{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                        T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2022/1850<br>KARAR NO\t\t: 2025/912<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t: 2019/155<br>KARAR NO\t\t: 2022/697<br>DAVA TARİHİ\t: 14/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 27/09/2022<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 19.06.2025<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 19.06.2025<br><br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.09.2022 tarih ve 2019/155 Esas, 2022/697 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br> Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla icra dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını borçlunun süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek baorca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenle itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini talep ettiğini, Davacı vekilinin 02.07.2019 havale tarihli özetle; davalı tarafın borçlu olmadığını ve yapılacak bilirkişi incelenmesi ile durumun ortaya çıkacağını savunduğunu kendilerininde borç alacak durumunun bilirkişi marifeli ile tespitini talep ettiklerini, davalının aralarında mevcut ticari ilişkiyi kabul ettiğini, anlaşma konusu işlerin usulüne göre yapılmadığından bahis ile ayıp ve kusur isnadında bulunduğunu tacirler arasında ayıp isnad ve ihbarının ne şekilde yapılacağı 6102 s TTK'nın 23 maddesinde açıklandığını davalının yasa maddesinde yazılı bulunan ayıp önellerine uymadığı gibi herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle iddiaları doğrultusunda karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, taraflar arasında 14.06.2017 tarihli ve 10.09.2018 tarihli iki adet sözşelme bulunduğunu, davacının sözleşme ile kararlaştırılan teslim tarihinde sözleşmede yazılı olan biçimde tam ve zamanında teslim edemediğini, davacı tarafından yarım bırakılan işlerin tespiti için Aliağa Sulh Hukuk mahkemesinin 2019-14 sayılı tespit dosyasının açıldığını, henüz karara çıkmadığını, davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmiş davanın davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 27.09.2022 tarih ve 2019/155 Esas, 2022/697 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Dava; cari hesaptan kaynaklanan ticari ilişki nedeniyle yapılan icra takibine karşı itirazın istemi ile açılmış, davalı cevap dilekçesinde davacı tarafın davalıdan bir alacağının bulunmadığı, taraflar arasında .... AŞ'nin ....  Mevkinde bulunan misafirhane tesisinde yapılacak olan alçak gerilim elektrik kasyon işlerinin davalı tarafça yapılması hususunda sözleşme düzenlendiği, davalı tarafça işin kararlaştırılan teslim tarihinde sözleşmede yazılı olduğu biçimde teslim edilmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep edildiği, davacı tarafça cevaba cevap dilekçesinde davalı tarafın malın yada hizmetin ayıplı teslim edildiği iddiasının kendilerine ihbar edilmediğinin, ayıp önerilerine uyulmadığını, ayıp ihbar şartlarının yerine getirilmediğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesine talep edildiği, davalı taraf ikinci cevap dilekçesinde yapılan işin eser sözleşmesinden kaynaklı olduğunun dava konusu alacağa konu ticari ilişkinin eser sözleşmesine dayalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep edildiği, mahkememizce tarafların sunmuş olduğu deliller ve iddia ve savunmalarına göre; SMMM bilirkişi ile iki elektrik mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden davacının alçak gerilim elektrik kasyon işleri, taşeron sözleşmesinden kaynaklanan yükümlüklerini yerine getirip getirmediği, eksik veya ayıplı ifanın olup olmadığı, eksik veya ayıplı ifa varsa bunların nelerden ibaret olduğu ve ayıp varsa ayıbın gizli yada açık ayıp olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiş, elektrik projeleri dosya arasına alınmış, bilirkişi heyetince düzenlenen rapora göre; tarafların ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 118.979,32-TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin değerlendirilmesine yönelik mahallinde yapılan keşifte yüklenicinin üstlenmiş olduğu işi tamamladığı, keşif günü itibariyle tesisatın enerjili ve çalışır halde olduğu, sözleşmenin anahtar teslim götürü bedelli olduğu, sözleşme eki projede değişiklik yapılması gerektiği bu nedenle toplam iş bedelinin 1.020.000,00-TL olduğu, eksik iş miktarının ise %2.2262 olduğu ve bu orana isabet eden 22.660,98-TL eksik iş yapıldığının tespit edildiği, taraf vekillerinin rapora itiraz ettikleri bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi istendiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapora göre; yüklenicinin hangi tarih itibariyle işe başladığı ve işin yapımı sırasında işin yapımını engelleyen veya gecikmeye neden olan başka imalat kalemlerinin olup olmadığı hususları bilinmediğinden sözleşmeye göre iş süresi her ne kadar 30 gün olarak belirlenmiş ise de işte bir gecikme olup olmadığının hesaplanmasının mümkün olmadığı, mevcut proje ile yerinde mevcut uygulanan miktar kıyaslandığında sözleşmeye göre tespit edilen işin iskonta dahil %2.2262 oranında eksik olduğu ve karşılığının 22.660,98-TL olduğu, bilirkişi heyetinden sözleşmede kararlaştırılan iş ile eksik iş tamamlanmadığı ancak tesisin çalışır vaziyette olduğu belirtilmesi nedeniyle bu husustaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ek rapor alındığı, taraflar arasındaki sözleşme ekinde mevcut keşif listesinde belirtilen yapılan işlerde bir eksilme olduğu, işteki eksilmenin fabrika binasındaki elektrik tesisatının fen ve sanat kaidelerine göre olması gerektiği gibi olmadığı sonucunu doğurmadığı, sadece zorunlu nedenlerle başlangıçtaki keşif özetinde belirtilen armatür sayılarında zorunlu olarak azalma (eksilme ) olduğu, bu armatürlerin keşifte belirtilen yerlerinin binanın niteliği gereği tamamının monte edilemediği, bu nedenle armatürlerin takılamadığı, bu nedenle işin %2.2262 oranında eksik yapıldığı, sözleşme gereğince teknik olarak fabrika binası ortasında yer alan karıştırma ünitesinde yer aldığı boşluk yüzünden bu bölgeye monte edilmesi gereken armatörlerin teknik olarak monte edilememesi nedeniyle işte eksilme olduğu, eksik iş bedelinin 22.660,98-TL olduğu, sözleşme gereğince kararlaştırılan toplam iş bedelinden tarafların ticari defterlerine göre ödenmeyen 18.979,32-TL'den eksik iş bedeli çıkarıldığında davalının davacıya sözleşme gereğince ödemesi gereken miktarın 96.318,34-TL olduğu, davalının sözleşme gereğince tespit edilen bu bedeli ödemesi gerektiği, alacağın likit olmaması nedeniyle itirazın iptali ve kötü niyet tazminatı koşulları bulunmadığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulü ile belirtilen asıl alacak yönünden takibin devamına, tarafların icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>1-Davalı vekili tarafından verilen 07.11.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Davacının alçak gerilim elektrifikasyon işlerini yapmayı üstlendiği taşeron sözleşmesinden doğan yükümlülükleri yerine getirip getirmediğine ilişkin yargılama yapıldığını, yargılama sürecinde 3 kez bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi heyetince sunulan raporlardaki elektrik projesi bakımından hakim görüşünün “elektrik projesinin ... tarafından çizildiği, projenin onayı olmadığı, orta bölümde karıştırma ünitesi olmasına karşın burada aydınlatma armatürlerinin olmadığı, karıştırma ünitesi sebebiyle armatürlerin buraya monte edilmesinin mümkün olmadığı, bunun son durum projesinde gösterildiği; sözleşme eki projede değişiklik yapılması gerektiği ve bu nedenle toplam 22.260,98TL eksik iş yapıldığı” şeklinde olduğunu, <br>-Öte yandan, dosyada alınan bilirkişi raporlarında projenin geç teslim edilip edilmemesi hakkında işbu konunun tespit edilmesinin mümkün olmadığı şeklinde görüşlerin mevcut olduğunu, ancak davacının 04.12.2018 tarihli e-postası ile hâlihazırda teslim açısından geciktiklerini ve söz konusu tarihte geçici kabule hazır halde olabildiklerini bildirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “İşin Süresi” başlıklı 9. maddesinde en geç 30 gün sonunda geçici kabule hazır halde teslim edecekleri ibaresi yer almaktayken ve 30 günde bitirilmesi gereken iş için 3 ay sonra davacı tarafından geçici kabule hazır olduğuna dair e-posta gönderilmişken dosyada delil bulunmadığından bahsedilmesinin kabul edilemeyeceğini, kaldı ki; dosyada alınan son raporda bile itirazlarının dikkate alınmayarak taleplerine ilişkin hesaplama yapılmadığını, bilirkişinin görevini aşarak dosyadaki mevcut deliller hakkında değerlendirmelerde bulunduğunu ve bu doğrultuda hesaplama yapılamayacağını belirttiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 279/4 uyarınca; bilirkişinin, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamayacağı, hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacağının aşikâr olduğunu, <br>-Bilirkişinin hukuki mesnetten yoksun tutumu sebebiyle, davalı müvekkili şirketin projenin geç tesliminden kaynaklı uğramış olduğu zararın hesaplanamadığını, ek olarak, anılı taleplerinın yerel mahkemece dikkate alınmadığı gibi gerekçeli kararda dahi dikkate alınmamasına ilişkin herhangi bir ibareye rastlanılmadığını, hâlbuki ilgili mevzuat gereğince hâkimin davayı aydınlatma yükümlüğünün bulunmaduğunu, hâkimin, vakıalardaki eksikliklerin giderilmesini, ileri sürdükleri savunmaların tamamlanması ve somutlaştırılmasını sağlamakla görevli iken; davanın seyrini değiştirmesi beklenen taleplerinin değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacını talep etmiş olduğu bedelden hesaplanması gereken projenin geç teslimi nedeniyle davalı müvekkili şirketin uğradığı zarar mahsup edildiğinde davacının davalı müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığı ortaya çıkacağını, sonuç olarak, yerel mahkeme tarafından itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı müvekkilinin projenin geç tesliminden kaynaklı uğramış olduğu zararın hesaplanması için ek bilirkişi raporu taleplerinin reddedildiğini, dosyada alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, işbu raporlar doğrultusunda kurulan hükmün hatalı olduğunu,<br>Belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>2-Davacı vekili tarafından verilen 07.11.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Yerel mahkemece, ihtilafın çözümü için uzman bilirkişilerden rapor aldığını, alınan ilk rapora vaki itirazlarında bilirkişi heyetinin %100'e yakın bir oranda müvekkili şirketin üzerine aldığı işi yerine getirdiğini, sadece %2,22 oranında eksik teslimat olduğu belirtilmiş ise de heyetin bu tespitine katılmadıklarını, bilirkişi heyet raporunda \"onaylı olmadığı\" belirtilen ve 20.03.2017 tarihinde ... tarafından çizilen elektrik projesi, ... A.Ş. ile 10.09.2018 tarihinde müvekkilinin imzaladığı sözleşmenin eki olmadığını, söz konusu projenin rapora itiraz dilekçeleri ekinde sundukları 16.08.2018 tarihli e-maillerde ... A.Ş. yetkilisi ... ile ... bakım sorumlusu ...ve inşaat proje yöneticisi .... arasında 15.08.2018 tarihine kadar yapılan toplantılarda projenin revize edildiğinin görüldüğünü, revize edilen projedeki iş kalemlerinin 4 madde halinde sıralanmış olduğunu ve bunların; Darbe akım butonu ilaveleri ve yerleşimi, armatür tipi ve yerleşimi, acil aydınlatma armatür bağlantıları ve Exit armatür yerleşimi olduğunun belirtildiğini, <br>-Revize proje ve keşif listesi hakkında, ... A.Ş. yetkilisi ... tarafından müvekkiline gönderilen ... yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerine ait e-mail eklerini müvekkilinin incelemesi için şirket yetkililerine gönderildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin de bu incelemeyi yapıp onay istediğini, müvekkiline verilen uygulama projesinde 2x36W armatürlerin sayısı ve yerlerinin değiştirilerek 2x58W armatür ile revize edildiğini, ... A.Ş. tarafından revize edilen bu proje kapsamında ... A.Ş. tarafından keşif listesi oluşturulduğunu ve bu listeye müvekkili tarafından teklif istendiğini, 16.08.2018 tarihinde müvekkilce onayı verilen proje ve proje keşif listesi üstünden pazarlık edilerek sözleşmenin imzalandığını, sonuç olarak bilirkişi heyetince; ... A.Ş. tarafından revize edilip müvekkiline verilen revize proje ile sözleşme eki keşif listesi ve sahada uygulanan imalat miktarlarının tekrar incelenmesi durumunda müvekkili şirketin üzerine aldığı işi tamamen yani %100 oranında tamamlayıp davalıya teslim ettiğinin anlaşılacağını belirterek itiraz ettiklerini, yerel mahkemenin itirazlarını haklı görüp tekrar rapor alması üzerine verilen son bilirkişi raporuna yönelik itirazlarında; bilirkişi heyetinin itirazlarını incelemiş olmasına rağmen kök raporlarında ifade ettikleri görüşlerinde herhangi bir değişikliğe gitme gereği duymadıklarını, ancak bilirkişi heyetinin son raporlarında söz konusu %2,2262 oranındaki eksik işin tutarının 2,660,98.TL olduğunu, bu eksikliğin ise müvekkilinden kaynaklanmadığını, fabrika binasının ortasına yerleştirilen \"Karıştırma Ünitesi\" nedeniyle buraya armatür takılamadığını beyan ettiklerini, bu bağlamda; dosyada mevcut belgeler, yapılan keşif ve dosyaya sunulu bulunan bilirkişi heyet raporları ışığında müvekkili şirketin üzerine aldığı işi tam ve eksiksiz yerine getirdiğinin sabit olduğunu, bilirkişi heyetince önceki raporlarda eksiklik olarak nitelenen kısmın müvekkilinden kaynaklanmadığını, miktarının ise 2,260,98 TL olduğunun açıkça belirtildiğini, bu durumda müvekkili şirketin üzerine aldığı işi tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği sübut bulmuş olmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini itiraz dilekçelerinde bildirdiklerini, <br>-Özellikle bilirkişi heyetinin son raporu ve bu raporda \"eksik iş\" olarak nitelenen işin rakamsal değerinin 2,260,98 TL olduğunun belirtilmesine rağmen yerel mahkemenin gerekçeli kararında bu eksiklik 22.660,98 TL olarak belirtildiğini, bu bağlamda yerel mahkemenin hatalı karar verdiği ve bilirkişi raporunu yanlış değerlendirdiğinin ortada olduğunu, gerekçeli kararın, hukuka ve dosya içeriğine açıkça aykırı bir karar olduğunu, <br>-İlave olarak, ekte sundukları e-mail linkinden ... A.Ş. yetkilisi ... tarafından gönderilen proje ve bu projeye göre ... A.Ş. tarafından hazırlanan sözleşme içinde yer alan keşif listesi üzerinden anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalandığını, birebir bu proje ve keşif listesinin uygulandığını, bilirkişi heyetinin bahsettiği ilk projenin hiçbir zaman imalat projesi olmadığını, keşif listesi ile yerine takılan armatür sayılarının aynı ve yapılmamış bir imalatın bedelinin alınmadığını, bilirkişi raporlarında zikredilen eksikliğin gerekçesinin yine raporlarda açıkça zikredildiğini ve bu eksikliğin müvekkilinden kaynaklı bir kusurdan neşet etmediği, davalı şirketin fabrika binasındaki karıştırma ünitesinden kaynaklı yaptıkları revizeden kaynaklandığının açıkça belirtildiğini, bu bağlamda söz konusu eksikliğin bir kusur olarak müvekkiline atfının mümkün olmadığını, müvekkilinin üzerine aldığı işin gereğini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu bağlamda müvekkilinin bu eksiklikten sorumlu tutulmaması ve davanın tamamının kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, bu yönden de yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, <br>Belirterek kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 14.06.2017 tarihli ve 10.09.2018 tarihli götürü bedelli eser sözleşmelerinin yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Davacı yüklenici, davalı iş sahibinden cari hesaba dayalı olarak alacaklı olduğunu, davalının başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.<br>Davalı iş sahibi ise, davacı yüklenicinin üstlendiği işleri sözleşmelerde kararlaştırılan teslim tarihlerinde sözleşmelerde yazılı olan biçimde tam ve zamanında teslim etmediğini, davacı yükleniciye herhangi bir borcun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br> Davalı iş sahibinin, eksik ve ayıplı işler bakımından sunduğu beyanların mahsup itirazı niteliğinde olduğundan mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi gereği davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde eksik ve ayıplı imalatların neler olduğu, bunların giderilip giderilmediği, davalının bu hususta ispata ilişkin delillerini sunması, davalının iddiasını ispat etmesi halinde bunun mahsup itirazı olarak kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi, davalının iddiasını ispat edememesi halinde yerleşik içtihatlar gereği iddia konusu imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilerek, bakiye iş bedelinin hesaplanması gerekir.(Yargıtay 6.HD'nin 2023/2454 Esas ve 2024/2719 Karar)<br>İlk derece mahkemesi tarafından mahallinde keşfin yapıldığı, bilirkişi heyetinden kök raporun ve üç adet ek raporun alındığı, taraf vekilleri tarafından istinaf sebebi yapılan rapora itiraz sebeplerinin ek raporlarda değerlendirildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek raporlara göre taraflar arasında yapılan 14.06.2017 tarihli eser sözleşmesine konu işlerin tamamlandığı, 10.09.2018 tarihli eser sözleşmesine konu işlerde eksik iş miktarının 22.660,98 TL (%2,2262) olduğu,( 3.ek raporda yazım hatası yapılarak eksik iş miktarının 2.660,98 TL olduğunun belirtildiği) ayıplı imalat bulunmadığı, tarafların usulüne uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu ve davacı yüklenicinin her iki ticari defterlere göre takip tarihi itibariyle 118.979,32 TL alacaklı olduğunun görüldüğü; sözleşme kapsamında tamamlanan işin hangi tarihte bittiği veya işveren tarafından hangi tarihte teslim alındığına ilişkin bilgi ya da belgenin dosyada mevcut olmaması nedeniyle işin tesliminde gecikme olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği; Mahkemece bu raporlar hükme esas alınarak davacı yüklenici alacağı olan 118.979,32 TL'den davalı iş sahibinin eksik işler bakımından sunduğu beyanların mahsup itirazı olarak değerlendirilerek eksik iş bedeli olan 22.660,98 TL mahsup edilip bakiye 96.318,34 TL yönünden davalının takibe itirazının kısmen iptaline karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurularının HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.09.2022 tarih ve 2019/155 Esas, 2022/697 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 220,80 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 6.579,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.645,00 TL harcın mahsubu ile kalan 4.934,50 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>5-Davalı vekili tarafından yatırılan 220,80 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde; davalı yönünden Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık, davacı yönünden katılma yoluyla temyiz kanun yolu açık olmak üzere 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb981b7707ea6ab0","SID":"fc6f49d39a279ca6"}}