{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/336 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/439<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 29/05/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 24/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, beyaz eşya, ev aletleri, klima ve benzeri ürünlerin satışı, montajı ve bu tür eşyaların servis hizmetleri olmak üzere bir çok alanda faaliyet göstermekte olan bir şirket olduğunu, davalı şirkette klimaları için bir takım servis hizmeti talep etmiş olup bu hizmetlere ilişkin olarak müvekkili şirketin davalı şirkete talep etmiş olduğu hizmetleri ifa ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından 03.08.2023, 22.08.2023, 31.08.2024 tarihli klima demontaj, montaj, bakır boru tesisatı ve gaz şarjı işlemlerini içeren irsaliye faturalar kesildiğini, davalı şirket tarafından bahsi geçen faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu faturaların defterlere işlendiğini, müvekkili bu faturaların ödenmesi için davalı şirkete yönelik bir çok girişimde bulunulmuşsa da herhangi bir ödeme alamadığını, yine iki işletme arasındaki cari hesap ekstresi ve muavin dökümü alacakları ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının tahsili amacıyla ... 36. İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak yapılan belgeler arasında müvekkili şirketçe kesilen faturalarda bulunduğunu, davalı şirkete bu belgelerin tebliği sağlandığını, hal böyleyken davalı şirketçe bu belgelere, işlemlere ve hizmetlere hiçbir itiraz yapılmaksızın yalnızca borcun bulunmadığına dair bir itirazda bulunulduğunu, taraflarınca davalı şirketin borcunun bulunduğuna dair evraklar sulunmuşken davalı tarafından hiçbir ödeme belgesi, makbuz, tahsilat fişi sunulmaması açıkça yapılan itirazın kötü niyetli ve müvekkilin alacağının sürüncemede kalmasına yönelik olduğunu gösterdiğini, icra takibine konu edilen 03.08.2023 tarihli ... numaralı 15.420,00 TL tutarlı, 22.08.2023 tarihli ... numaralı 4.800,00 TL tutarlı, 31.08.2023 tarihli ... numaralı 3.000,00 tl tutarlı faturaların ekte sunulduğunu, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, davalı aleyhine başlatılan ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın şimdilik ıslah hakları ve fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 23.220,00 TL tutar yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sindan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça faturalarda belirtilen mal ve hizmet sağlanmadan faturaların gönderildiğini, davalı müvekkili tarafça da davacının basiretli bir tacir gibi davranacağına inanarak ve aralarındaki ticari güvene dayanarak malların ve hizmetlerin tam ve eksiksiz sağlanacağı inancı ile faturalara itiraz edilmediğini, ancak faturalarda belirtilen malların müvekkile ayıplı, eksik halde teslim edildiği gibi ve faturalarda belirtilen mallar ve hizmetlere ait davacı tarafça ve müvekkili şirketin imzası ve kaşesi bulunan bir teslim tutanağı da bulunmadığını, haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Toplanan Deliller:<br>... Vergi Dairesi Müdürlüğünden 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları,<br>... Kaymakamlığı Malmüdürlüğü'nden BA/BS formları,<br>... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 2023 ve 2024 dönemine ait  BA/BS formaları,<br>... Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri ve Strateji Grup Müdürlüğü'nden 2023 ve 2024 yılana ait BA/BS formları,<br>... 36. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.<br>Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;<br>Dava, hizmet sözleşmesine istinaden düzenlenen ... tarihli ... numaralı 15.420,00-TL bedelli, ... tarihli ... numaralı 4.800,00-TL bedelli ve ... tarihli ... numaralı 3.000,00-TL bedelli faturalara ilişkin alacağın ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 36.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.  <br>Bilindiği gibi sulh görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşma ile dava konusu uyuşmazlığa son vermeleridir. Sulh sözleşmesi mahkeme önünde yapılabileceği gibi mahkeme dışında da yapılabilir. Taraflar, mahkeme dışında yapmış oldukları yazılı bir sulh sözleşmesini mahkemeye verirler ve buna (yazılı sulh sözleşmesine) göre davada sulh olduklarını bildirirlerse, bu yazılı sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiği duruşma tutanağına yazılır (HMK.m.154,3/f). Bu halde, mahkemeye verilen yazılı sulh sözleşmesinin ayrıca tutanağa geçirilmesine (yazılmasına) gerek yoktur. Çünkü duruşma tutanağında eklendiği yazılı olan belgelerin içeriği de tutanak metni hükmündedir (HMK.m.154,4). Ancak bu halde, mahkemeye verilen yazılı sulh sözleşmesinin duruşmada tarafların önünde okunması, okunduğunun da duruşma tutanağına yazılması ve ondan sonra tutanağın (m.154,3/ç’ye göre) taraflara (veya sulh için yetkili vekillerine) imza ettirilmesi gerekir. Böylece, mahkeme dışı sulh, mahkeme içi sulha dönüşür. Mahkeme önünde sulh şarta bağlı olarak yapılabilir. Sulh sözleşmesinin şarta bağlı olarak yapılmış olması halinde, mahkemenin, böyle bir sulh sözleşmesine dayanarak esas hakkında karar (hüküm) vermesi imkansızdır. Çünkü şarta bağlı hüküm verilemez. Taraflar şarta bağlı şekilde sulh olmakla, davaya son vermek istediklerinden, başka bir deyişle davanın takibinden vazgeçtiklerinden (HMK.m.123), bu halde mahkemenin “karar verilmesine yer olmadığına” biçiminde bir kararla davayı sonuçlandırması gerekir (HMK.m.315,1). <br>Sulh şarta bağlı değilse sulh üzerine mahkemenin vereceği karar, tarafların talebine  göre iki şekilde olabilir:<br>a)Taraflar, mahkemenin, sulhe (sözleşmesine) göre bir karar vermesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir (HMK.m.315,1). Taraflar sulhu tespit etmesini isterlerse, o zaman mahkeme, sulhu HMK.m.154,3/ç’ye göre tutanağa geçirir ve “karar verilmesine yer olmadığı” (HMK.m.315,1/c.2) biçiminde bir kararla davanın son bulduğunu tespit etmekle yetinir. Çünkü, davanın sahibi taraflardır ve hâkim onların talebinden fazlaya karar veremez (HMK.m.26). <br>b)Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, mahkeme, sulh sözleşmesine göre bir karar (hüküm) vermek zorundadır. Özellikle tarafların, aralarındaki uyuşmazlığın esaslı noktalarında sulh olmaları halinde, bunun bütün ayrıntıları ile birlikte bir mahkeme kararında (hükmünde) belirtilmesini istemelerinde hukuki yararları vardır. <br>Taraflar sulh olurken aynı zamanda yargılama giderleri hakkında da bir anlaşmaya varmışlarsa, mahkeme, tarafların anlaşmasına göre tarafların ödeyecekleri yargılama giderlerini  sulh nedeniyle davayı sona erdiren kararında belirtir. Taraflar, sulh sözleşmesinde yargılama giderlerinden söz etmemişlerse mahkeme, yargılama giderleri üzerinde de bir anlaşmaya varmaları için taraflara bir imkân verir. Taraflar, yargılama giderleri hakkında bir anlaşmaya varamazlarsa mahkeme, yargılama giderlerini, sulh sözleşmesindeki (kısmi) kabul ve feragat edilen miktarlar oranında taraflar arasında paylaştırır (HMK.m.326,2); yani taraflardan birini, o oranda yargılama gideri ödemeye mahkûm eder. Taraflardan biri (veya her ikisi) davayı bir vekil (avukat) vasıtasıyla takip etmiş ise, mahkeme, karşı tarafı (veya her iki tarafı) sulh sözleşmesindeki kabul ve feragat oranında vekâlet ücreti ödemeye mahkûm eder (HMK.m.323,1/ğ; 326,2). Bu vekâlet ücretine, tarifeye göre hükmedilir.<br>Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı vekili ile davalı vekili arasında e imzalı olarak düzenlenen 12/02/2025 tarihli \"protokol\" başlıklı protokol uyarınca sulhün sağlandığı, tarafların sulh sözleşmesi yapmaya yetkili oldukları, imzalanan sulh protokolünün içeriğinin icra takibine konu alacak istemine ilişkin olduğu, tarafların talepleri de dikkate alınarak sulh protokolüne göre karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Somut olayda, taraflar arasında yapılan sulh sözleşmesinin mahkeme dışı sulh niteliğinde olduğu ve tarafların karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yönünde talep birliği içinde bulundukları anlaşılmaktadır. Taraf vekillerinin imzalarının sözleşmede yer aldığı görülmüştür. Ayrıca sulh sözleşmesi içeriğinden, tarafların yargılama giderleri hususunda tam olarak anlaşmaya vardıkları da  tespit edilmiştir.<br>Açıklanan bilgiler ışığında, taraflar arasında tanzim edilen sulh sözleşmesine istinaden mahkememizin “konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı” biçiminde bir kararla davayı sonuçlandırması gerektiği kanaatine varılmakla, mahkeme dışı sulh sözleşmesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); <br>1-Tarafların sulh olmaları nedeniyle açılan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Protokol uyarınca davacı ve davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri talebi olmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yapılan masrafların taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>4-Protokol uyarınca davacı ve davalı tarafın vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk sarf ücretinin protokol içeriği ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dikkate alınarak davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,   <br>6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine iadesine,<br>Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.24/06/2025<br><br>Katip <br> <br> <br> <br>Hakim <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f842836584703a3","SID":"1aeeddb14cdf4be2"}}