{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/967 <br>KARAR NO\t: 2025/1197<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/139 E.  -  2022/359 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/10/2022 tarih ve 2022/139 E. - 2022/359 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2018/72697 sayılı ve \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"... ... ...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2021/17430 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin markaları ile dava konusu markanın karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun “...” olduğunu, sair unsurların tali nitelikte olduğunu, davalı markasındaki “...” kelimesinin uyuşmazlık konusu emtiada ayırt edici olduğunu, bu ibarenin taraf markalarındaki ortak kullanımının  markaları benzer kıldığını, taraf markalarının sınıfsal açıdan da ayniyet düzeyinde benzer olduklarını, markaların işitsel olarak yüksek düzeyde benzerlik taşıdıklarını ileri sürerek YİDK'nın 2022-M-1511 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2021/17430 başvuru numaralı \"... ... ...\" ibareli markanın 29 ve 30. sınıf emtia ile 35. sınıfın “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri” şeklindeki alt sınıfı içerisinde yer alan 05. sınıfın “Gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, bebek mamaları” emtiası ile 29 ve 30. Sınıf kapsamındaki emtianın tümü ve 43. Sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek hizmetlerinin sağlanması” yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun 2021/17430 başvuru numaralı \"... ... ...\" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 29, 35 ve 43. Sınıftaki, \"29.sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez 35.sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; 05.sınıf: Gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, bebek mamaları 29.sınıf:Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez  malların bir araya getirilmesi hizmetleri 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.\" mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise 2018/72697 sayılı ve \"...\" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 08, 09, 35, 36, 38. Sınıftaki  bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, somut olayda  taraf markalarının 29 ve 30. Emtia sınıflarını birebir kapsadığı, her ne kadar davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında 35. Sınıf 05 alt grubundaki satış hizmetleri bulunmamakta ise de, mal üreten işletmenin kendi ürettiği malı kendi işletme bünyesine aynı isim altında satışa konu edeceği de karineten kabul edilmekte olunduğundan, üretilen mal ve aynı malların satışı hizmetleri arasında da (1-34 mal grubu ile 35.05 alt grubunda aynı malların satışına yönelik hizmetler) benzerlik ilişkisi bulunduğu, başvuru standart karekterle yazılmış \"... ... ...\" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak ve dava dilekçesinde bahsi geçen markaların standart karekterle yazılı \"...\" ibarelerinden oluştuğu, markanın hakim unsurlarının “...” ve “... ...” ibareleri olduğu, “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu gıda ürün ve hizmetleri açısından jenerik/cins vasıf bildirici bir yiyecek adı olduğu, “...” kelimesinin bütün olarak Türkçede ya da yaygın bilinen yabancı  kelimeler arasında mevcut anlama sahip bir kavram olmadığı, “...” harflerinin ise yine bir harf kısaltması olarak konumlandırıldığı, davacı yanın önceki tarihli markaları incelendiğinde ise işlem dosyasına dayanak tek markasının \"...\" şeklinde olduğu, “...” kelimesinin davacı yanın çatı/lider markası olduğu, “...” kelimesinin ise günlük dilde kullanılan, somut anlamsal karşılığı bulunan Türkçe bir sözcük olduğu “ara verme, duraklama” gibi anlamlara sahip olduğu, bu haliyle davacı yanın iş bu markasında esasen koruma altına alınmak istenilen ibarenin “...” kelimesi olduğu, davacı yanın hükümsüzlük talepli sair markaları incelendiğinde ise \"... ... ...\", \"...\", \"...\", \"...\" gibi markalarının bulunduğu, söz konusu markaların da tamamında “...” ibaresinin bağımsız ayırt edici karakterini korur şekilde kullanılarak seri markalar yaratıldığı, bununla birlikte davacı yanın şeklindeki sair markalarında ise “...” ibaresinin bağımsız ayırt edici karakterini korur nitelikte kullanılmadığı, “...” şeklindeki bütün, tek parça halinde yazılmış ve somut bir anlam taşımayan 9 harfli bir kelimenin son dört harfinde yer alan “...” sözcüğünün, tüketicilerce bağımsız karakterini korur şekilde algılanmayacağı, bu ibarenin bütün olarak algılanacak olduğu, davacı yanın markalarının “...” ve “...” esas unsurlu markalar oldukları, taraf markalarının bütüne hakim görsel kıyaslamalarında herhangi bir benzerlik ilişkisi içerisinde olmadıkları, dava konusu başvurunun görsel anlamda hiçbir figüratif unsur içermeyen davacı markaları ile benzerlik göstermediği, ... ve ...  şeklindeki markalardan ise somut bir biçimde zaten farklı olduğu, dava konusu markada yer alan kelime/harf unsurları açısından ise “...” harflerinin hiçbir şekilde davacı markalarında yer alan bir kombinasyon olmadığı, “...” şeklindeki sözcüğün ise son dört harfi “...” kelimesini oluşturmakta ise de ibarenin yazım biçiminde “...” sözcüğünün bağımsız nitelikte bir algı yaratacak şekilde (örneğin M harfi büyük, ya da bütün olarak kalın harf karakterleri ile yazılmış) vurgulanmadığı, başka bir ifadeyle altı harften oluşan dava konusu “...” markasının, son dört harfinin “...” kelimesini meydana getiriyor olmasının, bu kelimenin davacı yanın “...”, “...”,”...” gibi markaları ile benzer görülmesi sonucunu doğurmayacağı, markaların harf dizilimsel olarak ortak bazı harfleri aynı sıralamada içerdikleri görülmekte ise de dava konusu marka ile davacı markalarının bütünsel algılarında bir kez daha yeterli düzeyde farklılaştığı, markaların bütünsel algılarında kavramsal olarak doğrudan aynı algıyı  tüketicilere vermedikleri, dava konusu markanın “...” şeklinde uydurulmuş/yaratım bir sözcük markası gibi algılanacağı,  davacı markalarının yukarıda da değinildiği üzere tüketiciler tarafından “..., ...” esas unsurları ile algılanacak olduğu, “...” kelimesinin ise ilk intibada “...” sözcüğünü çağrıştırmayacağı, bu halde taraf markalarının gerek marka görseli itibariyle gerekse de tüketicide yarattığı algı itibariyle birbirlerinin alternatifi şeklinde algılanmayacakları, markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzerliğine rağmen, işaretlerin bütünsel algılarda birbirleri ile ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğe sahip olmadıkları, davalı şirket  tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, uyuşmazlık konusu “...” markası ile müvekkilinin markalarının iltibas oluşturabilecek düzeyde benzer olmadığını,  davalı markasında yer alan slogan niteliğindeki ibarenin, tescil kapsamındaki mal ve hizmet sınıfları açısından anlamsal açıdan oldukça yakınlık teşkil ettiğini, uyuşmazlık konusu marka ile müvekkilinin markalarının işitsel olarak da benzer olduğunu, davalı markası ile müvekkiline ait markaların tescilli olduğu mal/hizmet sınıfı aynı ve benzer olup, iş bu hususun karıştırılma ihtimalini artırdığını,  davalı markasının, müvekkili şirket markası ile SMK 6/1 bağlamında karıştırılabilir nitelikte bulunduğunu,  markalar arasında benzerlik incelemesinde daha geniş bir değerlendirme yapılması gerektiğini, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, müvekkiline ait “...” markaları ile davaya konu marka başvurusunun benzer algılanmamasının ve bu doğrultuda karıştırılma ihtimalinin doğmamasının mümkün bulunmadığını  ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"... ... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet ... unsurlu tüm markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun görsel anlamda hiçbir figüratif unsur içermeyen davacı markalarından farklı olduğu, başvuruda “...” sözcüğünün bağımsız nitelikte bir algı yaratacak şekilde vurgulanmadığı, altı harften oluşan dava konusu “...” markasının, son dört harfinin “...” kelimesini meydana getiriyor olmasının, bu kelimenin davacı yanın “...”, “...”,”...” gibi markaları ile benzer görülmesi sonucunu doğurmayacağı, markaların bütünsel açıdan farklı bulunduğu, soldan sağa okunması ilkesi uyarınca vurgunun kelimenin ön kısmında var olacağı, diğer yandan davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025<br>\t\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1fb4cbd87d766091","SID":"ae45c76c9c0c645e"}}