{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/787 <br>KARAR NO: 2025/808<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/12/2024 ve 23.01.2025 tarihli ara kararlar. <br>NUMARASI: 2024/14 E. <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>Taraflar arasında görülen tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne dair verilen 18.12.2024 ve 23.01.2025 tarihli ara kararlara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Adapazarı Şubesi'nde adlarına hesap açtıran davalılardan ... ve ...'ın 12.02.2022-14.02.2022 tarihlerinde müvekkilinin T.C Merkez Bankası nezdindeki  10.432.000,00 TL'sını FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) sistemi üzerinden başka bankalarda bulunan hesaplara toplam 5217 adet işlem yaparak aktardıklarının tespit edildiğini, müvekkilinin müdahalesi ve adli mekanizmanın işlemesini engellemek amacıyla işlemleri hafta tatili olan Cumartesi ve Pazar günleri içinde gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin Merkez Bankasındaki rezervlerinin, farklı bankalar nezdinde açılan davalılara ait farklı hesaplara ardarda ve sürekli (işlem başına, dönemin FAST limit tutarı olan 2.000,00 TL gönderilmek suretiyle) işlem yapılarak hırsızlık ve dolandırıcılık  suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı olarak belirtilen diğer gerçek ve tüzel kişilerin de  Bankalardaki hesaplarına gönderilen parayı başka hesaplara aktarmak, nakit çekmek suretiyle müvekkilinden çalınan  paranın  kaçırılması hususunda haksız fiil eylemine katıldıklarını,12.02.2022-14.02.2022 tarihlerinde davalılardan ...’a ait ... IBAN nolu hesaptan ve ...’a ait ... IBAN nolu hesaptan, 12.02.2022-14.02.2022 tarihlerinde; ... adına kayıtlı 7 ayrı banka nezdindeki   hesaplara, 1065 adet işlem ile toplam 2.134.000,00 TL, ... adına kayıtlı 5 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 1236 adet işlem ile toplam  2.472.000,000 TL, ... adına kayıtlı 11 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 1052 adet işlem ile toplam 2.104.000,00 TL, ... adına kayıtlı 5 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 374 adet işlem ile toplam 748.000,00 TL, ... adına kayıtlı 5 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 309 adet işlem ile toplam 642.000,00 TL, ... Değerli Madenler A.Ş. Adına kayıtlı 4 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 319 adet işlem ile toplam 638.000,00 TL, ... adına kayıtlı 3 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 249 adet işlem ile toplam 498.000,00 TL, ... adına kayıtlı 6 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 180 adet işlem ile toplam 360.000,00 TL, ... adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 120 adet işlem ile toplam 240.000,00 TL, ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 74 adet işlem ile toplam 148.000,00 TL, ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 38 adet işlem ile toplam 76.000,00 TL, ... adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 29 adet işlem ile toplam 57.000,00 TL, ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 22 adet işlem ile toplam 43.000,00 TL, ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki hesaba, 56 adet işlem ile toplam 112.000,00 TL, ... adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 21 adet işlem ile toplam 40.000,00 TL, ... adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 12 adet işlem ile toplam 24.000,00 TL, ... adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 20 adet işlem ile toplam 40.000,00 TL, ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 35 adet işlem ile toplam 70.000,00 TL; ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki hesaba, 23 adet işlem ile toplam 46.000,00 TL; ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 5 adet işlem ile toplam 10.000,00 TL, ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 5 adet işlem ile toplam 10.000,00 TL gönderildiğini, davalılardan ... ve ... tarafından diğer davalıların hesaplarına, doğrudan müvekkilinin hesaplarından izlenebilen işlemlerle ilk aktarımların gerçekleştiğini,  bu iki davalının müvekkilinin zararının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, diğer davalıların ise hesaplarına  hafta sonu bankaların açık olmadığı tarihte, yasal fast işlem sınırlarının üzerinde ve hayatın olağan akışı ile bağdaşmayan nitelik ve ölçüde işlemler ile para gelmesine rağmen, hiç birisinin hesaplarına aktarılan paranın akıbeti veya iadesi talebi ile müvekkiline başvurmadıklarını,   aksine  savcılık soruşturma raporundan, fezleke  ve  Masak kayıtlarından anlaşılacağı üzere  bilinçli  olarak paranın izini kaybettirmek  için hesaplarından  eft,  fast, havale ve nakit çekim suretiyle hızla  başka  kişi hesaplarına göndermek suretiyle hem paranın izini kaybettirmeye, hem de delilleri karartmaya çalıştıklarının  anlaşıldığını, davalıların   telefon  (HTS) kayıtları da  suça bilinçli iştiraklerini açıkça ortaya koyduğunu, bu itibarla davalıların haksız fiile  iştirakleri, haksız fiil konusu parayı yedlerinde bulundurma kararlılıkları ve bu suretle zarar verme kasıtlarının  sabit  olduğunu, bu kişilerin hesaplarına ihtiyati tedbir  konulmasına  ve menkul ve gayrimenkul mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati haciz  uygulanmasına  karar verilmesini talep  ettiklerini, davacının sermayesinin tamamı T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığına ait olmak üzere ulusal düzeyde faaliyet gösteren bir kamu bankası olduğunu, aynı zamanda suç teşkil eden fiilleriyle davalı şahısların ; kamu kaynaklarını, kendi lehlerine menfaat sağlamak için kullandıklarını, kendi lehlerine mal edindiklerini, ihtiyati tedbir ve haciz  kararı verilmemesi halinde, kötüniyetli davalıların haksız fiili neticesinde doğan müvekkilinin ve dolayısıyla kamu zararının tahsil kabiliyeti kalmayacağını, davalılar  hakkında 14.02.2022 tarihinde savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen ... sayılı soruşturma dosyası ve bir kısım şüphelilerin dosyalarının tefrik edildiği İstanbul Anadolu Başsavcılığı ... Soruşturma numaralı dosyasında hazırlanan iddianame ile kovuşturma aşamasına geçildiğini, İstanbul Anadolu 20.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/531 Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini ileri sürerek,  öncelikle davalıların tüm banka hesaplarına, bu hesaplardan para çıkışını önlemek üzere ihtiyati tedbir  kararı verilerek, menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz  uygulanmasına karar verilmesini, ayrıca davalıların, davacıyı zarara uğratma kastı ile birlikte hareket etmeleri nedeniyle banka zararının şimdilik 100.000,00- TL'nin 12.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince tedbir talebinin değerlendirildiği 12.01.2024 tarihli ara kararda özetle; \" ... İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz incelendiğinde;Davanın konusu, iddianın özelliği, aynı konuda ceza soruşturması ve yargılamasına devam etmekte olduğu dikkate alınarak;Davacı bankanın HMK 389 vd. Maddeleri gereğince istediği tedbirin verilmemesi halinde alacağına kavuşmasının çok zor olabileceği, imkansızlaşabileceği, bu nedenle teminat karşılığında ihtiyati tedbire karar verilmesi gerektiği, İhtiyati hacze ise İİK 257 vd. Maddeleri gereğince muaccel ve kuvvetle muhtemel bir alacağın gerekli olduğu, her ne kadar şartları sağlıyor ise de; ihtiyati haciz kararının likit olmayan bir alacak yönünden verilemeyeceği; davanın özelliği gereği her bir davalı yönünden sebep olduğu zarar/sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince hesabına geçen paralar ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesinin ihtiyati hacze göre daha önemli olduğu, ancak; davalıların hesaplarında bu paraların bulunamaması halinde ya da kısmen bulunması halinde kalan miktarlar yönünde ihtiyati haciz konulması gerektiği, ihtiyati haciz kararında her bir davalı yönünden haciz konan miktarın açık açık sabit olması gerektiği; İhtiyati tedbirin uygulanması sonunda tedbir konulmayan alacağın ne miktar kalacağı şu anda bilinemeyeceği için ihtiyati haciz yönünden şu an bir karar verilemeyeceği nazara alınarak aşağıdaki karar tesis olunmuştur. ... \" gerekçesiyle, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince teminat karşılığında kabulüne ve dava dilekçesinde belirtilen miktarlarla sınırlı olmak üzere belirtilen davalıların bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati tedbir konmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar ..., ..., ... vekili tarafından itiraz edilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin hesaplarına tedbir konulmasını gerektirecek bir durum olmadığını, tedbirin kaldırılması gerektiğini belirterek, itiraz etmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; kısmi dava olarak açılamayacağını,  davanın usul yönünden reddi gerektiğini, fast pay ödemesinin gönderildiği hesabın şirketi hesabı olduğunu, müvekkilinin şahsi bir sorumluluğu veya yükümlülüğü bulunmadığını, limited şirketlerde şirketlerin mal varlıkları ile mesul olduğunu, taraf olması gerekenin şirket olduğunu, müvekkilin sahibi olduğu şirketin faaliyet alanlarından biri hurda altın alım satımı olduğunu, suça konu olayın gerçekleştiği tarihte müvekkilinin şirketine ulaşılarak hurda altın alımı talep edildiğini, ilgililer talep edilen miktarda hurda altını pazartesi teslim edebileceklerini belirterek, karşı tarafın fatura bilgilerini aldığını, müvekkilinin, ticari faaliyeti çerçevesinde usul ve kanuna uygun şekilde hareket ettiğini, hurda altın satın alma talebinde bulunan kişilerin pazartesi sabahtan teslim alacaklarını ve işlerinin acele olduğunu bu sebeple fast pay ile ödemeyi atacaklarını söylediklerini, müvekkilinin de  ödemenin hesaba geçmesi üzerine ilgili kişilerin verdiği bilgiler doğrultusunda yapılan satış için faturalarını kestiğini,  15.12.22 tarihinde müvekkilinin sahibi olduğu şirketin söz konusu kişilerin altını teslim almaları için beklediğini, fakat aynı gün saat 15.00 den sonra tüm banka hesaplarına bloke geldiğini,  blokelerin gelmesi ve ilerleyen süreçte ceza davasına konu hakkında bilgi sahibi olduğunu,  davacının iddia ettiği gibi müvekkilinin herhangi bir nam altında biri veya birileri ile fikir ve eylem birliği içinde hareket etmiş olsaydı, saat 15.00 a kadar şirket hesabına gelen parayı çekme şansı varken neden yapmadığını, suça konu olayın sanıkları ile iletişim halinde olsaydı, çok daha erken saatlerde konulan blokelerden haberdar olup parayı çekmez miydi veya herhalükarda parayı saat 15.00 e kadar nakit olarak bankadan almaz mıydı, dosyada yapılacak incelemelerde de görüleceği üzere şirketin hesabına gelen paranın çekilmediğini, müvekkilinin hem kendi banka hesaplarında varolan parası üzerinde tasarrufta bulunulduğunu, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davrandığını,  ticareti çerçevesinde satış yaptığını,  ödeme aldığını, satın alınan ürünü hazırladığını, faturasını kestiğini, davanın reddi gerektiğini ve  tedbir kararı verilemeyeceğin ileri sürerek, tedbire itiraz etmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Danışmanlık isimli yazılım şirketinin sahibi olduğunu, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını,  davanın usul yönünden reddi gerektiğini, fast pay ödemesinin gönderildiği hesabın şirketi hesabı olduğunu, müvekkilinin şahsi bir sorumluluğu veya yükümlülüğü bulunmadığını, limited şirketlerde şirketlerin mal varlıkları ile mesul olduğunu, taraf olması gerekenin şirket olduğunu, müvekkilinin huzurdaki tazminat davasında davalı olarak yer almasının sebebinin müvekkilinin kullanmış olduğu banka hesaplarına ... isimli şahıs tarafından para aktarımı olması olduğunu, müvekkilinin yazılım sektöründe olduğu göz önüne alındığında  banka hesaplarında para transferinin sık yaşanmasının oldukça muhtemel olacağının zaten anlaşılacağını, elbette ki para transferi yoğun gerçekleşeceğini, tazminat davasına konu davacı bankadan gönderildiği iddia edilen parayı müvekkilin hesabına ... isimli şüpheli gönderdiğin, müvekkilinin yaptığı iş karşılığında tahsil ettiği parayı gönderen şahsı tanımak mecburiyetinin  hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu,  tazminat davasına konu paranın sadece müvekkilinin hesabına gönderilmesinden bahisle müvekkilin tazminat sorumlusu olarak görülmesinin abesle iştigal olduğunu, haksız fiil; kusur, zarar, illiyet bağı ve hukuka aykırı bir fiil unsurlarının gerçekleşmediğini,  müvekkilin kusurunun bulunmaması ve sadece hesabına para aktarımı gerçekleşmesi sebebiyle davalı konumunda bulunmasının hukuka, akla ve mantık kuramına aykırı olduğunu, müvekkilinin banka hesabına ... tarafından gönderilen paranın toplam miktarın 76.000,00-TL olduğunu, müvekkilinin yazılım sektöründe yer aldığı için doğal olarak bu paranın yaptığı iş karşılığı geldiğini düşündüğünü, para transfer olduktan sonra davalı müvekkiline gelen para üzerinde tasarrufta bulunurken olağan dışı, garip, şüpheli bir tasarrufta bulunmadığını, nitekim savcılık tarafından ... soruşturma numarasıyla müvekkiline ait bankalara yazılan müzekkere ve bankalardan gelen cevabi yazıların bunu kanıtlar nitelikte olduğunu,  hesaplara konulan bloke yüzünden asıl müvekkilinin 2 yılı aşkın süredir blokede bekleyen kendi parası da olup, söz konusu para üzerinde tasarrufu da hukuka uymayan bir anlayış ile engellenmeye devam edildiğini,  soruşturma aşamasında soruşturma makamının fast pay miktarı harici blokelerin kaldırılması hususunda verilen kararı hiçbir bankanın uygulamadığını, davacının banka olması münasebetiyle kendi sektörlerinde yer alan davacı bankayı hukuka aykırı şekilde korumaya çalışıldığını, tedbir ve haciz talep edildiğini,  hukuk ve adalet mantığına uymayan bu talebin kabulünün mümkün olmadığını, tedbirin, yargılama sonucunda kişi veya kişilerin elde etmeyi bekledikleri menfaati sağlayamayacak olması temeline dayandığını, tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, tedbire itiraz etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 18/12/2024 tarihli ara kararda özetle;\"... tedbire itiraz eden ... ve ... yönünden tedbire itirazla BAM kararı çerçevesinde incelendiğinde; itirazı kabul edilen diğer 3 davalı ile aynı durumda oldukları; meydana gelen maddi zarardan kaynaklanan alacağın tahsili ile ilgili davada davalılara ait tüm banka hesaplarına tedbir koymanın uygun olmayacağı değerlendirilerek; bu 2 davalı yönünden de tedbirin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. \"gerekçesiyle, itirazın kabulüne, mahkemece konulmuş olan 12/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının itiraz eden ... ve ... yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 23.01.2025 tarihli ara kararda özetle;\"... tedbire itiraz eden ... yönünden tedbire itirazla BAM kararı çerçevesinde incelendiğinde; itirazı kabul edilen diğer 3 davalı ile aynı durumda oldukları; meydana gelen maddi zarardan kaynaklanan alacağın tahsili ile ilgili davada davalılara ait tüm banka hesaplarına tedbir koymanın uygun olmayacağı değerlendirilerek; bu davalı yönünden de tedbirin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesiyle,  itirazın kabulüne, mahkemece konulmuş olan 12/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının itiraz eden ... yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.Bu ara kararlara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, 18.12.2024 tarihli ve 23.01.2025 tarihli  kararlara karşı,  istinaf başvuru dilekçelerinde özetle ;müvekkilin müdahalesi ve adli mekanizmanın işlemesini engellemek amacıyla işlemlerin hafta tatili olan Cumartesi ve Pazar günleri içinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin Merkez Bankasındaki rezervlerinin, farklı bankalar nezdinde açılan davalılara ait farklı hesaplara ardarda ve sürekli (işlem başına, dönemin FAST limit tutarı olan 2.000,00 TL gönderilmek suretiyle) işlem yapılarak hırsızlık ve dolandırıcılık  suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı olarak belirtilen diğer gerçek ve tüzel kişilerin de  Bankalardaki hesaplarına gönderilen parayı başka hesaplara aktarmak, nakit çekmek suretiyle müvekkilinden çalınan  paranın  kaçırılması hususunda haksız fiil eylemine katıldıklarını, İstanbul Anadolu 20.Asliye Ceza Mahkemesi 2023/531 Esas sayılı dosya ile kovuşturmanın devam ettiğini, mahkeme tarafından 15.01.2024 tarihli ara kararıyla teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini,  ancak  bu karar yapılan itirazların kabul edilmesinin usule  yasaya  ve Yüksek Mahkeme kararları ile oluşan uygulamaya açıkça aykırı olduğunu,  bu nedenlerle işbu mahkeme kararına karşı istinaf talebinde bulunmak gerektiğini, davalı ...'ün, ... AŞ firmasının yetkilisi olduğunu, firma adına kayıtlı 4 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 319 adet işlem ile toplam 638.000,00-TL, ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 38 adet işlem ile toplam 76.000,00 TL gönderildiğini, akabinde ise Bankalardaki hesaplarına gönderilen parayı başka hesaplara aktarmak, nakit çekmek suretiyle müvekkili Bankadan çalınan paranın kaçırılması hususunda haksız fiil eylemine katıldığını, gerek ceza yargılaması yapılan dosyadaki hts kayıtları gerekse davalıların banka ATM kameralarındaki parayı çekme görüntüleri ile hesaplarına geçen paraları haksız bir şekilde kullandıkları ve haksız fiil oluşturan bu eylemi örgütlü bir şekilde işlediklerini davalılar ... ve ... tarafından diğer davalıların hesaplarına, doğrudan müvekkil Banka hesaplarından izlenebilen işlemlerle ilk aktarımlar gerçekleştiğini, bu  davalıların davalı müvekkil zararının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Banka alacağının tahsilinin, tehlikeye girme ihtimaline binaen ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkta somut durum çerçevesinde davalı tarafların malvarlığı unsurları üzerinde 3.kişilere devir-temliklerini engellemek amacıyla ihtiyadi tedbir şerhi işlenmesi gerektiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, 18.12.2024 ve 23.01.2025  tarihli ara kararların  kaldırılmasına ve ihtiyati tedbire itirazların reddi ile tedbir kararının devamına karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının TC Merkez Bankası  nezdindeki parasının davalıların haksız fiilleriyle çekilip  bankanın zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine; istinaf, davalıların banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne karşı davalılar ..., ..., ... vekili tarafından  yapılan itirazın kabulü  ile bu davalılar  hakkındaki tedbirin kaldırılması ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbire yönelik itirazların  kabulüne dair 18.12.2024 ve 23.01.2025  tarihli ara kararlar verilmiş; bu ara kararlara karşı, davacı  vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili,  müvekkilinin  Adapazarı Şubesi'nde adlarına hesap açtıran davalılardan ... ve ...'ın  12.02.2022-14.02.2022 tarihlerinde müvekkilinin T.C. Merkez Bankası nezdindeki  10.432.000,00 TL'sını FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) sistemi üzerinden başka bankalarda bulunan hesaplara toplam 5217 adet işlem yaparak aktardıklarını,  farklı bankalar nezdinde açılan diğer davalılara ait farklı hesaplara ardarda ve sürekli, işlem başına, dönemin FAST limit tutarı olan 2.000,00 TL gönderilmek suretiyle işlem yapılarak hırsızlık ve dolandırıcılık  suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmış ve davalıların tüm banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen miktarlarla sınırlı olmak üzere bir kısım davalıların   tüm bankalardaki mevduatları üzerine  ihtiyati tedbir konulmuş,  davalılardan ..., ..., ... vekilince bu karara itiraz edilmiş, mahkemece itirazların kabulüne  18.12.2024 ve 23.01.2025  tarihli ara kararlar verilmiş,  bu  ara karara davacı vekilince   istinaf yoluna başvurulmuştur. HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise  '' Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  hükmünü içermektedir. Dairemizin 12.06.2024 tarihli ve 2024/958 Esas,  1006 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir sadece dava konusu olan şey hakkında verilebilir. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması halinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep halinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan davada, mal varlığı üzerine tedbir konulamaz. Koşulları varsa, ihtiyati haciz hükümlerinden yararlanılabilir. Somut olayda,  davacı banka meydana gelen maddi zarardan kaynaklanan alacağının tahsilini talep etmiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, dava konusu olmayan davalılara ait tüm banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulması doğru olmadığından mahkemece  davalılardan ..., ..., ... vekilinin  itirazlarının 18.12.2024 ve 23.01.2025  tarihli ara kararlar  ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur.  Nitekim, Dairemizin yukarıda işaret edilen ilamı ile eldeki dava dosyasında, davalılar ..., ..., ... vekilinin  istinaf başvurularının kabulü ile istinafa konu itirazlarının reddine ilişkin  15.04.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına,  davalılar ..., ..., ... tarafından ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın kabulüne dair yeniden karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/5 maddeleri  uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu 18.12.2024 ve 23.01.2025 tarihli ara kararları usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/5. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve 394/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.15.05.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 394/5 maddeleri gereğince karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d83ab4e27d72596","SID":"3dd95221b3f97944"}}