{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/616 <br>KARAR NO: 2025/746<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/07/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/489 Esas  (Derdest)<br>TALEP: İhtiyati Tedbir/Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>TALEP: İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalının milyonlarca dolar değerindeki fonu ve karlarını kendi uhdesine alarak müvekkilini büyük zarara uğrattığını, davalı ...'ın şahsi malvarlığını ve diğer davalı şirkete ait malvarlığını kaçırmaya başladığını, davalıların malvarlığını kaçırması halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının ortaya çıkacağını, davalı ...'ın birden fazla ülkede yargılanan bir dolandırıcı olduğunu, davalı, mal varlığını aile üyeleri ve ortakları adına transfer ederek veya yeniden adlandırarak gizlemekte olduğunu, davalının müvekkiline ve yatırımcılara ait paralarla kendisine ve ailesine büyük bir mal varlığı edindiğini, Türkiye'deki malvarlığını ve diğer davalı şirket adına olan malvarlığını kaçırmaya başladığının haricen öğrenildiğini, bu nedenle öncelikle müvekkilinin alacağını teminat altına almak amacıyla davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallarının, kripto para ve her türlü fonun, üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve banka hesaplarına bloke konulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olur ise davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile bankalardaki hesapları ve mevduatları üzerine ihtiyati haciz zımnında ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece 11/02/2025 tarihli ara karar ile, yargılamanın sürüncemede kalmaması ve daha sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla davalı ... yönünden açılan davanın HMK'Nın 167. Maddesi uyarınca tefriki ile yeni bir esasına kaydına karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Somut olayda; dava dilekçesi  ve davaya konu edilen bilgi ve belgeler alacağın ancak  yargılama ve  bilirkişi tespiti ile belirlenebileceği dikkate alındığında mevcut delil durumu göz önüne alınarak ihtiyati haciz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.  Ayrıca  gerek İ.İ.K 'nın gerekse H.M.K'nın bir bütün olarak olarak incelenmesi halinde ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir olarak düzenlenmiş geçici hukuki korumanında bulunmadığı göz önünde bulundurularak iş bu dosyada üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilen menkul ve gayrimenkullerin mülkiyetine ilişkin bir ihtilaf veya çekişmenin olmayışı gözönüne alındığında  uyuşmazlık konusu olmaması gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir  talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının milyonlarca dolar değerindeki fonu ve karlarını kendi uhdesine alarak davacıyı büyük zarara uğrattığını, son durumda Türkiye'de yaşayan davalı ... şahsi malvarlığını ve diğer davalı şirkete ait malvarlığını kaçırmaya başladığını beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  şirket paralarının iade edilmemesi nedeniyle açılan davada ihtiyati tedbir/haciz kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir/haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir/haciz isteyen taraf, davalı ...'ın davacı şirkete ait paraları kendi şahsına aktararak şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla incelemeye konu ihtiyati tedbir/haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur.İlk derece mahkemesince davalı ... hakkındaki davanın tefrikine karar verilmiş olup, bu davalı hakkındaki ihtiyati tedbir/haciz talebinin, tefrik edildiği dosyada gerekli tebligatlar yapılarak istinaf formu düzenlenmesi üzerine incelenmesi mümkündür. Dolayısıyla davalı ... hakkındaki ihtiyati tedbir/haciz talebinin bu dosya üzerinden incelenmesi mümkün olmadığından söz konusu talep bu aşamada incelenmemiştir. İhtiyati tedbirler hali hazırda görülmekte olan veya ileride açılacak bir davanın sonucunun etkisiz veya anlamsız kalmasını önlemek için başvurulan geçici nitelikte ve kural olarak kanunla belirlenmiş önlemlerdir. Özel düzenlemeler bir kenara bırakılacak olursa ihtiyati tedbirlere ilişkin temel düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. İhtiyati tedbirde ferdileştirilmiş muayyen bir talebin teminini hedef tutulmaktadır. Bu nedenle para alacağına ilişkin bir davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka uygun değildir. Ayrıca, HMK'nın 389/1. Maddesinde belirtildiği gibi ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Somut olayda ihtiyati tedbir yargılaması devam eden bir dava içerisinde talep edilmiş olup, yargılamaya konu dava bir para alacağına ilişkindir. Bu halde, para alacağı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Ayrıca davalı tarafın üzerine tedbir konulması talep edilen taşınmazları uyuşmazlık konusu değildir. Buna göre ihtiyati tedbirin şartları oluşmamıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda, davacının sunduğu deliller yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davalı şirket yönünden yaklaşık ispat için yeterli olmayıp, bu haliyle ihtiyati haczin koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı şirket yönünden ihtiyati tedbir/haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir/haciz isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir/haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir/haciz isteyen davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir/haciz isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c61c1423e2b91d84","SID":"7cc4081291a922c0"}}