükümleri çerçevesinde talep edebileceği, 25/10/2002 tarihli FYYS'nun XI.5 temerrüt ve muacceliyet başlıklı maddesinde sözleşmede tespit edilmiş olan faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanacağı düzenlenmiş, bu hükümden önce alacaklıların bakiye alacağını dilediği borçlular için 01/01/2002 tarihinden itibaren bu sözleşmede belirtilen faiz oranlarının %50 fazlasıyla faiz yürütmek suretiyle, dilediği borçlular için kredi sözleşmelerine ve veya alacağın dayandığı belgelere göre belirlemeye ve takibe geçmeye, mevcut takiplere devam etmeye bankanın yetkili olduğu belirtilmiş ise de, bu ifadelerden sonraki takip eden düzenlemeler dikkate alındığında 2004 ve 2005 yılı taksitlerinin sözleşmeye uygun olarak yapılmış olması halinde, 25.10.2002 tarihli FYYS hükümleri uyarınca bilahare muaccel olacak bakiye borcun temerrüt tarihindeki sözleşmede belirlenmiş olan bakiye borç olarak kabul edileceği ve bu borca sözleşmede tespit edilmiş olan faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanacağının hükme bağlandığını, anılan maddedeki düzenleme dikkate alındığında, temerrüte düşülmesi durumunda temerrüt faizinin 01.01.2002 tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, 31.12.2008 tarihinden sonra vadesinde ödenmesi gereken tutarların ödenmediğini, dolayısıyla belirtilen tarihten itibaren temerrütün oluştuğunun düşünüldüğünü, davacı banka alacağının kredi genel sözleşmelerine göre değil, taraflar arasında imzalanmış olan 25.10.2002 tarihli FYYS çerçevesinde talep edebileceği, 25.10.2002 tarihli FYYS'nin V.2. maddesi uyarınca 30.09.2002 tarihinden sonra nakde dönüşen teminat mektupları ile diğer kalemlerden kaynaklanan ilave borçların da hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği, davacı bankaca dosyaya sunulan ekstreye göre icra takip tarihine kadar olan ilave borçlar ile Usd karşılıklarının tablo halinde gösterildiği gibi olduğu, ancak dosyada 30.09.2002 tarihinden sonraki ilave borçlar için bir ekstre sunulmakla birlikte, anılan ekstrede borcun mahiyetine ilişkin detaylı bir açıklama yapılmadığı gibi, bu borca ilişkin dosyada herhangi bir belge de bulunmadığı, davacı banka tarafından borç kalemlerinin dayanağı olan belgelerin (nakde dönüşen teminat mektubu ise hangi mektup olduğu ve muhataba yapılan ödemeye ait dekont, teminat mektubu komisyonu işe hangi mektuba ve döneme ilişkin olduğunun belirtilmesi, masraf ise bu masrafa ait belge gibi) dosyaya sunulması halinde hesaplamalarda değerlendirmeye alınabileceği, dosyadaki mevcut belgelere göre davacının icra takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı, Mahkemece bu görüşe iştirak edilmemesi ve davacı bankanın sunmuş olduğu ekstrelere göre hesaplama yapılmasına karar verilmesi durumunda, icra takip tarihi itibariyle, yapılan tahsilâtların öncelikle faizden mahsubu suretiyle yapılanı hesaplamada, 2.044.749,13 TL asıl alacak, 21.960.232,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.004.981,25 TL alacak bulunduğu, icra takibinde yıllık %97,50 oranında temerrüt faizi uygulanması talep edilmiş olmasına karşın, uygulanacak temerrüt faizi oranının %60 olduğu, gerek taraflar arasındaki kredi genel sözleşmeleri, gerekse FYYS'lerde kefillerin depo talebinden sorumlu olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığından, davacı bankanın depo talebinin yerinde olmadığı. Mahkemece bu görüşe iştirak edilmemesi durumunda talep edilebilecek depo tutarının 16.292.706,00 Usd ve 3.000,00 TL olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise taraflar arasında akdedilen FYYS ve FYY ek sözleşmeler uyarınca davacının takip tarihi itibarıyla talep edebileceği bir alacağı bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi davacının genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre FYYS hükümlerine göre alacak talep edebileceği, FYYS hükümleri gözetilerek hesaplama yapan bilirkişi raporları ile takip tarihi itibarıyla davacının nakdi alacağının bulunmadığının tespit edildiği, FYYS ve ek sözleşmelerde açık hüküm bulunmadığından davacının teminat mektubunun depo edilmesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında davacıyla davalı ... İnşaat ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların bir kısım sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davacı ile davalı asıl borçlu ve davalı kefiller arasında FYYS ve FYY ek sözleşmeleri imzalandığı, kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla davacının alacağın tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağın bulunup bulunmadığının genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre mi yoksa FYYS hükümlerine göre mi tespit edileceği, alacak var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazının haksız olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalı asıl borçlu ... İnşaat ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandıktan ve kredi kullandırma işlemleri yapıldıktan sonra davacının da aralarında bulunduğu alacaklı bankalar konsorsiyumu ile davalı asıl borçlunun da içinde bulunduğu ... Grubu ve diğer davalıların imzalarının yer aldığı 25/10/2002 tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi, devamında da ek sözleşmeler imzalanmıştır. Anılan sözleşmeler ile davalı asıl borçlunun da içinde bulunduğu ... Grubu şirketlerinin alacaklı bankalara olan borç miktarları açıkça tespit edilmiştir.\t<br>\tDavacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda takip tarihi itibarıyla alacağın genel kredi sözleşmesi hükümleri çerçevesinde tespit edilmesi gerektiğini, davalı yanın FYYS hükümlerine aykırı davrandığını ileri sürmüştür.<br>\tTaraflar arasında akdedilen 25/10/2002 tarihli FYYS'nin XI.5 temerrüt ve muacceliyet başlıklı maddesi \"... İşbu sözleşme hükümlerine göre borçluların temerrüte düşmesi halinde ... Alacaklılar bakiye alacağını dilediği borçlular için 01/01/2002 tarihinden itibaren işbu sözleşmede belirtilen faiz oranlarının %50 fazlasıyla faiz yürütmek suretiyle dilediği borçlular için kredi sözleşmelerine veya alacağın dayandığı belgelere göre belirlemeye ve takibe geçmeye ve/veya mevcut takiplerini devam etmeye yetkili olacaktır... Ancak, işbu sözleşmenin ödeme tablosunda gösterilmiş olan 2004 ve 2005 yılı taksit ödemelerinin sözleşmeye uygun olarak yapılmış olması halinde muaccel olacak bakiye borcun temerrüt tarihindeki sözleşmede belirlenmiş olan bakiye miktar olarak kabul edilecek, bu borca sözleşmede tespit edilmiş olan faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanacak ve yapılan ödemeler ana paradan mahsup edilmiş kabul edilecektir.\" hükmünü içermektedir. <br>\tAnılan hükümden açıkça anlaşılacağı üzere FYYS'de düzenlenen 2004 ve 2005 yılı taksitlerinin sözleşmeye uygun olarak yapılmış olması halinde FYYS hükümleri uyarınca muaccel olacak bakiye borcun temerrüt tarihindeki sözleşmede belirlenmiş olan bakiye borç olarak kabul edilecek ve bu borca sözleşmede tespit edilen faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanacaktır. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile de, 31/12/2008 tarihine kadar taksitler vadesinde ödenmiş, anılan tarihten sonra vadesinde ödenmesi gereken tutarlar ödenmemiştir. <br>\tBu durumda mahkemece, taraflar arasında akdedilen FYYS'nin XI.5 maddesindeki açık düzenleme karşısında 2004 ve 2005 yılı taksitlerini vadesinde ödeyen davalı borçlulardan davacının takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu bir miktar bulunup bulunmadığının tespitinde genel kredi sözleşmesi hükümlerinin değil, FYYS hükümlerinin esas alınması gerektiğinin gözetilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, yargılama aşamasında alınan, banka kayıtları üzerine yerinde yapılan inceleme sonunda hazırlanan birinci bilirkişi raporu ile üçüncü bilirkişi heyeti raporunda yukarıda açıklanan sözleşme hükmü gözetilerek FYYS hükümleri esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama sonucu takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği nakit bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Anılan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>\tBilirkişi raporu ile davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla teminat mektuplarından kaynaklanan gayri nakit alacağının bulunduğu tespit edilmiş ise de, FYYS'de ve ek FYY sözleşmelerinde teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesinin davalı asıl borçlu ve davalı kefillerden talep edilebileceğine ilişkin açık hüküm bulunmamaktadır. <br>\tHal böyle olunca mahkemece, taraflar arasında akdedilen FYYS'de ve ek FYY sözleşmelerinde teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesinin davalı asıl borçlu ve davalı kefillerden talep edilebileceğine ilişkin açık hüküm bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan teminat mektuplarından kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesini talep edemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDavacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, davalılar yargılama aşamasında vekille temsil edilmiş olup, davanın ret gerekçeleri aynıdır. Bu nedenle davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olup, davalı asıl borçlunun ve diğer davalıların ayrı ayrı ve iki vekil ile temsil edilmiş olmaları bu sonucu değiştirmeyeceği gibi, davalı sayısının birden fazla olması her bir davalı yönünden miktarı belirtilmek suretiyle ayrı ayrı vekalet ücreti takdirini de gerektirmeyecektir. Mahkemece davalılar yararına hüküm altına alınan vekalet ücretinin infazında tereddüte mahal verecek bir durum bulunmamaktadır. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>\t2-Davacı harçtan muaf olup, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talebi halinde davacıya iadesine, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2025 <br><br>Başkan -              Üye -                    Üye -                  Zabıt Katibi <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13bb959eb09dff66","SID":"03b6e8fa39d5f249"}}