{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/895 <br>KARAR NO:2025/946<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/10/2021<br>NUMARASI:2019/242 Esas - 2021/926 Karar<br>DAVA:Alacak (Ticari Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:26/08/2014<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/06/2025<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin son 10 yıl içinde değişik tarihlerde davalı bankadan iki adet kredi kullandığını, bankanın yasaya aykırı olarak kredi kullanma komisyonu, erken ödeme komisyonu, masraf vs. isimleri altında çeşitli kesintiler yaptığını, bankadan belge istendiği halde verilmediğini, bu nedenle kesinti miktarlarını tam olarak öğrenemediklerini, banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak kesinti miktarının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 65.377,05-TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, gerçek kişi tacir olan davacıdan tahsil edilen ücret, komisyon ve masrafların sözleşme ile yasaya uygun olduğunu, taraflar arasındaki 28/05/2012 tarihli sözleşmenin 16/1. maddesi uyarınca masraf, ücret ve komisyon tahsil edildiğini; davacının uzun süre itirazda bulunmadığı ve sessiz kaldığını, davacının daha önce kabul ettiği ödemeleri isteyemeyeceğini, davacının mülga 818 sayılı BK'ya göre ücret ve komisyon iade talebinin yerinde olmadığını, müvekkili bankanın TTK 20'ye göre münasip bir ücret talep edebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi'nin 2014/541 esas sayılı dosyası ile iki adet kredi için tahsil edilen masrafların tahsilinin talep edildiği, 08/05/2007 tarihli 3.000,000-USD tutarlı dövize endeksli kredinin ticari kredi olduğu ve tüketici kredisi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığından bahisle bu kredi yönünden tefrik kararı verilerek mahkemenin 2018/339 esasına kaydedildiği ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği; bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. HD'nin 2019/900 E., 2019/698 K. sayılı ve 05/04/2019 tarihli ilamıyla 6502 sayılı Kanunun 3-73. maddeleri uyarınca tüketici mahkemeleri görevli olmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; yargılamaya İstanbul 14. ATM'de devam edilmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde komisyon ve ücret tahsilinin sözleşme koşullarına uygun olarak tahsil edildiği, davalı bankanın tahsil ettiği komisyon ve ücretin bankacılık teamüllerine uygun olduğu, bu yönden de davalı bankanın tahsil ettiği ücret ve komisyonun iade koşullarının oluşmadığı; davacının sözleşme hükümleri hakkında bilgilendirildiği; diğer bankaların aldığı emsal komisyon oranlarının getirtildiği, davalı bankaya göre daha yüksek oranda komisyon alan bankaların da bulunduğunun görüldüğü; kredinin ticari olduğu dikkate alındığında tarafların serbest iradeleriyle sözleşme akdettikleri, alınmış komisyon oranının sözleşmeye uygun olduğu, bankanın verdiği kredi için belli bir maliyete katlandığından, bankanın komisyon almasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunun söylenemeyeceği; ancak davalı tek taşınmaz için iki ayrı ekspertiz raporu almış ise de, aynı taşınmaz için iki ekspertiz yaptırılması ve her ekspertiz için de ayrı ücret alınmasının mükerrer ücret kesimine yol açtığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 20.900,25-TL ekspertiz kesinti ücretinin 30/05/2007 kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Davacı vekili, davanın görev yönünden tüketici mahkemelerinin görev alanına girdiğini; müvekkilinin kredi teminatı olarak gösterdiği taşınmazın hissedarı olduğunu, taşınmazın kiralandığı kişinin otelcilik yaptığını; avukatlık ücretinin, yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek, kararın reddedilen kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2- Davalı vekili, taşınmazın güncel değerine ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında mükerrer tahsilat bulunmadığını, İİK 128/a'ya göre 2 yıllık sürenin güncel değer tespiti için makul süre olarak düzenlendiği dikkate alındığında, müvekkilinin taşınmaz için tekrar ekspertiz raporu almasında aykırılık bulunmadığını belirterek, kararın kabul edilen kısmının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari kredi sözleşmesi kapsamında davacının davalı bankaya ödediği ücret ve masrafların iadesi istemine ilişkindir.Davanın ilk olarak İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi'nde açıldığı, iki adet kredi için tahsil  edilen masrafların tahsilinin talep edildiği, 08/05/2007 tarihli 3.000,000-USD tutarlı dövize endeksli kredinin ticari kredi niteliğini haiz olduğu ve tüketici kredisi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığından bahisle bu kredi yönünden tefrik kararı verildiği ve mahkemenin 2018/339 esas, 2018/434 karar sayılı ve 22/06/2018 tarihli kararıyla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, İstanbul BAM 18. HD'nin 2019/900 E., 2019/698 K. sayılı ve 05/04/2019 tarihli ilamıyla karar yerinde olduğundan kesin olarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; dava dosyasının 06/05/2019 tarihinde kesinleşme şerhiyle İstanbul 14. ATM'ye gönderildiği anlaşılmıştır.İstanbul BAM 18. HD'nin kesin ilamı dikkate alınarak davanın temelini, davacının davalı bankadan kullandığı ticari kredi sözleşmesi kapsamında davacının davalıya ödediği masrafların tahsili oluşturmaktadır. Davadaki talep açısından tüketici mahkemesinin görevli olmadığı, ATM'nin görevli olduğu BAM kararıyla kesinleştiğinden davacının bu yöne ilişkin istinaf nedeni kabul edilmemiştir. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihlerinde yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir. 09/12/2006 tarihli RG’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir.Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar,TCMB'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve internet sitelerinde yayımlar. Bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, bankacılık ve kredi sözleşmeleriyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.Hükme esas alınmış bankacılık uzmanı bilirkişinin 10/03/2020 tarihli kök raporunda, davacının davalı bankadan eldeki davaya konu 3.000.000-USD (1,3420-TL kurdan 4.026.000-TL) tutarlı 120 ay vadeli %7,32 aksi faizle dövize endeksli taşınmaz finansmanı kredisini 08/05/2007 tarihinde kullandığı; davacının 08/05/2007 tarihinde imzaladığı yazıyla kullandığı bireysel işyeri kredisinin içinden masraflar düşüldükten sonra geriye kalan miktarın satıcıya ödenmesini talep ettiği; kredi ticari kredi olarak değerlendirildiğinden tüketici mevzuatının uygulanamayacağı; kredi kapsamında 17/05/2007 tarihli tapu kaydına göre alınmış taşınmazın 1/2'sinin davacıya 1/2'sinin kredi kefili...'ya ait olduğu; kredi kapsamında 30/05/2007 tarihinde 20.900,25-TL'den iki adet ekspertiz ücreti, 34.907,25-TL kredi tahsis ücreti, 27.925,80-TL dosya masrafı, 19/04/2010 tarihinde 378.739,67-TL, 21/10/2020 tarihinde 908,85-TL ve 29.04/2010 tarihinde 37.325-TL olmak üzere toplam 521.607,07-TL masraf ve ücretin davacı tarafından ödendiği; dosyada 12/06/2009 tarihli ... isimli yer için ekspertiz raporu bulunduğu, BDDK yönergeleri doğrultusunda 3. şahıs firmalardan hizmet alınmasının doğru olduğu, ücretin de makul olduğu ancak aynı tarihte mükerrer tahsil edilmiş ekspertiz ücretinin iadesinin gerektiği; kredi tahsisi ve değerlendirme ücreti, dosya masrafı ile kredi erken kapama komisyonunun makul miktarlarda alındığı ve yerinde olduğu; Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ve ilgili tebliğe göre tahsil edilen kur farkının ve ipoteğin fekki için harici hizmet aldığından ücretin yerinde bulunduğu; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10/B maddesinde %2 kredi erken kapama komisyonunun alınacağının düzenlendiği; kredi sözleşmesinin 4. maddesinde kredi kapsamında gerekli bankanın belirleyeceği her türlü ücreti ödemeyi kabul ettiğinin belirlendiği; 5 farklı bankanın emsal komisyon oranları ortalamasının %1,80 oranında olduğu, buna göre kredi tutarının ekspertiz ücreti oranının %0,52, kredi tahsisi ücretinin %1,15, dosya masrafını %0,70 ve erken kapa komisyonunun %0,93 oranında dolayısıyla davalı bankanın uyguladığı oranın emsallerin altında olduğu; davalı banka kendi ücret tarifesi kapsamında davacıdan (BSMV dahil) toplam 142.867,40-TL (kur farkı yasal olduğu için hariçtir) ticari kredi tahsis komisyonu, dosya komisyonu, ekspertiz ücreti ve erken kapama komisyonu adı altında ücret tahsil ettiği, bu ücretin TCMB'ye bildirilip şubede görünen bir yerde kamuoyuna duyurulan ücret tarifesine göre nispi komisyon tarifesi dahilinde alındığı; sonuç olarak tek bir taşınmaz için mükerrer tahsil edilmiş 20.900,25-TL ekspertiz ücretini 08/05/2007 tarihinden itibaren avans faiziyle istirdatının talep edilebileceği görüşü bildirilmiştir.Taraf vekillerinin itirazının değerlendirilmesi için alınmış ek bilirkişi raporunda, davalı bankanın 09/05/2007 ve 09/06/2009 tarihlerinde taşınmaz için iki ekspertiz raporu düzenlendiği, ancak 30/05/2007 tarihinde iki farklı ücretin tahsilinin hakkaniyete uygun olmadığı, mahkemece getirtilmiş 5 farklı bankanın emsal komisyon oranları ortalamasının %1,75 oranında olduğu, kök raporda belirtildiği gibi davacı bankanın uyguladığı oranların bunun altında bulunduğu ve kök raporda bir değişiklik yapılmadığı görüşü ifade edilmiştir. Davacı 05/07/2021 tarihli dilekçesinde taleplerinin şimdilik 65.337,05-TL olduğunu belirterek mahkemenin 13/09/2021 tarihli ara kararı uyarınca bu miktar üzerinden davacı harç ödemiştir. Somut olayda denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun, davalı bankadan getirtilmiş sözleşme, kayıt ve belgeler ile diğer bankalardan temin edilmiş göre, ticari kredi tahsis komisyonu, dosya komisyonu, ekspertiz ücreti ve erken kapama komisyonu adı altında ücretlerin diğer bankaların emsal uygulamaları dikkate alındığında davalı bankanın uygulamış olduğu oranların daha düşük oranda olduğu; davaya konu dövize endeksli kredilerin bankacılık uygulamasına göre alınmakta olduğu, 2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesine göre de kur farkının alınabileceği ve ipoteğin fekki işlemi için alınmış bedelin de davacından tahsil edilebileceği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf nedeni benimsenmemiştir. Mahkemece 30/05/2007 tarihinde mükerrer alındığı belirlenen 20.900,25-TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili yargılama ve istinaf aşamasında 2007 tarihinde alınmış rapordan iki yıl sonra İİK'nın 128/a maddesini de kıyas göstererek 2009 yılında güncel tespit için ikinci raporun alındığını savunmaktadır.30/05/2007 tarihinde davacı iki adet  20.900,25-TL ödemiştir. 08/05/2007 kredi sözleşmesinin imzalanmasından önce 03/05/2007 tarihinde alınmış ilk raporun kredinin değerlendirilmesi amacıyla alındığı anlaşılmaktadır. Ancak 09/06/2009 tarihli ekspertiz raporunun alınma sebebi yani iki yılın geçmesi hasebiyle neden yeniden ekspertiz raporu alındığı, davalı banka tarafından açıklanmadığı gibi bu hususta dosyada bir bilgi yoktur. Bu nedenle, 30/05/2007 tarihinde davacıdan alınmış iki adet 20.900,25-TL'nin bir adetinin davacıdan haklı bir neden olmadan tahsil edildiği ve davacıya iadesinin gerektiği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Öte yandan mahkemece hüküm fıkrasının 4. bendinde davacı lehine hükmedilmiş vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 5. bendinde ise davalı lehine hükmedilmiş vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, 5. bentte davalı lehine verilmiş vekalet ücretinin sehven davalıdan alınarak davacıya verilmesine yazıldığı, bu yazım hatasının mahkemesince her zaman HMK'nın 304. maddesine göre tashih edilebileceğinden kararın kaldırılması sebebi yapılmamıştır. Bu yazım hatası dışında, karar tarihinde yürürlükte bulunan 24/11/2020 tarihli avukatlık asgari ücret tarifesine ve davanın kabul ret oranına göre, davacı vekilinin ileri sürdüğü şekilde vekalet ücreti ve yargılama gideri hesabında bir yanlışlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ve taraf vekillerinin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 357-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 1.427,69-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 357‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.070,69-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1f1e941b92276ba","SID":"6a9fa747fb25ff99"}}