{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  46. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/11 <br>KARAR NO:2025/870<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/05/2024<br>NUMARASI:2023/614  Esas  - 2024/336  Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. <br>G E R E Ğ İ   D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Dava;Taraflar arasında şirket faaliyetleri kapsamında değerlendirilmek ve iş akışı sağlanması suretiyle 80.000,00 Euro'nun davalı/borçlunun hesabına gönderildiği ancak davalı/borçlu yanın işbu parayı uhdesinde tutmasına rağmen taahhütün yerine getirmediği iddiasına dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;\"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İspat yükü başlıklı 190 ncı maddesi \"(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.\" ve Senetle ispat zorunluluğu başlıklı 200 ncü maddesi \"(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.\" hükmünü düzenlemiştir. Dava konusu olan 13.12.2019 tarihli \"Serbest Havale Dekontu\" incelendiğinde davacı şirket tarafından davalıya 80.000.00 EUR gönderildiği, açıklama kısmına \"Serbest Havale\" yazıldığı görülmüştür. Davacı şirket tarafından davalıya yapılan ödemenin kayıtlarında \"Borç Olarak Gönderilen İş Avansı\" olarak göründüğü, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve havale açıklamasına serbest havale yazıldığı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, miktar itibariyle davacı tarafın iddiasını yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın davalı tarafa ne amaçla para gönderdiğini yazılı belgeyle ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, davacı tarafın banka havalesine dayanarak takip yapması göz önünde bulundurulduğunda..\" gerekçesi ile,\"Davanın REDDİNE,\" şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ödünç sözleşmesine dayalı eldeki davada, davacı yanın iddiaları, usulüne uygun tutulmuş delil mahiyetindeki ticari defterler, tanık delili, bilirkişi raporu ve sair delillerin dosyada mübrez olduğunu, davalı yanın parayı hangi sebeple alıp uhdesinde tuttuğuna dair savunmasını kanıtlayamadığını, mahkeme tarafından ispat yükünün yer değiştirmesi nedeniyle, davalı yanın delil dilekçesi sunmaması, herhangi bir delil ibraz etmemesi nedeniyle davanın kabulü gerekirken reddi yönünde hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle; mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili 12/06/2025 tarihli ve 17/06/2025 tarihli Feragat dilekçelerinde özetle; Görülen lüzum üzerine davadan feragat ettiklerini, dosyanın kesinleştirilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.  İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe,Taraflar arasında şirket faaliyetleri kapsamında değerlendirilmek ve iş akışı sağlanması suretiyle 80.000,00 Euro'nun davalı/borçlunun hesabına gönderildiği ancak davalı/borçlu yanın işbu parayı uhdesinde tutmasına rağmen taahhütün yerine getirmediği iddiasına dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.Davacı vekili 12/06/2025 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiğini ve yargılama gideri ile vekalet ücreti talebi olmadığını beyan etmiştir. Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 27/12/2018 tarihli vekaletnamenin incelenmesinde; davacı vekilinin, davadan veya kanun yollarından feragat etme yetkisinin olduğu görülmüştür. Davadan feragat HMK’nun 307. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını oluşturan bir taraf işlemidir.Yine HMK'nun 310 maddesinde; \"Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.\" hükmü düzenlenmiştir.Bu itibarla; Davacı vekili, görülen lüzum üzerine davasından feragat etmiş olmakla; HMK m. 353-1/b-2 gereğince mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, talebin feragat nedeniyle reddine, bu aşamada davacının istinaf talebi konusuz kalmakla ve vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığına ilişkin beyanı da dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği cihetine varılarak oy birliği ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A.Davacının İstinaf Başvurusu Yönünden; 1.Davacının istinaf başvurusu konusuz kalmakla, bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, HMK 353/1-b-2 maddesi gereği,  İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2024 tarihli ve 2023/614 Esas - 2024/336  Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2.İşin duruşmasız olarak incelenmesi nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Davacının yatırdığı 427,60 TL'nin talep halinde iadesine, gerekli işlemlerin İlk derece mahkemesince ikmâline, <br>B.Davanın Esası Yönünden;1.Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,2.Alınması gereken 615,40 TL nispi karar harcından peşin olarak yatırılan 17.031,55‬ TL'den mahsubu ile bakiye 16.416,15‬ TL'nin talep halinde davacıya iadesine, gerekli işlemlerin İlk derece mahkemesince ikmâline, 3.Davalı yan kendini vekille temsil ettirmediğinden; bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4.Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı yanın yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına,5.Taraflarca yatırılmış olan gider avansından artan kısmın HMK 333 md. kapsamında karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 19/06/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"012d7088f72dbf7d","SID":"0d63a1232b375cc9"}}