{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/411 - 2025/674<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/411 <br>KARAR NO\t: 2025/674<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/406 Esas - 2023/774 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/06/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 20.11.2015 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını, davacının kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın kaza tarihinde ZMM Sigorta poliçesi bulunmadığının anlaşıldığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 9.500,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00-TL malullük-sakatlık (geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının) maddi tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile daimi iş göremezlik tazminatına ilişkin dava değerini 43.996,76TL olarak, 24/07/2023 tarihli dilekçesi ile de 57.087,66TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı 57.087,66 TL’nin ve  geçici iş göremezlik tazminatı 500,00 TL’nin davalının temerrüt tarihi olan 08/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, dava şartı olan başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hesap raporunda TRH 2010 Tablosu ve %1,8 faizin dikkate alınması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun yetkili bir kurum tarafından düzenlenmediğini, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesine uygun hazırlanmadığını, iyileşmenin sona erdiğinin kesin olarak tespiti sonrasında 1 yılı geçmesi ile mağdurun fonksiyon kaybında herhangi bir düzelmenin olmadığı halinin kesin tespiti sonrasında sürekli olarak rapor düzenlenebilmesi gerektiğini, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nin, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kurumlar arasında yer almadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.\t<br>\tMaluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>\tHaksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmez.<br>\tYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tDosya kapsamına davacı tarafça sunulan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 23/02/2021 tarihli raporda, davacıya ait Manisa Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenmiş 25/05/2016 tarihli raporda; Kula Devlet Hastanesi tarafından düzenlenmiş 20/11/2015 tarih ve 1128 nolu adli raporda, motosiklet kazası nedeniyle davacının başvurduğu, sağ dizde ve sağ dirsekte ağrı şikayeti olduğu, yapılan muayenesinde alt dudak sol tarafta kesi, sol kaş üstünde yaklaşık 2 cm'lik sıyrık, sağ kaşta yaklaşık 2 cm'lik sıyrık, burun sağ tarafından yaklaşık 1 cm'lik sıyrık, solgöz altında yaklaşık 1,5 cm'lik kesi saptandığı, kafa, PA akciğer, her iki diz, sağ dirsekgrafileri normal bulunduğu, vücut diyagramında alın solunda, sağ kaşta, burunda, sol gözaltında, alt dudak solunda yara izi bulunduğu işaretli olduğunun belirtildiği, ... Hastanesi Plastik Cerrahi polikliniği tarafından düzenlenmiş 26/11/2015 tarih ve 2425258 protokol nolu muayene formunda, yüzde çok sayıda kesi,sol zigomada ödem mevcut olduğu, maksillofasial BT tetkikinde kronik paranazal sinüzit, nazal septum sola deviye, orta nazal konkalarda konka bülloza mevcut olduğu, fraktür ile uyumlu görünüm saptanmadığının belirtildiği, ... Hastanesi Plastik Cerrahi uzmanı tarafından düzenlenmiş 27/11/2015 tarihli raporda, yüzde çok sayıda sütüre kesi mevcut olduğu, tedavisi basit müdahale ile mümkün olduğu, organ duyu Zaafi oluşturmayacağı, yüz kemik kırığı olmadığı, hayati tehlike oluşturmayacağı, çehrede sabit iz adına tamamlanması için 6 ay beklenmesi uygun olduğunun belirtildiği, buna göre yapılan alın solunda 2x0,3 cm boyutlarında, ciltten hafif çökük görünümlü, ciltten koyu renkli, kenarları düzensiz yara izi, sağ kaş orta bölümü hemen yukarısında 0,5x0,1 cm boyutlarında cilttenhafif koyu renkli yara izi, sol göz altında 1x0.2 cm boyutlarında, ciltten çok hafif renkte yaraizi, alt dudak solunda 1x0,1 cm boyutlarında, cilt renk ve seviyesinde yara izi, sağ diz lateralinde 3x3 cm boyutlarında, ciltten koyu renkli yara nedbesi bulunduğunun belirlenmesi karşısında davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmenliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede davacının Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücünde Meydana Gelen Azalma Oranı hesaplandığında, bu oranın %10.2 olduğu ve 20.11.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile illiyetinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 30 gün olduğu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne göre süreklı özür oranının %6.9 olduğu ve 20.11.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile illiyetinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 30 gün olduğunun bildirildiği, mahkemece anılan raporda Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliğine göre yapılan (%10,2 maluliyet) belirlemenin esas alınmasıyla hüküm kurulduğu, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan mütalaa raporunda ise davacıya burun eğriliği için verilen maluliyetin hatalı olduğu, kaza neticesi davacının burnunda kırık meydana gelmediği, bu eğriliğin kaza ile illiyeti kurulmadığı, Hipertrofik Skar ve Keloid Dokusu için verilen maluliyette ise şahsın kaza sonrası Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nde yapılmış muayene bulguları dikkate alındığında yüzde 0.5, 1 ve 1, 3 adet skar dokusunun kaza ile illiyetinin tespit edilmediği, söz konusu skar dokularının kaza ile illiyeti bulunmadığı, buradaki muayene bulgularına göre Engel Oranları Alan Kılavuzunda %5 olan engel oranının takdiren 2/5’inin alınarak %2 olarak verilmesi gerektiği, bu halde davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının %3.2 olduğu, iyileşme süresi kaza tarihinden itibaren 15 gün olduğu, bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, Maluliyet Haline Yol Açan Sekelin yapılan açıklamalar doğrultusunda; “Özürlük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği”ne ve “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği”ne göre yapılan değerlendirmede; Engel Oranları Alan Kılavuzu/Deri Hastalıkları/Hipertrofik Skar ve Keloid Dokusu maddesinden engel oranı %2 olduğu, “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”ne göre yapılan değerlendirmede; Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Cetvellerinde A cetveli XIV. liste arıza sıra no:1a arıza ağırlık ölçüsü:7, B cetvelinde düz işçi kabul edildiğinde, C cetvelinde iş göremezlik simgesi d, D cetvelinde oran %17, şahsın yaşı skar dokularının büyüklüğü ve şahsın cinsiyeti göz önüne alındığında bunun takdiren 1/5’i alındığında %3, E cetvelinde kaza tarihindeki yaşına göre meslekte kazanma gücü kayıp oranının %3.2 olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.<br>\tBu kapsamda davacının Kula Devlet Hastanesi tarafından düzenlenmiş 20/11/2015 tarihli ve 1128 nolu adli raporunda, burun kırığından sözedilmediği, ... Hastanesi Plastik Cerrahi polikliniği tarafından düzenlenmiş 26/11/2015 tarih ve 2425258 protokol nolu muayene formunda, yüzde fraktür ile uyumlu görünüm saptanmadığının belirtilmesine rağmen hükme esas alınan maluliyet raporunda burun kırığına bağlı eğriliğe bağlı özür oranı tayin edildiğinin ve kaza tarihinde Özürlük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği yürürlükte olmasına rağmen hükme esas alınan raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak düzenlendiğinin anlaşılması karşısında mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tBu durumda, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı gözetilerek, Adli Tıp Üst Kurulu'ndan; kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre kaza nedeniyle davacıda hangi arızalar nedeniyle (hususiyetle burun arazına ilişkin varsa illiyetin de tespit edildiği) ve hangi oranda maluliyet ve/veya geçici iş göremezlik oluştuğu ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı konusunda, açık net, denetime elverişli, mütalaa raporu ile dosyada mevcut rapor arasındaki çelişkileri giderici nitelikte yeniden maluliyet raporu alınması, gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasıyla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ve çelişkiler içeren maluliyet raporunun hükme esas alınmasıyla, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 01/11/2023 tarihli, 2021/406 Esas - 2023/774 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2024/6234 Esas sayılı dosyasına yatırılan 145.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48fb209221fc09bd","SID":"626dbfdd0643eb15"}}