{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/469 - 2025/711<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/469 <br>KARAR NO\t: 2025/711 <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/584 Esas 2022/781 Karar<br><br>  <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 22.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29.05.2025<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.01.2018 tarihinde,  sürücü ...’ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, sürücü ...’ın idaresindeki araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının bir kusuru olmadığını,  davalı ... Sigorta AŞ'nin ... plakalı aracın   zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, ... idaresindeki ... plakalı  aracın ise kaza tarihi itibarı ile sigortası bulunmadığını, bu nedenle meydana gelen zararın ... tarafından karşılanması gerektiğini, davacının zararından davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını, davacının geçici ve sürekli işgöremezliğine ilişkin maddi zararının karşılanması için her iki davalıya da başvuruda bulunulmasına rağmen yasal süre içerisinde cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 100,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 51.605.90 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini, 14.589,12 TL olarak   arttırmıştır.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava öncesinde gerekli belgelerle birlikte başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini, davacının başvuru üzerine gerekli belgelerin talep edilmesine rağmen maluliyet tespitine ilişkin kati rapor sunulmadan dava yoluna başvurulmuş olduğunu, geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davalının sorumluluğu bulunmadığını, öncelikle kusur ve maluliyet oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, olayda hatır taşıması ve müterafik kusurun sözkonusu olduğunu, bu nedenle hesaplanacak tazminattan hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta A Ş tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 30.963,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/44 Esas 2022/1447 Karar sayılı kararı ile, geçici işgöremezlik tazminatının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminin hesaplanmasında hata yapıldığı, hatır taşıması indiriminden davalı ... Sigorta AŞ’nin yararlanmaması gerektiği, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı sonrasında, kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %75, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, Hacette Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %8 , tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, kaza tarihi itibariyle davacının gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğu, kazada davacının kazalı araçta yolcu olduğu, hatıra binaen taşındığı, alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiği, kazada müterafik kusurunun bulunduğu sabit olduğundan  hatır taşıması ve müterafik kusur için ayrı ayrı ve sırasıyla %20 oranında indirim yapılması gerektiği, ayrıca KTK'nın 98, 85 ve 91. Maddeleri gereğince davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep hakkının bulunduğu  gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 33.027,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 9.337,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 42.364,82 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,  karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  karar tarihine en yakın güncel verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini,  hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin hatalı olduğunu,  faiz başlangıcının ve vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadığını,  hükmedilen tazminattan kusur oranlarına göre sorumlu tutulmaları gerektiğini,  geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta  AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  hükmedilen tazminattan kusur oranlarına göre sorumlu tutulmaları gerektiğini,  geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu,  aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını  belirterek davalılardan daimi işgöremezlik tazminatı ve geçici işgöremezlik tazminatı talep etmiş, mahkemece bölge adliye mahkemesinin kaldırıma kararından sonra yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilileri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>1- 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.<br>\tTürk Borçlar Kanunun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde; “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir. Buna göre, zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin hepsinden talep edebileceği gibi, bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir. Burada yasa koyucu zarar görene, tazminatın tamamının zarar verenlerden yalnız birine karşı ileri sürebilmesi imkanı sağlamıştır. Zarar verenlerden biri tazminatın tamamını ödediği takdirde borç ortadan kalkar, dolayısıyla zarar gören öyle bir halde artık diğer zarar verenlerden tazminat talep edemez. Bu nedenle kusursuz zarar görenin zarardan sorumlu olanların birinden, bir kısmından ya da hepsinden zararın tamamını talep etmesi durumunda davalı zarar veren, tazminatın diğer zarar verenlerden talep edilmesi gerektiğini ya da kusuru kadar sorumlu olması gerektiğini ileri süremez. Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı yolcunun kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. <br>Somut olayda, davacı, kazaya karışan ... plakalı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan araçta yolcu konumunda olup ... plakalı karşı aracın davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın meydana gelmesinde iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğu belirtilerek her iki davalıdan teselsül hükümlerine göre talepte bulunulduğu anlaşılmakla mahkemece davacının zararının tamamının teselsül hükümlerine göre davalılardan tahsiline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>2- Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin evrakların ve raporların incelendiği, fiziki muayenesinin yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi olan 17.01.2018 tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının, tıbbi iyileşme süresinin belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği anlaşıldığından  hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı ... vekilinin maluliyete yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.<br>3-Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazında bulunmuşsa da; ilk karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu ancak hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna ve hesaplama yöntemine yönelik istinaf itirazında bulunulmadığı, HMK’nın 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesinin istinaf sebepleri ile sınırlı şekilde yapıldığı, bu nedenle davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetildiğinde aynı aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak verilen yeni karara ilişkin olarak davacı vekilinin hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Dosya kapsamı, , kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>4-Davacılar vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. <br>Davacı vekili tarafından, dava açılmadan önce davalılara başvuru yapıldığı, başvuru dilekçesinin davalılara 02.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi hükmü nazara alındığında davalıların 13.04.2018 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek hükmedilen tazminata 13.04.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine  karar verilmesi doğru değildir.<br>5-Davacının, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan  ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu belirtilerek ...'na ve kazaya karışan diğer aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta AŞ'ne  husumet yöneltildiği, davacı ... tarafından süresinde verilen cevap dilekçesi ile davacının araçta  hatıra binaen taşındığı, alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracında yolculuk ettiğinden müterafik kusurunun bulunduğu sabit olup mahkemece hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş ise de; davacının  ... plakalı plakalı araçta yolcu olarak taşındığının anlaşılmasına göre hatır taşıması indiriminin sadece taşıyan araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden tazminat miktarı üzerinden yapılması gerekirken kazaya karışan diğer araç yönünden de indirim yapılmış  olması doğru olmamıştır. Bu durumda  öncelikle davacının bilirkişi raporu ile belirlenen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatından sürücülerin kusur oranlarına göre sorumlu oldukları miktarın belirlenmesi, bundan sonra müterafik kusur nedeniyle %20 oranında indirim yapılması, daha sonra hatır için taşıyan araç sürücüsü yönünden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak sonuç tazminattan davacı tarafca teselsül hükümlerinde dayanılmış olması nedeniyle davalıların müteselsilen sorumlu  tutulması gerektiğinden davacının 14.589,12 TL geçici iş göremezlik zararından davalı ... yönünden sürücünün %75 kusur oranına isabet eden 10.941,84 TL'den  önce %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak bulunan 8.753,47TLden hatır taşıması nedeniyle yapılan %20 oranında indirim sonucunda  Güvence Hesabının 7.002,77 TL geçici iş göremezlik tazminatından, davalı ... Sigorta AŞ.nin ise 14.589,12 TL geçici iş göremezlik tazminatından %25 kusur oranına göre 3.647,28 TL ve %20 müterafik kusur indirimim yapıldığında 2.917,83 TL'den sorumlu olduğu, müteselsil sorumluluk gereğince davalıların 9.920,60 TL geçici iş göremezlik tazminatından müteselsilen sorumlu olduğu, bilirkişi raporu ile belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı olan  51.605,90TL'den davalı ... %75 kusur oranına göre 38.704,43 TL, %20 müterafik kusur indirimim yapıldığında 30.963,54TL, %20 hatır taşıması indirimim yapıldığında ise 24.770,84 TL'den sorumlu olduğu, davalı ... Sgorta AŞ'nin ise 51.605,90 Tl zararın %25 kusur oranına göre 12.901,48 TL'den %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında 10.321,18TL sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, netice olarak davalıların 35.092,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.  <br>Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. Maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince   esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca  kaldırılmasına ve istinaf sebebi yapılmayan kesinleşen yönler gözetilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre;<br>1-Davanın kısmen KABULÜ ile, 35.092,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.920,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 45.012,62 TL'nin 13.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.074,81-TL karar harcından dava açılırken peşin olarak alınan 35,90-TL harç ve ıslah ile alınan 227,00-TL harç olmak üzere toplam 262,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.811,92-TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 262,90-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, <br>4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen  30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>5-Davacı tarafça yapılan 1.313,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,<br>III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>2-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcı giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br> 2-Davalılardan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 2.893,94 TL istinaf harcından peşin alınan 1.447,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.446,44 TL harcın davalılardan tahsili ile  Hazineye gelir kaydına,<br>3- Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, <br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,\t\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87faafb7057bf4d9","SID":"4c7cf11a1db9c7d2"}}