{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br> <br>ESAS NO\t: 2025/221 <br>KARAR NO\t: 2025/520<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 14/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----Şirketi'nin diğer davalılar ile müvekkili bankası arasında -----. Asliye Hukuk Mahkemesi ------ Esas sayılı dosyasında projeye aykırılığın eski hale getirilmesi davası görülmekte iken dosyada görevsizlik kararı verildiği, taraflarınca kararın davalılara tebliği ve ardından dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edildiği, ancak mahkemece davalı şirketin ticaret sicilinden TTK geçici m. 7 kapsamında resen terkin edildiğini, gerekçeli kararın tebliği ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilebilmesi için davalı şirketin ihyasının sağlanması gerektiğinden, işbu davayı açmaları için taraflarına mehil verildiğini------ ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep emiştir. <br><br>CEVAP\t      :Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, müvekkilinin resen terkin işlemini “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesinde “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ----- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ------ dosyasında yapılan incelemede, şirketin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesinin mümkün olmadığı) buna ilişkin yazılı beyanın Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne verilmesi gerektiği, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun başlı başına müvekkili Müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmediğini, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiği, davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde dava konusu şirketin anılan icra takibi kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicil Memurluğu'nca gayri faal olması sebebiyle re'sen terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir. ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19/12/2023 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 18/02/2015 tarihinde yaptırdığı, 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasında 13/12/2023 tarihinde davacı tarafa şirketin ihyası davası açmak üzere yetki belgesi verildiği anlaşılmıştır.  İlgili dosya UYAP sisteminden celp edilerek incelenmiştir. Davacının iş bu davada davacı, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu, davanın konusunun kat mülkiyetin  kanunundan kaynaklanan  davaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 13.03.2024 tarihli ----Esas ----- Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiş, bahsi geçen dava dosyasının sürdürülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri yönünden şirketin ihyasına karar verilmiş verilen bu kararın istinaf edilmesi üzerine ----- BAM ---- Hd.------. Sayılı ilamı ile şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle verilen karar bozulmuştur. <br>İstinaf daireleri önceki kararlarında TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun -----sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin ----sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin ----- sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin ----- sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle, Daireler eski uygulamalarından dönmüştür.  Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında \"ihya\" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.Tüm dosya kapsamından davanın önceki gibi kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, bozma ilamı doğrultusunda şirkete tasfiye memuru atanmış, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM:  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>1-DAVANIN KABULÜNE, ---- Ticaret Sicil müdürlüğünün -----sicil numarasına kayıtlı bulunup 09.10.2015  tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince re'sen sicilden terkin edilen ----- ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK 547 maddesi gereğince-----Asliye Hukuk mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, terkin edilen şirket hakkında yürütülen davanın sonuçlanması, infazı ve bu uyuşmazlıkla ilgili  davacı yanca açılacak haksız işgal tazminatı istemli dava  bakımından sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ------ Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,<br>2-Tasfiye Memuru olarak şirketin son yetkilisi olan ----- TC kimlik numaralı  ------ atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine, <br>3-Kararın ----- gazetesinde ilan edilmesine, <br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması  gereken 615,40 TL maktu harcın, peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 345,55‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,<br>5-Gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>6-Gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın  tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak  (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ecb95091368fb9b","SID":"4352128ce8b9f86d"}}