{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">.<br>                      T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2025/732<br>KARAR NO\t \t: 2025/919<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2025/139<br>DAVA TARİHİ\t: 19/02/2025<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 20/02/2025<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTEM\t\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 20.06.2025<br>KARARIN YAZ. TARİHİ\t: 20.06.2025<br><br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/139 Esas sayılı dosyasından verilen 20.02.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati tedbir istemli dava dilekçesinde özetle;\tMüvekkili şirket ... A.Ş. ile Borçlu şirket ...  ile  Tic. Ltd. Şti. arasında aktedilen ...yapım işi konusunda bir sözleşme akdedildiği, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin hakediş raporunda yer alan fiyat farkı alacağı ile fiyat farkı alacağının KDV'sinin %10 unun yarısının müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini, ancak müvekkili şirketin hak edişinin yapılmasından 1 gün önce davalı şirket tarafından azledildiğini, bu nedenle Manisa İcra Müdürlüğü'nün 2025/899 esas sayılı dosyasında icra yoluna başvurulduğunu, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. Sayfasında yer alan sözleşmenin türü ve bedeli başlıklı kısımda sözleşme bedelinin 66.000.000,00 TL+KDV  olduğunu, anlaşma sağlandığını ve fiyat farkının alt yükleniciye ödeneceğini, KDV tevkifatı hariç hak edişlerden hesaplanan fiyat farkı KDV'sinin %10'unun yarısının alt yükleniciye ait olduğu konusunda mutabık kaldıklarını, icra dosyasına konu olan hakediş raporu incelendiğinde davalı şirket iş bu belgeyi herhangi bir itirazi kayıt olmadan imza altına alındığını, davalı şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazında borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, icra takibine konu olan hakediş raporundaki imzasına itiraz etmediğini, müvekkili şirkete ait banka hesaplarına müzekkere yazıldığında bugüne kadar davalı şirketten müvekkili şirkete böyle bir ödemenin yapılmadığını ve davalının edimlerini yerine getirmediğinin görüleceğini, yargılama boyunca tedbir taleplerinin olduğunu, tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin şifahen.... İl Müdürlüğünden almış olduğu bilgiler, müvekkili şirkete gönderilen Azilname ve dosya alacağının büyüklüğü göz önünde tutulduğunda davalı tarafın, ...Bakanlığında bulunan müvekkili şirketin alması gereken sözleşmeden kaynaklı alacağı kendi hesabına almaya çalıştığını, telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesi amacıyla ... Bakanlığında bulunan alacağa teminatsız bir şekilde tedbir konulmasını, davalı şirketin banka hesapları, menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 2025/139 Esas sayılı dosyasından verilen 20.02.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Davacı vekili tarafından teminatsız olarak ... Bakanlığında bulunan alacaklarına tedbir konulması  talebinde bulunmuş ise de; davanın itirazın iptali davası olduğu, para alacağına ilişkin bir davada dava konusu olmayan mallar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı, tedbirin dava konusu hak ve alacaklar üzerine konabileceği anlaşıldığından HKM'nun 389. Maddesine uygun olmayan davacı vekilinin ihtiyati  tedbir talebinin reddine'' dair ara karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 21.02.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>Davalı, ... Bakanlığı'nda bulunan müvekkili şirketin alması gereken sözleşmeden kaynaklı para alacağını kendi hesabına geçirmek istediğini, bu nedenle müvekkilinin son hak ediş tarihinden 1 gün önce azledildiğini, ... ... İl Müdürlüğü'nün iş sahibi olduğu, yüklenicinin davalı, alt yüklenicinin ise davacı olduğu dava konusu alacağın ...yapım işinden kaynaklandığı huzurdaki davada müvekkilinin son hak ediş tarihinden 1 gün önce azledilmiş olması ihtiyati tedbir kararı verilmesi için ilgili kanunun şartlarını karşıladığı kanaatinde olduklarını, müvekkiline ödenmesi gereken ... İl Müdürlüğü'ndeki alacağın, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen azilnameyle engellenmeye çalışıldığını, müvekkiline ödeme yapılmasının önüne geçilerek davalı tarafın ... İl Müdürlüğü'nde yer alan alacağı kendi hesabına geçirme çabasına  engel olunması maksadıyla tedbir talep edildiğini, huzurdaki davada haklılıklarına karar verilene kadar mühim bir zarar yaşanmaması adına ... Bakanlığında bulunan alacağa, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, alacaklarının tahsilini teminen müracaatla davalı şirketin banka hesapları, menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü kişilerdeki (Davalı ...' nın, ... İl Müdürlüğünde bulunan -aslen müvekkil şirketin hakkı olan- alacağı dahil olmak üzere) hak ve alacaklarına tedbir konulmasını istemek zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle yerel mahkeme tarafından verilen ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin ivedi bir şekilde kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, buna ilişkin olarak dilekçelerinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2019/2981 E., 2019/4812 K. Sayılı kararına değinildiğini, yerel mahkemece alacağın ispatlanmasının beklendiğini, alacağın kaynağını oluşturan ve davalının herhangi bir ihtirazi kayıt sunmadığı belgenin dava dilekçeleri ekinde ve icra dosyasında sunulduğunu, bunun ihtiyati tedbir için yeterli delil oluşturduğunu, gerek davalı gerekse davacı müvekkilinin işbu dava konusu işle ilgili önceki ödemelerini kamu kurumu olan dava dışı ... Bakanlığı'ndan aldığını, bu nedenle müvekkilinin hakkettiği bu alacağa tedbir konulmasının talep edildiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle yargılama süresince müvekkilinin alacağını koruma altına almak maksadıyla talepte bulundukları tedbirin reddine karar verilmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu, HMK' nın 389. Maddesinin çok açık olduğunu, kanunda belirtilen şartların oluştuğunu, dava dilekçeleri ekinde huzurdaki davayı doğrudan ilgilendiren tüm sözleşme ve delillerin sunulduğunu, yerel mahkeme tarafından yapılan incelemenin eksik ve hatalı yapıldığını, bu nedenle kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka uygun düşeceğini, arz ve izah edilen sebepler ve sundukları delillerle, olayların meydana geliş silsilesi gözetilerek ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, <br>Yukarıda açıkladıkları nedenlerle ve re'sen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak;\tistinaf taleplerinin kabulüne, 20/02/2025 tarihli yerel mahkeme kararının müvekkil lehine kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin ... Bakanlığında bulunan sözleşmeden kaynaklı alacağa teminatsız bir şekilde tedbir konulmasını, alacağın tahsilini teminen davalı şirketin banka hesapları, menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü kişilerdeki (Davalı ...' nın, ... İl Müdürlüğünde bulunan -aslen müvekkil şirketin hakkı olan- alacağı dahil olmak üzere) hak ve alacaklarına tedbir konulmasını talep etmesi ihtiyati haciz istemi olup ihtiyati haciz isteminin ilk derece mahkemesi tarafından ara kararla reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;<br>258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.<br>İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.<br>Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davada ...yapım işi konusunda bir sözleşme akdedildiğini, akdedilen sözleşme kapsamında davacı şirketin hakediş raporunda yer alan fiyat farkı alacağı ile fiyat farkı alacağının KDV' sinin %10 unun yarısının davacı şirkete ödenmesi gerektiği davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini davalı şirketin sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle hakkında icra takibi yaptığını alacağı teminet altına almak üzere ... Bakanlığında bulunan sözleşmeden kaynaklı alacağa teminatsız bir şekilde tedbir konulmasını, alacağın tahsilini teminen davalı şirketin banka hesapları, menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü kişilerdeki (Davalı ...'nın, ... İl Müdürlüğünde bulunan -aslen davacı şirketin hakkı olan- alacağı dahil olmak üzere) hak ve alacaklarına tedbir konulmasını talep etmiş ise de; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında tarafların karşılıklı olarak edimlerini yerine getirilip getirmedikleri, davacının uğradığı zarar bulunup bulunmadığı hususlarının yapılacak yargılama sonucunda belirlenebileceği, davacı tarafça İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin \"yaklaşık ispat\" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı, ayrıca İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin davacı vekilinin ihtiyati haciz - tedbir isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/139 Esas sayılı dosyasından verilen 20.02.2025 tarihli ara sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL istinaf tedbir karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 20.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br>  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fa78155e9def5e7","SID":"31052ce8b01a32f6"}}