{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1375 <br>KARAR NO: 2025/498<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/03/2021<br>NUMARASI: 2016/383 Esas, 2021/230 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali - Alacak<br>KARAR TARİHİ: 03/06/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin pergola işi ile iştigal ettiğini, davalının talebi üzerine davalıya pergola işi imal edilerek kurulumunun yapıldığını, işin bedelinin ödenmediğini, Şile İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz ettiğini ileri sürerek davalının Şile İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli davanın %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, müvekkili ile davacının ... Mah. ... Cad. No:... Şile adresinde bulunan ikametgahın üst katının kapatılmasına ilişkin anlaştıklarını, işin bedelinin 62.617,04 TL olarak anlaşıldığını, 25.500,01 TL'nin 30/06/2015 tarihinde ödendiğini, sert esen rüzgarların esmesi ile çıtırdatmaların ve kırılmaların başladığını, iki defa tadilat yapılmış ise de bir sonraki rüzgarda tekrar sıkıntı yaşandığını ileri sürerek asıl davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı davasında ise, sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmediğini belirterek, bu kapsamda şimdilik 25.500,01 TL'nin zararın 30/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, dosya kapsamındaki belgelere ve alınan bilirkişi raporlarına göre işin ayıplı olmadığı, ayrıca davalı-karşı davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğunu da ispat edemediği, buna göre asıl davadaki bakiye iş bedeli talebinin yerinde olup, karşı davadaki bedel iadesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden; davanın  kabulüne, davalı/takip borçlusunun, Şile İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, kabulüne karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı dava yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.Davalı-karşı davacı vekili istinafında, davaya konu pergola sisteminin inşaa ettirilme amacının, açık alanda, denize karşı, bahçe çerisinde oturabilmek olduğunu, bu pergolanın 4 tarafını da sürekli kapalı tutmak zorunda kalacak iseler bunu hiç yaptırmayıp 10-15 metre ötedeki evlerinde oturabileceklerini, inşaa edilen pergolanın inşaa edildiği yerin yüksek ve şiddetli rüzgarını kaldıramadığını ve sürekli arıza verdiğini, beklenen ve istenen kullanımı sağlamayan bu sistem nedeniyle davacı-karşı davalının bakiye bedel talep edemeyeceğini, kararda davada ne kadarlık tutarın hükme bağlandığının yazmadığını, 29/01/2019 tarihli 1.inşaat bilirkişi raporunda; imalatın gerektiği gibi yapılmadığının, ayıplı kabul edilmesi gerektiğinin, kesin kabul süresi dolmadan kullanılamayacak şekilde yıpranması sebebiyle davacı-karşı davalının hakediş ödemesi kazanamayacağının belirtildiğini, 18.12.2020 tarihli 2. İnşaat bilirkişi raporunda da; imalatın yapıldığı yerde esecek kuvvetli rüzgara istenilen mukavemeti sağlayamadığı, zarardan davacı-karşı davalının sorumlu olduğu, iş sahibinin sorumlu olmadığı belirtilerek, yine müvekkilinin haklı bulunduğunu, 11.celsede yargılamayı yürüten hakimin değişmesi nedeniyle duruşmaya giren hakim ...'nin hakim değişikliği olduğunu ve önceki zabıtların kendisince okunduğunu zapta geçmediğini, aynı durumun 12. ve 13.celsedelerde de devam ettiğini ve dosyanın bu şekilde karar çıkarıldığını, Mahkeme hakiminin teknik bilirkişi raporları yerine kendi teknik inşaat bilgisine güvenerek ve davacı-karşı davalının bile beyan ve iddia etmediği \"ayıp ihbarı süresinin kaçırıldığından\" bahisle davayı reddettiğini, raporlarda belirtilen \"malzemenin kaliteli olduğu\" hususunun davacı-karşı davalının haklı olduğu şekilde yorumlanamayacağını, malzeme kaliteli olsa bile müvekkilinin kullanım yerindeki rüzgarları kaldıracak mukavemette olmadığını, Mahkemenin \"ayıp  ihbar süresine riayet edilmediği\" gerekçesinin de hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılığa dayalı olduğunu, malın kullanılabilir olduğu yönündeki yanıltıcı ifadeler ile satın alındığının yargılama sırasında ortaya çıktığını, müvekkilinin teknik bilgisizliğinden faydalanıp, \"her türlü rüzgarı kaldırabilir\" denilerek kandırıldığını, müvekkilinin davacı-karşı davalıyı 2 defa tamire çağırıp sonra yine tamir için gelmesini beklerken ödeme emri ile karşılaştığını, kesin kabul süresi olan 1 yıl dolmadan müvekkilinin sözleşmeden dönme haklarını kullanması için yasal bir şekil zorunluluğu bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak, asıl davanın reddi ile karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı  yüklenici, davalı-karşı davacı iş sahibidir.Asıl dava, bakiye 37.117,02 TL iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Karşı dava, yapılan pergolanın rüzgarın etkisiyle çatırdamaya ve kırılmaya başladığı, davacı tarafından iki defa tadilat yapılmasına rağmen bir sonraki rüzgarda aynı sıkıntıların yaşandığı ve davacı şirkete onarım talebi iletmek için bir daha ulaşılamadığı, ciddi derecede tehlikeye neden olan bu eksik montaj ve/veya kalitesiz malzeme kullanımı nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin zımnen kalktığının kabul edilmesi ve yapılan peşin ödemenin de iade edilmesi gerektiği iddiasıyla, peşin ödenen 25.500,00 TL'nin iadesi talebine ilişkindir.Taraflar arasında, davalı-karşı davacının Şile'deki villasına pergola/tente işinin davacı-karşı davalı yüklenici tarafından yapılmasına ilişkin sözlü bir akit bulunduğu, bu sözleşmeye konu pergolanın davacı tarafça yapılıp davalıya teslim edildiği, iş bedeli ve yapılan ödeme hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, davacı-karşı davalının bakiye iş bedelini talep edip edemeyeceği, işin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise davalı-karşı davacının bu ayıp nedeniyle iş bedelini ödemekten imtina edip edemeyeceği ve daha önce yaptığını iddia ettiği kısmi ödemenin iadesini talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.Eser sözleşmesinde yüklenici esas itibariyle bir eser meydana getirmeyi, bir bütün oluşturan çalışma ürünü bir sonuç ortaya koyup, bunu teslim etmeyi borçlanır. İşin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla ödevlidir. (TBK md. 471/1) Eserin, sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine ya da iş sahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da birkaçının bulunmaması halinde, ayıplı ifa edildiğinin kabulü gerekir. Eğer, eserin işsahibinin istediği şekilde gerçekleştirilmesi mümkün değilse, yüklenicinin bu konuda öncelikle işsahibini uyarma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu bağlamda; yüklenicinin, işin (imalatın) yapımı öncesinde meydana gelebilecek sonuç ve sorunlar hakkında işsahibini yazılı olarak bilgilendirmesi, eş söyleyişle risk aydınlatmasını yapması bir zorunluluktur. Uyarının yapıldığı, yüklenici tarafından ispatlanmalıdır.Ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenicinin, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imâlini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda iş sahibi 6098 sy TBK'nın 475. maddesi hükümlerince öngörülen hakları kullanabilir. Bu made gereğince, eser, iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşmeye önemli ölçüde aykırı olursa, iş sahibi o eseri kabulden kaçınıp, sözleşmeden dönebilir ve bunda yüklenicinin kusuru varsa maddi zararının tazminini de isteyebilir. Eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık az yukarıda belirtilen ölçüde önemli değilse, iş sahibi, eserin değerindeki eksiklik oranında bedelin indirilmesini; eğer kusurların giderilmesi büyük harcamaları gerektirmiyorsa, ayıpların giderilmesini ve bunda yüklenicinin kusuru varsa (gerçekleşmişse) maddi zararının gerçek karşılığı olan maddi tazminatı isteyebilir. İş sahibinin, TBK'nın 475. maddesi hükmünde öngörülen haklardan hangisini kullanabileceğini ise, ayıplı imalât ya da ürün üzerinde uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptıracağı inceleme sonucu mahkemece takdir edilir.Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Yargılama sırasında alınan 28/01/2019 tarihli teknik bilirkişi raporunda; \"söz konusu imalatın iklim şartları göz önüne alınmadan hesapsız inşaa edilmesi nedeni ile ayıplı mal olarak kabul edilebileceği ve söz konusu ayıbın ancak ilgili dayanım hesaplarının yapılıp, imalatın bölgeye uygun olarak yeniden inşaa edilmesi ile giderileceği, ayıbın giderilmemesi halinde yüklenicinin söz konusu edimini yerine getirmediğinin kabulü ile hakediş ödemesi alma hakkı kazanmayacağı\" şeklinde, 18/12/2020 tarihli teknik bilirkişi raporunda ise; \"pergola imalatının yapıldığı bölgenin Karadeniz'e cepheli ve önünün tamamen açık olması ve kuvvetli rüzgarların estiği bölge olması nedeniyle, pergolayı çevreleyen tentenin kuvvetli rüzgar yüküne maruz kalarak yırtıldığı, ayrıntıları raporda açıklanan nedenlerden dolayı, tente imalatında yaşanan bu olumsuzluktan davacı yüklenicinin sorumlu olduğu, davalı iş sahibinin bir sorumluluğunun olmadığı\" şeklinde belirtildiği üzere, davaya konu pergola imalatının iş sahibi tarafından kabule zorlanamayacak derecede ayıplı olduğu hususunun teknik bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu, Mahkemenin, teknik bilirkişi raporlarındaki bu tespit ve görüşlere rağmen mevcut gerekçe doğrultusunda yukarıda belirtildiği şekilde karar verilmiş olmasının dosya kapsamına uygun olmadığı, TBK'nın 471/1. Maddesi gereğince davacı-karşı davalı yüklenicinin işinin ehli ve basiretli bir tacir olarak sözleşmeye konu pergolayı yapacağı yeri görüp inceleyerek oranın hava şartlarına da uygun olacak bir imalat yapması ve davalı-karşı davacı iş sahibine bu hususta gerekli uyarılarda bulunması gerektiği, dosya içerisinde işin yapımından önce iş sahibine böyle bir uyarıda bulunulduğuna veya söz konusu pergolanın kullanım kılavuzunun verildiğinde dair bir delil yer almadığı, 18/12/2020 tarihli teknik bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, imalat öncesinde böyle bir kullanım kılavuzu davalı iş sahibine verilmiş olsaydı davalı iş sahibinin bu imalatın yapımından vazgeçebileceği, buna göre, davaya konu eser, iş sahibinin hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olduğundan, davalı-karşı davacı iş sahibinin o eseri kabulden kaçınıp, sözleşmeden dönebileceği, davacı-karşı davalı yüklenici tarafça, davalı-karşı davacı iş sahibinin süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı itirazında bulunulmuş ise de mahkemece dinlenen davalı-karşı davacının iki tanığı ile davacı-karşı davalı tanığının ayıp ihbarını doğruladıkları, tüm bu açıklamalar doğrultusunda, mahkemece asıl ve birleşen davalara ilişkin verilen mevcut kararların gerekçesinin gerek süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekse işin ayıplı olmadığı değerlendirmeleri bakımından yerinde olmadığı, davalı-karşı davacının sözleşmeden haklı sebeple dönme şartları mevcut olduğundan, davacı-karşı davalı yüklenicinin bakiye iş bedeline yönelik asıl davasının reddine, davalı-karşı davacının ise sözleme kapsamında ödemiş olduğu (ihtilafsız) 25.500,01 TL'nin davacı-karşı davalı yükleniciden iadesine yönelik karşı davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin her iki davaya yönelik olan istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, karşı davada iadesi talep edilen bedel bakımından davacı-karşı davalının daha önce temerrüte düşürüldüğüne dair bir delil sunulmadığından karşı dava tarihinden itibaren (taleple bağlı kalınarak) yasal faize hükmedilmiş, ayrıca, davalı-karşı davacının sözleşmeden dönmesi yerinde görüldüğünden, davacı-karşı davalı yüklenicinin yaptığı imalatın kendisine aynen iadesini, bu mümkün değilse bedelini talep etmekte muhtariyetine de karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1- Davalı-karşı davacı vekilinin her iki davaya da yönelik olan istinaf talebinin KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/03/2021 tarih ve 2016/383 Esas, 2021/230 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Asıl davanın REDDİNE, 4-Karşı davanın KABULÜ ile, 25.500,01 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı-karşı davalı yüklenicinin yaptığı imalatın kendisine aynen iadesini, bu mümkün değilse bedelini talep etmekte MUHTARİYETİNE,<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN Asıl dava yönünden; 1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 633,87 TL harçtan mahsubu ile artan 18,47-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı-karşı davalı ....'ye İADESİNE, 2-Davalı-karşı davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı ... Tic. Ltd. Şti'ye VERİLMESİNE, 3-Davacı-karşı davalının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karşı dava yönünden; 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.741,90-TL harçtan peşin alınan 436,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.305,90-TL karar ve ilam harcının davalı ....'nden  alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılan 29,20-TL  başvuru harcı ile 436,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 465,20-TL'nin  davalı ....'den alınarak davacı ... Tic. Ltd. Şti'ne VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 25.500,01-TL vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak davacı ... Tic. Ltd. Şti'ne VERİLMESİNE, 7-Davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan 700,00-TL bilirkişi ücreti, 20,50-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 720,50-TL yargılama giderinin davalı ....'den alınarak davacı ... Tic. Ltd. Şti'ne VERİLMESİNE, 8-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı-karşı davacı tarafından yatırılan (59,30+59,30+574,56=)693,16-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan (162,10+162,10=)324,20-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 31,50-TL posta gideri olmak üzere toplam 355,70-TL istinaf yargılama giderinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere03/06/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b71c79752a79c23d","SID":"cdcbe1a8d4ef8678"}}