{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi     2024/1199 Esas - 2025/965 Karar<br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>36. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1199 <br>KARAR NO\t: 2025/965<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br> <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/06/2024<br>NUMARASI\t: 2023/104 ESAS - 2024/457 KARAR<br>\t\t<br>DAVANIN KONUSU\t: RÜCUEN TAZMİNAT<br>KARAR TARİHİ\t: 25/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/06/2025<br><br>Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti.  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı, dava dışı işçi ...'un işçilik alacakları talebi ile Eskişehir 1. İş Mahkemesinde açılan davada verilen kararın istinaf incelemesinde kaldırma kararı sonrasında kesinleştiğini,  hükme bağlanan miktara ilişkin başlatılan icra takibi sonucu icra dosyasına 28/06/2019 tarihinde 11.300,00 TL, 30/07/2019 tarihinde 11.300,00 TL, 04/09/2019 tarihinde 11.300,00 TL ve 03/10/2019 tarihinde 9.871,60 TL olmak üzere 43.771,60 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden sorumlulukları oranında tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı ... Tur. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., talebin açıklamaya muhtaç olduğunu, davacının davasının davacı tarafından ödendiği belirtilen işçilik alacağı kalemlerinin neler olduğu anlaşılmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, davacı ile imzalanan sözleşmeler kapsamında davalının sorumluluğunu doğuran hüküm bulunmadığını, BK’nın 167. maddesi ile sözleşme hükümleri beraber değerlendirildiğinde davacının alacak hakkının bulunmadığını, 6552 SK kapsamında davacının sorumlu olduğunu, iş akdinin şirketleri döneminde sona ermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... … Ltd. Şti., zamanaşımı definde bulunduklarını, görev itirazında bulunduklarını, 6552 sayılı Kanun kapsamında sorumluluğun davacıya ait olduğunu, hizmet alım sözleşmesinde bu yönde bir hüküm bulunmadığını, dava dışı işçinin en başından beri davacı Belediyenin işçisi olduğunu, davalı şirketin son alt işveren olmadığını, feshe bağlı alacaklardan sorumluluğu bulunmadığını, faiz başlangıcının ve faiz türünün hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Akaryakıt Tur. ... Ltd. Şti., yetki itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, iş mahkemesi dosyasının istinaf aşamasında olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava dışı işçinin belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, dava dışı işçinin alacaklarından davacının sorumlu olduğunu, dava dışı işçinin iş akdinin davacı tarafından sona erdirildiğini beyan ettiğini, davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarına davacının sebep olduğunu, bu durumun dürüstlük kuralı ve kimsenin kendi kusurlu fiiline dayanarak hak iddia edemeyeceği kuralına aykırılık teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Boğaziçi Atık Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece; Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/548 Esas ve 2022/422 Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararının tarafların süresi içinde istinaf yoluna başvurmamaları sebebiyle 07/02/2023 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin 05/04/2024 tarihli dilekçe ile tarafların zorunlu arabulucuk görüşmesinde anlaştığını, bu doğrultuda dosyanın konusuz kaldığını, anlaşma kapsamında işbu davadan ötürü yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiği, 06/06/2024 tarihli celsede, davacı vekili ile davalı ... Turizm.. Ltd. Şti vekillerinin anlaştıklarını, anlaşma kapsamında davacı vekilinin ve davalı ... Turizm ... Ltd. Şti vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti'nin ise arabuluculuk dava şartı sonradan tamamlanamayacağından davanın dava şartı yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlandığından davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olduğunu beyan ettiği, davacı vekilinin 05/04/2024 tarihli dilekçesi ve 06/06/2024 tarihli celsedeki taraf vekillerinin beyanlarının dikkate alındığı gerekçesi ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, vekalet ücreti ve yargılama masrafları bakımından tarafların talebi bulunmadığı anlaşıldığından yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... … Ltd. Şti. tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... … Ltd. Şti., mahkeme kararının \"HÜKÜM\" bölümünde \"Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığı\" şeklinde hüküm kurulduğunu, taraflarınca, davanın başından itibaren ve özellikle 18/10/2023 ve 29/03/2024 tarihli beyan dilekçelerinde belirtmiş olduğu üzere yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda talepleri bulunduğundan, HMK’nın 304. maddesi uyarınca 02/08/2024 tarihinde hükmün tashihi talebinde bulunulduğunu, ardından mahkemenin 07/08/2024 tarihinde vermiş olduğu kararda, tarafların arabuluculuk aşamasında anlaşmış olduğu gerekçesi ile ilgili taleplerinin reddedildiğini, verilen kararın yasaya ve usule aykırı olduğunu, TTK madde 5/A'da \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" ibaresinin bulunduğunu, buna göre Arabuluculuk Kanunu madde 18/A'da \"Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" şeklinde hüküm bulunduğunu, görüldüğü üzere dava şartı olarak belirlenen arabuluculuk sonradan tamamlanabilecek nitelikte olmadığından davanın reddine karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğini, yargılamaya başlandıktan sonra arabuluculuk sürecinde anlaşılmasının davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf yolu ile kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, davanın esası incelenerek konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; <br> 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. <br>01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.  <br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava, asıl işveren ve alt işveren arasındaki akdi ilişkiden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı, dolayısıyla olayda nispi ticari dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>Taraflar arasındaki akdi ilişkinin, TTK'nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan sayılan bir sözleşme ilişkisi olup olmadığının incelenmesine gelince; <br>Her ne kadar, dava konusu sözleşmenin \"taşıma\" hizmetinden dolayı uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı ve taşıma sözleşmesinin de TTK'nun 4. kitabında yer aldığı belirtilerek, olayda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiş ve asliye hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararı istinaf edilmeksizin kesinleşerek asliye ticaret mahkemesince esasa dair karar verilmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, \"kent içi temizlik hizmetleri, çöp toplama ve nakli, cadde ve sokakların el ve makine ile temizletilmesi, genel çevre temizlik hizmeti işi\" olup, asıl edimin, davalı kurumun, 5393 sayılı Belediye Kanunu gereğince görevi kapsamında olan (ve yine aynı Kanun gereğince ihale ve sözleşme yoluyla üçüncü şahıslara da yaptırabileceği) temizlik hizmeti olduğu anlaşılmaktadır. Temizlik hizmetinin ifası sırasında toplanan çöp ve atıkların başka yere taşınması, temizlik işinin gereği olup, sadece bu durum sözleşmenin \"taşıma\" sözleşmesi olarak nitelendirilmesi için yeterli değildir. Nitekim benzer bir olayda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de 09/05/2022 tarihli, 2021/2610 esas ve 2022/2541 karar sayılı kararında, \"taraflar arasındaki sözleşmede baskın olan edimin, Belediyenin asli işi olan temizlik ile ilgili hizmet alımı olduğunu\" belirterek sözleşmenin \"taşıma\" değil, \"hizmet sözleşmesi\" olduğunu kabul etmiştir.<br> O halde taraflar arasındaki sözleşmede, \"çöp nakli\" konusunda bir taşıma edimi olsa da, baskın olan edim, Belediyenin asli işi olan temizlik hizmet alımına ilişkin olmakla, somut olayda, TTK'nın 4. maddesinde sayılan sözleşme türlerinden olan \"taşıma\" değil, Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki \"hizmet sözleşmesi\" bulunduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre; olayda nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olup, mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.<br> Açıklanan nedenlerle; davalı ... … Ltd. Şti.’nin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1/a/3. maddesi gereğince, mahkemenin görevli olmadığı halde davaya bakmış olması karşısında, esas yönünden inceleme yapılmaksızın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı ... … Ltd. Şti.’nin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği halde Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi usul ve yasaya aykırı olup HMK’nın 353/1/a-3. maddesi uyarınca Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2024 tarih ve 2023/104 Esas, 2024/457 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Gereği yapılmak üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE<br>3-Kararın niteliğine göre davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti.'nin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına,<br>4-Davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde kendisine iadesine,\t<br>5-İstinaf kararının yerel mahkemece taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 25/06/2025 tarihinde, oy birliği ile kesin olarak karar verildi.<br><br>      Başkan               Üye               Üye               Katip<br><br><br>        <br>          <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1a1799c963ec80e","SID":"e2b5bf3a86fdd471"}}