{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1483 <br>KARAR NO: 2025/1638<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 22/04/2025<br>NUMARASI: 2025/269 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 28/04/2023 tarihli tomruk satış sözleşmesi ve adi ortaklık sözleşmesi ile 07/06/2023 tarihli adi ortaklık sözleşmesi ek protokolü imzalandığını, sözleşme gereğince tarafların Orman Genel Müdürlüğü ve Tarım ve Orman Bakanlığı'na ait muhtelif sahalarda bulunan 4.819,39 m3 tomrukun tamamının mülkiyetini davalının ilgili sahaların ihalesini almak için ödediği bedel olan 18.495.757,81 TL karlılığında müvekkiline devredilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından sözleşme gereğince 5.000.000,00 TL ödediğini ve 2.886.740,00 TL teminat mektubunu teslim ettiğini, teminat bedelinin müvekkili tarafından ödenmesi akabinde, teminat mektubunun müvekkili tarafından iade alınacağının kararlaştırıldığını, bakiye satış bedeli olan 10.609.017,81 TL nin ise davalı tarafından tomrukların tamamının müvekkiline fiilen teslimi ve bu tomrukların tamamının piyasada üçüncü şahıslara satılıp bedelinin tamamı tahsil edilmesi ve elde edilecek  satış bedellerinin nakliye, işçilik, elektrik vs giderler düşüldükten sonra kalan karın 1/3 nün davalıya  ödenmesinin kararlaştırıldığını, ayrıca sözleşme gereğince tomrukların tamamının fiilen en geç 10/05/2023 tarihine kadar teslim etmesi gerektiğini, ayrıca adi ortaklık ve adi ortaklık sözleşmesinin ek protokolüne göre Orman Genel Müdürlüğü ve Tarım ve Orman Bakanlığı'na ait muhtelif sahalarda bulunan 33.946,01 m3  yapraklı dikili ağacın tamamının mülkiyetinin davalı ilgili sahaların ihalesini almak için ödemiş olduğu yaklaşık 45.000.000 TL karlığında müvekkiline devredildiğinin kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca yapraklı dikili ağaçların sahada kesimi, toplanması, tasniflenmesi, yüklenmesi ve nakliye edilmesi işlerini davalının yapacağını, sözleşme gereğince müvekkilinin satış bedelinin 17.000.000 TL sini ödediğini, bakiye 28.000.000 TL nin ise dikili ağaçların tamamı fiilen teslim edildikten ve tamamının müvekkili tarafından üçüncü kişilere satılıp bedeli tahsil edildikten sonra ödenmesinin kararlaştırıldığını, iş bu sözleşmeler uyarınca taraflar sözleşme konusu sahadaki tomruk ve dikili ağaçların tamamının mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğu hususunda anlaştıklarını, ancak davalının sözleşmeler konusu tomruk ve dikili ağaçların tamamını teslim etmediğini, davalının sözleşme gereğince 10/05/2023 tarihine kadar tomrukları ve 01/09/2023 tarihine kadar da dikili ağaçları müvekkiline teslim ile yükümlü olmasına rağmen bugüne kadar tomrukların bir kısmını müvekkiline teslim ettiğini, davalının tomruk ve dikili ağaçların diğer kısmını ise müvekkilinin onayını almadan  dava dışı üçüncü kişilere sattığını, satış bedelini müvekkili ile arasındaki adi ortaklığa getirmediğini, bazı sahaların ise daha kesimine başlamadığını, sahalarda ağaç kesimi ve kesilen ağaçların bu sahalardan çıkarılması işlerini hukuken sadece ihale alıcısı yaptığını Orman Genel Müdürlüklerinin ihale alıcısı haricinde hiç kimseye  sahadaki mamullerle ilgili bilgi vermediğini, bu nedenle davalının sahada müvekkiline ait dikili ve tomruk bırakıp bırakmadığını tam olarak tespit edemediklerini, ancak ihalesi alınan sözleşmeye konu sahaların çok az bir kısmında dikililerin ihale şartnamesinde belirtilen süre içinde kesilmediği için Orman Genel Müdürlüğü tarafından davalı aleyhine hukuki süreç başlattığı hususunu duyduklarını, ancak konuyla ilgili detaylı bilgi alamadıklarını, müvekkilince tespit edilebildiği kadarıyla davalı tarafça sahalardan alınarak dava dışı şirketlere satılan fakat satış bedeli  adi ortaklığa getirilmeyen tomruk ve dikili ağaçların  dökümleri ve TL cinsinden karşılıkları,  bu tomrukların ve dikili ağaçlara ilişkin tezkere belgeleri , bu tomruk ve dikili ağaçların satıldığı şirket isimlerini içeren irsaliyeler ve kantar fişlerini dosyaya fiziken sunacaklarını, bu belgelerin müvekkil ile davalı çalışanlarının sözleşme konusu işlerle ilgili iletişimi yürüttükleri Whatsapp grupları aracılığıyla davalı taraf çalışanları tarafından paylaşılan belgeler olduğunu, fiziken sunacakları belgelerde yer alın dava dışı şirketlerden  teslimata ilişkin belgeler ve Orman İşletme müdürlüklerden sahalardan çıkarılan ürünlerin tezkere belgeleri ve kantar fişi gibi bütün belgelerin celbini ve Orman İşletmesinine yazı yazılarak henüz kesimi tamamlanmayan tomruk ve dikili ağaç alanlarının tespitini talep ettiklerini,  ayrıca davalı Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/119 Esas sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunduğunu  beyan ederek,   davalının taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince müvekkiline teslim etmesi gereken sözleşmeler konusu bütün tomrukları ve dikili ağaçların müvekkiline teslimine, sözleşmeler konusu tomruk ve dikili ağaçlardan müvekkiline teslimi imkansız hale gelen , davalı tarafından satılan veya bir şekilde üçüncü kişiler uhdesine teslim edilen ve elden çıkartılan kısım sebebiyle müvekkilini uğradığı müspet ve menfi zararların tespiti ile dikili ve tomrukların satışından sözleşmeler uyarınca müvekkili şirketin hak edeceği kazancın tespit edilerek HMK 107 uyarınca talep arttırım ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilin zararları ve hak edeceği kazancına karşılık 2.500.000,00 TL nin davalıdan ticari avans  faiziyle birlikte tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, öncelikle sözleşme konusu sahalardaki mülkiyeti müvekkiline ait olan  tomruk ve dikili ağaçların kesiminin durdurulması, bu tomruk ve dikili ağaçların sahalardan çıkarılmaması için ve ayrıca davalının elinde bulunan ve mülkiyeti müvekkiline ait tomruk ve dikili ağaçlar üzerinde fiili tasarruf  ve devir yapılmaması yönünde öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tedbir kararının dilekçeleri ekinde bulunan ilgili Orman İşletme Müdürlüklerine tebliğine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme,\"Yaklaşık ispatın varlığı celp edilecek deliller ve tahkikat aşamasında yapılacak değerlendirmeye göre ortaya konulabilecektir. Yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle mevcut durumda tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı da yaklaşık olarak ispatlanamadığı\" gerekçesi ile;\"1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2-Kararın taraflara tebliğine\"  dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde  istinaf yolu açık olmak üzere 22/04/2025 tarihinde  karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de, dava dilekçesinde de açıklandığı üzere, taraflar arasındaki sözleşmelerin  konusu sahalardaki bir kısım tomruk ve dikili ağaçların  halen dahi müvekkili şirkete teslim edilmemiş durumda olduğu ve  davalının  sahalardaki tomruk ve dikili ağaçları sahalardan çıkararak üçüncü taraf şirketlere götürmeye devam ettiğini,  davalının  cevap dilekçesinde, tomruk ve dikili ağaçların tamamının müvekkili şirkete teslim edilmediği yönündeki açıklamayı inkâr etmediği, sadece ve sadece hakkında kesin mühlet kararı verildiğini ileri sürmekle yetindiğini, dava dilekçesinde detaylı olarak açıklandığı üzere, sözleşmeler konusu emtianın bulunduğu sahaları işletmekte olan Orman İşletme Müdürlükleri, sahalardaki emtia hakkındaki bilgileri sadece ihaleye giren şirketlere vermekte olup ihaleye giren şirket dışında hiç kimseye sahalardaki emtiayla ilgili bilgi vermediğini,taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca Orman Genel Müdürlüğü ihalelerine davalı taraf girmiş olduğundan müvekkili şirketin  sahalardaki emtia hakkında hiçbir bilgi alamadığını, ihtiyati tedbir talebinin  kabul edilmemesi halinde, orman sahalarındaki tomruk ve dikili ağaçların takibi müvekkili şirket tarafından yapılamayacak ve müvekkili şirketin sözleşmelerden doğan tomruk ve dikili ağaçların teslimini talep etme hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkânsız hâle gelmesi ihtimalinin  söz konusu olacağını, davalının  sahalardan tomruk ve dikili ağaç çıkararak meçhule götürmeye devam ettiğini belirterek, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.04.2025 tarihli ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin  kabulünü ve bu doğrultuda; sözleşme konusu sahalarda bulunan tomruk ve dikili ağaçların kesiminin durdurulması, bu tomruk ve dikili ağaçların sahalardan çıkarılmaması ve davalının elinde bulunan tomruk ve dikili ağaçlar üzerinde fiili tasarruf yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,adi ortaklık kaynaklı alacağın tahsili ve ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. Mahkeme yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebini reddine karar vermiştir. Dosya kapsamından sunulu protokole göre ; davalının Orman Genel Müdürlüğü ihalesine girerek ihaleyi aldığı,söz konusu ihale bedelinin belirtilen kısmının davalı tarafa davacı tarafça ödendiği,hatta belirtilen tutarda teminat mektubu verildiği ,ihale sonrası ihaleye konu ağaç kesim,nakliye ve işçilik giderleri düşüldükten sonra bedelinin sözleşme ve ek protokol hükümlerine göre paylaşılması gerektiğinin davacı tarafça belirtildiği,yine davacı iddiasına göre sözleşmeye konu tomruk ve dikili ağaçların mülkiyetinin aslında davacıya ait olmasına rağmen ,davalının söz konusu kesim ve satış işlemini dava dışı üçüncü şahıslara yaptığı,ancak bedelini davacıya ödemediği ileri sürülerek ,sözleşme konusu sahalarda bulunan tomruk ve dikili ağaçların kesiminin durdurulması, bu tomruk ve dikili ağaçların sahalardan çıkarılmaması ve davalının elinde bulunan tomruk ve dikili ağaçlar üzerinde fiili tasarruf yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İhalenin davalı ile dava dışı Orman Genel Müdürlüğü arasında olduğu ve söz konusu ihaleye konu edilen ağaçların ihalede belirtilen yer ve bölge ile sınırlı olarak davalı tarafça ihale nedeniyle ilgili sahada dikili ağaç kesimi ile tomruklama,kesme sürütme,nakliye işlemlerinin yine davalı tarafça yürütüldüğü,söz konusu ihlale sahasında dava dışı Orman Genel Müdürlüğünün yapılan işi her zaman denetme yükümlülüğü bulunduğu,dava dışı Orman Genel Müdürlüğünün bu işin yapımı konusunda muhatabının davalı olduğu anlaşılmıştır. Bununla beraber davacı ise ihaleyi kazanan ve ihale gereği iş yapan davalı ile imzalanan protokol gereği bu dikili ağaç ve tomrukların sahibi olduğunu,davalının sadece ihale almak ve bu işleri kesim ve nakliye-satış dahil işlemlerini yapıp masraf düşüldükten sonra belli oranda kar alacağını  beyan etmekle,söz konusu ihalenin işleyişinin davalı ile dava dışı Orman Genel müdürlüğünde arasında olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sebeple söz konusu ihalenin belirtilen bedellerinin davalıya  ilgili protokol gereği davacı tarafça ödendiği ileri sürülmesine rağmen, yine söz edilen ihalenin davalı ile Orman Genel Müdürlüğü arasında bulunduğu,Orman Genel Müdürlüğünün ihale ile ihale sahasındaki daha önce damgalanan ve kesim kararı verilen ve belli prosedürle tespit edilen sahadaki dikili ağaçların kesimi,tomruklanması,kesme ve sürütme ile nakliye bedelleri karşılığı davalıya ödeyecek olduğu hakediş  bedeli yönünden ihalenin şartname  ve yapılması gereken işlemlerinin sürekli denetlendiği ve bu işin belli periyot ve sistemde kontrolle yürütülmesi gerektiğine dair  kamu ihale yasası  gözönüne alındığında,davacının ihaleye ve aynı zamanda dava ve  ihtiyati tedbire konu ağaçların kesim ve tomruklama işleminin durdurulması ,satışının önlenmesine dair ihtiyati tedbir  talebi hakkında  yaklaşık ispat koşullarının somut olayda oluşmadığı görülmüştür. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01117b15deef9e84","SID":"d62527199c487f80"}}