{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3291 <br>KARAR NO:2025/1497<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/05/2024<br>NUMARASI:2023/81 E - 2024/342 K<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ:02/06/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin iş yerinde ... tesisat nolu elektrik sözleşmesinin abonesi iken, davalı şirketin abonelik sözleşmesine rağmen müvekkiline tüketim faturaları ile birlikte dava konusu kaçak elektrik faturalarını da tahakkuk ettirildiğini,  müvekkili şirketin davalı şirkete abonelik sözleşmesi imzaladığını ve elektrik enerjisini kaçak olarak kullanılmadığını, dava konusu faturaların zımnen kabul anlamına gelmeksizin tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin fahiş ve  yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini,müvekkili şirket aleyhine davalı şirket tarafından bu tahakkuklara  dayalı olarak  18/09/ 2019 son okuma tarihli 1.774,10 ₺ bedelli, 40.388,23 ₺ bedelli, 23.08.2019 son okuma tarihli, 21.674,56 ₺ bedelli 08.07.2019 tarihli, 14.686,72 ₺ bedelli, 29.03.2019 son okuma tarihli faturalar düzenlendiğini beyanla ,bu faturalardan dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde ... numaralı tüketim noktasına ait adreste 31.05.2018 - 12.10.2018 tarihlerinde yapılan kontrollerde ... Şti. tarafından Perakende Satış Sözleşmesi ve İkili Anlaşma olmaksızın yasal şekilde tesis edilmemiş ... numaralı ... marka sayaçtan enerji kullanıldığı tespit edilerek ... ve ... numaralı tutanakların tanzim edildiğini, ilgili tutanaklara istinaden 5.721,50 ₺ ve 14.686,72 ₺ kaçak kullanım faturaları tahakkuk edildiğini, 16.05.2019 - 09.07.2019 ve 19.09.2019 tarihlerinde yapılan kontrollerde ise ... Şti tarafından Perakende Satış Sözleşmesi ve İkili Anlaşma olmaksızın tesisatta kaydı bulunan sayaçlardan enerji kullanıldığı tespit edilerek ...- ...ve ... numaralı kaçak tespit tutanakları tanzim edildiğini, ilgili tutanaklara istinaden 40.388,23 ₺ - 21.674,56 ₺ ve 29.316,78 ₺ kaçak kullanım faturaları tahakkuk edildiğini, yapılan incelemede kaçak tespit tutanaklarında ve sayaç tüketim bilgilerine göre tahakkuk edilen faturalarda hata bulunmadığını, mevzuat hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettirildikleri tespit edildiğini, ayrıca müvekkili şirketin görevlileri tarafından yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, kaçak elektrik kullanmadığını veya tutanak üzerindeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, davacı hakkındaki tutanaklar kaçak elektrik kullanımı yapılan mahalde sözleşmesiz olarak elektrik tüketilmesi sebebiyle tanzim edilmiş olduğunu, davacının dava dilekçesinde söz konusu mahale ilişkin abone sözleşmesinin varlığını iddia etmiş ise de,  iddiasını ispatlayacak herhangi bir delili mahkemeye sunamadığını, bu kapsamda haksız ve mesnetsiz davanın  reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda;davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 17.01.2023 tarih, 2022/832 E., 2023/86 K., sayılı ilamı ile \"Somut olayda da ,davacı şirketin ,davalı şirketle sözleşme yapmaksızın elektrik kullandığı,bunun ilgili yönetmelik uyarınca kaçak elektrik kullanımı olduğu anlaşılmaktadır. Yargılamada alınan bilirkişi raporunda ,yukarıda açıklandığı üzere  hatalı yönetmelik esas alınmış ve sözleşmesiz sayaç üzerindeki endekslere göre hesaplama yapılmış olup, bu hesaplama şekli  ilgili yönetmelik hükümlerine ve emsal Yargıtay kararlarına aykırıdır. Diğer yandan;dosyaya sunulan davalı vekilinin 31/03/2021 tarihli dilekçesindeki beyanı ve ekli Sayaç Muayene Raporuna göre \"sayacın normal çalıştığı \" tesbit edilmiş ise  de ,kayıtsız sayaç endeksleri hesaplamaya esas alınamayacağından, mahkemece seçilecek elektrik mühendislerinden 3 'lü bilirkişi heyeti oluşturularak,yukarıda yazılı Yönetmelik hükümlerine göre kaçak kullanım bedelinin (davacının sorumlu olduğu / olmadığı miktarın) hesaplandığı ve denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ,davacının  istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına \" karar verilmiştir.Mahkemece  yeniden yapılan yargılama sonunda ; \" davacının istemi dava konusu edilen faturalar nedeni ile davacıya borçlu olmadığına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesi ile davalı ile aralarında abonelik sözleşmesi olduğunu iddia etmiştir. Davacı iddiası üzerine davalı kurumdan iki ayrı seferde talep edilen abonelik sözleşmesine bu şekilde bir sözleşme bulunmadığı cevabı verilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafa iddia edilen sözleşmenin sunulması için süre verilmiş, davacı yanca da sözleşme aslı veya sureti dosyaya ibraz edilememiştir. Buna göre davacının abonelik sözleşmesi olmaksızın davalı elektrik enerjisini kullandığı sabittir. Bunun tespitinden sonra davalı yanca davacıya tahakkuk ettirilen faturaların yasal mevzuata uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve alınan bilirkişi raporu ile davalı yanca talep edilen tutarların mevzuata uygun olduğu belirlenmiştir.Davacı, bilirkişi raporuna beyanlarında taraflar arasında elektrik abonelik sözleşmesi imzalandığı ve faturaların fahiş hesaplandığı itirazlarında bulunmuş ise de bunları ispata yarar bir delil de dava dosyasına sunulmamıştır.\" şeklindeki gerekçe ile davanın ispatlanmadığından  REDDİNE karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir. Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemeye sunulan  22.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna ve 13.04.2024 tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda aleyhe yapılan tespit ve hesaplamaları kabul etmediklerini  yerel mahkemeye beyan ettiklerini ,Bilirkişi raporunun 2. sayfasından 4. paragrafında çizelge halinde  müvekkili aleyhine tahakkuk ettirilen dava konusu faturalar ile ilgili hesaplamalar yapılmış olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan işbu hesaplamaların usul ve yasalara aykırı olarak yapılmış olup,bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli  olmadığı,müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığı, müvekkili şirketin, davalı şirketle abonelik sözleşmesi imzalamış ve elektrik enerjisini kaçak olarak kullanmamış olduğu, delil listesinde  davalı şirketten abonelik  evraklarının celbinin  talep edildiğini, buna rağmen raporda aboneliğin ispat edilemediğinin beyanı tekrar edildiği,  bu beyanı kabul etmediklerini, müvekkili şirket tarafından dava konusu faturaları zımnen kabul anlamına gelmeksizin, tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin fahiş ve usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirilmiş olduğunu,bilirkişi raporunda davalı tarafın beyan,hesaplama ve delillerinin esas alındığını,Bilirkişi heyeti raporunda davalı şirket tarafından yapılan hesaplamaların tekrar edilmiş olduğu, bilirkişi raporunda davalı tarafın müvekkili şirketin abonelik için yazılı başvurusu olduğunu beyan ettiğinin görüldüğünü, şayet abonelikten sonra sayaç mühürlenmedi ise bunun sorumlusnunu davalı şirket olduğu, tutanakların hiç birinde müvekkili şirketin imzası bulunmadığı ,bu hususlarda bilirkişi raporunda dikkate alınmadığı, bilirkişi heyeti raporunun  işbu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu nedenle söz konusu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , menfi tesbit   talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; ... numaralı tüketim tüketim noktasına ait adreste 31.05.2018-12.10.2018 tarihlerinde yapılan kontrollerde ... Şti. tarafından Perakende Satış Sözleşmesi ve İkili Anlaşma olmaksızın yasal şekilde tesis edilmemiş ... numaralı ... marka sayaçtan enerji kullanıldığı tespit edilerek ... ve ... numaralı tutanaklar tanzim edilmiştir. İlgili tutanaklara istinaden 5.721,50 TL ve 14.686,72 TL kaçak kullanım faturaları tahakkuk edilmiştir. 16.05.2019-09.07.2019 ve 19.09.2019 tarihlerinde yapılan kontrollerde ise ... Şti. tarafından Perakende Satış Sözleşmesi ve İkili Anlaşma olmaksızın tesisatta kaydı bulunmayan sayaçlardan enerji kullanıldığı tespit edilerek ... - ... ve ... numaralı kaçak tespit tutanakları tanzim edilmiştir. İlgili tutanaklara istiaden 40.388,23 TL - 21.674,56 TL ve 29.316,78 TL kaçak kullanım faturaları düzenlenmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki  abonelik sözleşmesi ve ekleri davalı şirketten istenmiş; davalı şirketin cevabi  yazılarında  davacı ile aralarında abonelik sözleşmesi veya ikili bir anlaşma bulunmadığı bilgisi verilmiştir Davacı tarafça da  abonelik sözleşmesinin aslı veya sureti dosyaya ibraz edilememiştir.Mahkemece kaldırma kararından sonraki  yargılamada alınan bilirkişi  heyeti raporunda özetle;Dosyaya sunulan evraklarla yapılan inceleme neticesinde, rapor içinde verilen tabloda görüleceği üzere kaçak elektrik faturalarının toplam meblağı 111.787,79 TL. hesaplanmaktadır. Davalı ... tarafından talep edilen toplam meblağ ise 107.840,39 TL.'dir. Aradaki farkın ise 18.06.2018 son ödeme tarihli 5.721,50 TL. kaçak elektrik faturasından abonelik fesh işlemleri sırasında güvence bedelinin borca karşılık mahsuplaşmasından dolayı olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan incelemelere göre davalı ...'ın düzenlediği tutanaklar ve bu tutanaklara istinaden düzenlenen kaçak elektrik faturalarının rapor içinde verilen 30.05.2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin kaçak ile ilgili 42. ve devam maddelerine uygun olduğu görüşü beyan edilmiştir. Tarafların itirazları üzerine alınan ek raporda; \"kök raporda tabloda bulunan tüm tutanaklar davacı için düzenlenmiştir.Davacı taraf tutanak tarihlerinde işletmede bulunmadığını da söylememektedir. Davacı taraf tesisatta bulunan sayaca eksik tüketim ya da tüketimi hiç kaydettirmeyecek şekilde bir müdahalesi olmamıştır. Bu nedenle 2018 yılında yürürlüğe girmiş yönetmeliğin 42-c) bendinde yazdığı şekilde yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik kullanımının gerçekleştiği 31.05.2018 ve 12.10.2018 tarihli tutanaklar için kurulu güçten işlem yapılırsa davacının çok daha fazlakaçak elektrik meblağı ödemesi gerekecektir. Davacı tarafın kurulu gücü 16,6 kW'tır. Yukarıdaki bend uygulanırsa 31.05.2018 tarihli tutanak için süre 90 gün ve davacının 2 vardiya çalıştığı görüldüğünden; 90 gün x 16,6 kW x 0,6 x 16 h/gün - 14.342,4 kWh, 12.10.2018 tarihli tutanak için kaçak süresi iki tutanak arası olan 134 gün için 134 gün x 16,6 kW x 0,6 x 16 h/gün - 21.354,24 kWh tüketimler için tahakkukların yapılması durumunda ...'ın tahakkuklarından çok daha fazla tahakkuk olacaktır.Bilirkişi heyetimizin görüşüne göre, davacı tarafın kaçak elektrik kullanma şekli 42-a) bendine uymakta olup ilk iki tutanak sonrasındaki üç adet tutanak için sayaç endekslerine göre tahakkukların yapılması gerekmektedir. ... 16.05.2019, 10.07.2019 ve 19.09.2019 tarihli tutanaklar için sayaç endekslerine göre tahakkukları yapmıştır.Yapılan tahakkuklar doğrudur. İlk iki tutanak için sayaç endekslerinin kullanılması davacının lehine olmuştur \" şeklindeki açıklamalar ile kök rapordaki görüşler tekrar edilmiştir.Bilirkişi heyeti raporunun dosya kapsamına ve mevzuata uygun olarak hazırlandığı ,denetime elverişli olduğu,hükme esas alınacak nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı  tarafın yerinde görülmeyen  istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6da5c1d39c877c8c","SID":"481eabf683184c4a"}}